Bizimle iletişime geçin

Gündem

Yaşar, “Vaka ve ölü sayıları endişe verecek boyutta artıyor”

İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, Türkiye ve Samsun genelinde ortaya Covid-19 vaka artışlarına dikkat çekerek, vaka sayıları ve ölüm oranlarının her gün endişe verecek boyutlara ulaştığını vurguladı. Yaşar, ayrıca Samsun’un, Türkiye’nin Wuhan’ı olmadığını belirterek “Bu söylemler çok üzüntü vericidir. Samsun’un kurtuluşun ve kuruluşun şehridir” dedi.

Yayınlandı:

on

İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, TBMM’de yapmış olduğu konuşmada akşam ve hafta sonu kapanmalarının çözüm olmaktan çıktığını ifade ederek, mutasyonlu virüsün, gençlerimizi ve her yaştan insanı, hatta çocukları bile hedef almaya başladığına hatırlattı.

Yayılma hızı bakımından Türkiye’nin, ne yazık ki dünyada ön sıralarda yer almaya başladığına da işaret eden İYİ Parti Samsun Milletvekili Yaşar, konuşmasın şöyle sürdürdü:

Vefat sayıları artıyor

“Ülkemizde vaka sayısı 49.584’e yükselmiştir. Bir ay içerisinde ortalama 6 binin üzerinde insanımız hayatını kaybetmektedir. Bugün bile 211 kişi hayatını kaybetmiş, vefat sayısı 32.667 kişiye ulaşmıştır.

Samsun kurtulamadı

Tabii, Türkiye genelinde bunlar yaşanırken, Samsun ilimiz de maalesef vaka sayısı bakımından çok yüksek riskli iller arasında yer almaktadır. Samsun tüm çabalara rağmen kırmızı renkten bir türlü kurtulamamıştır. Haftalık vaka sayısı 9.200, eğer böyle giderse şu an zaten Samsun’daki yoğun bakımlardaki doluluk oranı yüzde 70’ler civarında, böyle giderse yoğun bakımlarda yer bulmak mümkün olmayacak hâle gelecektir.

Aşılamaya hız verilmeli

Tabii, il genelinde, ilçe merkezlerinde, Bafra’da yüz binde 757, Terme’de yüz binde 728, İlkadım’da yüz binde 661, Asarcık’ta yüz binde 616, diğer ilçeler de aynı paralelde devam etmektedir. Şu ana kadar Samsun’da toplam yapılan aşı sayısı 365.963, birinci doz uygulaması 215 bin, ikinci doz uygulaması da 150 bin civarındadır. Samsun, kurtuluşun ve kuruluşun şehridir, Türkiye’nin Wuhan’ı değildir, Samsun için bunları söylemek maalesef çok üzücüdür.

Hekimlerin önerileri

Samsun’daki hekim arkadaşlarımızın bununla ilgili önerileri var, diyorlar ki: “Pandemi nedeniyle yapılması gereken en önemli mücadele yöntemi filyasyon çalışmalarıdır. Filyasyon çalışmaları iyi yönetilmelidir. Filyasyon ekipleri Covid-19’la enfekte kişilerle teması olan insanları tespit ederek izole etmelidir. Pandemiyle mücadelede uygulamaya sokulan ikinci bir etkin yöntem olan HES kodu uygulamasıdır. Düzgün bir filyasyon ile etkili olunabilir.

Yoğun bakım doluluk oranı da yüzde 70’lerde. Covid-19 test sonucu pozitif çıkanlar evlerine gönderilirken gerekli tedbirler alınarak gönderilmeli, diğer aile üyeleri semptom göstermeseler dahi derhâl test yapılmalıdır.

