Connect with us

Sağlık

Tiroid Tedavisi’nde ‘Tiroid Diyeti’ nasıl olur?

Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri’nden Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Uzm. Dyt. Aslıhan Şahiner, Tiroid hastalığının tedavi edilmesinde kullanılan bir yönteminde tiroid diyeti programları olduğunu söyledi.

Published

on

Tiroid Bezlerim Çalışmıyor, Kilo Alıyorum, kilolarımı nasıl verebilirim gibi soruların cevaplarını veren Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri’nden Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Uzm. Dyt. Aslıhan Şahiner, “Öncelikle Tiroid nedir onun cevabını vermek istiyorum. Tiroid bezi boyunun ortasında Adem elması olarak adlandırılan kıkırdağın altında bulunan en önemli endokrin bezlerden biridir. İki kanattan oluştuğu için yapısı kelebeğe benzetilen vücut fonksiyonlarının düzenleyicisi olarak da bilenen tiroid bezleri özellikle büyüme ve gelişmede etkilidirler. Tiroid bezinde tiroksin (T4) ve tiriyodotironin (T3) olmak üzere 2 hormon salgılanır. Salgılanan bu hormonlar vücut enerjisinin kullanılmasında, protein üretilmesinde ve diğer hormon duyarlılıklarının sağlanmasında görevlidirler. T3 ve T4 hormonları metabolik süreçleri etkiler ve metabolizma hızını da kontrol ederler.

Tiroid hastalıkları 2 çeşitte tanımlanabilir. İlki hormonlarının tiroid bezinden yetersiz salgılanmasından kaynaklanan Hipotiroidizm ve Haşimato tiroidi. Bir diğeri ise Hipertiroidi’dir. Hipertiroidide tiroid bezi daha aktif çalışır ve aşırı bir hormon üretimi olur. Bu hastalıklar arasında en yaygın görüleni hipotiroidzmdir.

Tiroid Tedavisi Nasıl Olur?

Tiroid hastalığının tedavi edilmesinde ilaç kullanımı, tiroid diyeti programları ve cerrahi yöntemler uygulanabilir. Tedavide amaç tiroid hormonları olan TSH, T3 ve T4  hormonlarını normal seviyede tutmak ve metabolizmanın doğru çalışmasını sağlamaktır. Bu hormonların yetersiz salgılanması kilo artışına;  fazla salgılanması da kilo kaybına neden olur.

Tiroid diyeti özellikle ideal kiloya ulaşmak için önemli ve gereklidir. Hazırlanan tiroid diyeti listeleri özellikle hormonların salgılanması üzerinde etkili olan iyot minerali kaynaklarının günlük beslenme planında ne kadar bulunması; hangi besinlerin daha az ya da daha çok tüketilmesi gerektiği hakkında belirleyici olur. 

Tiroid hastaları nasıl zayıflar?

Tiroid hormonları yetersiz çalışıyorsa metabolizma daha yavaş çalışır; bu yüzden enerji harcaması da daha az olur. Bu durum özellikle kilo artışına sebep olur. Düzenli beslenildiğinde ve ideal kaloride diyet planı uygulandığında kilo kaybı da gerçekleşir. Diğer önemli etken ise fiziksel aktivite artışıdır. Haftanın 3-4 gününde yapılan 45-60 dakikalık tempolu yürüyüşler metabolizmayı hızlandırır ve kilo kaybını kolaylaştırır.

Tiroid hastaları nasıl zayıflar sorusunun ikinci cevabı: diyet listesinde bulunması ve daha az tercih edilmesi gereken besinler vardır. Bu besinlerden şu şekildedir.

Tiroid hastalarının tüketmemesi gereken besinler

Tüketilmemesi gereken besinler; Yapılan araştırmalarda soya kaynaklarında bulunan fito-estrojenlerin tiroid hormonlarını üreten bir enzimin çalışmasını baskılayabileceği görülmüştür. Soya fasulyesi ve soya ürünlerinin tüketilmesi önerilmez.  İyot tüketimi hipotiroidizm hastaları için önemlidir. Bu hastaların iyot kaynaklarını daha fazla tercih edebilirler. Ancak yapılan araştırmalarda aşırı miktardaki iyot tüketiminin tiroid bezi aktivitesini baskılayabileceği; faydadan çok zararının olabileceği belirtilmektedir. Guatrojenik besinler olarak adlandırılan bazı besinler vardır. Brokoli, brüksel lahanası, turp, lahana, şalgam, turp, karnabahar, ıspanak, yer fıstığı, armut, şeftali, çilek gibi besinler örnek verilebilir. Bu besinler özellikle ilaçlar alındıktan hemen sonra tüketilmemelidir.

