Connect with us

Gündem

Usta: “Türkiye’de esnaf zekata muhtaç hale gelmiştir”

İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Erhan Usta, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Merkez Bankası’nın açıkladığı para politikası kurulu kararını değerlendirdi.

Published

on

Merkez Bankasının politika faizini yüzde 19’da sabit tuttuğunu bunun piyasaların beklentisine uygun olduğunu belirtti. Yaşanan enflasyonun esnafı derinden etkilediğine dikkat çeken Usta Türkiye’de esnafın zekâta muhtaç hale geldiğini söyledi.

Erhan Usta açıklamasında şunları söyledi:

TÜRKİYE’DE ENFLASYONUN SEBEBİ YÜKSEK FAİZSE O ZAMAN FAİZİ AŞAĞI ÇEKİN

“Piyasa beklentilerine uygun ancak Merkez Bankası Başkanı’nın daha önce konuştuklarına bakarsak aslında daha farklı bir tutum bekleniyordu. Bugüne kadar hep enflasyonun temel sebebinin yüksek enflasyon olduğunu ifade eden bir akademisyen, bir siyasetçi aynı zamanda bir gazeteci, bugün o zaman sözünüzün arkasında durun, bugün Türkiye’de enflasyonun sebebi yüksek faizse o zaman faizi aşağı çekin.

Enflasyonun düşürülememesin en fazla toplumun geliri düşük, sabit olan hele hele işsizler, asgari ücretle çalışanları çok derinden etkilemektedir. Enflasyondan en fazla zarar gören kesindir. Merkez Bankası Başkanının para politikası özet raporundaki sözlerinden anlaşıldığı üzere, önümüzdeki aydan itibaren bir belki faiz indiriminin yolu yapılıyor. Faiz yüksektir ancak tedbir almadan yapılacak her faiz düşüşü Türkiye açısından bir macera olacaktır.  

Türkiye’nin sorunlarını çözmekte zorlanan iktidar Türkiye’yi yönetemiyor. Bir yıldır iş yerini açamayan bir esnaf var, fakat devletten destek alamayan her gün durumu daha zorlaşan bir esnaf kesimi var. Türkiye’de esnaf zekâta muhtaç hale gelmiştir. Bu hiç karşılaşmadığımız bir şeydi, esnafı bu hale getiren de hükümetin esnafı gözardı eden uygulamalarıdır. Çiftçinin ürününün çöpe döküldüğü bir Türkiye manzarası yaşıyoruz. Çiftçinin ürünü para etmiyor, diğer taftan aynı ürünü büyükşehirlerde çok yüksek fiyatlarda tüketmek zorunda kalıyoruz ve hükümet bu konuda hiçbir tedbir almıyor. İntihar olayları arttı, ulusal medyanın üzerinde baskı var bir kısmı yazamıyor ama her gün birkaç tane intihar vakasıyla karşılaşıyoruz. Bir emeklinin bir canım var ondan da bezdim sözünü biliyorsunuz. 10 milyonun üzerinde işsiz var. Çiftçiye yapılan doğrudan destekler geciktirildi.

Tam kapanma dediğimiz bu kapanma öncesinde biz Hükümete alınması gereken tedbirleri söylemiştik, söylediklerimizin önemli bir kısmı yapıldı fakat bir konu yanlış anlaşıldı Mayıs ayı sonuna kadar çekler yazılmasın, çek sistemi devam etsin, çek ibrazı devam etsin fakat bunu yanlış anladılar ki, çek ibrazını yasakladılar bu tüm fon akışını durdurdu. Günlük çalışanlara acil destek verilmesi lazım. Bu insanlar günlük kazanıp günlük harcıyorlar. Vergi beyannameleri ertelensin dedik o yapıldı sayılır fakat kira stopajı sıfırlansın dedik. Vatandaş kirasını ödeyemiyor fakat devlet diyor ki, kiranın stopajını getir, böyle bir devlet anlayışı olmaz. En azından mutlak süratle sıfırlanması lazım.  Vatandaş elektrik faturalarını ödeyemiyor, buna ilişkin bir şey yapılmadı. 