Tekkeköy ve Ayvacık hastanesi

Tabii bunun yanı sıra şu an Tekkeköy’de devam eden 250 yataklı hastanemiz var, normal şartlarda 2020 yılının Kasım ayında bitmesi gerekiyordu ama 2021 yılının Nisanındayız hâlâ bitmedi, bunun da bir an önce bitirilmesi lazım. Yine, Ayvacık Devlet Hastanesinin ek ameliyathane ve yoğun bakım binaları var. Bugün, her zamankinden daha fazla sağlık tesislerine ihtiyacımız var, bunlar behemehâl bitirilmeli ve sağlık hizmetlerine sunulmalıdır“

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Palandöken, “Nakdi ücret desteğine yeni meslekler eklenmeli”

Kapsamı genişletilen nakdi ücret desteğine bir yıldır iş yapamayan sektörlerin ve çalışanların da eklenmesi gerektiğinin altını çizen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Nakdi ücret desteğinin kapsamı genişletilirken bir yılı aşkın süredir devam eden pandemiden olumsuz etkilenen diğer meslekler de bu kapsama dahil edilmeli. Yiyecek içecek sektörünün yanı sıra İçişleri Bakanlığı’nın son yayınlanan genelgesi ile faaliyetlerine ara verilen meslekler nakdi ücret kapsamı dahiline alınırken okul servis araçları, kantinler, kırtasiyeciler ve yanı sıra halk otobüsçü ve dolmuşçular ile yanlarında çalışanlar da nakdi ücret desteği kapsamına alınmalı” dedi.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

“İŞ YERİ SAHİPLERİNE VE ÇALIŞANLARA DESTEK ŞART”

Nakdi ücret desteğinin kapsamının genişletilirken pandemi nedeniyle bir yıldır iş yapamayan sektörlerin ve çalışanların da kapsama alınması gerektiğinin altını çizen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “TBMM’de görüşmeleri devam eden torba kanun düzenlenmesiyle, Ramazan ayında faaliyetleri sınırlandırılan yiyecek-içecek sektörü için getirilen nakdi ücret desteğinin kapsamının genişletilmesi ele alınıyor. Bu kapsamda da İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan son genelge ile halı saha, yüzme havuzu, spor salonu, güzellik merkezi/salonları, hamam ve saunalar, lunaparklar ve tematik parkları, kahvehane, kıraathane, kafe, dernek lokali, çay bahçesi gibi yerler, internet kafe/salonu, elektronik oyun yerleri, bilardo salonu gibi iş yerlerinin de nakdi ücret desteğinden faydalandırılması söz konusu. Ancak 415 meslek kolunun tamamı pandemiden olumsuz etkilendiği için nakdi ücret desteğinin kapsamına diğer meslekler de eklenmeli. Bir yıldır iş yapamayan okul servis araçları, kantinler, kırtasiyeciler ve yanı sıra halk otobüsçü ve dolmuşçular ile yanlarında çalışanlar da nakdi ücret desteği kapsamına alınmalı. Öte yandan 31 Mart’ta sona eren Kısa Çalışma Ödeneği yeniden hayata geçirilmeli ve pandemi sona erinceye kadar sürdürülmeli” şeklinde konuştu.

Okumaya devam et

Gündem

“Merkez Bankası Başkanı faizi yükselttiği için değil, 128 milyar dolara ne olduğunu araştırdığı için görevden alınmıştır”

İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Erhan Usta, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Merkez Bankası’nın faizleri düşürmemesini eleştirdi. Usta, faizler düşürülmediği için Merkez Bankası Başkanı’nın göreve geldiğini ve ilk toplantısında faizleri düşürmediği gibi faizi enflasyonun üzerinde tutacağız mesajı verdiğine dikkat çekti.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Faizlerin düşük olmasını, düşürülmesini sağlayacak ortamı hazırlama görevinin ise hükümetin olduğuna işaret eden Usta, açıklamasında şunları söyledi: 

“Hükümet bilinçli bir şekilde projektörleri Merkez Bankasının üzerine tutarak sanki bütün olup bitenden, ekonomideki bu kötü gidişatın temel sorumlusu Merkez Bankasıymış gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Bu yanlış bir algıdır.

