Connect with us

Gündem

USTA: AK PARTİ HÜKÜMETİ TÜRKİYE’NİN SORUNLARINI ÇÖZMÜYOR, ZAMAN KAYBETTİRİYOR

İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Erhan Usta, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, “Ak Parti Hükümetleri Türkiye’nin sorunlarını çözmüyor, zaman kaybettiriyor. AK Parti’nin Türkiye’nin sorunlarını çözmeye yönelik ne bir siyasi iradesi var ne de bilgi birikimi kaldı” dedi.

Published

on

Son günlerde siyaset mafya ilişkisini görüyoruz diyen Usta, açıklamasında şunları söyledi:

“90’lı yıllara rahmet okuturcasına tüm kirlilikler, pislikler ortaya çıkmaya başladı. Türkiye’de hiçbir şekilde güven iklimi kalmamıştır. Ekonomide zaten güven olmadığı için yansımalarını görüyoruz. İnsanların Türkiye’de can güvenliği yoktur, mal güvenliği yoktur, hukuk güvenliği yoktur. 18 yılın sonunda Ak Parti Hükümeti Türkiye’yi böyle bir noktaya getirdi.

Dün TBMM’de bir kanun teklifi görüşüldü ve kabul edildi Cumhur ittifakı tarafından. Vatandaş perişan vatandaş sıkıntıda insanlar bekliyor ki, içerisinde birtakım sıkıntıları çözecek hususlar barındırsın bu kanun teklifi. Fakat bomboş bir kanun teklifi görüşüldü. 3 yıl önce yaptığı bir yıl önce yaptığı hatayı düzeltmeye yönelik maddeler vardı. Mesela çek yasasını çıkarıyorsun ticari hayatı felce uğratıyorsun şimdi önü düzeltmeye yönelik bir şey çıkartıyorsun. Zaman kaybettirici Türkiye’nin enerjisini boşa harcayıcı işler yapılıyor.

BU VERİMSİZLİĞE PRİM VEREN BİR UYGULAMADIR, HİLE YAPMAK İSTEYEN FİRMALARI ÖDÜLLENDİRECEKTİR

KOBi’lere yönelik destek açıklanıyor, ne kadar müracaat oldu diye baktığınızda hemen hemen kimse yok. O kadar mantıksız şartlar isteniliyor ki, mesela 2019 yılı ve öncesinde kurulmuş olmak. 2020 yılının ilk beş ayında yüzde 25 ciro kaybı olsun diyor. Reel anlamda yüzde 50 – 60 tan fazla ciro kaybına uğruyor. İşçinizi azaltmamış olacaksınız diyor bu kadar mantıksız şartların olduğu bir kurgu var. Bu verimsizliğe prim veren bir uygulamadır. Bu hile yapmak isteyen firmaları ödüllendirecektir. Bundan hızla vazgeçmek lazım. Zor ve sıkıntılı dönemde işletmeleri rahatlatmak gerekir. Bunu takip edeceğiz buradaki şartların değiştirilip işletmelerin bu kredileri kullanacak duruma getirmek gerekir. Kredi uygulamasında da verimsizliği pirim veren şartlar vardır. Burada da firmalar alamasın biz de bir paket açıklamış olalım diye açıklanmış desteklerdir. Turizm sektörü için kira ödemelerinde erteleme yapılmıştı bu yıl da bir erteleme yapıldı. Bunu destekliyoruz olması gerekir ama burada hangi bir şekilde bu ertelemelerde faiz alınmıyor. Bunun aynısını çok zor durumda olan esnaf çiftçi için de bekliyoruz. Esnaftan bu sıkıntılı dönemde stopajları, vergileri almaya devam eden bir iktidar var. Turizmcilere gösterdiğiniz o kolaylığı toplumun diğer kesimlerine göstermeniz gerekir.  

BİONTEK İLE YAPILAN AŞI ANLAŞMASI DOLAYISIYLA ÖDENECEK PARANIN TAMAMININ FAZLASI AKARYAKIT ZAMMI İLE ÇIKARILDI

Dün çok yüksek oranlarda akaryakıt zammı ile uyandık. Bu artışın toplam yıllık gelir etkisi 26,5 civarında. İki milyon esnafın toplamda alacağı destek 10 milyar lira iken şu anda ekonominin üzerinde 26 milyar lira etkisi olan bir yük getirildi. Biontech ile yapılan aşı anlaşması dolayısıyla ödenecek paranın tamamının fazlası bu akaryakıt zammı ile çıkarılmış oldu. Aşının bedelini milletin üzerine yüklemiş bir Ak Parti Hükümeti var. Tabii aşı bir defa ama bu zamlan her yıl gelecek. Hükümet biz size bedava aşı yaptırıyoruz demesin.

