Bizimle iletişime geçin

Sağlık

Vitrektomi ameliyatı ile görmediklerini görüyor

Büyük Anadolu Hastaneleri Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emrullah Beyazyıldız, her iki gözünde diyabete bağlı ödem ve zar tabakası oluşan ve görmesini engelleyen Abdullah Akdağ isimli hastasını yaptığı başarılı tedavi yöntemleri ile sağlığına kavuşturdu.

Yayınlandı:

on

Türkiye Trafik Dergisi Genel Yayın Müdürü Abdullah Akdağ, Büyük Anadolu Hastaneleri Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç.  Dr. Emrullah Beyazyıldız’a görme şikayeti ile başvurarak ameliyat oldu. Akdağ yapılan Vitrektomi ameliyatının ardından görmediklerini artık görebildiğini söyleyerek yaşadığı mutluluğu ifade etti.

KONTROLLERİNİZİ İHMAL ETMEYİN

Yaşadığı süreçleri anlatan Akdağ, “Diyabet hastasıyım. Diyabete bağlı olarak gözlerimde ödem ve göz arkasında zar tabakası oluşmuş. Bu da görmeme engel oluyordu. Uzağı net göremiyordum. Gözlerimde katarakt vardı. Doktorum Doç.  Dr. Emrullah Beyazyıldız başarılı bir tedavi süreci yürüttü. Şu anda görmediklerimi bile görebiliyorum. Bu konuda hocamızı tavsiye ediyorum. İşinde uzman olduğunu etrafımızdan da duyduk, hemde kendimiz gelip tastik etmiş olduk. İşinin ehli bir doktorumuz var Allah kendisinden razı olsun. İlgi, alaka kendi evimiz gibi rahatlıkla Büyük Anadolu Hastaneleri’ne gidip geliyoruz. Buradan bu sorunu yaşayanlara tavsiyem mutlaka kontrollerini ihmal etmesinler. Özellikle diyabet hastaları daha dikkatli olsunlar” dedi.

YIRTIKLAR VE KANAMALAR MEYDANA GELİYOR

Hastası Abdullah Akdağ’a uyguladığı tedavi hakkında bilgiler veren Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç.  Dr. Emrullah Beyazyıldız ise, “Hastamız bize görme sorunu ile başvurdu. Yaptığımız muayenede gözünde ödem ve göz arkasında zar tabakası olduğunu tespit ettik. Bu da görme soruna işaret ediyordu.  Retina göze gelen ışınların beyne ulaştırıldığı anatomik olarak çok önemli bir bölgedir. Retina bölgesini en çok etkileyen hastalık diyabet hastalığıdır. Retina tabakasında yırtıklara, kanamalara neden olmakta, bu da görme sorunlarına neden olmaktadır.  Bu nedenle diyabet hastaları düzenli olarak göz hekimleri tarafından muayene edilmeli, gerekli olduğu durumlarda lazer, göz içi enjeksiyonları gibi diğer tedavi yöntemleri yapılması gereklidir. 

GÖZ HASTALIKLARINDA GEÇ KALMAYIN

Bu tedavi yöntemleri ile körlük engellenmektedir. Bu anlamda diyabet hastalarında düzenli muayene çok önemlidir. Burada kişi ilerleyen süreçlerde kör olma durumu bile ortaya çıkabilir. Diyabete bağlı görme sorunu yaşayanların tedavisinde Vitrektomi ameliyatı ile büyük başarı sağlanmaktadır. Burada önemli olan bu sağlık sorunlarını yaşayan kişilerin ileri aşamalara gelmeden tedavilerini yaptırmalıdır. Abdullah beye de bu yukarıda saydığım tedavi yöntemlerini uyguladık. Kendisini de ifade ettiği gibi çok sağlıklı ve net görebilmektedir” diye konuştu. 

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Ses kısıklığı gırtlak kanseri habercisi olabilir!

Büyük Anadolu Hastaneleri Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Harun Küçük, bir aydan fazla süren ses kısıklığı ya da çatallanma kişide altta yatan bir hastalığın belirtisi hatta gırtlak kanseri habercisi olabileceğini ifade ederek, bu sağlık sorununu yaşayanların mutlaka bir uzman hekime muayene olması gerektiğini söyledi.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Büyük Anadolu Hastaneleri Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Harun Küçük, ses kısıklığı ve gırtlak kanseri hakkında önemli bilgiler vererek uyarılarda bulundu.