SAYIN BAKAN DÜNYA TASARRUF ORANLARI İLE İLGİLİ AÇIKLAMA YAPIYOR FAKAT TÜRKİYE TASARRUF ORANLARINI NE KENDİSİ BİLİYOR NE BİZ BİLİYORUZ

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan uzun bir dünya analizi yaptı, dünya analizi yaptıktan sonra Türkiye’yi de aynı şekilde analiz etmeliydi. Türkiye ayağının biraz eksik kaldığını düşünüyorum. Türkiye’nin yapısal bir cari açığı var, bütçe açığı var onlara ilişkin bir tasarruf oranları var. Şu anda biz Türkiye’de 2020 yılında tasarruflar nasıl gerçekleşti bilmiyoruz. Dünya tasarruf oranları ile ilgili açıklama yapıyor Sayın Bakan fakat Türkiye tasarruf oranlarını ne kendisi biliyor ne biz biliyoruz. Vatandaşa doğrudan destek ile ilgili herhangi bir açıklama yapmadı. Dedi ki, dünyada gelir düşmesine rağmen tasarruflar arttı. Niye çünkü ülkeler destekledi, bireysel tasarruflar arttı. Yani millet bu pademiyi devletin verdiği desteklerden dolayı çok az hissetti başka ülkelerde.  Bizde insanlar hem işini kaybetti hem gelirini kaybetti çünkü devlet destek vermedi. Sayın Maliye Bakanı buna ilişkin verilen desteklerin ne kadar sorunu çözdüğüne dair bir analiz yapmadı. Hükümet vatandaşına destek vermiyor, çok düşük seviyede destek veriyor, verilen desteklerin büyük kısmı işsizlik sigortası fonundan veriliyor.

2021 bütçesi görüşülürken önergeler verdik, pandeminin devam edeceğini vatandaşın desteklenmesi gerektiğini buraya yönelik harcama ödeneklerinin şimdiden kurulması gerektiğini ifade ettik. Sayın Lütfi Elvan plan bütçe komisyonu başkanıydı o zaman sorarlar neden hiçbir gayret göstermediniz.

2020 YILI BÜYÜMESİNİN NE KADAR SORUNLU NE KADAR MALİYETLİ BİR BÜYÜME OLDUĞU MALİYE BAKANI TARAFINDAN ANLAŞILAMAMIŞ

2020 yılı büyümesi 1.8’lik büyümenin ne kadar sorunlu ne kadar maliyetli bir büyüme olduğu Sayın Maliye Bakanı tarafından anlaşılamamış. 2020 yılı büyümesi kalitesi son derece düşüktür. Finansal sektörden kaynaklanmıştır, vatandaştan elde ettiği faiz geliri ile bankalar büyüdü, bankaların büyümesi Türkiye’yi belli ölçüde büyüttü. Türkiye 1.8 büyüdü değil 3,5 küçüldüğünü konuşmalıydık biz bugün. Bu büyümenin sonunda Türkiye’de belli mal gruplarında araba, gayrimenkul sonrasında ülke genelinde enflasyonda yaygınlaşma gördük. Enflasyonu artırdı bu büyüme. İthalat ve cari açığı artırdı. Rezervleri eritti. En sorunda kuru da patlatan bir büyüme. Siz bunu tutup hala bu büyüme iyi bir büyümedir demenin hiçbir rasyoneli yoktur. Bu büyüme çok sınırlı bir büyümenin üzerine gelmiş. Milleti borca sokup borç üzerinden zaten para harcattığınız zaman elbette bir miktar büyüme olması lazım. Öönemli olan bu büyümenin sonuçlarına bakmanız gerekiyor. Bu büyümeye rağmen 1,5 milyon insan işini kaybetti, bu büyümeye rağmen 10 milyonun üzerinde işsizimiz var, bu büyüme bankaların sorunlu kredilerini artırdı. Biz İYİ Parti olarak bu konuyu çalıştık, bizim 2021 yılı Haziran ayında sorunlu kredilerin boyutunu tahminimiz 650 milyar liraya ulaşmasıdır. Türkiye’de bankacılık kesiminin sorunlu kredi meselesi bankacılık sistemi açısından ciddi risk oluşturmaktadır. Sorunlu kredilerin oranın ve 650 milyarın da orantısal olarak yüzde 20’ye varmasından endişe ediyoruz. 

