Connect with us
30Agustos

Gündem

Köytür’ün gerçek batış hikayesi! Köytür neden battı, kim batırdı?

KÖYTÜR, konkordato ilan etmeden hemen önce, ne tesadüfdür ki Bankalardaki tüm kredi limitlerini sonuna kadar kullanmış, hatta konkordato kalkanını üzerine geçirmeden 1 hafta önce Ziraat Bankasından 15 milyon lira kredi çekmiş.

Published

on

Türkiye’nin önde gelen tavuk üreticilerinden KÖYTÜR malesef battı. Bu batış, Samsun’un ekonomisi başta olmak üzere çok ciddi sonuçlar doğuracaktır.

30 Kasım 2015 tarihinde iflas erteleme talebi ile başlayan süreç, hepimizin bildiği gibi bu hafta içinde resmi iflasın gerçekleşmesi ile son buldu.

Bazı siyasi figürlerin KÖYTÜR‘ün batması konusuna mal bulmuş mağribi gibi atlaması ve bu konuda siyasi angajmanları gereği yaptıkları anlatımlar, konunun gerçeğinden uzaklaşmasına sebep oluyor.

Ben de bugün sizlere KÖYTÜR’ün batışının gerçek hikayesini anlatmaya çalışacağım.

Köy-Tür Firmasının sahibi Sinan Çakır, aynı zamanda halen Samsun Ticaret Borsası başkanıdır.

Sinan Çakır iflas erteleme sürecine gelinceye kadarki tüm suçları, bir şekilde başkalarının üzerine atarak, destek olunmadığı için iflas edildiği yönünde bir algı çabası içinde oldu. Bizler de buna hep beraber inandık. Yeri geldi hükümeti suçladık, yeri geldi, Samsun siyaseti KÖYTÜR’e neden sahip çıkmıyor diye söylendik. Ancak, durumun böyle olmadığını elime ulaşan birçok bilgi ve belgeyi inceledikten sonra anladım.

Sinan Çakır ticari hayatını babadan kalma bir mirasın üzerinde sürdüren, hırslı ve risk almaktan hiç çekinmeyen bir tüccar olma özelliğiyle tanınır. Daha önce Fatoğlu Piliç konusunda piyasada yaşanan tüm olumsuzlukların da arkasında olduğu yönünde ciddi iddialar var fakat ben bugün o konulara hiç girmeyeceğim. Dedik ya, konumuz KÖYTÜR.

Bir firmanın usulüne uygun şekilde batırılmasıyla ilgili ders olarak okutulacak nitelikte iş ve eylemlerle şu sıralar Samsun’da sıklıkla karşılaşıyoruz. Zaten KÖYTÜR dosyasına bu denli eğilmemin sebebi de bu tarz örneklerin şu dönemde çoğalması.

KÖYTÜR 30 Kasım 2015 tarihinde konkordato talebinde bulundu.

Konkrdato’nun ne olduğunu bilmiyorsanız hemen söyleyeyim. diyelim ki bir firmadan alacağınız var. O firma da konkordato ilan etti. Bu ilandan sonra hukuki olarak alacağınızla ilgili o firmanın kapısının önünden bile geçemezsiniz. Yani Konkordato ilan eden firma bir nevi alacaklılarına karşı bir kalkana sahip olmuş olur.

KÖYTÜR, konkordato ilan etmeden hemen önce, ne tesadüfdür ki Bankalardaki tüm kredi limitlerini sonuna kadar kullanmış, hatta konkordato kalkanını üzerine geçirmeden 1 hafta önce Ziraat Bankasından 15 milyon lira kredi çekmiş.

Şimdi burada şu detaya dikkatinizi çekmek istiyorum. Konkordato öyle bugün gittim yarın ilan ettim diyebileceğiniz bir şey değil. Yaklaşık 2 aylık bir süreç içerisinde alınabilecek bir mahkeme kararıdır. Dolayısıyla Ticaret Borsası Başkanlığı da yapan bir tüccarın 1 hafta sonra çıkacak konkordato kararından haberinin olmaması mümkün müdür?