Tiroid hastalarının tüketmesi gereken besinler

Peki Tüketilmesi gereken besinler nelerdir şimdi onlara bakalım; Yaban mersini, domates, biber, maydanoz, greyfurt, portakal, semizotu gibi antioksidandan zengin sebze ve meyveler tiroid bezi ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi için  gerekli besinlerdir. Selenyum mineralinin tiroid hormonlarının düzgün çalışmasında görevli olan enzimlere olumlu etkileri vardır. Brezilya kestanesi, ayçekirdeği, mantar, yumurta, hindi eti, tavuk göğsü selenyum kaynağı besinler arasında sıralanabilir.

Tirozin, T3 ve T4 hormonlarının üretiminde görevli olan bir amino asit çeşididir. Et, süt ve baklagiller tirozinden zengin olan besinlerdir. Kısaca dikkat edilecek en önemli nokta diyet ve egzersizdir. Diyetin yanında egzersizde mutlaka yapılmalıdır. Özellikle metabolizması yavaş çalışan hipotiroid hastaları mutlaka düzenli bir egzersiz planı uygulamalıdır.” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Bebeklerde beslenme nasıl olmalıdır?

Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Neşe Birinci, “Annenin bebeğine verebileceği en güzel, en büyük hediye anne sütüdür.” diyerek anne sütünün önemine dikkat çekti.

Published

on

Anne sütü bebeğinizin sağlıklı gelişmesi için eşsiz bir besin olduğunu ifade eden Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Neşe Birinci, “Bebeğimizi ilk altı ay anne sütü ile besliyoruz. Anne sütüyle beslenmeye en az iki yaşına kadar devam ediyoruz. Çünkü annenin bebeğine verebileceği en güzel, en büyük hediye anne sütüdür. Bu nedenle bebeğimizi öncelikle anne sütüyle beslemeye devam ediyoruz. 6. ayından sonra ek gıdalara geçiyoruz. Öncesinde bazen Anneanneler, Babaanneler bebek ağlıyor diye aç olduklarını zannederek mamaya başlayabiliyorlar. Ama bizim için en önemli gösterge bebeğin tartı alımıdır. 

KİLO ALIMINA DİKKAT

Kilo alımı yeterli olan yani günde 20-30 gram kilo alan bebeklerin kilo alımı yeterli diyoruz ve anne sütü bebeğine yetiyor anlamına gelmektedir. Zaten her annenin sütü bebeğine, annede çok ciddi bir problem olmadığı sürece yeterlidir. 

Bebeğin 6. ayından sonra anne sütünün yanına tamamlayıcı gıdalara geçiyoruz. 1 yaşına kadar bebeğin beslenmesinde ana besin anne sütüdür. Diğer ek besinler sadece çeşitli gıdalarla bebeği tanıştırmak tattırmak amaçlı verilmektedir. 

BEBEĞİNİZE BU BESİNLERİ VERMEYİN!

Ek gıdaya geçişte anneler mutlaka sakin olmalı acele etmemeli önce bir tatlı kaşığı ile tadımlık başlıyoruz. Sonra yavaş yavaş artırıyoruz. Çeşitli gıdaları 1 yaşına kadar bebeğimizle tanıştırmalıyız. Yalnız bir yaşına kadar bebeğimize tuz şeker bal yumurta beyazı bunları vermiyoruz. Bir yaşından sonra tuz ve şekeri az miktarda kullanıyoruz. Bebeğinizi güle güle büyütmenizi diliyoruz. ” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

Reflü hastalığı kanser nedeni

Büyük Anadolu Hastaneleri İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Uzm. Dr. Berna Güzel, “Reflü hastalığı sonucunda yemek borusu (özafagus) hasarlanıp barrett hastalığı ve bunun sonucunda yemek borusu kanseri gelişebilmektedir.” dedi.

Published

on

Reflü olarak da adlandırılan gastroözofagial reflü hastalığı, mide içeriği hastanın yemek borusuna veya ağzına geri döndüğünde ortaya çıkan bir sağlık sorunu olduğunu belirten Büyük Anadolu Hastaneleri İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Uzm. Dr. Berna Güzel, “Reflü hastalığı mide içeriğinin (mide ve safra asidi gibi) yemek borusuna doğru geri kaçması sonucunda oluşur. Bu geri kaçışlar sonucunda yemek borusu (özafagus) hasarlanıp barret hastalığı ve bunun sonucunda yemek borusu kanseri gelişebilmektedir.

REFLÜ HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

Reflü hastalığının göğüste yanma, sırta vuran ağrı, yenilen gıdaların ağıza geri gelmesi, ağız kokusu, boğaz ağrısı, sürekli öksürük gibi belirtiler vardır. Bu şikayetlere gelen  hasta mutlaka endoskopi ile değerlendirilip yemek borusundaki hasar tespit edilmelidir. 

