Bizimle iletişime geçin

Sağlık

Sinsi hastalık Mide Kanseri’nde belirtilere dikkat!

Büyük Anadolu Hastaneleri Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Volkan Kınaş , “Mide kanseri genellikle sinsi seyreder. Mide bölgesinde hissedilen rahatsızlık hissi dikkate alınmalı ve mutlaka bir uzman doktor tarafından takibi yapılmalıdır” dedi.

Yayınlandı:

on

Kanserler arasında görülme sıklığı açısından Mide Kanseri’nin 4. sırada olduğunu ancak kanser ölümleri içinde 2. sırada yer aldığını belirten Büyük Anadolu Hastaneleri Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Volkan Kınaş , “Mide kaburgaların altında karnın üst bölgesinde yer alan içi boş büyük bir organdır. Mide kanseri hızlı seyreden ve yayılan bir kanser türüdür. Genellikle bir ülser şeklinde başlar. Mide kanseri çevre organ ve lenf bezlerini etkileyebilir. 

MİDE KANSERİNDE BELİRTİLER
Mide kanserinin erken evredeki belirtileri sindirim sistemine bağlı diğer rahatsızlıkların belirtileri ile benzerlik göstermekte olup, bunlarla karışabilir. Karın ağrısı, mide yanması, çabuk doyma, kan düşüklüğü, dışkıda kan görülmesi ve dışkının siyah renk alması, istemsiz kilo kaybı en önemli belirtileri olarak ortaya çıkmaktadır. 

TANI VE TEDAVİ SÜRECİ
Mide kanserinin tanısında en önemli araç endoskopidir. Üst gastrointestinal endoskopi tanı koydurucu yöntemdir. Bu yöntemle mide iç yüzeyi tamamen izlenir ve şüpheli bölgelerden biyopsi alınarak tanı konulur. Tanı konma oranı %95’in üzerindedir.

Yukarıda saymış olduğumuz yakınmalardan olan bireylerin mutlaka doktora başvurması ve endoskopi yaptırması hayati önem taşımaktadır. ” diyerek sözlerine son verdi.  

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Vitrektomi ameliyatı ile görmediklerini görüyor

Büyük Anadolu Hastaneleri Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emrullah Beyazyıldız, her iki gözünde diyabete bağlı ödem ve zar tabakası oluşan ve görmesini engelleyen Abdullah Akdağ isimli hastasını yaptığı başarılı tedavi yöntemleri ile sağlığına kavuşturdu.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Türkiye Trafik Dergisi Genel Yayın Müdürü Abdullah Akdağ, Büyük Anadolu Hastaneleri Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç.  Dr. Emrullah Beyazyıldız’a görme şikayeti ile başvurarak ameliyat oldu. Akdağ yapılan Vitrektomi ameliyatının ardından görmediklerini artık görebildiğini söyleyerek yaşadığı mutluluğu ifade etti.

KONTROLLERİNİZİ İHMAL ETMEYİN

Yaşadığı süreçleri anlatan Akdağ, “Diyabet hastasıyım. Diyabete bağlı olarak gözlerimde ödem ve göz arkasında zar tabakası oluşmuş. Bu da görmeme engel oluyordu. Uzağı net göremiyordum. Gözlerimde katarakt vardı. Doktorum Doç.  Dr. Emrullah Beyazyıldız başarılı bir tedavi süreci yürüttü. Şu anda görmediklerimi bile görebiliyorum. Bu konuda hocamızı tavsiye ediyorum. İşinde uzman olduğunu etrafımızdan da duyduk, hemde kendimiz gelip tastik etmiş olduk. İşinin ehli bir doktorumuz var Allah kendisinden razı olsun. İlgi, alaka kendi evimiz gibi rahatlıkla Büyük Anadolu Hastaneleri’ne gidip geliyoruz. Buradan bu sorunu yaşayanlara tavsiyem mutlaka kontrollerini ihmal etmesinler. Özellikle diyabet hastaları daha dikkatli olsunlar” dedi.

YIRTIKLAR VE KANAMALAR MEYDANA GELİYOR

Hastası Abdullah Akdağ’a uyguladığı tedavi hakkında bilgiler veren Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç.  Dr. Emrullah Beyazyıldız ise, “Hastamız bize görme sorunu ile başvurdu. Yaptığımız muayenede gözünde ödem ve göz arkasında zar tabakası olduğunu tespit ettik. Bu da görme soruna işaret ediyordu.  Retina göze gelen ışınların beyne ulaştırıldığı anatomik olarak çok önemli bir bölgedir. Retina bölgesini en çok etkileyen hastalık diyabet hastalığıdır. Retina tabakasında yırtıklara, kanamalara neden olmakta, bu da görme sorunlarına neden olmaktadır.  Bu nedenle diyabet hastaları düzenli olarak göz hekimleri tarafından muayene edilmeli, gerekli olduğu durumlarda lazer, göz içi enjeksiyonları gibi diğer tedavi yöntemleri yapılması gereklidir. 