Buradan anlaşılan şu ki; Bir yandan KÖYTÜR‘ün konkordfatosu için mahkeme kararı peşinden koşulurken, bir yandan da Ziraat Bankası gibi devletin köklü bir kurumundan bu durum gizlenerek 15 milyon lira gibi bir rakamda kredi çekilmiştir. Buradaki kamu zararına hiç girmeyeceğim bile.

Bankalarla yapılan kredi görüşmelerinde öne çıkan bir diğer isimse Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu. Kendisinin konkordato sürecinden haberi var mıdır henüz bilmiyorum ama, konkordato sürecindeki KÖYTÜR‘ün bankalardan kredi çekebilmesi için emeği olduğu, elime ulaşan bilgiler arasında.

Şuana kadar anlattıklarımı profesyonelce işlenmiş bir operasyon planı olarak düşünelim.

Birçok bankadan 100 milyon liranın üzerinde krediyi çekip kasasına koymuş bir şirket düşünelim.
Ve hemen ardından konkordato ilanı ile tüm alacaklılara karşı bir koruma duvarı örüldüğünü hayal edelim.

Yani bu benzetmeye göre;

KÖYTÜR, bankalardan çekebildiği tüm kredi tutarlarını çekmiş, kasasına koymuş, devletin bankası da dahil birçok bankaya borçlanmış ve borçlu olduğu herkes gibi bu bankaları da konkordato kararıyla kendisinden uzak tutmayı başarmıştır.

Buraya kadar anlattıklarımla kalacağını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü asıl mesele bundan sonra başlıyor. Konkordato da olsa resmi olarak borçlu bir şirketten bahsediyoruz. Eğer böyle bir plan varsa, bu planın tamamlanması için borçların, prosedür ve işlemeyen hukuk çarkları arasında yok edilmesine sıra gelmiştir.

Şimdi anlatacaklarımı lütfen dikkatle dinleyin. Bu söyleyeceklerimden dolayı bana belki yandaş diyecekler, belki yalancı diye iftira atacaklar, belki de başkaları da yaptı onu neden söylemiyorsun gibi akla izana sığmayacak şekilde üzerime gelecekler ama olsun ben sonucu ne olursa olsun doğru bildiklerimi anlatmaya devam edeceğim.

Hazırsanız sahneye yeni bir şirket çıkıyor: KUZEY YEM…

KÖYTÜR Konkordato ilan ettikten hemen sonra, eski şirket ortaklarından Musa Çakır’ın yeğeni olan Erkan Baş adına 250 bin TL sermaye ile bir şirket kurulur.

Bu şirket Köytür Firmasının bütün ihtiyaçlarını temin eden aracı şirkettir. Tabiri caizse Yurt dışından 1 e getirip, Köytür e 100 e fatura etmekte ve bu sayede firmanın bütün varlığı yavaş yavaş hortumlanmaktadır.

Yeni Firma 4 yıl önce 250 bin TL sermaye ile kurulmuş ve şuanda resmi kayıtlara göre sermayesi 7 milyon liraya yükselmiştir. İlginç olan ise, artan sermaye miktarının neredeyse tamamı, şirketin önceki yıl karının sermaye ye eklenmesi şeklinde oluşmuştur. Bu şekilde sermaye artırımı, bazı şirketler tarafından, karın vergisini ödememek için bir muhasebe hilesi olarak kullanılmaktadır.

Konuşmamın başında ne demiştim?

Bazı siyasi figürlerin KÖYTÜR’ün batması konusuna mal bulmuş mağribi gibi atlaması ve bu konuda siyasi angajmanları gereği yaptıkları anlatımlar, konunun gerçeğinden uzaklaşmasına sebep oluyor.

Yani bu bilgiler ışığında bakacak olursak, Birileri çıkıp “KÖYTÜR’ü devlet batırdı” “Samsun siyaseti KÖYTÜR’ü kurtaramadı” gibi ifadelerle mevzuyu kendi siyasi penceresinden işlemesi, büyük bir operasyonun perdelenmesine sebep oluyor olabilir.

