Bizimle iletişime geçin

Sağlık

Sağlığına Samsun’da kavuştu!

Obezite Cerrahisi ile 3 ayda 30 kilo verdi! İngiltere’den Samsun’a geldi sağlığına kavuştu

Yayınlandı:

on

İngiltere’de yaşayan Pakistan asıllı Imran Chaudhry, Samsun’a gelerek Dr. Öğretim Görevlisi Muzaffer AL’a ameliyat oldu. 3 ayda 30 kilo veren Chaudhry, yaşam kalitesinin arttığını ve obezite hastalığı olan herkesin bu ameliyatı olması gerektiğini ifade etti.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

BAH Sağlık çalışanları Covid 19 aşısı oldu

Samsun’da sağlık çalışanlarına yeni tip koronavirüs (covid-19) aşısı yapılmaya başlandı. Aşılama kapsamında Büyük Anadolu Hastaneleri sağlık çalışanları da randevu programına göre aşı olmaya başladı.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Sağlık Bakanlığı tarafından Samsun’a gönderilen 26 bin doz Covid-19 aşısı CoronaVac, İl genelindeki hastaneler ve sağlık merkezlerinde olduğu gibi Büyük Anadolu Hastaneleri’nde oluşturulan aşı odalarında sağlık çalışanlarına aşılama çalışması başladı.

BAH SAĞLIK ÇALIŞANLARI AŞI OLDU
Büyük Anadolu Hastaneleri Genel Müdürü Yasemin Turan, Büyük Anadolu Merkez Hastanesi Başhekimi Dr. Alparslan Tuhta ile Büyük Anadolu Meydan Hastanesi Başhekimi Dr. Ahmet Muhlis Korur,  Genel Müdür Yardımcısı Fatih Esen,  oluşturulan programa göre Covid 19 aşısı oldular. Hastanede görevli doktorlar, hemşireler ve diğer sağlık çalışanları da oluşturulan programa göre Covid 19 aşısı olacaklar. 

AŞI OLMAYA DAVET EDİYORUZ
Yapılan aşı sonrası açıklama yapan Büyük Anadolu Meydan Hastanesi Başhekimi Dr. Ahmet Muhlis Korur, “Bütün itibariyle ilimiz de de aşılama çalışmaları başladı. Aşının koruyuculuk açısından önemini gayet iyi biliyoruz. Önümüzdeki günlerde tamamen normale erişebilmek için aşının ne kadar gerekli olduğunun herkes bilincindedir diye düşünüyorum. Bizler sağlık çalışanları olarak ilk aşıyı biz oluyoruz. Halkımızı da tereddütsüz aşı olmaya davet ediyoruz.” dedi.

ÖNLEMLERİMİZE BİR SÜRE DAHA DEVAM EDECEĞİZ
Büyük Anadolu Merkez Hastanesi Başhekimi Dr. Alparslan Tuhta ise, “Kamu ve özel hastanelerde sağlık çalışanları olarak aşılama çalışmaları başladı. Daha sonra Sağlık Bakanlığımızın belirlediği kriterlere göre halkımız da randevu sistemine göre aşılama sürecini hızlıca tamamlanacaktır. Aşımızı olduk, bundan sonraki süreç için tek söyleyeceğim aşı sadece kişiyi korur, önlemlerimize tüm titizlikle de devam etmemiz gerekiyor. Toplum olarak sağlık bakanlığımızın belirlediği kriterlere uymaya devam edeceğiz. Allah’ın izniyle hep birlikte bu zorlu pandemi sürecinden de çıkacağız” Büyük Anadolu Hastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Yönten ise “ İlk aşılarımızı yaptırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Diğer aşılardan bir farkı olmadığı gibi oldukça hafif  umarım herkese şifa olur. Tabi ki temennimiz milli aşımızın da kısa süre tamamlanması olacaktır. “  diye konuştu.  

Okumaya devam et

Sağlık

İlk göz muayenesi ne zaman olmalı?

Büyük Anadolu Hastaneleri Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Murat Ayan, Yeni doğan bebeklerde ilk 1 ay içinde ve sonrasında yapılan periyodik göz muayenelerinin ileride yaşayabilecek göz sorunlarının tanı ve tedavisinde önemli bir tarama süreci olduğunu söyledi.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

İlk göz muayenesinin ilk 1 ay içinde yapılmasının önemli olduğuna dikkat çeken Büyük Anadolu Hastaneleri Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Murat Ayan, “Bizler yeni doğan bebekleri ilk bir ay içinde görmek istiyoruz. Aile fark edemediği bazı göz problemleri olabiliyor. Sağlık Bakanlığımızın da uyguladığı bir göz tarama uygulaması var. Yeni doğanlarda göz gelişimi daha tamamlanmadığı için retinal damarlar gelişmiyor. Göz için de sorunlar oluşabiliyor. Erken doğan çocukları göz sağlığı konusunda iyi değerlendirmek gerekiyor. Normal doğanlarda göz sağlığında sorunlar olabiliyor.

