Bizimle iletişime geçin

Sağlık

Kepçe kulak nedir, tedavisi nasıl yapılır?

Büyük Anadolu Hastaneleri Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları ve Baş – Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İbrahim Ağrı, sadece çocukların değil yetişkinlerinde günlük yaşamlarını ve psikolojilerini olumsuz etkileyen ‘kepçe kulak’ sorununun tedavisi olduğunu söyledi.

Yayınlandı:

on

Kepçe olarak tabir edilen kulakta şekil bozukluğu, insanlarda psikolojik olarak büyük etki bırakmaktadır. Büyük Anadolu Hastaneleri Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları ve Baş – Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İbrahim Ağrı, sadece çocukların değil yetişkinlerinde günlük yaşamlarını ve psikolojilerini olumsuz etkileyen ‘kepçe kulak’ sorununun kısa bir süre içinde tedavisinin yapılabileceğini belirterek merak edilen soruları yanıtladı.

Kepçe kulak nedir?
Op. Dr. İbrahim Ağrı, “Kulak bölgesindeki kıkırdakların kıvrımlarının yetersizliğine bağlı deformitedir.

Kepçe kulağın yol açtığı sorunlar nelerdir?
Kepçe kulağın en sık görülme sebebi kalıtsal faktörlerdir. Anne ve babasında kepçe kulak durumu olanlarda sıklıkla görmekteyiz.

Kepçe kulağın nedenleri nelerdir?
Kepçe kulaklı hastalarımız çevreleri tarafından alay konusu olmaktan buna bağlı olarak depresyon ve özgüven eksikliği yaşamaktadırlar.

Kepçe kulak cerrahisi nasıl yapılmaktadır?
İsteğe bağlı olmakla birlikte lokal ve genel anestezi altında yapılmakta ortalama 90 ila 120 dakika arasında yapılmakta genel itibariyle kulak arkasından yaptığımız kesiyle operasyonu gerçekleştirmekteyiz.

Kepçe kulak cerrahisi sonrasında morluk gibi geçici sorunlar oluşuyor mu?
Kepçe kulak ameliyatı sonrası genel itibariyle arkadan kesik yapıldığı için herhangi bir kozmetik bir durum olmaz.

Kepçe kulak cerrahisi ardından günlük sürece ne zaman dönülebilir?
Kepçe kulak operasyonu sonrası iki gün sargımız oluyor. İki gün sonra sargıyı açtıktan sonra yaklaşık 2 hafta tenisçi bandı dediğimiz bir band kullanıyor ondan sonra gündelik hayatına normal bir şekilde dönülebiliyor.

Kepçe kulak cerrahisi olmak isteyenler için yaş aralığı nedir?
Hastalarımızın çok gecikmemesini öneririm. Sıklıkla bizim önerdiğimiz yaş okul öncesi yaşlar 4-6 gibidir. Bu yaşlarda kulak kepçesi gelişimi tamamlanmış olur. Çocukların okula başlamadan ve tramvalizite olmadan önce bu ameliyatı yaptırmaları uygundur. Tabiki önerilen 4-6 yaş en uygun ancak yetişkin hastalarımız da bu durumdan rahatsız iseler tabiki bu ameliyatı tercih edebilirler. ” diyerek sözlerine son verdi.perfore
Büyük Anadolu Hastaneleri Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları ve Baş – Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İbrahim Ağrı, sadece çocukların değil yetişkinlerinde günlük yaşamlarını ve psikolojilerini olumsuz etkileyen ‘kepçe kulak’ sorununun tedavisi olduğunu söyledi.

Kepçe olarak tabir edilen kulakta şekil bozukluğu, insanlarda psikolojik olarak büyük etki bırakmaktadır. Büyük Anadolu Hastaneleri Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları ve Baş – Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İbrahim Ağrı, sadece çocukların değil yetişkinlerinde günlük yaşamlarını ve psikolojilerini olumsuz etkileyen ‘kepçe kulak’ sorununun kısa bir süre içinde tedavisinin yapılabileceğini belirten Op. Dr. İbrahim Ağrı, “Kulak bölgesindeki kıkırdakların kıvrımlarının yetersizliğine bağlı deformitedir.
Kepçe kulağın en sık görülme sebebi kalıtsal faktörlerdir. Anne ve babasında kepçe kulak durumu olanlarda sıklıkla görmekteyiz.
İsteğe bağlı olmakla birlikte lokal ve genel anestezi altında yapılmakta ortalama 90 ila 120 dakika arasında yapılmakta genel itibariyle kulak arkasından yaptığımız kesiyle operasyonu gerçekleştirmekteyiz.
Kepçe kulak operasyonu sonrası iki gün sargımız oluyor. İki gün sonra sargıyı açtıktan sonra yaklaşık 2 hafta tenisçi bandı dediğimiz bir band kullanıyor ondan sonra gündelik hayatına normal bir şekilde dönülebiliyor.”dedi