MİLLET BİR KEZ DAHA ACI REÇETE İLE TANIŞMIŞ OLDU

Türk lirası korumasız hale gelmiştir. Milli parayı koruyan iki faktör vardır bunlardan birisi faizdir, ikinci unsur ise Türkiye’nin rezervleridir. Rezervi eksiye düşmüş bir ülkede milli parayı koruyacak hiçbir unsur yok. Akaryakıtta gördüğümüz bu artışların bundan sonra da görmek kaçınılmaz olacaktır. Hemen bunun peşine büyük ihtimalle doğalgaz ve elektrikte zamlar göreceğiz. Akaryakıt fiyat artışının dolaylı etkilerini de göreceğiz. Dolayısıyla millet bir kez daha acı reçete ile tanışmış oldu. 

BÜTÜN İKAZLARIMIZA RAĞMEN AK PARTİ HÜKÜMETİ ÜLKEYİ BU HALE GETİRMİŞTİR

Enflasyon yüksekti ama Ak Parti Hükümetleri düşmek trendinde olan bir enflasyon devralmıştı. Şimdi 2002 yılında aldığı enflasyonun üzerinde bir enflasyon var. Dünyada yüzde 1-2 enflasyonun konuşulduğu bir ortamda Türkiye’de yüzde 35 enflasyon var ve trendi de yukarı doğru. TÜİK’in açıkladığı rakamlar bile olağanüstü yüksek rakamlardı. İşin kötüsü önümüzdeki günlerde enflasyonun düşürülmesine yönelik olarak bir politika aracını kaybetmiştir Türkiye. Dolayısıyla kurda bir artış olduğu zaman bunu hemen enflasyona yansıması olacaktır. Bunların hiçbirine karşı yapabileceğimiz bir şey yok. Bu kadar ülkeyi korumasız bırakmak düşünülemez. Bütün ikazlarımıza rağmen Ak Parti hükümeti ülkeyi bu hale getirmiştir. Biz vatandaş refah içerisinde yaşasın diye önerilerde bulunuyoruz. Hiç olmazsa bu işleri bilemiyorsanız bilenleri dinleseler bundan biraz daha belki Türkiye iyi olur. Onu yapacak ne cesaretleri var ne de o demokrasi kültürü var. Bütün bunların çözümü bellidir, milletin önüne sandığın koyulması lazım.  

BİR İTALYAN FİRMASI BU ÜLKENİN BÜTÜN KAYNAĞINI SÖMÜRÜYOR VE HÜKÜMET BUNA MÜSAADE EDİYOR

Fındığın çok ciddi yapısal sorunları var. 18 yıllık 19 yıllık iktidardan ülkenin yapısal sorunlarını çözmesini bekleriz, bunlardan bir tanesi fındık. Fındığın yapısal sorunlarını bu hükümet çözemediği gibi geçmişte çok kolay yapılan işlemler bile şu anda yapılamıyor. Biz fındığın natürel olarak ihraç edilmesine karşıyız. Fındığı ham madde olarak ihraç etmek gelişmemiş ülkelerin yaptığı bir şey. Gelişmiş ülke işleyerek ihraç eder. Türkiye fındığı ihraç etme kabiliyetini yitirdi. Bir İtalyan firması bu ülkenin bütün kaynağını sömürüyor ve Hükümet buna müsaade ediyor. Siz dünya ihracatının yüzde 75’ini yapacaksınız yurt içindeki fiyatı dahi belirleyemiyorsunuz. Fındık fiyatları 25-26 liraydı, TMO alım yapıyordu. Nisan sonunda TMO alımı durduruyorum dedi fiyatlar 21 liraya düştü. TMO’nun bu konuda uzmanlaşması lazım ve daha iyi bir bütçe ile bu işe dahil olması lazım. Fındık fiyatları sezondan önce açıklansın, açıklanırken kur artışları dikkate alınarak üreticiyi mağdur etmeyecek şekilde açıklanmalı.  

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Yaşar, Karadeniz’de dere yatakları biran önce rehabilite edilmeli

İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, Arhavi’de ve Karadeniz Bölgesi’nde ve Arhavi’de meydana gelen sel felaketlerine dikkat çekerek, Karadeniz Bölgesi’ndeki dere yataklarının biran önce rehabilite edilmesi ve temizlenmesi gerektiğini vurguladı.

Published

on

Yaşanan sel felaketi sonrası İYİ Parti heyeti olarak Arhavi çeşitli incelemelerde bulunduklarını ifade eden İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, “Karadeniz’de her dönemde sel felaketleri ile karşılaşıyoruz. Aslında Arhavi’de yaşananlar bulunan tipik örneklerinden bir tanesidir. Bundan önce geçtiğimiz hafta Rize’de, daha önceki aylarda Giresun Dereli’de tekrarı oldu, yine devamında Samsun’da sel felaketleri olmuştur.” dedi.