Yemek borusundaki hasar (barret hastalığı) düzenli kontrol yapılmazsa özafagus (yemek borusu) kanseri ile sonuçlanabilmektedir. Yemek borusu kanseri geç belirti veren ve hızlı yayılan bir kanserdir. 

ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR

Kilo kaybı, yutulan gıdaların geri gelmesi gibi şikayetlere çok önemlidir. Erken safhada tespit edilen kanser cerrahi ile tedavi edilebilmektedir. Bu şikayetler ile gelen hastalarda reflü dışı hastalıkların da değerlendirilmesi gerekmektedir. Göğüste ve midede yanma, ağrı şikayeti olan kişilerde kalp krizi, kalp zarı iltihabı (perikardit), myokardit (kalp kası iltihabı) tespit edilebilmektedir. Geç kalındığında kalp yetersizliği gelişip ölümcül olabilmektedir. Bu nedenle hastalıkların ayrımı, erken teşhisi ve kolay tedavisi için düzenli kontrol çok önemlidir.” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

Bafra Devlet Hastanesi çocuğunuzun gelişimini değerlendiriyor

Bafra Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Alaiddin DOMAÇ: “Çocuk Gelişimi Polikliniğinde, 0-18 yaşlar arasındaki normal gelişim gösteren, özel gereksinimi olan, korunmaya muhtaç ve risk altındaki çocukların Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlarımızın yönlendirmesi ile zihinsel, dil, motor, sosyal ve duygusal gelişim alanlarını değerlendirebilen uygun programlar geliştirilip çocuk ve aileyi destekliyor, ilerleyecekleri yolda rehberlik ediyoruz.” dedi.

Published

on

Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı Özlem DEDE:’ Her çocuk özeldir ve her çocuğun gelişim süreçleri kendine özgüdür. 0-18 yaş çocuklar için dil ve konuşma bozukluğu, öğrenme güçlüğü, zihinsel engel, fiziksel yetersizlik, özel yetenek ve davranış bozukluğu olan çocuklara pedagojik danışmanlık yaparak; bebeklik dönemi gelişim takibi, özgül öğrenme güçlüğü, tuvalet eğitimi, kardeş kıskançlığı, alt ıslatma, parmak emme, öfke saldırganlık, tırnak yeme vb. konularda destek sağlamaktayız’. Dedi.

Hangi Testler Uygulanıyor?

Dede, ayrıca çocukların gelişimsel süreçlerini zihinsel sosyal ve duygusal olarak takip etmek amacıyla: Denver 2 Gelişimsel Tarama Testi, AGTE (Ankara Gelişimsel Tarama Testi), Metropolitan Testi, Artikülasyon Testi, Peabody, Porteus Labirentleri, Gesell Normları, Benton Görsel Bellek Testi, Bender Gestalt ve Cattel 2A Zeka Testlerini uygulayarak pedagojik değerlendirme yaptığını söyledi.

AGTE(Ankara gelişim Tarama Envanteri): 0-6 yaş çocukların gelişimi değerlendirilir.

DENVER 2 GELİŞİMSEL TARAMA TESTİ: 0-6 yaş arasındaki asemptomatik çocukların gelişimsel problemler açısından taramada, kuşkulu durumları objektif bir ölçütle doğrulamada ve gelişimsel risk altındaki çocukları izlemede kullanılan bir ölçüttür.

METROPOLİTAN: 5 yaş 6 ay ile 6 yaş arasındaki çocuklara uygulanabilen, çocuğun ilkokula hazır olup olmadığını ölçen bir okul olgunluk testidir.

ARTİKÜLASYON: Çocuğun hangi sesleri çıkarıp çıkaramadığı, seslerde atlama, eksiklik ve değiştirme olup olmadığının tespitinde kullanılan ölçüttür.

PEABODY RESİM KELİME EŞLEŞTİRME TESTİ: 3-11 yaş çocukların alıcı dil yaşının tespit edilebildiği, konuşma bozukluğu ve sözel ifadeye ışık tutan bir testtir.

PORTEUS LABİRENTLERİ: 8-14 yaş arası bireylere uygulanan testlerdir.

GESELL NORMLARI: 2-6 yaş arası çocukların görsel motor ve algı gelişiminin değerlendirildiği bir ölçüttür.

BENTON GÖRSEL BELLEK TESTİ: 8 yaş üstü bireylerin dikkat, algı ve bellek durumuna dair bilgi veren dikkat algı testidir.

BENDER GESTALT TESTİ: 5-11 yaş arası çocukların görsel motor becerilerini gösteren bir ölçüttür. CATTEL 2A ZEKA TESTİ: 7 yaş 6 ay ve 14 yaş arası çocuklara uygulanan zeka testidir.

Continue Reading

Trendler