MALİYE POLİTİKASI İLE İLGİLİ KALICI OLARAK, MİLLETİN İHTİYACI OLAN PARAYI VERMEMENİN ÖTESİNDE NE YAPIYORSUNUZ?

Sadece para politikasıyla enflasyonu düşüremezsiniz. Doğru. O zaman ne yapıyorsunuz diye sormamız gerekiyor. Maliye politikası ile ilgili kalıcı olarak milletin ihtiyacı olan parayı vermemenin ötesinde ne yapıyorsunuz? İsraf denilen kalemlerin hangisiyle ilgili tasarruf yapıyorsunuz? Beşli çeteye verdiğiniz paraların hangisinden tasarruf yapıyorsunuz? Enflasyonun yapısal sorunları var yani bir zincir market terörü var Türkiye’de bunu kabul etmek lazım. Ürünler artık çöpe dökülüyor. Burada çok ciddi bir şekilde bu mesele bir organizasyon sorunudur, hükümetin bir kısım kendisine yakın zincir marketleri korumasıdır. Böyle bir terör var bu teröre kimsenin dur dediği yok. 

Damat Bakan en son açıkladığı 2020 yılı bütçe açığını 4,3 olarak söylemişti. Sayın Bakan şimdi bunu 3,5’a çektik diyor. Çektiniz ama yanlış yaptınız millete destek vermeden bu açığın çekilmesinin doğru olmadığını düşünüyorum. Biz hep şunu söyledik, bir defalık etki yapacak vatandaşa destek. Yapısal olarak açığı bozmadığınız sürece pandemi ile mücadele kapsamında vatandaşa ne kadar para verirseniz verin bunun ekonomiye bir zararı olmak faydası olur. Bunlar yapılmadı ve dolayısıyla bütçe açığı aşağı çekildi bunun doğru olmadığını söylüyorum.

Bakan ödemeler dengesi sorunu görmüyorum dedi.  O zaman şunu soruyoruz, Merkez Bankası Başkanı’nın söylediğini nereye koyuyorsunuz? Nurettin Canikli’nin söylediğini nereye koyuyorsunuz? Canikli ve Merkez Bankası Başkanı çok ciddi bir şekilde aslında Türkiye’de özellikle 2020 yılında Türkiye’nin ciddi bir ödemeler dengesiyle karşı karşıya olduğunu, rezerv eritme politikasıyla bu krizin atlatıldığını söyledi. Şimdi Hazine ve Maliye Bakanı da bunların arkasını toplamaya çalışıyor. Türkiye’nin bir ödemeler dengesi sorunu loktur diyor, bende diyorum ki, kendi kurmaylarınıza lütfen bu konuyu söyleyin.