22 Mart’ta başkan değişmeden önce faizler yüzde 19 artırılmıştı, kur 7’nin bile altına gelmişti. Şimdi Faiz aynı kur 8,10. O zaman şunu soruyoruz, Türkiye bu işten ne kazandı? Bu Merkez Bankası Başkanı değişikliği neden yapıldı? Başkan değişikliğinin temelinde ekonomik konuların olmadığı, yüksek faizin olmadığı başka bir şey olduğu hususu ortaya çıkıyor. Bu başka şey de önceki başkan 128 Milyar dolara ne olduğu konusunu araştırmaya başladığı için görevden uzaklaştırılmıştır.

İNKARDAN VAZGEÇTİLER KASADA BÖYLE BİR PARANIN OLMADIĞI, REZERVLERİN SIFIR OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI

Ak Parti cenahından 128 milyar dolara ne oldu sorusuna çelişkili cevaplar geliyor. Salgında kullandık denildi, yerinde duruyor denildi, başka bir yetkili kasada dedi. Bu ifadeler güveni daha fazla zedeliyor. Merkez Bankası tablolarının hangisine bakarsanız bakın kasada böyle bir paranın olmadığı net bir şekilde gözükmektedir. Bunu inkardan vazgeçtiler kasada böyle bir paranın olmadığı, rezervlerin sıfır olduğu ortaya çıktı. Şimdi bilerek işi bulandırmaya yönelik ya da kara cehalet kaynaklı bazı açıklamalar yapılıyor. Nurettin Canikli 20 tweet yazmış fakat bu orunun cevabı o 20 tweette yok. 

Bizim sorumuz temelde 128 milyar dolarlık rezerv erimesi nasıl gerçekleşmiştir. Merkez Bankasının hangi yöntemlerle para verdiği bellidir. Bu araçların hiçbirini kullanmadan bakıyorsunuz merkez bankasının kasasındaki para azalmış.

Bir Ak Parti yetkilisinden enteresan bir tweet geldi 128 milyarı hala kavrayamamış ki, onu milyar TL olarak alıyor, bu kara cehalet örneğidir. Bununla gidiyor sosyal koruma kalkanı çerçevesinde yapılan harcamaları ilişkilendiriyor. İşsizlik sigortası fonundan yapılmış harcamalarla 128 milyar doları ilişkilendiren bir beyanat geliyor. 

BU FİNANSAL BİR SKANDALDIR, FİNANSAL BİR SOYGUNDUR

Merkez Bankasından hala herhangi bir açıklama yok. Bu mesele gayri hukukidir. İleri Merkez Bankalarının uygulamalarına aykırıdır, bu finansal bir skandaldır, finansal bir soygundur. Bu paranın piyasaya aktarılış tarzı hiçbir şekilde hukuki değildir. Eksilmiş fakat nasıl eksildiği konusunda hiçbir fikrimiz yok. İşin Adliyeyi veya denetim birimlerini ilgilendiren bir boyutu vardır. Konunun ikinci boyutu ekonomiyi etkilemektedir, ekonomi son derece kırılgan hale gelmiştir. Bunun topluma çok ağır bir bedeli olmuştur. Şimdi şu soruyu soruyoruz bu parayı yerine nasıl koyacaksınız? Yıllarca bu parayı biriktirme imkanınız yoktur.

31 MART SEÇİMLERİ ÖNCESİNDE MERKEZ BANKASI KAYNAKLARI İÇ SİYASET MALZEMESİ YAPILMIŞTIR

Üçüncü boyutu ise ahlaki boyutudur. Hangi aylarda erime olmuştur diye baktığımızda. Pandemiden önce Merkez Bankası’nın rezervlerinin eridiğini görüyoruz. Şubat 2019’da 55 milyar dolar pozitifmiş net rezervler. 31 Mart 2019 seçimlerinden önce. Merkez Bankası ve Hükümet birlikte 31 Mart seçimleri öncesinde dolar kurunda herhangi bir sıçramam olmaması için kuru kontrol altında tutabilmek için Merkez Bankası rezervlerini kullanmaya başlamıştır. Haziran ayına kadar 30 milyar dolar Merkez Bankası rezervlerinde erime olmuştur. Niye Haziran ayı çünkü İstanbul seçimleri yenilendiği için seçimler uzamıştır dolayısıyla bu dönemde 30 milyar dolar rezerv erimesi olmuştur. Bunu ben gayri ahlaki buluyorum. İç siyaset malzemesi yapılmıştır Merkez Bankası kaynakları.