GÖZ HASTALIKLARINDA GEÇ KALMAYIN

Bu tedavi yöntemleri ile körlük engellenmektedir. Bu anlamda diyabet hastalarında düzenli muayene çok önemlidir. Burada kişi ilerleyen süreçlerde kör olma durumu bile ortaya çıkabilir. Diyabete bağlı görme sorunu yaşayanların tedavisinde Vitrektomi ameliyatı ile büyük başarı sağlanmaktadır. Burada önemli olan bu sağlık sorunlarını yaşayan kişilerin ileri aşamalara gelmeden tedavilerini yaptırmalıdır. Abdullah beye de bu yukarıda saydığım tedavi yöntemlerini uyguladık. Kendisini de ifade ettiği gibi çok sağlıklı ve net görebilmektedir” diye konuştu. 

Okumaya devam et

Sağlık

Çocukluk Çağı Obezitesinin Neden olduğu Hastalıklar

Çocukluk Çağı Obezitesi konusunda aileleri uyaran Büyük Anadolu Hastaneleri Laparoskopik, Bariatik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Muzaffer Al, obezitesi olan çocuklar da yüksek kan basıncı, düşük seviyelerde yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol ve yükselmiş trigliserid gibi diğer kardiyometabolik risk faktörleri oluşabileceğinden farklı sağlık sorunlarını ortaya çıkaracağını söyledi.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Çocukluk çağı obezitesi, endokrin, gastrointestinal, pulmoner, kardiyovasküler ve kas-iskelet sistemleri dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere, vücuttaki hemen hemen her sistemi etkileyen komorbiditelerle ilişkilidir diyen Büyük Anadolu Hastaneleri Laparoskopik, Bariatik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Muzaffer Al, “Tip 2 diyabet (T2DM), dislipidemi, obstrüktif uyku apnesi (OUA) ve steatohepatit gibi obezitesi olan gençlerde karşılaşılan komorbiditelerin çoğu, önceden “yetişkin” hastalıkları olarak kabul ediliyordu. Bu komorbiditelerin şiddeti normalde obezitenin şiddeti ile artmaktadır. 

KARDİYOMETABOLİK VE KARDİYOVASKÜLER ETKİLER

Obezitesi olan çocuklar hiperinsülinemi, insülin direnci, prediyabet ve ardından T2DM açısından yüksek risk altındadır. Prediyabet ve T2DM prevalansı, obezite şiddeti, ırk, etnik köken ve çocuğun yaşına göre değişmektedir. Ergenlik döneminde T2DM ile başvuranlar, glisemik kontrolün daha hızlı kötüleşmesine ve mikroalbüminüri, dislipidemi ve hipertansiyon gibi diyabetle ilişkili komplikasyonların ilerleyen yaşlarda ortaya çıkanlara kıyasla daha hızlı ilerlemesine sahip gibi görünmektedir. Obezitesi olan çocuklar ayrıca yüksek kan basıncı, düşük seviyelerde yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol ve yükselmiş trigliserid gibi diğer kardiyometabolik risk faktörlerinin yüksek sıklığına  sahiptir.  Ekokardiyografik bulgular arasında sol ventrikül hipertrofisi, artmış sol ventrikül ve sol atriyal çap ve sistolik ve diyastolik disfonksiyon yer almaktadır.

ENDOKRİN VE PULMONER ETKİSİ

Obezite, kızlarda erken cinsel olgunlaşma başlangıcı ve hızlandırılmış doğrusal büyüme ve ilerlemiş iskelet olgunlaşması ile ilişkilidir. Ergen kızların ayrıca hiperandrojenizm ve polikistik over sendromu geliştirme riski daha yüksektir. Polikistik oversendromunun belirtileri, adet düzensizlikleri, akne ve hirsutizm’dir. Obezitesi olan çocuklar, sağlıklı kilolu çocuklara göre önemli ölçüde daha yüksek Obstrüktif uyku apnesi sıklığına sahiptir.Vücut kitle indeksi arttıkça şiddeti artar. Şiddetli obezitesi olan çocuklarda, şiddetli oksijen desatürasyonu ile ilişkili alveolar hipoventilasyon da olabilir. Çocukluk çağı obezitesinin astım ile ilişkili olduğu da kanıtlanmıştır. 

GASTROİNTESTİNAL ETKİLER

Çocuklarda alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ile güçlü bir şekilde ilişkilidir. NAFLD spektrumu basit steatozdan progresif steatohepatit ve siroza kadar değişebilir. Alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı, şu anda çocuklarda karaciğer hastalığının en yaygın nedenidir. NAFLD’li hastaların çoğu asemptomatik olsa da, laboratuar anormallikleri arasında karaciğer transaminazları (alanin aminotransferaz ve aspartat aminotransferaz), alkalin fosfataz ve gama-glutamil transpeptidaz düzeylerinde yükselmeler yer almaktadır. Görüntüleme, ultrasonografide artmış ekojenite ile gösterilen yağlı karaciğer varlığını doğrulayabilir, ancak karaciğer biyopsisi basit steatoz, steatohepatit ve fibroz arasında güvenilir bir ayrım yapmanın tek yoludur ve ayrıca serum aminotransferaz düzeylerinin yükselmesinin diğer nedenlerini dışlamada yardımcı olmaktadır.

