Bizimle iletişime geçin

Gündem

Şahin: “BAŞBUĞ TÜRKEŞ YOLU TÜRK VE İSLAM SEVDASININ ADIDIR”

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Bafra Teşkilatı yaptığı ve binlerce kişinin katıldığı sosyal, kültürel, sanatsal ve fikri çalışmalar ile Bafralılar tarafından takdir ve beğeni ile karşılanmakta olan önemli bir gençlik ve sivil toplum kuruluşudur.

Yayınlandı:

on

Bafra Ülkü ocakları, MHP, Ülkücülük ve ülkü ocaklarının kurucusu Alparslan Türkeş’in vefatının 24.yılında bir açıklama yaptı. Bafra Ülkü Ocakları adına Ülkü Ocakları Başkanı Kemal Şahin yaptığı yazılı açıklamada şu görüşlere yer verdi:

80 YIL SÜREN KESİNTİSİZ VE ÇİLELİ BİR MÜCADELE

“Başbuğumuz Alparslan Türkeş 25 Kasım 1917 tarihinde doğmuş, ebedi âleme göç ettiği 4 Nisan 1997 tarihine kadar 80 yıl devletimize, İslam’a ve aziz Türk milletine hizmet etmiştir. Başbuğumuzun  Sevdası Türk milleti ve İslam olmuştur. Bu anlamda milyonlarca millet, devlet, İslam, bayrak ve vatan sevdalısı ülkücü yetiştirmiştir. Başbuğumuzun hayatında bu hizmet için sürekli mücadele, kendini yetiştirmek, fedakârlık, sürgün, işkence ve çileler ile geçmiştir. Başbuğumuz bir askerdir. 1936 yılında Kuleli Askeri Lisesi’ni pekiyi derece ile asteğmen olarak bitirince Ankara ve Harp Akademisi yılları başlar. 1938’de Harbiye’den mezun olur, artık O Türk Ordusu’nun genç bir teğmenidir ve Türk Milleti’nin emrindedir. Başbuğumuzun Türk İslam sevdası çilelerle doludur. Başbuğumuz daha bir Teğmenken 1944 yılında Türk milliyetçiliğini savunduğu için bir grup arkadaşıyla beraber tabutluklarda işkencelere uğrar. 9 ay hapis yatar ve sonunda beraat eder.  

BAŞBUĞ TÜRKEŞ ULUSLARARASI EKONOMİ VE NÜKLEER ENERJİ EĞİTİMİ GÖRDÜ

1951 yılında Kurmaylık sınavını kazanır ve 1955 yılında Harp Akademisi’nden Kurmay Binbaşı olarak mezun olur.1955 yılında dış görev için açılan sınavı kazanarak A.B.D. Pentagon’da NATO Türk Temsil Heyeti üyeliğine atanır. Bu arada Üniversitede Uluslararası Ekonomi eğitimi görür. 1957 yılında Türkiye’ye döner.1959 yılında Almanya’ya Atom ve Nükleer Okulu’na gönderilir ve bu okulu başarıyla bitirir. O artık bir Kurmay Albaydır. 1960 ihtilalinde Başbakanlık Müsteşarlığı görevini üstlenir. Bu vazifesi esnasında Devlet Planlama Teşkilatı, Devlet istatistik Enstitüsü, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü ve Aksaz deniz üssü gibi tarihi ve önemli görevler yapacak kurum ve kuruluşları kurar. 

BAŞBAKANLIKTA Kİ CIA OFİSİNİ KAPATTI

Başbakanlık makamı yanında bulunan ve CIA Ofisi olduğunu tespit ettiği, içimize kadar girmiş Amerika’nın her türlü gizli bilgilerimize ulaştığı CIA ofisini kapatır. Amerikan Büyükelçisinin ve Amerika’nın baskılar yapmasına rağmen bir daha açtırmaz. Türkiye’nin Nükleer enerjiye sahip olması gerektiğine inandığı için bundan 60 yıl önce çalışma başlatır ve bu çalışmaların sonucunda Mersin Akkuyu ve Sinop’ta Nükleer enerji santralleri kurulmasına karar verir. Ne yazık ki görevden alınarak Hindistan’a askeri müşavir olarak sürgün edilir. 2021 yılındayız ve aynı iki bölgede Nükleer enerji santralleri kurmakta olduğumuz Başbuğumuzun öngörüsü ve vizyonunu bir kez daha gösterir.