Bu konuda yaptığım araştırmalar sonucu ulaştığım bilgiler neticesinde şunu söyleyebilirim ki;

Devlet, bankalar ve konkordato uygulaması başta olmak üzere KÖYTÜR’ün batmaması için türlü imkanını seferber etmiştir. Bu imkanlara ve kasasındaki milyonlarca liraya rağmen KÖYTÜR’ün batışı akıllarda birçok soru oluşturuyor. Evet, KÖYTÜR GÖZ GÖRE GÖRE BATIRILMIŞTIR. ve bunun sorgulanması gerekir. Ama soruyu kime sorduğunuz önemlidir.

Bakın şu sorular aklınıza gelebilir?

  1. Köy-Tür Firması kendi yöneticileri tarafından bilerek ve isteyerek mi iflas ettirildi?
  2. Konkordato ilanından hemen önce çekilen milyonlarca liralık krediler nerelere aktarıldı?
  3. Asgari ücretle çalışan bir işçiye 250 bin lira sermayali şirketi kim kurdurdu?
  4. Bu şirket KÖYTÜR’le yaptığı ticaretten 7 milyon lira kar elde ederken, KÖYTÜR nasıl zarar ettirildi?
  5. Yeni şirketin sahibi olan yeğenin, banka müdürü olan eşinin bu konularda ne kadar dahli vardır?
  6. KÖYTÜR gibi büyük bir firmayı batıran Sinan Çakır, Ticaret Borsası Başkanlığı görevine halen nasıl devam edebiliyor?

Ben bu sorulara cevap bulamadım. Kayyum da bulamamış olmalı ki konuyla ilgili yazdığı raporda aynen bu soruların cevabını aramış. türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası da, KÖYTÜR‘ün firma sahipleri tarafından hileli şekilde bilerek ve isteyerek iflas ettirildiği konusunda Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmuş.

Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da bazı siyasilerin selden kütük kapmaya çalışmasıdır. Şuana kadar anlattıklarımı öğrenebilmek için bir gazeteci olmaya gerek yok. Bu bilgi ve belgeler, bu konuyla ilgili açıklama yapan siyasiler için kolay ulaşılabilir belgelerdir. Sanıyorum onların niyeti üzüm yemek değil, her fırsatta bağcıyı dövmek olduğu için, anlattıkları köy kahvesindeki dedikoduların dışına çıkamıyor.

Konuyu toparlamak adına size bir hikayenin son kısmını anlatayım;

Hoca durur mu yapıştırmış cevabı: “Hırsızın hiç mi suçu yok?

SAMET GÜRCÜ…

Continue Reading
1 Comment

1 Comment

  1. Üreticinin sesi

    16 Ekim 2020 at 12:48

    Kimsenin batmasını istediğim yok ama ortada çok ciddi gerçekler var. Gelin bir üretici gözünden olaya bakalım.

    5 yıl önce iflas erteleme davası başladığında bütün üreticiler tedirgin bir şekilde Sinan Çakır görüşmek istesede uzun bir süre üretici ve üretici birlikleriyle görüşmedi. Sonra 1-2 sefer görüşsede sonrası için çok bir sonuç alınamadı.

    Köytürde çalışan işçiler için gayet üzgünüm fakat kayyumla görüştüğümüz zaman üreticinin hak ettiği parayı vermeyip en önce işçi maaşlarını verirdi. Biz üreticiler üretimi devam edebilmek için kömür-elektrik-altlık paraları için kredi kartımız varsa onu kullanır yoksa bankadan faizle borç alır o da olmassa eşden dosttan borç alırdık. Biz faturasını kesip hak ettiğimiz parayı alamadığımız için bizim kümeslerimizde çalışan işçilere para veremezken onlar ilk önce kendi işçilerinin parasını öderlerdi.

    İflas ertelemenin ilk zamanlarında köytürün muhasebe departmanına gittiğimizde ödemeleri ne yapıcaz ne edicez dediğimizde yapacak bir şey yok bizde üzgünüz diyip göndermeye başladılar. Sonrasında artık üreticileri şirkete bile almamaya başladılar.