BUNU YAPANLAR YARGIDA HESAP VERMEK DURUMUNDA KALIR

Biz 128 milyar meselesinin çok fazla uzatılmasını istemiyoruz fakat hükümet kanadından gerek Cumhurbaşkanı gerek bir kısım Genel Başkan Yardımcıları, Bakanlar, Merkez Bankası Başkanı’nın her açıklamasından sonra kuşkularımız biraz daha artıyor. Protokol ile yapılan bu uygulamanın yasal olduğunu söyledi sayın Bakan. Bunun hukuki olmadığını söyleyen ilk siyasetçilerden bir tanesiyim, bu protokole dayandırılarak rezerv erimesi hukuki değildir demiştim. Sayın Bakan bu protokolün yasal olduğunu ifade etti. Bu protokol yasal değildir bu protokole dayalı yapılan işlemlerin tamamı gayri hukukidir. Türkiye sağlıklı bur duruma kavuştuğunda yargıda bunu yapanlar hesap vermek durumundadır. Siyasetçi ise Yüce Divana gidecek, bürokratsa mahkemelerde bunun hesabını verecekler. Bu milletin alın terini yasal olmayan yollarla eritemezsiniz bunu yaptıysanız hesabını vermek zorundasınız.

ŞAİBELİ İŞ YAPARSANIZ SORARIZ

Bugüne kadar rezervlerin satılmadığını söylediler, bizzat Sayın Cumhurbaşkanı söyledi. Her defasında farklı birşey söylüyorlar. Başta inkar ediyorlardı, iyi yanı dün Hazine ve Maliye Bakanının ifadelerinden de gördüğümüz şey, şu andan itibaren yapılmaya çalışılan şey kasada demiyorlar para gitti, bunun nasıl gittiğini zayıf argümanlarla açıklamaya çalışıyorlar. Bugüne kadar geleneksel yöntemlerle sattığımızda sormadınız, niye şimdi soruyorsanız derseniz, çünkü şaibeli iş yaparsanız sorarız. Ticari sırın arkasına filan sığınamazsınız. Kime verdiğinizi söylemiyorsunuz onu kabul ediyoruz peki, hangi fiyattan verdiğinizi niye söylemiyorsunuz? Hangi dönemlerde ne amaçla sattınız? 31 Mart seçimlerinde gayri ahlaki bir şekilde kullanılmıştır bu paralar. İç siyaset malzemesi yapılmıştır bu milletin alın teri. 31 Mart seçimleri için çar çur edilmiştir rakamlar da bunu gösteriyor, o dönem için harcandı. Bu argümanımız yanlışsa, hangi dönemlerde rezervlerin eritildiğini söyleyin. Niye geleneksel olan yöntemlerle, evren merkez bankalarının yöntemleri ile değil de bu arka kapı yöntemi ile yaptınız? Kamu bankalarının ticari esasa göre çalışması kanunun bir hükmüdür,  bu işin içine kamu bankalarını da kattınız ve bu işten kamu bankaları çok ciddi bir şekilde zarar gördü, sermayesi eridi.

Sayın Bakan’dan rezerv biriktirme sistemine ilişkin bir açıklama beklerdik. Biz bile onlardan daha fazla öneride bulunuyoruz. Eksi 50 milyar dolarla Türkiye gidebilir mi? Türkiye milli parası korumasızdır diyoruz, buna ilişkin hiçbir strateji geliştirmiyor. Nasıl biriktirecek Türkiye bu rezervi? Toplumu aydınlatacak bir takım çözümlerin söylenmesi lazımdı.

HÜKÜMET ARTIK, FARKLI DÜŞÜNEN HERKESİ YARGI SOPASIYLA KORKUTMAKTAN VAZGEÇMELİ

TÜİK’in Enak ile ilgili suç duyurusunda bulunduğunu de Sayın Bakan’dan öğrenmiş bulunduk. Bizim itibarımızı zedeleyici açıklamalarda bulundu diye olabilir. O zaman TÜİK’e ben şunu sorarım, beş yıldan fazla bir dönemde başkanları vekaletle atandı ve bütün yönetici kadroları vekaletle yönetiliyor. Esas TÜİK’in itibarını zedeleyen bu. TÜİK’in üzerine siyasetin gölgesi düşmüş durumdadır. TÜİK yöneticileri eli kolu bağlı bir şekilde çalışmaktadır. Özerk olması gereken bir kurumun üzerine siyasetin gölgesini düşürürseniz o zaman TÜİK’in Başkanı’nın itiraz etmesi gerekirdi itibarımızı niye zedeliyorsunuz diye. O yüzden böyle bir suç duyurusunda bulunmasını çok anlamsız buluyorum. Dünyanın en itibarlı ajansları bile Enak’ın açıklamalarına itibar ediyorsa o zaman sizin açıkladığınız rakamların ne kadar itibarsız olduğunu kendiniz düşünün. Farklı düşünen herkesi yargı sopasıyla korkutmaktan artık bu hükümetin vazgeçmesi gerekir.  