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Göz ağrısını ihmal etmeyin

Büyük Anadolu Hastaneleri Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Murat Ayan “Göz ve göz çevresinde yaşanan ağrı günlük hayatı olumsuz derece etkiliyor. Unutulmamalıdır ki her hastalıkta olduğu gibi göz hastalıklarında da erken teşhis ve tedavi çok önemlidir.” dedi.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Göz, en önemli ve en hassas organların başında geliyor. Bu anlamda göz ağrısının çok çeşitli sebepleri olabilir. Bazıları önemsiz olduğu gibi bazıları çok ciddi göz hastalıklarının belirtisi olabilir. Mutlaka tedavi edilmesi gerekmektedir.
Büyük Anadolu Hastaneleri Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Murat Ayan ” göz ve göz çevresinde meydana gelen ağrı konusunda önemli bilgilendirmeler yaptı. 

GÖZ AĞRISI NEDEN VE BELİRTİLERİ
Büyük Anadolu Hastaneleri Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Murat Ayan “Göz ağrısı herhangi bir sebep yokken ortaya çıkması halinde önemli bir durumdur. Genellikle kontak lensler, baş ağrısı ve göz kuruluğu nedeni ile de ortaya çıkabilmektedir. Çok fazla çalışmaktan kaynaklanan yorgunluk hallerinde de göz ağrısı olabilir. Basit ağrılar dinlenme ile geçirilebilir ağrılardır. Gözün şeffaf kısmına devamlı değecek şekilde,  ister kapakların altında olsun isterse gözün şeffaf kısmının üstüne yerleşmiş olsun, herhangi bir yabancı cisim çok ağrı yapar. Göz kapalıyken de çok acı verebilmektedir.  Göz içinde oluşan iltihap, uykudan uyandıracak kadar çok ağrı yapabilmektedir. Göz kapaklarında yerel bir iltihap şeklinde oluşan arpacık derin bir ağrı yapabilmektedir. Genel olarak göz ağrısı nedenleri olarak değerlendirebiliriz.

MUTLAKA DOKTORUNUZA BAŞVURUN
Görme kaybı, Yanıp sönen ışıklar, baş ağrısı olması, kızarıklık, sulanma, çapaklanma, batma olması, göz kapaklarında ve ya göz etrafında şişlik, kızarıklık, ele gelen kitle olması gibi durumlarda mutlaka bir uzman doktora muayene olunması gerekmektedir.
Unutulmamalıdır ki her hastalıkta olduğu gibi göz hastalıklarında da erken teşhis ve tedavi çok önemlidir. Ayrıca rutin göz muayeneleri ile de göz ve beden sağlığınızın kontrolünü sağlayabilirsiniz.” diyerek sözlerine son verdi.

Okumaya devam et

Sağlık

Hamilelikte beslenme düzeninize dikkat edin!

Büyük Anadolu Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Uzm. Dr. Özge Piri Mantar, “Anne adayları daha önce beslenme düzenine çok dikkat etmiyor olabilir, ama hamilelik bir takım değişiklikleri de beraberinde getirecektir. Hamilelikte beslenme programı hem anne hemde bebeğin sağlığı için çok önemlidir” dedi.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Gebelik öncesi ve gebelik döneminde yetersiz ve dengesiz beslenme, anne ve bebek ölümlerine yol açan birçok sağlık sorununu beraberinde getirmektedir.

ANNE VE BEBEK AÇISINDAN BÜYÜK RİSK

Büyük Anadolu Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Uzm. Dr. Özge Piri Mantar, gebelikte beslenmenin, anne adaylarının üzerinde önemle durmaları gereken bir konu olduğunu dile getirerek önemli bilgiler paylaştı.Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Uzm. Dr. Özge Piri Mantar, “Gebelik öncesi ve gebelik döneminde yetersiz ve dengesiz beslenme, anne açısından doğum risklerini beraberinde getirirken, gebelik zehirlenmesi ve anne ölümlerine yol açar. Bebeklerde ise fiziksel ve zihinsel gelişim geriliğine, hastalıklara yakalanma riskinde önemli oranda artışa ve ölü doğuma zemin hazırlamaktadır. 