    Biz üreticiler yalvar yakar battık battık diye bağırırken yanımızda 1 tane bile köytür çalışanı yoktu. Varsa yoksa dedikleri şey üretim yapıcakmısınız yoksa yapmıcakmısınız sorusuydu.

    Ey Köytür Çalışanları bizler birkaç yıl önce batarken gıkınız bile çıkmıyordu.Devletten yardım bekliyoruz dediğimizde oralı bile olmuyordunuz. Şimdi size soruyorum “ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ Mİ YAKIYOMUŞ”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Halim Batur turnuvasının kazananı Kadıköyspor oldu

İlkadım Belediyesi Halim Batur anısına düzenlenen futbol turnuvasının şampiyonluk kupasını Kadıköyspor havaya kaldırdı. Turnuvada ikinci Derebahçespor olurken üçüncü Şehit Uğur Birincispor kulübü oldu.

Published

on

İlginin yoğun olduğu turnuvada şampiyonluk için saha çıkan Kadıköyspor ile Derebahçespor maçının ilk yarsında rakip takım karşında üstünlük kuran Kadıköyspor maçın ilk yarısını 4-0 önde kapattı.İkinici yarıya hızlı başlayan ve ilk yarıdaki üstünlüğü attığı 8 golle süsleyen Kadıköyspor maçı 12-0 kazandı. Gol yağmuruna dönüşen maçın bitiş düdüğü ile kupa sevincini maça gelen taraftarlarla paylaşan futbolcular renkli görüntülere sahne oldu.

“Emeği geçen herkese teşekkür etti”

Ödül töreninde konuşan İlkadım Yabpa Spor Başkanı Ali Akyüz,” Her şey ilkadımla başlar sözünün en güzel örneğini burada yaşadığımızı düşünüyorum. Pandemi nedeniyle uzun sporcularımız futbola hasret kalmıştı.2 ay önce amatör spor kulüpleri bir turnuva düzenledi. Bizde bu turnuvadan esinlenerek çocuklarımıza bir tören yapmayı düşündük. Bu düşüncemizi Belediye Başkanımıza ilettik. Burada bulunduğumuz tesisimize ismini veren Halim Batur anısına düzenleyerek bir ilk daha gerçekleştirdik. İlerki yıllarda tüm takımlarımızı da bir araya getirerek bunun devamını yapmak istiyoruz.3 senelik mücadelemizi oluşturduğumuz bayan takımı ile Süper Lige çıktı. Bu başarıda emeği geçen başta belediye Başkanımız Necattin Demirtaş’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

“Spor tüm kötü alışkanlıkları yenmek için en büyük imkan”

Burada turnuvamıza gelen tüm katılımcılara ve Halim Batur kardeşimizin değerli ailesine, antrenörlerimize ve emeği geçen herkese canı gönülde teşekkür ediyorum diyen İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş,” Güzel bir atmosferde güzel bir final maçı izledik.Bayada heyecanlandım. İlkadım Yabpa Spor Başkanı Ali Akyüz başkanın Halim Batur turnuvası için geldiği zaman biz kendisine destekte bulunmak için büyük bir özveriyle dahil olduk. Halim Batur adını verdiğimiz turnuvamız bizi çok onurlandırdı. Halim kardeşimizle bir gönül bağımız vardı. Bu turnuva ile onu adını unutturmamak adına güzel bir etkinlik oldu. Asıl amacımız geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi sokaklardan, internet kafelerden ve kötü alışkanlıklardan uzak tutmak ve onları sporla topluma faydalı bireyler yapmak için elimizden gelen tüm imkanlarımızı sonuna kadar kullanacağız. “Bu anlamda sizlere büyük görev düşüyor. Çocuklarımızı bağımlılıklardan, boş zaman geçirmekten ve kötü alışkanlıklardan korumak zorundayız. Bu vesileyle spor tesislerimiz, çocuklarımızı bu  alışkanlıklardan korumak, kötülükleri yenmek için en büyük imkan. Bu imkanı da sizlerin en güzel şekilde değerlendireceğinizden hiç şüphem yok” dedi.