FELAKETLER YATIRIMLA ÖNLENEBİLİR

İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, yaptığı açıklamada, yaşanan soruna ve çözüm önerilerine işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Çok düşük maliyetle ve yatırımla alınabilecek olan önlemler vaktinde alınmış olsaydı, bugün Karadeniz Bölgesi’nde bu sel felaketlerinin hiç birisi yaşamamış olacaktı. Arhavi’de gördüğümüz manzaranın Rize’den, Giresun’dan ve Samsun’dan bir farkı yok. Maalesef buralarda her sel sonrası aynı manzaralarla karşılaşıyoruz.

DERE YATAKLARINDA DARALMA

Dere yatağının kesitleri daraltılmış, dere yatağı yükseltilmiş, tahkimatlar yani derenin kenarındaki duvarlar daha çok taştan yapılmış. Taş olabilir ama tabanı yapılmadığı sürece orada bir ilinti yok. Dere tabanı yükselince otomatikman normal yapılaşmaların üzerine çıkıyor ve baskınlara yol açıyor.

FELAKET ‘GELİYORUM’ DEDİ

‘Dere yatağının yükselmesi’ demek ‘sağında ve solunda çanakların doğal havuzların oluşması’ demektir. Arhavi’de de gördüğümüz durum budur. Normal yerleşim yerlerinde su seviyesinin altında kaldığı için taşan su doğal olarak her tarafı doldurmuştur. ‘Yani ben geliyorum’ dedi, ağzı dili olsa ancak bu kadar konuşabilir. Dolayısıyla artık bundan sonra gerekli tedbirler alınmalıdır.

YATAKLAR TEMİZLENMELİ

Karadeniz’de dere yataklarının bir an önce rehabilite edilmesi gerekmektedir. Mümkün olduğunca beton perde duvarlar yapılmalıdır. Dereler temizlenmelidir. Ayrıca belli yerlerde kot farklılıkları var, bu kesitler kurtarmıyorsa yan su kanalları ile takviye edilmelidir.

TESPİT ÇALIŞMALARI

Tek tesellimiz şu, devletin felaketler sonrası tespit çalışmalarını yapmasıdır. Artık Türkiye’de şu oluştu, felaketlerden sonraki işlemler de bir mesafe kat edildi, fakat asıl olan felaketlerin ortaya gelmemesi için alınması gereken tedbirlerdir. Geçtiğimiz aylar içerisinde Türkiye Büyük millet Meclisi’nde böyle bir komisyon vardı, deprem hasarlarını ve doğal afet hasarlarının azaltılmasına yönelik komisyon çalışması vardı, bende partimiz adına komisyonun bir üyesiyim. Orada da alınması gereken tedbirler konusunda bir sürü önlemlerimiz olmuştur.

BU FELAKETLER ÖNLENEBİLİR

Bunlar önlenebilir mi? Önlenebilir, bunların önüne geçilebilir mi ? Geçilebilir. Bunlar temel yatırımlardır. Dere yatakları dahil devletin yapması gereken yatırımlardır. Özellikle Devlet Su İşleri’nin yapması gereken yatırımlardır. Biz bugün bu yatırımları yapmadığımız, gelecekte bu konuda çok ağır bedeller ödemeye mahkûm kalabilirsiniz. Bu nedenle, yapılması gereken yatırımlar vakit kaybetmeden yapılmalıdır.”

Continue Reading

Gündem

Palandöken, “Bedelli askerlik ücreti düşürülmeli”

Gençlerin bedelli askerlik imkanının kolaylaştırılması gerektiğini söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Askerlik çağına gelen gençlerin rahat bir nefes alabilmesi için bedelli askerlik ücreti düşürülmeli. Bedelli askerlik ücretinin yüksek olması nedeniyle Türkiye’de eğitimini tamamlayan binlerce öğrenci eğitim ya da çalışma amacıyla yurt dışına giderek hem kendilerine yeni iş imkanı oluşturuyor hem de 1 ay zorunlu askerlik eğitiminden muaf oluyorlar. Okulu bitiren ve hayata atılan gençlerimiz askerlik sebebiyle iş dünyasından uzaklaşmak zorunda kalmamalı. Ücretler makul seviyeye çekilirse daha fazla gencimiz bedelli askerlik imkanından yararlanırken devlet bütçesine de gelir sağlanmış olur” dedi.

