Connect with us
30Agustos

Sağlık

Skolyoz Nedir, Tedavisi Nasıl Yapılır?

Büyük Anadolu Hastaneleri Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı, Op. Dr. Kubilay Ersin, “Çocuklarda sıklıkla görülebilen omurga eğriliği olarak adlandırdığımız Skolyoz’un erken fark edilmesi tedavi süreci için önemlidir.” dedi.

Published

on

Günlük hayatta hareket kısıtlamalarına neden olan, yaşam kalitesini düşüren Skolyoz Hastalığı hakkında bilgi veren Büyük Anadolu Hastaneleri Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı, Op. Dr. Kubilay Ersin, “Halk arasında kamburluk veya omurga eğriliğini oluşturan ortopedik probleme skolyoz ya da kifolyoz hastalığı denilmektedir.  Omurgayı oluşturan 33 kemiğin dizilimi karşıdan bakıldığında dümdüz görülmektedir. Fakat yandan bakıldığında belirli eğriliklere sahiptir. Özellikle sırt bölgesinde hafif yükselti ve bel oyuntusu vardır.

SKOLYOZ NEDİR?

İnsana yandan bakıldığında da omurgalar S şeklinde görülmektedir. Bazı nedenlerden dolayı omurgada eğrilikler oluşabilir. Özellikle büyüme ve gelişme döneminde yanlış yatak seçimi veya ağır çanta taşınması bu gibi sebepler çocuklarda ilerde bazı sıkıntılara neden olabilmektedir. Diğer bir durum ise doğumsal skolyozlar veya kamburluklardır. Doğumdan itibaren var olan ve çocuk büyümeye başlaması ile, boy uzadığı için eğrilik gözle görülür hale gelebilmektedir. Hastalık genellikle çocuklarda görülebilmektedir. Ergenlik döneminde eğrilikler hızla artmaktadır. Omurganın eğriliğinin erken fark edilmesi önemlidir. Çünkü ileride eğer önlem alınmaz ise korse, fizik tedavi, cerrahi ile önüne geçilmezse bu eğriliğin derecesi artmaktadır. 

ÇOCUKLARDA SIKLIKLA GÖRÜLÜYOR

Eğrilik artarsa uygulanacak tedavinin şiddeti de artmaktadır. Skolyozu olan kişilerde skolyozu ileri düzeyde ise idrar ve dışkıyı kontrol edemez duruma gelebilmektedir. Akciğerlerde nefes alıp verme sıkıntıları gelişebilmektedir. Burada önemli olan skolyozun derecesini belirlemek ve tedavisini ona göre uygulamak çok önemlidir.  Bel ve sırt kasları güçlü olan kişilerde de omurgada duruş bozuklukları ve eğrilikler olabilir. Genelde bakıldığı zaman toplumda yüzde 2 veya 4 oranında, kızlarda erkeklere oranla 8 kat daha fazla görülmektedir. Görülen skolyozların yüzde 10’u genelde tedavi edilecek durumdadır. Hastalara öncelikle skolyoz filmi çekiliyor, omurgadaki eğrilik ve asimetri, beldeki asimetrik çıkıntıları gözlemlenmektedir. Skolyozların belli tipleri bulunmaktadır. En sık görülen skolyoz tipi nedeni bilinmeyen skolyoz yani kas dengesizliği ile oluşan omurgadan yana doğru eğilme şeklinde veya C şeklinde olabilmektedir. Erken yaşlarda belirlenen skolyoz da ise röntgen dışında MR’da (Manyetik Rezonans Görüntüleme) çekilmesi gerekiyor. Skolyoz da kemikler eğri olabilir ve sinirler de etkilenebilir. Sinirlerde herhangi bir sıkıntı olup olmadığını MR ile görebilmekteyiz. Tedavi aşamasında Skolyozun tipine göre ya korse, fizik tedavi ya da cerrahi tedavi önermekteyiz. 

AİLELER ÇOK DİKKATLİ OLMALI

Ailelerin çocukları için dikkat etmesi gereken konu, çocuklar ergenliğe girdikleri zaman hızlı boy uzaması görülmekte, bu zamanla birlikte çocuklarda eklem ağrıları olabilmektedir. Aileler bu ağrıları boy uzaması olarak söyleyebilmektedir. Önemli olan hızlı boy uzamalarında bu evrim daha da belirginleşiyor. Çocuğun boyu bir anda uzamaya başlayınca eğrilik fark edilir düzeyde olunca aileler bu şekilde hastaneye başvuruyorlar. Düzenli kontroller ve izlem süreçleri, röntgenler ile tespit edilmektedir. Bazı skolyozlar durmakta, eğrilik var ama duruyor fakat izlenmesi gerekmekte tedavide erken tanı çok önemlidir. Erken tanı ile bazı durumların önüne geçilebilmektedir. Erken tanı ile kişilerin ileriki hayatlarını daha düzgün yaşamalarına neden olabilmekteyiz.” diyerek sözlerine son verdi.  