KAS VE İSKELET SİSTEMİNE EKSİKİ

Çocukluk çağı obezitesi, hareket kabiliyetinde bozulma, kırık sıklığının artması , alt ekstremite eklem ağrısı  dahil olmak üzere çeşitli kas-iskelet sistemi sorunları riskini artırmaktadır. Obezite aynı zamanda tek taraflı veya iki taraflı kaymış femur başı epifizi ve tibia vara için bir risk faktörüdür. 

PSİKOSOSYAL ETKİSİ

Çocukluk çağı obezitesinin psikososyal sonuçları yaygındır ve zayıf benlik saygısı, anksiyete, depresyon ve sağlıkla ilişkili azalmış yaşam kalitesini içermektedir. Obez çocukların zorbalık ve ayrımcılık kurbanı olma olasılığı daha yüksektir. Ergenlik döneminde obezitesi olan kadınların, normal kilolu akranlarına kıyasla daha düşük aile geliri, daha düşük evlilik oranları ve daha yüksek yoksulluk oranlarına sahip oldukları kaydedilmiştir. 

DERMATOLOJİK VE NÖROLOJİK ETKİLER

İnsülin direncinin bir göstergesi olan akantozis nigrikans, obezitesi olan çocuklarda sık görülen bir bulgudur. Diğer cilt anormallikleri arasında pişik, hidradenitis supurativa, fronküloz ve çatlaklar yer almaktadır.  Çocukluk çağı obezitesi, yüksek idiyopatik intrakraniyal hipertansiyon (psödotümör serebri) riski ile ilişkilidir. Klinik semptomlar arasında baş ağrısı, kusma, retro-oküler göz ağrısı ve görme kaybı yer almaktadır.

UZUN VADELİ RİSKLER

Obezitesi yetişkinliğe kadar devam eden çocuklarda Tip 2 diyabet, hipertansiyon, dislipidemi ve karotis-arter aterosklerozu riski, hiçbir zaman obeziteden etkilenmemiş yetişkinlere göre önemli ölçüde artmıştır. Çocukluk döneminde daha yüksek Vücut kitle indeksi, hem erkeklerde hem de kadınlarda yetişkinlik döneminde artan ölümcül olan ve olmayan kardiyovasküler  riski artırmaktadır.” diyerek sözlerine son verdi.

Okumaya devam et

Sağlık

Cilt kuruluğunu mutlaka önemseyin!

Büyük Anadolu Hastaneleri Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı Dr. Serra Hande Öcal, aşırı cilt kuruluğunun altında yatan sebep mutlaka araştırılmasını ve tedavi sürecinin başlatılması gerektiğini söyledi.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Büyük Anadolu Hastaneleri Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı Dr. Serra Hande Öcal, cilt kuruluğunun neden olduğu ve neler yapılması gerektiği konusunda bilgiler verdi. 

Her yaşta ve herkeste görülen cilt kuruluğu nemlendirici kullanarak sorunu çözebilir. Fakat bu durum kısa vade de kuruluk sorununu çözebilir diyen Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı Dr. Serra Hande Öcal, bazı durumlarda ise cilt kuruluğunu önlemek için mutlaka Dermatoloji (Cildiye) Uzmanından yardım almak gerektiğini söyledi. 

CİLT KURULUĞU NEDİR

Cildiye Uzmanı Dr. Serra Hande Öcal sözlerine şöyle devam etti: “Cildimizin üst tabakasında görülen soyulma, pul pul dökülme gibi kendini gösteren bir klinik tablodur. Özellikle kış mevsiminin gelmesiyle birlikte terlemenin azalmasıyla birlikte daha belirgin hale gelmektedir. Sıcak su ile ellerin yıkanması, ısıtıcıların havayı kurutması gibi durumlarda cildin kurumasını arttırmaktadır. 

Ellerimizi soğuktan korumakta önemli. Ciltte oluşan kuruma sonrasının bir aşama sonrası egzama oluşmasıdır. Bunları önlemek için ellerinizi sıvı sabun, dezenfektanlar değilde, kalıp sabunla yıkamaya dikkat etmeliyiz. 

CİLT KURULUĞUNU NASIL ENGELLERİZ

Yıkadıktan sonra çok iyi kurulamalıyız. Mümkün oldukça her yıkamanın ardından nemlendirici sürmeliyiz. Banyoyu çok sıcak su ile yapmamalı, kese, lif kullanmamalıyız. Duştan çıktıktan sonra da nemlendirici kullanmalıyız. Bunları yaparsak büyük oranda cilt kuruluğunu engellemiş oluruz. Cilt kuruluğu aşırı diyebileceğimiz bir boyuta varır ise, egzama denilen diğer bir cilt problemine yol açabileceği gibi, ayrıca diyabet, tiroid sorunları veya kötü beslenme gibi başka problemlerle de ilişkili olabileceğini de belirtmek istiyorum” diyerek sözlerine son verdi. 

Okumaya devam et

Trendler