Başarı elde eden takımlara, futbolcular, görev yapan hakemlere ödüllerinin verildiği törende İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş, birinci olan Kadıköyspor kulübü oyuncularını tebrik edip madalyalarını ve Şampiyonluk kupasını takdim etti. Turnuvanın ikincisi olan Derebahçe takımına ödülünü Amatör Spor kulüpleri Federasyon Başkanı Şener Aydın, Üçünücü olan Şehit Uğur Birinci’ye Türkiye Futbol Federasyonu Bölge Müdürü İbrahim Güven, dördüncü olan Karadenizspor kulübüne madalyalarını  ise Halim Batur’un eşi Nihan Batur takdim etti.

Continue Reading

Gündem

Karaaslan: ‘TEKNOFEST 2022’ ile Türkiye’nin kalbi Samsun’da atacak

21-26 Eylül tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilen TEKNOFEST 2021’in kapanış gününde TEKNOFEST’in gelecek yıl Samsun’da düzenleneceği açıklandı.

Published

on

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’nin ilk ve tek havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in 2022’de Karadeniz Bölgesi’nde Samsun merkezli gerçekleştirilecek olmasının çok önemli olduğunu kaydetti.

TEKNOFEST’in 2. defa İstanbul dışında düzenleneceğini söyleyen Karaaslan, “Bu anlamlı ve büyük organizasyonun İstanbul dışında gerçekleştirileceği 2. şehrin Samsun olması ayrıca anlamlıdır. TEKNOFEST her şeyden önce Samsun’un sağlam temelleri olan bilimsel altyapısının gelişmesine ve gençlik şehri kimliğinin güçlenmesine katkı sağlayacaktır. Samsun; güçlü altyapısı ve üstyapısıyla,  konaklama kapasitesiyle, ulusal ve uluslararası organizasyonların gerçekleştirilmesine olanak sağlayan tesisleriyle, 2 devlet üniversitesiyle, gençlere sunduğu imkânlarla TEKNOFEST’e en iyi şekilde ev sahipliği yapacaktır.” dedi.

TEKNOFEST’in Samsun’da gerçekleştirilmesi noktasında uzun zamandır görüşmeler yaptıklarını, bugün ise bunun sonucunu aldıklarını belirten Karaaslan, “Gençlik şehri Samsun’umuz 2022 yılında, dünyanın bir numaralı havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’e ev sahipliği yapacak. Bugüne kadar ulusal ve uluslararası organizasyonlara başarıyla ev sahipliği yapan şehrimiz gelecek yıl bu büyük festivali de kendine yakışır şekilde gerçekleştirecektir. Ülkemize, milletimize, şehrimize ve tüm gençlerimize hayırlı olsun.” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3) yürütücülüğünde, Türkiye’de milli teknolojinin geliştirilmesi konusunda önemli çalışmalar yapan birçok kuruluşun paydaşlığıyla TEKNOFEST’in bu yıl 4. kez kapılarını açtığını belirten Karaaslan, “TEKNOFEST, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemizde son 19 yılda yerli ve milli teknolojilerde ortaya konulan gayretlerin ve atılımların bir neticesidir. AR-GE ve yenilikçilik ekosistemimizi geliştirmek için Sn. Cumhurbaşkanımızın vizyonu ve önderliğinde büyük çaba harcıyor, ülkemizin teknoloji kabiliyetlerini en üst seviyeye taşımak için gayretle çalışıyoruz. Türkiye’yi gururlandıran teknolojilere imza atan ve gençlerimize ilham olan Bayraktar ailesine bu vesileyle teşekkürlerimi iletiyorum. Gençlerimizin bu vizyona katkı sunacak çalışmalar içinde olmalarını görmek, geleceğe dair umutlarımızı daha da büyütüyor.” görüşünü paylaştı.