MEYDAN OKUYORUM; İSTEDİĞİNİZ TELEVİZYONA ÇIKALIM BU KONULARI TARTIŞALIM

Çağrıda bulunuyorum Sayın Bakan’a, çağırsınlar istediği kanala çıkalım, istediği gazetecinin karşısına çıkalım. Hazine ve Mali Bakanı ile biz veya kimi davet edeceklerse çıkalım bunları millete tek taraflı anlatmak yerine tartışalım. Milleti kim ikna edecekse o şekilde milleti aydınlığa kavuşturalım. Karşısına gazeteciler çıkıyor soru sormuyorlar, böyle düzmece bir program olur mu? Bunlar vatandaşı aydınlatmıyor, buradan meydan okuyoruz, istediği televizyona, istediği şekilde kim olacaksa hangi siyasetçi olacaksa çıkalım vazifemizi yapalım diye düşünüyorum.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Taşçı’dan Deveci’ye Jet Yanıt

Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci’yi sert bir dille eleştiren önceki dönem Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı, “Ar damarı çatlamış birini arıyorsa, kendi hukuk bürosundan, başkanı olduğu belediyeyi icraya veren başkana baksın” dedi.

Published

on

By

Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci’yi sert bir dille eleştiren önceki dönem Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı, “Ar damarı çatlamış birini arıyorsa, kendi hukuk bürosundan, başkanı olduğu belediyeyi icraya veren başkana baksın” dedi.


Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci’nin açıklamalarını şaşkınlıkla takip ettiğini söyleyerek İshak Taşçı, “Başkan Deveci, başarısızlığını başkalarına fatura etme hastalığına yakalandı. Ar damarı çatlayan birini arıyorsa, nereye bakması gerektiğini ona bir hatırlatayım. 300’e yakın insanı işten çıkartıp, hiç işçi çıkartmadım diyen başkana baksın ” diye konuştu.

“AR DAMARI ÇATLAMIŞ ARAYAN…”

İshak Taşçı, kendisini eleştirenlere ‘ar damarı çatlamış’ ifadesini kullanan Başkan Deveci’ye sert çıkarak, “Başkan Deveci, kendisini eleştiren, yanlışlarını dile getirenlere, ar damarı çatlamış şeklinde bir ifade kullandı. Ar damarı çatlayan birisini görmek istiyorsa, kendi hukuk bürosundan, başkanı olduğu belediyeyi icraya veren başkana baksın. 300’e yakın insanı işten çıkartıp, hiç işçi çıkartmadım diyen başkana baksın. 210 Milyon TL belediye bütçesini ve 132 Milyon TL belediye borcunu kendisi onaylayıp, bu rakamı kamuoyuna 200 Milyon TL olarak lanse eden başkana baksın. Kendi yeğenine şirket kurdurup, o şirketi de batıran, sonra çıkıp da bu şirketin borcu olmadığını söyleyen başkana baksın. Bir önceki dönemden ‘masa kadar’ bile arsa kalmamış deyip, 143 adet belediye arsasını satan başkana baksın. Seyir Terasını tek kişi olarak girip yarı fiyatına alan şahsı önce tanımadığını, sonra köylüsü olduğunu itiraf eden başkana baksın. 2020 yılı Mart ayı’na ait 70 bin TL’lik internet borcunu ödemeyip, icra gelince de ‘önceki dönem borcu’ diye insanları kandırıp meydana toplayan başkana baksın. 87 proje hayata geçiren önceki dönem başkanına laf atıp, tek bir eseri olmayan başkana baksın. Kötü sözleri hep kendini anlatıyor” şeklinde konuştu.