Published

on

“MEVCUT İMKANLARLA GENÇLER BU BEDELİ KARŞILAYAMAZ”

Askerlik çağına gelen gençlerin rahat bir nefes alması için bedelli askerlik ücretinin düşürülmesi gerektiğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “2019 yılından itibaren kalıcı hale getirilen bedelli askerlik ücreti enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla memur aylık katsayısına göre her 6 ayda bir güncelleniyor. Son yayınlanan Genelge ile bu yılın sonuna kadar uygulanacak bedelli askerlik bedeli de 43 bin 151 TL olarak belirlendi. Ancak gençlerimiz mevcut imkanlarıyla bedelli askerlik ücretini karşılayacak durumda değil. Nakit olarak ödenen bedelli askerlik ücreti için bankalardan kredi çekildiğinde gençlerin ödediği toplam ücret daha da artmış oluyor. Ekonomik sıkıntıların yaşandığı dönemde gençlerin önünü açmak ve devlet bütçesine gelir sağlamak için bedelli askerlik ücreti mutlaka düşürülmeli. Bedelli askerlik ücreti 2018 yılında olduğu gibi makul seviyeye çekilirse daha çok kişi bedelli askerlikten faydalanır, piyasadaki iş kayıplarının önüne geçilir hem de Hazine’ye gelir sağlanmış olur” şeklinde konuştu.

Continue Reading

Gündem

Palandöken, “Araçlarda ÖTV indirimine ihtiyacı var”

Başta ticari araçlar olmak üzere binlerce kişinin aracını yenileceğini ve bu nedenle ÖTV indirimi beklendiğini vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Yaş nedeniyle çalışamaz duruma gelen okul servis araçları, taksi ve benzeri birçok ticari aracın yenilenmesi gerektiği unutulmamalı. Bununla birlikte şahsi aracını da yenilemek, satmak isteyen binlerce vatandaş var. Pandeminin etkilerinden kurtulmaya başladığımız bu dönemde piyasaların canlanması için ticari araçlar başta olmak üzere tüm araçlar için ÖTV indirimi yapılmalı. Bankalar da taşıt kredilerinde elini taşın altına koyarak faizlerde indirim yapmalı” dedi.

Published

on

“BİNLERCE ARAÇ BU SENE YENİLENMEK ZORUNDA”

Başta ticari araçlar olmak üzere tüm araçlar yenilenirkenyaşanan pandeminin olumsuz etkilerinden dolayı bir defaya mahsus ÖTV indirimi verilmesinin teşvik edici olacağını hatırlatan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Artık pandemi etkilerinin hızlı aşılama ile azaldığı bu yeni dönemde binlerce aracın yenilenme zamanı da geldi. Yeni bir araç alınmak istendiğinde vergiler ile aracın fiyatı neredeyse iki katına çıkıyor. Bu araçların yenilenmesi, pandemide ekonomik olarak zor günlerden geçen esnafımız için çok daha büyük bir maliyet gerektiriyor. Üstelik araç fiyatları kur nedeniyle son 4 yılda yüzde 200 gibi yüksek bir oranda artış gösterdi. Fiyatlar böyle iken, esnafımızın 2 yıldır durumu ortadayken, geçtiğimiz yıllarda yapıldığı gibi yeniden araç alımlarında ÖTV indirimi yapılması hem esnafı hem piyasaları rahatlatır” diye konuştu.

“ÖTV İNDİRİMİ BÜTÇE AÇIĞINA NEDEN OLMAZ”

Palandöken ÖTV indiriminin devletin zararına değil yararına olduğuna değinerek, “ÖTV indirimi bütçede açık yaratarak devlete zarar ettirmek yerine, tam tersi araçların yenilenmesiyle hem piyasalar zincirleme olumlu etkilenecek, hem üretim ve yatırımların artmasıyla istihdama katkı sağlanacak, hem sanayinin hurda ihtiyacına destek olunacaktır. Hatta bu ÖTV indiriminin hurda teşviki ile de desteklenmesi, hurda ithalatımızı azaltarak sanayicinin yüzünü güldürürken cari açığa da olumlu katkı yapacaktır” şeklinde vurguladı.

“OTOMOTİV SEKTÖRÜ PANDEMİ DÖNEMİNDE YÜZDE 29 AZALMIŞTI”

Otomotiv sektöründe üretim ve satışlara ÖTV indiriminin ivme kazandıracağını belirten Palandöken, “Pandeminin en hararetli dönemlerinde yalnızca ülkemizde değil tüm dünyada küresel otomotiv sektöründe yüzde 20 civarında daralmalar yaşandı. Ülkemizde de geçtiğimiz yılın ilk 6 ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre toplam araç üretimi yüzde 29 azalmıştı. Bu yıl ilk 6 ayda bu toplam üretim yüzde 23 arttı fakat piyasaların hareketlenmesi, geçen yılın durgunluğunun atılması için ÖTV indirimi yapılmalı ki hem üretim hem satışlar büyük bir ivme kazansın. Bununla birlikte bankalar da elini taşın altına koyarak araba için verilecek kredi faizlerinde indirim yapmalı” dedi.

Continue Reading

Trendler