Karaaslan, “TEKNOFEST’te her sene; roketten, insansız hava araçlarına, elektrikli araçlardan yapay zekâ teknolojilerine, iletişim teknolojilerinden uçan araba tasarımına, biyoteknolojiden çevre ve enerjiye kadar birçok alanda gençlerimizin takım ruhu ile rekabetlerine şahitlik ediyoruz. Ülkemizin Milli Teknoloji Hamlesi’nin eseri olan TEKNOFEST sayesinde çocuklarımız ve gençlerimiz araştırma yapmanın, üretmenin, icat ortaya koymanın heyecanını yaşıyor. Kendilerine 2053 ve 2071 vizyonları emanet edilen gençlerimizin her alanda donanımlı ve nitelikli yetişmenin gayreti içinde olduğunu görmek hepimizi sevindiriyor. İnanıyoruz ki gençlerimiz ülkemizin milli teknoloji hikâyesini başarıyla yazmayı sürdürecektir.” dedi.

Samsun’un yarışlarda elde ettiği başarılara da değinen Karaaslan, “Orta irtifa roket kategorisinde Türkiye 1.si olan Tanyeli Roket Takımı başta olmak üzere Samsunlu gençlerimizin başarıları göz dolduruyor.” açıklamasında bulundu. 2018’de ilk defa düzenlenen TEKNOFEST’in her yıl milyonları bulan ziyaretçi sayısıyla büyümeye devam ettiğini ve 88 ülkeden yüzlerce öğrenci ve girişimcinin katıldığı küresel bir organizasyon haline dönüştüğünü aktaran Karaaslan, “Seneye 5.si gerçekleştirilecek TEKNOFEST ile bilim ve teknolojiye dair her şey şehrimizde olacak, Türkiye’nin kalbi Samsun’da atacak.” dedi.

Continue Reading

Gündem

Yılmaz: “Her zaman Samsun, halkımız kazansın istiyoruz”

AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, Samsun’un daha ileri gitmesi için her zaman istişare ortamını önemsediklerini söyledi.

Published

on

Samsun’da kent birlikteliği, istişare, bilgilendirme gibi temel amaçlarla sivil inisiyatifle yıllardır gerçekleştirilen her alanda faaliyet gösteren kent dinamiklerinin buluştuğu toplantılardan biri Sevgi Kafe’de gerçekleştirildi. İş insanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve bürokratların hazır bulunduğu toplantıya katılan AK Parti Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, açıklamalarda bulundu.

Uzun zamandır gerçekleştirilen toplantılarda kentle ilgili bir çok konu başlığını istişare imkanı bulunduğunu ifade eden Yılmaz, Samsun noktasında kent dinamikleriyle koordine içinde en iyi hedeflere ulaşılması için çalışıldığını ifade etti.

“Her zaman Samsun kazansın, halkımız kazansın” anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Yılmaz, “Bu kentte yaşayanlar, gönül verenler olarak  yıllardır büyük mücadeleler veriyoruz.  Çok büyük kazanımlarımız oldu, bunları korumak gelecek nesillere taşımak hepimizin görevi. AK Parti iktidarı döneminde şehrimiz bir çok yatırım aldı, projelerle daha ileri taşındı.  Topyekun koordine içinde bu süreci devam ettiriyoruz.” diye konuştu.

Zor bir coğrafyada bulunan Türkiye’nin tüm kirli hesaplara rağmen hedeflerine ulaşacağını vurgulayan Yılmaz, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Ülkemiz özellikle iktisadi ve savunma sanayisi açısından çok güçlü olmalı. Ekonomimizin güçlenmesi, refah düzeyimizin artması, kendi uçağımızı, hava savunma sistemlerimizi, milli silahlarımızı yapmak için devletimiz var gücüyle çalışıyor. Meyveleri ise tek tek alınıyor. Çevresi ateş çemberi olan Türkiye, köklü bir devlet olarak doğru hamlelerle dimdik ayakta. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye el birliğinde artık her alanda tam bağımsız Türkiye yolunda sağlam adımlarla ilerliyor. Bunun için hep birlikte çok çalışacağız.”

Yılmaz, AK Parti Samsun İl Gençlik Kolları Eski Başkanı Caner Göktepe’yi de iş yerinde ziyaret ederek, çalışmalarında başarılar diledi.

Continue Reading

Trendler