ENFEKSİYORLAR SEBEP OLABİLİR

KBB Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Harun Küçük, Ses kısıklığı “kişinin ses tonunda veya gücünde azalma olarak tarif edebiliriz diye belirtti. Herkes hemen hemen hayatın herhangi bir döneminde ses kısıklığı veya seste çatallanma şikâyetini yaşamaktadır. Ses kısıklığı şikâyetine sebep olan etkenler nelerdir diye bakacak olursak en sık enfeksiyonları görürüz. Enfeksiyonlardan sonra en sık ses kısıklığına neden olan neden ses telindeki nodül veya poliplerdir. Enfeksiyona bağlı ses kısıklıklarında enfeksiyona yönelik tedaviler ve sesi dinlendirme tedavi için yeterlidir. 

BU BELİRTİLERE DİKKAT

Gırtlak kanserinin en belirgin özelliği ses kısıklığıdır. Bunun yanında kronik boğaz ağrısı, yutkunurken takılma, boğazda gıcıklanma hissi, nefes darlığı gibi bulgular semptomlarda diğer belirtiler olarak ortaya çıkmaktadır.

Aynı zamanda gırtlak kanseri olan kişilerde daha önce mutlaka kişinin önemsemediği seste kısıklık ya da boğukluk şikâyeti görmekteyiz. 

Gırtlak kanserinin en sık nedeni sigaradır.  Beraberinde alkol kullanımı sigaranın kanser oluşturma etkisini arttırmaktadır . Kişi de bir aydan fazla süreli ses kısıklığı ya da çatallanma durumu varsa mutlaka kulak, burun boğaz hekimine başvurun çünkü altta yatan bir hastalığın belirtisi olabilir. 

SES TELLERİNDE OLUŞAN NODÜL VE POLİPLER

Ses tellerindeki nodülleri ele alacak olursak nodüllerin bir kısmına cerrahi müdahale bir kısmına ise ses terapisi dediğimiz yöntem tedavide uygulanmaktadır.

Ses tellerindeki poliplerde ise tedavi genellikle cerrahi olarak ses telindeki polibin çıkarılmasıdır. Polip ses telinden çıkarıldıktan sonra kişinin ses kısıklığı ile ilgili problemleri düzelmiş olur, fakat bu bir daha ses kısıklığı veya polip şikâyeti olmayacağı anlamına gelmez. Bu müdahaleden sonra kişinin ses tonuna dikkat etmesi, çok yüksek konuşmaması ve bağırmaması gerekmektedir. Bunlara dikkat edilmediği takdirde poliplerde nüks görülebilmektedir.   

Ses telinin ses kısıklığına sebep olan en önemli neden ise ses telinde oluşan tümörlerdir. Ses tellerinde oluşan tümörler erken evrede yakalandıkları zaman tedavi de başarı şansı çok yüksektir. 

SES KISIKLIĞI BAZEN ÖNEMSENMİYOR

Ses kısıklığı şikâyeti ile başvuran bir kişiden bu kişiler ses kısıklığı şikâyeti başladıktan sonra sesini dinlendirmesine rağmen şikayetinde düzelme yoksa mutlaka bir KBB uzmanına başvurmalıdır. Özellikle bir aydan uzun süren ses kısıklığı şikayetinde mutlaka hekime başvurulması gerektiğini tekrar vurgulamak gerekir. 

Eğer ses kısıklığı şikâyeti önemsenmedi ve hasta bir hekime baş vurmadı ise; ses kısıklığına neden olan etken de tümörse çok erken dönemde tanı konulup tamamen tedavi edilebilecek olan noktadaki bir kanser tamamen yayılıp tüm gırtlağa sarıp hatta diğer organlara da yayılım göstererek kişinin ölmesine kadar sebebiyet verebilecek kadar ciddi bir sonuç doğurabilir. Erken dönemde yakalandığı zaman tamamen tedavi edebilme şansı olmasına rağmen ilerleyen dönemlerde tedavi şansları çok düşük olmaktadır.

GIRTLAK KANSERİNDE ERKEN TANI ÖNEMLİ

Gırtlak kanseri tanısı konduktan sonraki süreç bütün kanserlerde olduğu gibi evreleme ile başlar. 

Yani hastalığı evrede erken evrede mi yakaladık, ileri evrede mi yakaladık. 

Erken evrede yakaladığımızda radyoterapi veya son zamanlarda teknolojinin gelişmesiyle lazer cerrahisi ile gırtlaktaki hastalık tamamen ortadan mümkünken ileri evrelerde tanı konulduğu zaman ise hastanın ameliyat olması ameliyattan sonra ışın tedavisi veya eşliğinde kemoterapi alması gerekmektedir.