SÜRGÜNDEN ÜLKEMİZE DÖNDÜ

1961-62 1963 yılına kadar 2,5 yıl, yönetimi elinde bulunduranlarca Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in Türkiye’ye dönmesine müsaade edilmez.   23 Mart 1963 tarihinde Başbuğ Alparslan Türkeş sürgünden yurda döner. Dava arkadaşlarıyla birlikte kadro oluşturup partileşmek amacıyla “Huzur ve Yükseliş Derneği” adli bir dernek kurar. Kısa bir süre sonra Talat Aydemir’in giriştiği darbe teşebbüsüne karıştığı iddiası ile tutuklanır ve Mamak Askeri Cezaevinde dört ay hücre hapsinde yatar, yargılanır ve beraat eder.

SİYASETE GİRDİ 2 KERE BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI YAPTI

Tarih 31 Mart 1965 saat 11.00 de Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’ne katılır. Tarih 1 Ağustos 1965 Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi Büyük Kurultay’ında Genel Başkanlığına seçilir. Aynı yıl yapılan genel seçimlerde Ankara milletvekili seçilir. 1969 yılında Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’nin adi Milliyetçi Hareket Partisi amblemi de Üç Hilâl olarak değiştirilir. O yıl yapılan genel seçimlerde Adana milletvekili olarak seçilir. İlki, 31 Mart 1975 -13 Haziran 1977 yılları arasında ve ikincisi de 1 Ağustos – 31 Aralık 1977 tarihleri arasında merhum Süleyman Demirel başkanlığında kurulan koalisyon hükümetlerinde MHP Genel Başkanı olarak, Başbakan Yardımcılığı ve Devlet Bakanlığı yapar. Ülkü Ocakları, Büyük Ülkü Derneği ve diğer mesleki örgütlenmelerini sağlar. Esir Türkler ve Turan ülküsünün mücadelesini kararlılıkla sürdürür. Rusya’nın Komünizmi Türkiye’ye ihraç etmesi o zaman ki adıyla SSCB Türkiye’yi işgal etmesine karşı mücadele içerisinde olur. 

VATANINI VE MİLLETİNİ SEVMENİN BEDELİ OLARAK İDAMLA YARGILANDI

1 2 Eylül 1980 sabahı pusudakiler yeterince olgunlaşan şartların neticesi ihtilâllerini yaparlar. Başbuğ Alparslan Türkeş ve Türkiye’nin komünist bir ihtilâle kurban olmasını engelleyen Ülkücü Hareket sanık sandalyesinde, idam sehpalarındadır. Mamaklar ve C5’ler bu sürecin şekillendiği mekânlardır. Başbuğumuz 12 Eylül’den üç gün sonra teslim olur. Cunta tarafından tutuklanan Başbuğ, önce 1 ay Uzun Ada’da daha sonrada Ankara Askeri Dil Okulu’nda ve hastalandığı dönemde de Mevki Hastanesi’nde 4,5 yıl hapis yatar. O ve 218 Ülkücünün idamı istenir, 9 Nisan 1985’de tahliye olur ve beraat eder.

12 EYLÜL 1980 SONRASI

Tarih 6 Eylül 1987 Yapılan referandum neticesi diğer siyasilerle birlikte Başbuğ’a da konulan siyaset yapma yasağı kalkar ve Başbuğ Milli Ülküyü iktidar yapmak davayı kitlelere anlatmak için yine meydanlardadır. Tarih 4 Ekim 1987.. Milliyetçi Çalışma Partisi olağanüstü kongresinde Genel Başkanlığa seçilir.  20 Ekim 1991 Genel seçimlerde MÇP’nin RP ve IDP ile yaptığı seçim ittifakı neticesi Yozgat milletvekili seçilir. Başbuğ, son kez T.B.M.M.dedir. Bu dönemde ülkemizi kasıp kavuran bölücü teröre karşı en etkili mücadeleyi O gerçekleştirir. Tarih 27 Aralık 1992.. On iki Eylül’ün kapattığı partilerin tekrar açılabilmesini sağlayan değişiklikler neticesi toplanan MHP’nin son kurultay delegeleri, MHP’nin isim ve amblemini MÇP’nin kullanabilmesine karar verirler. Tarih 24 Ocak 1992 MÇP’nin 4. Olağanüstü kurultayı toplanır ve partinin adını MHP amblemini Üç Hilal olarak değiştirir. SSCB’nin dağılmasıyla 5 Türk devleti kurulur. Başbuğumuz yaşarken Tarihin haklı çıkardığı bir devlet adamı olarak bir kez daha haklı çıkmıştır.