“ATAKUM HALKI GERÇEKLERİ GÖRÜYOR”
Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci’nin başarısızlığını başkalarına fatura etme hastalığına tutulduğunu söyleyen önceki dönem Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı, “Başkan Deveci’nin açıklamasını takip ettim. Bugüne kadar çizdiği profilin dışına çıkmayarak, bizi şaşırtmadı. Seçilmiş bir insana yakışmayan bir tarz ile başarısızlığının faturasını başkalarına çıkarmaya devam etti. Ne yazık ki bu açıklamalar, başarısız bir yönetim anlayışının ürünüdür. Görevi devraldığı günden itibaren, enkaz edebiyatı yaparak, karalama kampanyaları düzenleyerek, itibarsızlaştırma çabası içerisine girerek yoluna devam eden Cemil Deveci, 3 yılda bırakın bir çivi çakmayı, kendisinden önce yapılmış projeleri de, çalışmaları da birer birer yok etmektedir. Atakum halkı, bu gerçeği çok net bir şekilde görmektedir” dedi.

“O’NDAN BİR ŞEY BEKLENMİYOR ARTIK”
Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci’den artık bir hizmet beklentisi içerisinde olmadıklarını söyleyen İshak Taşçı, “Yaptığı her iş nedeniyle düzenli olarak kendi kendini köşeye sıkıştıran Cemil Deveci’nin, başkan olduğu günden bu yana, önceki dönem diye başladığı her cümlenin yalana ve iftiraya dayalı olduğunun artık halkımızda farkına vardı. Ondan hizmet noktasında bir şey beklediğimiz yok. En azından kendisinden önce yapılanlara sahip çıkabilseydi. Onu da yapamadı. 5 yıllık emeklerimiz, onun yüzünden yok olurken, ilçemiz de ne yazık ki kayıp bir 5 yıl yaşıyor. Benim en çok canımı acıtan, büyük emeklerle ilçemize kazandırdığımız projelerin, beceriksizlik yüzünden kaybolup gitmesi. Bakalım daha hangi projelerimizi ziyan edecek” diye konuştu.

Continue Reading

Gündem

Halim Batur turnuvasının kazananı Kadıköyspor oldu

İlkadım Belediyesi Halim Batur anısına düzenlenen futbol turnuvasının şampiyonluk kupasını Kadıköyspor havaya kaldırdı. Turnuvada ikinci Derebahçespor olurken üçüncü Şehit Uğur Birincispor kulübü oldu.

Published

on

İlginin yoğun olduğu turnuvada şampiyonluk için saha çıkan Kadıköyspor ile Derebahçespor maçının ilk yarsında rakip takım karşında üstünlük kuran Kadıköyspor maçın ilk yarısını 4-0 önde kapattı.İkinici yarıya hızlı başlayan ve ilk yarıdaki üstünlüğü attığı 8 golle süsleyen Kadıköyspor maçı 12-0 kazandı. Gol yağmuruna dönüşen maçın bitiş düdüğü ile kupa sevincini maça gelen taraftarlarla paylaşan futbolcular renkli görüntülere sahne oldu.