YÜZDE 90 TEDAVİ BAŞARISI
Gırtlak kanserini tek ses telinde erken evrede yakalandığımız zaman tek ses telinin çıkarılması veya radyoterapi uygulanmasıyla %90 üzerinde başarı elde ediyoruz. Bu hastalarımız beş yılı %90 üzerinde hastalıksız bir şekilde geçiriyorlar. 5 yıl boyunca hastalık nüks etmediği takdirde bu hastalığa artık biz tedavi olmuş şekilde kabul ediyoruz. Ama herhangi bir nüks olması durumunda ek tedaviler gerekiyor. Bunlar ikinci bir cerrahi operasyon,  kemoterapi, daha önce radyoterapi almamışsa radyoterapidir. 

HASTANIN TAKİBİ

Gırtlak kanseri tanısı koyduğumuz hastalarımızı tedavi sonrası ilk yılında her ay kontrol düzenli olarak kontrole çağırıyoruz. Eğer bir yıl boyunca her hangi bir nüks ile karşılaşmadık ise ikinci yılda iki ya da üç aylık bir periyotta takibini yapıyoruz. İkinci yılında herhangi bir nüks ve patolojik bir durum yoksa  artık  6 aylık periyotlar ile hastayı çağırmaya başlıyoruz.  6 aylık takiplerden sonra da hastada herhangi bir nüks gözlenmez ise yıllık takiplere dönüyoruz. ” diyerek sözlerine son verdi.

Okumaya devam et

Sağlık

Samsun İl Sağlık Müdürlüğü Basın Açıklaması

İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Ali Oruç “Pandeminin ildeki genel seyri, yürütülen çalışmalar ve Covid 19 aşı tablosu” hakkında basın açıklamasında bulunmuştur.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Pandeminin ildeki genel seyri, yürütülen çalışmalar ve Covid 19 aşı tablosu hakkında bilgi veren Samsun Valiliği İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Ali Oruç, yaklaşan bayram öncesi uyarılarda bulunarak şunları söyledi:

“İlimizde yaklaşık bir ay süren vaka artışından sonra Samsun Valiliğimiz koordinasyonunda alınan önlemler, kamu kurumlarımızın etkin mücadelesi, sağlık çalışanlarımızın özverili çalışması ve halkımızın tam kapanma döneminde elinden gelen gayreti göstermesiyle vaka sayılarımızda bir düşüş eğrisi yakalama şansı bulduk. Lâdik ilçemiz hariç 16 ilçemizde istikrarlı bir vaka azalış grafiği elde ettik. Samsun olarak kurallara uyduğumuzda vaka sayılarımızın azalabildiğini bir kez daha gördük. Bu hafta itibariyle de vaka sayılarımız azalmaya devam ediyor.

İl olarak zoru başardık, vaka sayılarımızı düşürdük; şimdi önümüzde daha zoru, yani vaka sayısındaki düşüşü güçlendirip, kalıcı hale getirmemiz gereken bir dönem var. Bu da Covid 19 mücadelesinde kararlı duruşumuzu bayramda da korumamızdan, bugüne kadar verilen emeklerin boşa gitmesine izin vermememizden geçiyor.

Lütfen Ramazan ayı boyunca gösterdiğimiz özeni, Ramazan Bayramında da gösterelim. İl dışından gelen misafirlerimizle mümkünse en az bir hafta geçmeden görüşmeyelim. Bayramlaşmalarımızı telefonla, görüntülü olarak yapalım. Virüsün aramızda yeniden dolaşmasına, verilen bunca emeğin boşa gitmesine neden olmayalım.

Ancak üzülerek görüyoruz ki, son bir hafta itibariyle yeniden birkaç nokta da olsa il dışı kaynaklı toplu pozitif vakalarla karşılaşıyoruz. Bir ilçemizde il dışı akraba ziyareti kaynaklı sadece 3 günde 56 pozitif vaka tespit edildi. Bu vakalar şimdilik münferit ve sayıca geneli etkilemeyecek bir tablo sunsa da, özellikle mutasyon virüsün yayılım hızı düşünüldüğünde bizi endişelendiriyor.

Gerekli özeni ve dikkati göstermememiz durumunda Covid 19’un ne kadar hızlı yayıldığını hepimiz acı bir şekilde tecrübe ettik. Bir düşüş eğrisi yakalamışken, yeniden bir yükselişe izin vermeyelim.

Pandeminin başladığı Mart 2020 tarihinden itibaren Samsun olarak büyük bir mücadele verdik. Bugüne kadar Sağlık İl Müdürlüğümüz ve Sağlık Bakanlığımız tarafından yürütülen etkin filyasyon ve test çalışmasıyla birlikte ilimizde toplamda 800 binin üzerinde vatandaşımıza test yaptık, 445 binin üzerinde bir filyasyon çalışması gerçekleştirdik. İlimizde yapılan toplam aşı dozu 500 bine yaklaştı. 55 yaş üstü vatandaşlarımızda I.doz aşı oranımız %70 civarında. Ortada rakamlarında gösterdiği gibi, verilen büyük bir emek var.