KATARAKT VE GLOKOM

Bunlardan bazıları doğumsal katarakt ve glokom olabiliyor. Zamanında çözülmezse ilerde çocuklarda görme kayıpları olabiliyor. Bebeklik döneminde göz içi kanalı açılması durumu olabiliyor. Gözde sulanma, çapaklanma olabiliyor. En sık gördüğümüz problemler bunlar, Yeni doğan ve bebeklik döneminde şaşılık gerçekleşebiliyor. Aile fark edemiyor ilk 1 ay ve sonrası muayene periyodik olması gerekiyor. Göz taraması mutlaka bakılması gerekiyor. 

Yeni doğan ile birlikte şaşılık olabiliyor, burada erken dönem de cerrahi gerekebiliyor. Kaymalarda periyodik muayene ile gözlük tedavisi ile bazen tamamen düzeltebiliyor. 

ERKEN DÖNEMDE TEŞHİS

Burada iyi değerlendirme yapılması gerekiyor. Öncelik gözlük olmadığı takdirde cerrahi yöntem planlanabilir. Bu durum mutlaka erken dönem de takip edilmeli.  Burada görmeyen göz öğrenemez ve tembel kalır. Erken dönemde tanısı konulan ve tedavi edilen pek çok bebeğin şimdi görebildiğini görmekteyiz. Bebekler görmediklerini anlatamaz, dışarıdan bakınca herhangi sorun gözükmeyebilir” diyerek sözlerine son verdi.  

Okumaya devam et

Sağlık

Çocukluk çağı obezitesi giderek artıyor

Büyük Anadolu Hastaneleri Laparoskopik, Bariatik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Muzaffer Al, Çocukluk çağı obezitesinin giderek arttığını, bu sağlık sorununun çevre, genetik ve aile, toplum ve okul gibi ekolojik etkilerle ilgili karmaşık bir dizi faktör arasındaki etkileşimin sonucu olduğunu söyledi.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Çocukluk çağı obezitesi, hem ülkemizde hem de tüm dünyada giderek sıklaştığına dikkat çeken Büyük Anadolu Hastaneleri Laparoskopik, Bariatik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Muzaffer Al, “Çocukluk çağı obezitesinin artan yaygınlığı, yalnızca etkilenenlerin sağlığını tehdit etmekle kalmayıp aynı zamanda sağlık sistemi üzerinde büyük bir yük oluşturan çok sayıda ciddi obezite ile ilişkili hastalıkların ortaya çıkmasına  neden olmuştur. Bunlar içinde özellikle tip 2 diyabet sıklığı çocukluk yaş grubunda obeziteye bağlı artmaktadır. Ayrıca, çocukluk çağındaki obezite,  yetişkinliğe doğru geçişte devam ederek yetişkin yaştaki obez hasta sıklığını artırmaktadır. Çocukluk çağı obezitesi, çevre, genetik ve aile, toplum ve okul gibi ekolojik etkilerle ilgili karmaşık bir dizi faktör arasındaki etkileşimin sonucudur.

ÇEVRESEL FAKTÖRLER

Çocukluk çağı  etkenleri son derece karmaşıktır. Psikososyal ve duygusal sıkıntı, olumsuz duyguları bastırmak için yemek yeme, iştah artırma ve düşük dereceli iltihaplanma gibi uyumsuz başa çıkma stratejileri yoluyla çocuklarda aşırı kilo alımına katkıda bulunmaktadır. Çocuklarda yeme davranışları ve çocukluk çağı obezitesi riskinin ebeveyn beslenme tarzları, stres ve depresyon ile ilişkili olduğu kanıtlanmıştır. Önerilen diğer önemli etkiler arasında perinatal faktörler, doğum büyüklüğü, emzirme durumu, antibiyotik kullanımı, çevresel kimyasallar, bağırsak  mikrobiyota ve olumsuz yaşam deneyimleri yer almaktadır. 

Mevcut “obezojenik” ortamdaki çeşitli faktörler, şekerle tatlandırılmış içeceklerin artan kullanımı, tatlı atıştırmalıklar, aşırı yağ içeren fast foodlar, büyük porsiyon boyutları ve yüksek glisemik yiyecekler gibi artan kalori tüketimiyle sonuçlanmıştır. Şekerle tatlandırılmış içeceklerin  tüketiminin, çocuklarda obezitenin gelişmesine önemli bir katkı sağladığı varsayılmaktadır. 