“Emeği geçen herkese teşekkür etti”

Ödül töreninde konuşan İlkadım Yabpa Spor Başkanı Ali Akyüz,” Her şey ilkadımla başlar sözünün en güzel örneğini burada yaşadığımızı düşünüyorum. Pandemi nedeniyle uzun sporcularımız futbola hasret kalmıştı.2 ay önce amatör spor kulüpleri bir turnuva düzenledi. Bizde bu turnuvadan esinlenerek çocuklarımıza bir tören yapmayı düşündük. Bu düşüncemizi Belediye Başkanımıza ilettik. Burada bulunduğumuz tesisimize ismini veren Halim Batur anısına düzenleyerek bir ilk daha gerçekleştirdik. İlerki yıllarda tüm takımlarımızı da bir araya getirerek bunun devamını yapmak istiyoruz.3 senelik mücadelemizi oluşturduğumuz bayan takımı ile Süper Lige çıktı. Bu başarıda emeği geçen başta belediye Başkanımız Necattin Demirtaş’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

“Spor tüm kötü alışkanlıkları yenmek için en büyük imkan”

Burada turnuvamıza gelen tüm katılımcılara ve Halim Batur kardeşimizin değerli ailesine, antrenörlerimize ve emeği geçen herkese canı gönülde teşekkür ediyorum diyen İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş,” Güzel bir atmosferde güzel bir final maçı izledik.Bayada heyecanlandım. İlkadım Yabpa Spor Başkanı Ali Akyüz başkanın Halim Batur turnuvası için geldiği zaman biz kendisine destekte bulunmak için büyük bir özveriyle dahil olduk. Halim Batur adını verdiğimiz turnuvamız bizi çok onurlandırdı. Halim kardeşimizle bir gönül bağımız vardı. Bu turnuva ile onu adını unutturmamak adına güzel bir etkinlik oldu. Asıl amacımız geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi sokaklardan, internet kafelerden ve kötü alışkanlıklardan uzak tutmak ve onları sporla topluma faydalı bireyler yapmak için elimizden gelen tüm imkanlarımızı sonuna kadar kullanacağız. “Bu anlamda sizlere büyük görev düşüyor. Çocuklarımızı bağımlılıklardan, boş zaman geçirmekten ve kötü alışkanlıklardan korumak zorundayız. Bu vesileyle spor tesislerimiz, çocuklarımızı bu  alışkanlıklardan korumak, kötülükleri yenmek için en büyük imkan. Bu imkanı da sizlerin en güzel şekilde değerlendireceğinizden hiç şüphem yok” dedi.

Başarı elde eden takımlara, futbolcular, görev yapan hakemlere ödüllerinin verildiği törende İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş, birinci olan Kadıköyspor kulübü oyuncularını tebrik edip madalyalarını ve Şampiyonluk kupasını takdim etti. Turnuvanın ikincisi olan Derebahçe takımına ödülünü Amatör Spor kulüpleri Federasyon Başkanı Şener Aydın, Üçünücü olan Şehit Uğur Birinci’ye Türkiye Futbol Federasyonu Bölge Müdürü İbrahim Güven, dördüncü olan Karadenizspor kulübüne madalyalarını  ise Halim Batur’un eşi Nihan Batur takdim etti.

Continue Reading

Gündem

Karaaslan: ‘TEKNOFEST 2022’ ile Türkiye’nin kalbi Samsun’da atacak

21-26 Eylül tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilen TEKNOFEST 2021’in kapanış gününde TEKNOFEST’in gelecek yıl Samsun’da düzenleneceği açıklandı.

Published

on

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’nin ilk ve tek havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in 2022’de Karadeniz Bölgesi’nde Samsun merkezli gerçekleştirilecek olmasının çok önemli olduğunu kaydetti.

TEKNOFEST’in 2. defa İstanbul dışında düzenleneceğini söyleyen Karaaslan, “Bu anlamlı ve büyük organizasyonun İstanbul dışında gerçekleştirileceği 2. şehrin Samsun olması ayrıca anlamlıdır. TEKNOFEST her şeyden önce Samsun’un sağlam temelleri olan bilimsel altyapısının gelişmesine ve gençlik şehri kimliğinin güçlenmesine katkı sağlayacaktır. Samsun; güçlü altyapısı ve üstyapısıyla,  konaklama kapasitesiyle, ulusal ve uluslararası organizasyonların gerçekleştirilmesine olanak sağlayan tesisleriyle, 2 devlet üniversitesiyle, gençlere sunduğu imkânlarla TEKNOFEST’e en iyi şekilde ev sahipliği yapacaktır.” dedi.