HAMİLELİKTE BESLENME PROGRAMI

Hamilelikten önce beslenme düzenine çok dikkat etmiyor olabilirsiniz fakat hamilelik ile birlikte birtakım değişiklikleri de beraberinde getirecektir. Bunun nedeni yediklerin ve içtiklerinin bebeğine de ulaşması olmasıdır. Gebelik takibini yapan hekim tahlil sonuçlarına göre gerekli gördüğü konularda yönlendirmesini yapacaktır.Çocuğunuzun anne karnında büyümesi, bedensel, zihinsel yönden gelişmesi, gebeliğiniz süresince beslenmeniz ile yakından ilgilidir. Bunun için Hamilelikte beslenme programı anne sağlığı ve bebek gelişimi için çok önemlidir. 

MUTLAKA DOKTORUNUZA BAŞVURUN

İki kişilik beslenme ve porsiyonları artırmak yerine, ne yediğine özen göstermek, daha doğru olacaktır. Her gün 8-10 bardak su içmenin yanı sıra, hamilelikte beslenme listesi zenginleştirilmiş tahıllar, kuşkonmaz, mercimek, buğday tohumu, portakal ve portakal suyu gibi folat oranı yüksek beş veya altı gıda mutlaka içermelidir. Folik asit bebeğin beyin gelişiminin düzgün ilerlemesi için çok önemlidir ve yeni kırmızı kan hücrelerinin oluşumu için hayati öneme sahiptir. Bu anlamda doktorunuzun size uygun uygulayacağı beslenme programına uygulamanız önem arz etmektedir” diyerek sözlerine son verdi.

Okumaya devam et

Sağlık

Meme kanseri korkulacak değil, tedavisi olan bir hastalıktır

Büyük Anadolu Hastaneleri Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Özlem Karaca Ocak, “Meme kanseri, memedeki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkar. Meme kanserini olabildiğince erken yakalamak, başarılı bir tedavi şansı sunar.” dedi.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Büyük Anadolu Hastaneleri Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Özlem Karaca Ocak, Ekim Ayı Meme Kanseri Farkındalık ayında meme kanseri nedir, belirtileri nelerdir ve tedavi yöntemleri hakkında bilgiler vererek erken teşhis ve tedavi konusunda uyarılarda bulundu.

MEME KANSERİNDE FARKINDALIK
Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Özlem Karaca Ocak, “Dünya Sağlık Örgütü tarafından her yıl ekim ayı ‘Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ olarak kabul ediliyor. Bu kapsamda her yıl düzenlenen etkinliklerle farkındalık konusunda bilinç oluşturulmaya devam ediliyor. Bizler de hastanemiz olarak kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla geniş katılımlı sağlık toplantıları düzenliyor, hastanemizin belirli bölümlerinde oluşturduğumuz standlarla vatandaşlarımıza bilgilendirici broşürler dağıtıyoruz.

EN SIK GÖRÜLEN KANSER TÜRÜ
Meme kanseri kadınlarda en fazla görülen kanserdir. Meme kanseri, hücrelerin kanser niteliği kazanması (sınırsız ve kontrolsüz çoğalma, büyümeye başlaması) sonucu oluşur. Meme kanserinin neredeyse tamamı kadınlarda görülür. Ancak erkeklerde de meme kanseri görülebilir. Meme kanseri ülkemizde ve dünyada kadınlarda en sık görülen ve aynı zamanda en sık ölüme neden olan kanser türüdür.

MEME KANSERİNİ TETİKLEYEN UNSURLAR
Dünya’da ve Türkiye’de tüm kanser oranlarında olduğu gibi meme kanseri görülmesinde bir var ancak meme kanserinden ölüm oranları giderek azalıyor. Erken teşhis, cerrahi yöntemlerin gelişmesi, farkındalığın artması nedeniyle ölüm oranları azalıyor.
Hareketsizlik, obezite, geç yaşlarda doğum yapmak ve hızla değişen yaşam tarzı meme kanserini tetikleyen unsurlarındandır. Memede çekintiler, deride kalınlaşma, şişlikler, deride tahriş ya da bozulmalar ve meme ucunun hassaslaşması ya da içe dönmesi de dahil olmak üzere meme ucundaki bu belirtilere dikkat etmek gerekmektedir.

YILDA BİR KEZ MUAYENE
Bu anlamda meme kanseri belirtilerini tanımak meme kanserinin ilerlemesine engel olabilmek adına çok önemlidir. Bu nedenle kişinin kendi meme yapısını tanıması ve risk faktörlerini bilmesi gerekir. Meme kanserine erken evrede tanı konması, tedavinin başarıya ulaşma ve hayatta kalma şansını arttırır. Bunun için bayanların 20 yaşından sonra meme muayenesi ve yılda bir kez doktorda meme muayenesi ve gerekli tetkiklerin yapılması hayati önem taşımaktadır.” diyerek sözlerine son verdi.

Okumaya devam et

Trendler