MİLYONLARCA İNSAN UĞURLADI

Yıl 1997… tarih 4 Nisan… Son Başbuğ Alparslan Türkeş ebedi aleme sevdalısı olduğu ALLAH’A kavuşur. Türk Milleti onu karlı bir günde milyonlarla dualar ve tekbirler ile uğurlar. Başbuğumuz her türlü yabancı ideolojiye Komünizme, Faşizme, Kapitalizme, siyonizme ve emperyalizme karşı mücadele etmiş. Yerli ve milli bir fikir olan ÜLKÜCÜLÜĞÜN kurucusudur. Milletimizin her ferdinin milletine sevdalı Başbuğumuzun hayatını, mücadelesini ve ülkülerini bilmesini isteriz.  Biz onu kurduğu kutsal Ülkü ocaklarında bu amaçla bir nefer olarak yerine getirmek için çalışmaktayız. Gençlerimizin milli ve yerli fikirlerle, devlet ebed müddet ülküsüne sadakat ile bağlı olmasını istemekteyiz. Devletimizin varlığı ve bekasını her şeyin üstünde tutmasını, bir ve diri olarak Türkiye ve Türk milletine hayatının her alanında hizmet etmesini, doğruluktan, dürüstlükten ve iman yolundan ayrılmamalarını, Kendilerini yetiştirmelerini, iyi ve donanımlı birer insan olarak yaşamalarını arzu ediyoruz. Başbuğumuzun yolu Türk ve İslam sevdasının adıdır. Bu duygular içerisinde Son Başbuğ Alparslan Türkeş’i rahmet ve saygıyla anıyoruz. Mekanı cennet ve peygamberimize komşu olsun. “

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Palandöken, “Nakdi ücret desteğine yeni meslekler eklenmeli”

Kapsamı genişletilen nakdi ücret desteğine bir yıldır iş yapamayan sektörlerin ve çalışanların da eklenmesi gerektiğinin altını çizen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Nakdi ücret desteğinin kapsamı genişletilirken bir yılı aşkın süredir devam eden pandemiden olumsuz etkilenen diğer meslekler de bu kapsama dahil edilmeli. Yiyecek içecek sektörünün yanı sıra İçişleri Bakanlığı’nın son yayınlanan genelgesi ile faaliyetlerine ara verilen meslekler nakdi ücret kapsamı dahiline alınırken okul servis araçları, kantinler, kırtasiyeciler ve yanı sıra halk otobüsçü ve dolmuşçular ile yanlarında çalışanlar da nakdi ücret desteği kapsamına alınmalı” dedi.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

“İŞ YERİ SAHİPLERİNE VE ÇALIŞANLARA DESTEK ŞART”

Nakdi ücret desteğinin kapsamının genişletilirken pandemi nedeniyle bir yıldır iş yapamayan sektörlerin ve çalışanların da kapsama alınması gerektiğinin altını çizen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “TBMM’de görüşmeleri devam eden torba kanun düzenlenmesiyle, Ramazan ayında faaliyetleri sınırlandırılan yiyecek-içecek sektörü için getirilen nakdi ücret desteğinin kapsamının genişletilmesi ele alınıyor. Bu kapsamda da İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan son genelge ile halı saha, yüzme havuzu, spor salonu, güzellik merkezi/salonları, hamam ve saunalar, lunaparklar ve tematik parkları, kahvehane, kıraathane, kafe, dernek lokali, çay bahçesi gibi yerler, internet kafe/salonu, elektronik oyun yerleri, bilardo salonu gibi iş yerlerinin de nakdi ücret desteğinden faydalandırılması söz konusu. Ancak 415 meslek kolunun tamamı pandemiden olumsuz etkilendiği için nakdi ücret desteğinin kapsamına diğer meslekler de eklenmeli. Bir yıldır iş yapamayan okul servis araçları, kantinler, kırtasiyeciler ve yanı sıra halk otobüsçü ve dolmuşçular ile yanlarında çalışanlar da nakdi ücret desteği kapsamına alınmalı. Öte yandan 31 Mart’ta sona eren Kısa Çalışma Ödeneği yeniden hayata geçirilmeli ve pandemi sona erinceye kadar sürdürülmeli” şeklinde konuştu.