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Bebeklerde beslenme nasıl olmalıdır?

Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Neşe Birinci, “Annenin bebeğine verebileceği en güzel, en büyük hediye anne sütüdür.” diyerek anne sütünün önemine dikkat çekti.

Published

on

Anne sütü bebeğinizin sağlıklı gelişmesi için eşsiz bir besin olduğunu ifade eden Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Neşe Birinci, “Bebeğimizi ilk altı ay anne sütü ile besliyoruz. Anne sütüyle beslenmeye en az iki yaşına kadar devam ediyoruz. Çünkü annenin bebeğine verebileceği en güzel, en büyük hediye anne sütüdür. Bu nedenle bebeğimizi öncelikle anne sütüyle beslemeye devam ediyoruz. 6. ayından sonra ek gıdalara geçiyoruz. Öncesinde bazen Anneanneler, Babaanneler bebek ağlıyor diye aç olduklarını zannederek mamaya başlayabiliyorlar. Ama bizim için en önemli gösterge bebeğin tartı alımıdır. 

KİLO ALIMINA DİKKAT

Kilo alımı yeterli olan yani günde 20-30 gram kilo alan bebeklerin kilo alımı yeterli diyoruz ve anne sütü bebeğine yetiyor anlamına gelmektedir. Zaten her annenin sütü bebeğine, annede çok ciddi bir problem olmadığı sürece yeterlidir. 

Bebeğin 6. ayından sonra anne sütünün yanına tamamlayıcı gıdalara geçiyoruz. 1 yaşına kadar bebeğin beslenmesinde ana besin anne sütüdür. Diğer ek besinler sadece çeşitli gıdalarla bebeği tanıştırmak tattırmak amaçlı verilmektedir. 

BEBEĞİNİZE BU BESİNLERİ VERMEYİN!

Ek gıdaya geçişte anneler mutlaka sakin olmalı acele etmemeli önce bir tatlı kaşığı ile tadımlık başlıyoruz. Sonra yavaş yavaş artırıyoruz. Çeşitli gıdaları 1 yaşına kadar bebeğimizle tanıştırmalıyız. Yalnız bir yaşına kadar bebeğimize tuz şeker bal yumurta beyazı bunları vermiyoruz. Bir yaşından sonra tuz ve şekeri az miktarda kullanıyoruz. Bebeğinizi güle güle büyütmenizi diliyoruz. ” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

Reflü hastalığı kanser nedeni

Büyük Anadolu Hastaneleri İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Uzm. Dr. Berna Güzel, “Reflü hastalığı sonucunda yemek borusu (özafagus) hasarlanıp barrett hastalığı ve bunun sonucunda yemek borusu kanseri gelişebilmektedir.” dedi.

Published

on

Reflü olarak da adlandırılan gastroözofagial reflü hastalığı, mide içeriği hastanın yemek borusuna veya ağzına geri döndüğünde ortaya çıkan bir sağlık sorunu olduğunu belirten Büyük Anadolu Hastaneleri İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Uzm. Dr. Berna Güzel, “Reflü hastalığı mide içeriğinin (mide ve safra asidi gibi) yemek borusuna doğru geri kaçması sonucunda oluşur. Bu geri kaçışlar sonucunda yemek borusu (özafagus) hasarlanıp barret hastalığı ve bunun sonucunda yemek borusu kanseri gelişebilmektedir.

REFLÜ HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

Reflü hastalığının göğüste yanma, sırta vuran ağrı, yenilen gıdaların ağıza geri gelmesi, ağız kokusu, boğaz ağrısı, sürekli öksürük gibi belirtiler vardır. Bu şikayetlere gelen  hasta mutlaka endoskopi ile değerlendirilip yemek borusundaki hasar tespit edilmelidir. 

Yemek borusundaki hasar (barret hastalığı) düzenli kontrol yapılmazsa özafagus (yemek borusu) kanseri ile sonuçlanabilmektedir. Yemek borusu kanseri geç belirti veren ve hızlı yayılan bir kanserdir. 

ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR

Kilo kaybı, yutulan gıdaların geri gelmesi gibi şikayetlere çok önemlidir. Erken safhada tespit edilen kanser cerrahi ile tedavi edilebilmektedir. Bu şikayetler ile gelen hastalarda reflü dışı hastalıkların da değerlendirilmesi gerekmektedir. Göğüste ve midede yanma, ağrı şikayeti olan kişilerde kalp krizi, kalp zarı iltihabı (perikardit), myokardit (kalp kası iltihabı) tespit edilebilmektedir. Geç kalındığında kalp yetersizliği gelişip ölümcül olabilmektedir. Bu nedenle hastalıkların ayrımı, erken teşhisi ve kolay tedavisi için düzenli kontrol çok önemlidir.” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

Bafra Devlet Hastanesi çocuğunuzun gelişimini değerlendiriyor

Bafra Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Alaiddin DOMAÇ: “Çocuk Gelişimi Polikliniğinde, 0-18 yaşlar arasındaki normal gelişim gösteren, özel gereksinimi olan, korunmaya muhtaç ve risk altındaki çocukların Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlarımızın yönlendirmesi ile zihinsel, dil, motor, sosyal ve duygusal gelişim alanlarını değerlendirebilen uygun programlar geliştirilip çocuk ve aileyi destekliyor, ilerleyecekleri yolda rehberlik ediyoruz.” dedi.

Published

on

Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı Özlem DEDE:’ Her çocuk özeldir ve her çocuğun gelişim süreçleri kendine özgüdür. 0-18 yaş çocuklar için dil ve konuşma bozukluğu, öğrenme güçlüğü, zihinsel engel, fiziksel yetersizlik, özel yetenek ve davranış bozukluğu olan çocuklara pedagojik danışmanlık yaparak; bebeklik dönemi gelişim takibi, özgül öğrenme güçlüğü, tuvalet eğitimi, kardeş kıskançlığı, alt ıslatma, parmak emme, öfke saldırganlık, tırnak yeme vb. konularda destek sağlamaktayız’. Dedi.

Hangi Testler Uygulanıyor?

Dede, ayrıca çocukların gelişimsel süreçlerini zihinsel sosyal ve duygusal olarak takip etmek amacıyla: Denver 2 Gelişimsel Tarama Testi, AGTE (Ankara Gelişimsel Tarama Testi), Metropolitan Testi, Artikülasyon Testi, Peabody, Porteus Labirentleri, Gesell Normları, Benton Görsel Bellek Testi, Bender Gestalt ve Cattel 2A Zeka Testlerini uygulayarak pedagojik değerlendirme yaptığını söyledi.

AGTE(Ankara gelişim Tarama Envanteri): 0-6 yaş çocukların gelişimi değerlendirilir.

DENVER 2 GELİŞİMSEL TARAMA TESTİ: 0-6 yaş arasındaki asemptomatik çocukların gelişimsel problemler açısından taramada, kuşkulu durumları objektif bir ölçütle doğrulamada ve gelişimsel risk altındaki çocukları izlemede kullanılan bir ölçüttür.

METROPOLİTAN: 5 yaş 6 ay ile 6 yaş arasındaki çocuklara uygulanabilen, çocuğun ilkokula hazır olup olmadığını ölçen bir okul olgunluk testidir.

ARTİKÜLASYON: Çocuğun hangi sesleri çıkarıp çıkaramadığı, seslerde atlama, eksiklik ve değiştirme olup olmadığının tespitinde kullanılan ölçüttür.

PEABODY RESİM KELİME EŞLEŞTİRME TESTİ: 3-11 yaş çocukların alıcı dil yaşının tespit edilebildiği, konuşma bozukluğu ve sözel ifadeye ışık tutan bir testtir.

PORTEUS LABİRENTLERİ: 8-14 yaş arası bireylere uygulanan testlerdir.

GESELL NORMLARI: 2-6 yaş arası çocukların görsel motor ve algı gelişiminin değerlendirildiği bir ölçüttür.

BENTON GÖRSEL BELLEK TESTİ: 8 yaş üstü bireylerin dikkat, algı ve bellek durumuna dair bilgi veren dikkat algı testidir.

BENDER GESTALT TESTİ: 5-11 yaş arası çocukların görsel motor becerilerini gösteren bir ölçüttür. CATTEL 2A ZEKA TESTİ: 7 yaş 6 ay ve 14 yaş arası çocuklara uygulanan zeka testidir.

Continue Reading

Trendler