Lütfen bu emeği zayi etmeyelim. Bu Ramazan bayramı birbirimizden ayrı geçirdiğimiz son bayram olsun. Tam kapanmayla gösterdiğimiz bu büyük fedakârlık ve çalışma boşa gitmesin.

Vaka sayımızdaki azalışı kalıcı hale getirip, okullarımızın açıldığı, sosyal hayatımızın yeniden hareketlendiği, birbirimizi yeniden gönül rahatlığıyla ziyaret ettiğimiz günlere yeniden ulaşmak, ilimizin rengini yeniden maviye dönüştürmek elimizde.

Bunu ancak hep birlikte mücadele edersek başarabiliriz”

Okumaya devam et

Sağlık

Doğum sonrası ilk kontrol ve Lohusalık Dönemi

Büyük Anadolu Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Özge Piri Mantar “Lohusalık dönemin sağlıklı bir şekilde atlatılabilmesi açısından doğum sonrası ilk ayda annenin doktor kontrolünün düzenli şekilde yapılması büyük önem arz etmektedir” dedi.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Bir annenin doğumun hemen sonrasında hem fiziksel hem de ruhsal açıdan ciddi bir değişim ve dönüşüm yaşadığı altı haftalık dönem, lohusa dönemi olarak adlandırıldığını belirten Büyük Anadolu Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Özge Piri Mantar, “Doğum sonrası ilk kontrolünüz ilk 1 hafta içinde olacaktır, takibinde doğumdan yaklaşık 6 hafta sonra, düzgün biçimde iyileştiğinizi görebilmek için, doktorunuz vajinanızı, karnınızı, serviksinizi ve rahminizi kontrol edecektir. Bazı durumlarda, doktorunuz muayene öncesince check up yaptırmanızı isteyebilir, böylece sezaryen kesiklerinizi inceleyebilir. Doktorunuz göğsünüzü inceleyecek, kilonuzu ve tansiyonunuzu da kontrol edecektir.

YÜKSEK ATEŞE DİKKAT

Doğumdan sonra vajinal boşalma (LOŞİ). DOĞUM sonrası birkaç gün içerisinde, kırmızı, yoğun bir kan akıntısına hazır olun. Bu akıntı kimi zaman küçük kan pıhtıları da içerebilmektedir. Akıntı, daha sulu, pembe veya kahverengi bir renge dönüşerek yavaş yavaş ortadan kalkacaktır. Eğer her 1 – 2 saatte bir ped değiştirmek zorunda kalıyorsanız, 38 dereceden fazla ateşiniz varsa, doktorunuz ile görüşün. Doğum sonrası birkaç gün kasılmalar yaşayabilirsiniz. Genellikle adet kasılmalarınıza benzeyen bu kasılmalar, rahim içerisindeki kan damarlarını sıkarak büyük bir kanama oluşmasını engellemektedir. Eğer gerekli görülürse, doktorunuz bir ağrı kesici önerebilir.

BOL SU İÇİN

İdrar yapma: Doğum sonrası fazla sıvıyı atmak için sık idrara çıkmak normaldir. Doğum esnasında bazen sonda takıldığı için, doğum sonrası idrar yaparken hafif yanmalar olabilir. Bazen doğumu takiben idrar yapmakta güçlük yaşanabilir , idrarınızı kaçırabilir veya idrarınızın geldiğini hissetmeyebilirsiniz. İlk zamanlarda bu durum normaldir. İdrarınızı tutmayın , bol su için idrar yaparken yoğun bir ağrı, zorlanma veya kötü koku hissediyorsanız hekiminize başvurun.

MUTLAKA DOKTORUNUZA BAŞVURUN

Cinsel ilişki, doğumu takiben 6 hafta enfeksiyon açısından riskli olacağı için cinsel ilişki önerilmez. Duygusal değişimler. Çocuk doğumu dengesizlik, üzüntü ve endişe gibi duygusal değişimleri tetikleyebilir. Eğer doğumdan hemen sonra, çok sayıda duygu değişimi, iştah kaybı, kronik yorgunluk ve hayattan keyif almama gibi durumlar yaşıyorsanız, kendinize ve bebeğinize yeteri kadar ilgi gösteremiyor, günlük işleri yerine getiremiyorsanız veya birilerine ya da kendinize zarar verme gibi bir düşünceniz varsa, doktorunuzla görüşün.” diyerek sözlerine son verdi.

Okumaya devam et

Trendler