Okumaya devam et

Gündem

“Merkez Bankası Başkanı faizi yükselttiği için değil, 128 milyar dolara ne olduğunu araştırdığı için görevden alınmıştır”

İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Erhan Usta, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Merkez Bankası’nın faizleri düşürmemesini eleştirdi. Usta, faizler düşürülmediği için Merkez Bankası Başkanı’nın göreve geldiğini ve ilk toplantısında faizleri düşürmediği gibi faizi enflasyonun üzerinde tutacağız mesajı verdiğine dikkat çekti.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Faizlerin düşük olmasını, düşürülmesini sağlayacak ortamı hazırlama görevinin ise hükümetin olduğuna işaret eden Usta, açıklamasında şunları söyledi: 

“Hükümet bilinçli bir şekilde projektörleri Merkez Bankasının üzerine tutarak sanki bütün olup bitenden, ekonomideki bu kötü gidişatın temel sorumlusu Merkez Bankasıymış gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Bu yanlış bir algıdır.

22 Mart’ta başkan değişmeden önce faizler yüzde 19 artırılmıştı, kur 7’nin bile altına gelmişti. Şimdi Faiz aynı kur 8,10. O zaman şunu soruyoruz, Türkiye bu işten ne kazandı? Bu Merkez Bankası Başkanı değişikliği neden yapıldı? Başkan değişikliğinin temelinde ekonomik konuların olmadığı, yüksek faizin olmadığı başka bir şey olduğu hususu ortaya çıkıyor. Bu başka şey de önceki başkan 128 Milyar dolara ne olduğu konusunu araştırmaya başladığı için görevden uzaklaştırılmıştır.

İNKARDAN VAZGEÇTİLER KASADA BÖYLE BİR PARANIN OLMADIĞI, REZERVLERİN SIFIR OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI

Ak Parti cenahından 128 milyar dolara ne oldu sorusuna çelişkili cevaplar geliyor. Salgında kullandık denildi, yerinde duruyor denildi, başka bir yetkili kasada dedi. Bu ifadeler güveni daha fazla zedeliyor. Merkez Bankası tablolarının hangisine bakarsanız bakın kasada böyle bir paranın olmadığı net bir şekilde gözükmektedir. Bunu inkardan vazgeçtiler kasada böyle bir paranın olmadığı, rezervlerin sıfır olduğu ortaya çıktı. Şimdi bilerek işi bulandırmaya yönelik ya da kara cehalet kaynaklı bazı açıklamalar yapılıyor. Nurettin Canikli 20 tweet yazmış fakat bu orunun cevabı o 20 tweette yok. 

Bizim sorumuz temelde 128 milyar dolarlık rezerv erimesi nasıl gerçekleşmiştir. Merkez Bankasının hangi yöntemlerle para verdiği bellidir. Bu araçların hiçbirini kullanmadan bakıyorsunuz merkez bankasının kasasındaki para azalmış.

Bir Ak Parti yetkilisinden enteresan bir tweet geldi 128 milyarı hala kavrayamamış ki, onu milyar TL olarak alıyor, bu kara cehalet örneğidir. Bununla gidiyor sosyal koruma kalkanı çerçevesinde yapılan harcamaları ilişkilendiriyor. İşsizlik sigortası fonundan yapılmış harcamalarla 128 milyar doları ilişkilendiren bir beyanat geliyor. 

BU FİNANSAL BİR SKANDALDIR, FİNANSAL BİR SOYGUNDUR

Merkez Bankasından hala herhangi bir açıklama yok. Bu mesele gayri hukukidir. İleri Merkez Bankalarının uygulamalarına aykırıdır, bu finansal bir skandaldır, finansal bir soygundur. Bu paranın piyasaya aktarılış tarzı hiçbir şekilde hukuki değildir. Eksilmiş fakat nasıl eksildiği konusunda hiçbir fikrimiz yok. İşin Adliyeyi veya denetim birimlerini ilgilendiren bir boyutu vardır. Konunun ikinci boyutu ekonomiyi etkilemektedir, ekonomi son derece kırılgan hale gelmiştir. Bunun topluma çok ağır bir bedeli olmuştur. Şimdi şu soruyu soruyoruz bu parayı yerine nasıl koyacaksınız? Yıllarca bu parayı biriktirme imkanınız yoktur.