Diğer bir hususta faiz sebep, enflasyon sonuçtur diye dünyada hiçkimsenin üretmediği bir teoriyi kanıtlamak amacıyla bu ülkenin rezervleri kullanılmıştır. En sonunda kanıtlanamamıştır. Faiz madem sebepse 19’u indir, enflasyon düşsün, niye tutuyorsunuz. Bu teorinin geçersiz olduğu bellidir ancak bir kuru inat uğruna, bir macera uğruna bu ülkenin kaynakları harcanmıştır.

128 milyar dolar Türk milletinin alın teridir. Bütün bur toplumun üretip ihraç ettiği ürünlerden elde edilmiş bir gelirdir. Devletin Kitlerinin yabancılara satılmasından elde edilen döviz gelirleridir 128 milyar dolar. Özel sektör firmalarımızın, insanlarımızın dişiyle tırnağıyla kazandığı, kurduğu fabrikaların, bankaların, sigortacılık şirketlerin yabancılara satılmasıyla, topraklarımızın, arsalarımızın, arazilerimizin yabancılara satılmasıyla elde edilmiş gelirlerden oluşan bir miktardır. Dolayısıyla Türk milletinin geçmişiyle birlikte bu tür kazanımlarını bu şekilde heba edildiğini görüyoruz.

SAYIN BERAT ALBAYRAK ORTALIKTAN KAYBOLMAKLA SORUMLULUKTAN KURTULAMAZ

Bu siyasetin konusudur. Türk milletinin geçmişten beri alın teri ile birikmiş bir miktarın bu şekilde çarçur edilmesi elbette siyasetin konusudur. Doğru dürüst bir açıklama yoktur bu açıklamayı biz bekliyoruz. Canikli, devletin kayıtlarında bellidir diyor, hangi kayıtlar o kayıtları bizimle paylaşsınlar.

Konuyu bilenlerin sustuğu bir ortamı yaşıyoruz, konuyu bilmeyenlerin ortalığı bulandırdığı bir ortamı yaşıyoruz. Merkez Bankası’ndan, Hazine ve Maliye Bakanı’ndan ve Sayın  Cumhurbaşkanından bu konu ile ilgili açıklama bekliyoruz. Sayın Berat Albayrak ortalıktan kaybolmakla sorumluluktan kurtulamaz. Buna ilişkin açıklamalar yapmasını kendisinden bekliyoruz.  

Okumaya devam et

Gündem

MHP’den Havza Belediye Başkanı Özdemir’e ziyaret

MHP heyeti Havza Belediye Başkanı Sebahattin Özdemir’i ziyaret etti.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

MHP Hukuk Çalışma Grubu üyesi ve önceki dönemde Merkez Disiplin Kurulu (MDK) Üyesi olan Avukat Hami Korkmazlı ve MHP Havza İlçe Başkanı Ferhat Gültekin Havza Belediyesini ziyaret ederek, Havza Belediye Başkanı Sebahattin Özdemir’ ile bir araya geldiler.

Güncel konuların görüşüldüğü ziyarette, Başkan Özdemir Havza’da yapılan ve yapılması düşünülen projeler hakkında görüş alışverişinde bulundu.

Havza Belediye Başkanı Sebahattin Özdemir ziyaretlerinden ötürü Korkmazlı ve Gültekin’e ziyaret ederek; “ Havzalı Hemşerimiz, MHP Hukuk Çalışma Grubu üyesi ve  önceki dönemde Merkez Disiplin Kurulu üyesi Avukat Hami Kormazlı’ya ve Milliyetçi Hareket Partisi Havza İlçe Başkanı Ferhat Gültekin’e ziyaretlerinden dolayı teşekkür ediyorum. Cumhur ittifakı olarak birlik ve beraberlik için çalışmalarımıza devam ediyoruz.”dedi.

Okumaya devam et

Trendler