TEKNOFEST’in Samsun’da gerçekleştirilmesi noktasında uzun zamandır görüşmeler yaptıklarını, bugün ise bunun sonucunu aldıklarını belirten Karaaslan, “Gençlik şehri Samsun’umuz 2022 yılında, dünyanın bir numaralı havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’e ev sahipliği yapacak. Bugüne kadar ulusal ve uluslararası organizasyonlara başarıyla ev sahipliği yapan şehrimiz gelecek yıl bu büyük festivali de kendine yakışır şekilde gerçekleştirecektir. Ülkemize, milletimize, şehrimize ve tüm gençlerimize hayırlı olsun.” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3) yürütücülüğünde, Türkiye’de milli teknolojinin geliştirilmesi konusunda önemli çalışmalar yapan birçok kuruluşun paydaşlığıyla TEKNOFEST’in bu yıl 4. kez kapılarını açtığını belirten Karaaslan, “TEKNOFEST, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemizde son 19 yılda yerli ve milli teknolojilerde ortaya konulan gayretlerin ve atılımların bir neticesidir. AR-GE ve yenilikçilik ekosistemimizi geliştirmek için Sn. Cumhurbaşkanımızın vizyonu ve önderliğinde büyük çaba harcıyor, ülkemizin teknoloji kabiliyetlerini en üst seviyeye taşımak için gayretle çalışıyoruz. Türkiye’yi gururlandıran teknolojilere imza atan ve gençlerimize ilham olan Bayraktar ailesine bu vesileyle teşekkürlerimi iletiyorum. Gençlerimizin bu vizyona katkı sunacak çalışmalar içinde olmalarını görmek, geleceğe dair umutlarımızı daha da büyütüyor.” görüşünü paylaştı.

Karaaslan, “TEKNOFEST’te her sene; roketten, insansız hava araçlarına, elektrikli araçlardan yapay zekâ teknolojilerine, iletişim teknolojilerinden uçan araba tasarımına, biyoteknolojiden çevre ve enerjiye kadar birçok alanda gençlerimizin takım ruhu ile rekabetlerine şahitlik ediyoruz. Ülkemizin Milli Teknoloji Hamlesi’nin eseri olan TEKNOFEST sayesinde çocuklarımız ve gençlerimiz araştırma yapmanın, üretmenin, icat ortaya koymanın heyecanını yaşıyor. Kendilerine 2053 ve 2071 vizyonları emanet edilen gençlerimizin her alanda donanımlı ve nitelikli yetişmenin gayreti içinde olduğunu görmek hepimizi sevindiriyor. İnanıyoruz ki gençlerimiz ülkemizin milli teknoloji hikâyesini başarıyla yazmayı sürdürecektir.” dedi.

Samsun’un yarışlarda elde ettiği başarılara da değinen Karaaslan, “Orta irtifa roket kategorisinde Türkiye 1.si olan Tanyeli Roket Takımı başta olmak üzere Samsunlu gençlerimizin başarıları göz dolduruyor.” açıklamasında bulundu. 2018’de ilk defa düzenlenen TEKNOFEST’in her yıl milyonları bulan ziyaretçi sayısıyla büyümeye devam ettiğini ve 88 ülkeden yüzlerce öğrenci ve girişimcinin katıldığı küresel bir organizasyon haline dönüştüğünü aktaran Karaaslan, “Seneye 5.si gerçekleştirilecek TEKNOFEST ile bilim ve teknolojiye dair her şey şehrimizde olacak, Türkiye’nin kalbi Samsun’da atacak.” dedi.

Continue Reading

Trendler