31 MART SEÇİMLERİ ÖNCESİNDE MERKEZ BANKASI KAYNAKLARI İÇ SİYASET MALZEMESİ YAPILMIŞTIR

Üçüncü boyutu ise ahlaki boyutudur. Hangi aylarda erime olmuştur diye baktığımızda. Pandemiden önce Merkez Bankası’nın rezervlerinin eridiğini görüyoruz. Şubat 2019’da 55 milyar dolar pozitifmiş net rezervler. 31 Mart 2019 seçimlerinden önce. Merkez Bankası ve Hükümet birlikte 31 Mart seçimleri öncesinde dolar kurunda herhangi bir sıçramam olmaması için kuru kontrol altında tutabilmek için Merkez Bankası rezervlerini kullanmaya başlamıştır. Haziran ayına kadar 30 milyar dolar Merkez Bankası rezervlerinde erime olmuştur. Niye Haziran ayı çünkü İstanbul seçimleri yenilendiği için seçimler uzamıştır dolayısıyla bu dönemde 30 milyar dolar rezerv erimesi olmuştur. Bunu ben gayri ahlaki buluyorum. İç siyaset malzemesi yapılmıştır Merkez Bankası kaynakları.

Diğer bir hususta faiz sebep, enflasyon sonuçtur diye dünyada hiçkimsenin üretmediği bir teoriyi kanıtlamak amacıyla bu ülkenin rezervleri kullanılmıştır. En sonunda kanıtlanamamıştır. Faiz madem sebepse 19’u indir, enflasyon düşsün, niye tutuyorsunuz. Bu teorinin geçersiz olduğu bellidir ancak bir kuru inat uğruna, bir macera uğruna bu ülkenin kaynakları harcanmıştır.

128 milyar dolar Türk milletinin alın teridir. Bütün bur toplumun üretip ihraç ettiği ürünlerden elde edilmiş bir gelirdir. Devletin Kitlerinin yabancılara satılmasından elde edilen döviz gelirleridir 128 milyar dolar. Özel sektör firmalarımızın, insanlarımızın dişiyle tırnağıyla kazandığı, kurduğu fabrikaların, bankaların, sigortacılık şirketlerin yabancılara satılmasıyla, topraklarımızın, arsalarımızın, arazilerimizin yabancılara satılmasıyla elde edilmiş gelirlerden oluşan bir miktardır. Dolayısıyla Türk milletinin geçmişiyle birlikte bu tür kazanımlarını bu şekilde heba edildiğini görüyoruz.

SAYIN BERAT ALBAYRAK ORTALIKTAN KAYBOLMAKLA SORUMLULUKTAN KURTULAMAZ

Bu siyasetin konusudur. Türk milletinin geçmişten beri alın teri ile birikmiş bir miktarın bu şekilde çarçur edilmesi elbette siyasetin konusudur. Doğru dürüst bir açıklama yoktur bu açıklamayı biz bekliyoruz. Canikli, devletin kayıtlarında bellidir diyor, hangi kayıtlar o kayıtları bizimle paylaşsınlar.

Konuyu bilenlerin sustuğu bir ortamı yaşıyoruz, konuyu bilmeyenlerin ortalığı bulandırdığı bir ortamı yaşıyoruz. Merkez Bankası’ndan, Hazine ve Maliye Bakanı’ndan ve Sayın  Cumhurbaşkanından bu konu ile ilgili açıklama bekliyoruz. Sayın Berat Albayrak ortalıktan kaybolmakla sorumluluktan kurtulamaz. Buna ilişkin açıklamalar yapmasını kendisinden bekliyoruz.  

Okumaya devam et

Gündem

MHP’den Havza Belediye Başkanı Özdemir’e ziyaret

MHP heyeti Havza Belediye Başkanı Sebahattin Özdemir’i ziyaret etti.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

MHP Hukuk Çalışma Grubu üyesi ve önceki dönemde Merkez Disiplin Kurulu (MDK) Üyesi olan Avukat Hami Korkmazlı ve MHP Havza İlçe Başkanı Ferhat Gültekin Havza Belediyesini ziyaret ederek, Havza Belediye Başkanı Sebahattin Özdemir’ ile bir araya geldiler.

Güncel konuların görüşüldüğü ziyarette, Başkan Özdemir Havza’da yapılan ve yapılması düşünülen projeler hakkında görüş alışverişinde bulundu.

Havza Belediye Başkanı Sebahattin Özdemir ziyaretlerinden ötürü Korkmazlı ve Gültekin’e ziyaret ederek; “ Havzalı Hemşerimiz, MHP Hukuk Çalışma Grubu üyesi ve  önceki dönemde Merkez Disiplin Kurulu üyesi Avukat Hami Kormazlı’ya ve Milliyetçi Hareket Partisi Havza İlçe Başkanı Ferhat Gültekin’e ziyaretlerinden dolayı teşekkür ediyorum. Cumhur ittifakı olarak birlik ve beraberlik için çalışmalarımıza devam ediyoruz.”dedi.

Okumaya devam et

Trendler