ELEKTRONİK ETKİLER

Kalori alımının artmasına katkıda bulunan ortamdaki değişikliklere, azaltılmış fiziksel aktivite seviyeleri ve televizyon, bilgisayar, telefon ve tablet kullanımı gibi hareketsiz faaliyetlerde harcanan zamanın artması gibi kalori harcamalarını azaltmaya yatkın olan faktörler eşlik etmiştir. Televizyon seyretmek için harcanan zaman ve bir çocuğun yatak odasında televizyon olmasının, çocuklarda ve ergenlerde obezite sıklığı ile doğrudan ilişkili olduğu gösterilmiştir. Bu ilişki, fiziksel aktivitenin yer değiştirmesi ve tüketilen gıdanın kalitesi ve miktarı üzerindeki olumsuz etkiler dahil olmak üzere çeşitli potansiyel mekanizmalarla açıklanabilir. Elektronik oyunların kullanımı da çocukluk dönemindeki obezite ile ilişkilendirilmiştir. Çocuklar okulda önemli miktarda zaman harcadıklarından ve günlük kalorilerinin önemli bir kısmını okulda tükettiklerinden, okul ortamının çocukluk çağı obezitesinin gelişimi üzerinde etkisi vardır.

GENETİK FAKTÖRLER

Kalıtsal faktörler, adipozitedeki değişimin %30 ila %50’sinden sorumlu görünmektedir. Poligenetik obezite, en yaygın olarak gözlemlenen olmakla birlikte, obezite ile ilişkili birkaç tek gen kusuru ve sendromu tanımlanmıştır. Ancak bunlar üçüncü basamak tedavi merkezlerindeki çocukluk çağı obezitesinin %1’inden azını oluşturmaktadır. Obezite ile ilişkili genetik sendromları olan çocuklar tipik olarak erken başlangıçlı obeziteye ve kısa boy dismorfik özelliklerin gelişimsel gecikmesi veya zihinsel engel (zihinsel gerilik), retina değişiklikleri veya sağırlık gibi fiziksel muayene ile ilgili karakteristik özelliklere sahiptir. Prader-Willi sendromu obezite ile ilişkili en yaygın sendromdur ve çocuklarda bebeklik döneminde hipotoni ve beslenme güçlükleri, ardından hiperfaji ve ardından da obezite gelişimi görülür.

BESLENME ETKİLEŞİMİ

Obeziteli çocuklarda halihazırda tespit edilen en yaygın tek gen kusuru, melanokortin 4 reseptöründeki mutasyonlardır. Diğer gen kusurları arasında leptin, leptin reseptörü, proopiomelanokortin ve proprotein konvertazdakiler bulunmaktadır. Leptin ve leptin reseptör genlerinde eksikliklere neden olan mutasyonlar nadirdir ve çoğu akraba ailelerden olmak üzere sadece birkaç leptin veya leptin reseptörü mutasyonu vakası bildirilmiştir. Ayrıca, epigenetik faktörlerin obezitenin gelişimindeki rolüne dair artan kanıtlar mevcuttur. Bu epigenetik faktörler, kilo alımını teşvik etmede çevre, mikrobiyom ve beslenme etkileşimini değiştirebilir.

ENDOKRİN BOZUKLUKLAR

Kilo alımının endokrin nedenleri, obeziteli çocuk ve ergenlerin %1’den daha azında saptanmaktadır. Kilo alımıyla sonuçlanan endokrin bozuklukları olan çoğu çocuk, zayıf doğrusal büyüme, kısa boy ve/veya hipogonadizme sahiptir. Kilo alımına neden olan endokrin bozuklukları, endojen veya eksojen glukokortikoid fazlalığı (kortikosteroid ilaç kullanımı veya Cushing sendromu), hipotiroidizm, büyüme hormonu eksikliği ve psödohipoparatiroidizm tip 1a’yı (Albright herediter osteodistrofi) içermektedir.

UYKU VE İLAÇ FAKTÖRÜ 

Kısa uyku süresi ve/veya kötü uyku kalitesi ve obezite arasında bir ilişki olduğuna dair artan kanıtlar vardır. Uykunun ayrıca, adipozite ile ilişkisinden bağımsız olarak, azalan insülin duyarlılığı ile bir ilişkisi de gösterilmiştir. Glukokortikoidler, risperidon ve olanzapin dahil antipsikotik ilaçlar ve antiepileptik ilaçlar gibi çeşitli ilaçlar kilo alımına katkıda bulunabilir. 

HİPOTALAMİK OBEZİTE

Özellikle ameliyat ve/veya kraniyal radyasyondan sonra kazanılmış hipotalamik lezyonlar, örneğin kraniofaringiyom ve diensefalik tümörler kilo artışı ile ortaya çıkabilir.Hastalarda baş ağrısı ve kusma gibi kafa içi basınç artışı semptomları ve ayrıca panhipopituitarizm semptomları olabilir. Hipotalamusu etkileyen kraniyal travma veya inflamatuar hastalıktan sonra da hastalarda kilo artışı görülebilir.” diyerek sözlerine son verdi.

Okumaya devam et

Trendler