Connect with us

Sağlık

Ses kısıklığı gırtlak kanseri habercisi olabilir!

Büyük Anadolu Hastaneleri Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Harun Küçük, bir aydan fazla süren ses kısıklığı ya da çatallanma kişide altta yatan bir hastalığın belirtisi hatta gırtlak kanseri habercisi olabileceğini ifade ederek, bu sağlık sorununu yaşayanların mutlaka bir uzman hekime muayene olması gerektiğini söyledi.

Published

on

Büyük Anadolu Hastaneleri Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Harun Küçük, ses kısıklığı ve gırtlak kanseri hakkında önemli bilgiler vererek uyarılarda bulundu.

ENFEKSİYORLAR SEBEP OLABİLİR

KBB Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Harun Küçük, Ses kısıklığı “kişinin ses tonunda veya gücünde azalma olarak tarif edebiliriz diye belirtti. Herkes hemen hemen hayatın herhangi bir döneminde ses kısıklığı veya seste çatallanma şikâyetini yaşamaktadır. Ses kısıklığı şikâyetine sebep olan etkenler nelerdir diye bakacak olursak en sık enfeksiyonları görürüz. Enfeksiyonlardan sonra en sık ses kısıklığına neden olan neden ses telindeki nodül veya poliplerdir. Enfeksiyona bağlı ses kısıklıklarında enfeksiyona yönelik tedaviler ve sesi dinlendirme tedavi için yeterlidir. 

BU BELİRTİLERE DİKKAT

Gırtlak kanserinin en belirgin özelliği ses kısıklığıdır. Bunun yanında kronik boğaz ağrısı, yutkunurken takılma, boğazda gıcıklanma hissi, nefes darlığı gibi bulgular semptomlarda diğer belirtiler olarak ortaya çıkmaktadır.

Aynı zamanda gırtlak kanseri olan kişilerde daha önce mutlaka kişinin önemsemediği seste kısıklık ya da boğukluk şikâyeti görmekteyiz. 

Gırtlak kanserinin en sık nedeni sigaradır.  Beraberinde alkol kullanımı sigaranın kanser oluşturma etkisini arttırmaktadır . Kişi de bir aydan fazla süreli ses kısıklığı ya da çatallanma durumu varsa mutlaka kulak, burun boğaz hekimine başvurun çünkü altta yatan bir hastalığın belirtisi olabilir. 

SES TELLERİNDE OLUŞAN NODÜL VE POLİPLER

Ses tellerindeki nodülleri ele alacak olursak nodüllerin bir kısmına cerrahi müdahale bir kısmına ise ses terapisi dediğimiz yöntem tedavide uygulanmaktadır.

Ses tellerindeki poliplerde ise tedavi genellikle cerrahi olarak ses telindeki polibin çıkarılmasıdır. Polip ses telinden çıkarıldıktan sonra kişinin ses kısıklığı ile ilgili problemleri düzelmiş olur, fakat bu bir daha ses kısıklığı veya polip şikâyeti olmayacağı anlamına gelmez. Bu müdahaleden sonra kişinin ses tonuna dikkat etmesi, çok yüksek konuşmaması ve bağırmaması gerekmektedir. Bunlara dikkat edilmediği takdirde poliplerde nüks görülebilmektedir.   

Ses telinin ses kısıklığına sebep olan en önemli neden ise ses telinde oluşan tümörlerdir. Ses tellerinde oluşan tümörler erken evrede yakalandıkları zaman tedavi de başarı şansı çok yüksektir. 

SES KISIKLIĞI BAZEN ÖNEMSENMİYOR

Ses kısıklığı şikâyeti ile başvuran bir kişiden bu kişiler ses kısıklığı şikâyeti başladıktan sonra sesini dinlendirmesine rağmen şikayetinde düzelme yoksa mutlaka bir KBB uzmanına başvurmalıdır. Özellikle bir aydan uzun süren ses kısıklığı şikayetinde mutlaka hekime başvurulması gerektiğini tekrar vurgulamak gerekir. 

Eğer ses kısıklığı şikâyeti önemsenmedi ve hasta bir hekime baş vurmadı ise; ses kısıklığına neden olan etken de tümörse çok erken dönemde tanı konulup tamamen tedavi edilebilecek olan noktadaki bir kanser tamamen yayılıp tüm gırtlağa sarıp hatta diğer organlara da yayılım göstererek kişinin ölmesine kadar sebebiyet verebilecek kadar ciddi bir sonuç doğurabilir. Erken dönemde yakalandığı zaman tamamen tedavi edebilme şansı olmasına rağmen ilerleyen dönemlerde tedavi şansları çok düşük olmaktadır.

GIRTLAK KANSERİNDE ERKEN TANI ÖNEMLİ

Gırtlak kanseri tanısı konduktan sonraki süreç bütün kanserlerde olduğu gibi evreleme ile başlar. 

Yani hastalığı evrede erken evrede mi yakaladık, ileri evrede mi yakaladık. 

Erken evrede yakaladığımızda radyoterapi veya son zamanlarda teknolojinin gelişmesiyle lazer cerrahisi ile gırtlaktaki hastalık tamamen ortadan mümkünken ileri evrelerde tanı konulduğu zaman ise hastanın ameliyat olması ameliyattan sonra ışın tedavisi veya eşliğinde kemoterapi alması gerekmektedir.

YÜZDE 90 TEDAVİ BAŞARISI
Gırtlak kanserini tek ses telinde erken evrede yakalandığımız zaman tek ses telinin çıkarılması veya radyoterapi uygulanmasıyla %90 üzerinde başarı elde ediyoruz. Bu hastalarımız beş yılı %90 üzerinde hastalıksız bir şekilde geçiriyorlar. 5 yıl boyunca hastalık nüks etmediği takdirde bu hastalığa artık biz tedavi olmuş şekilde kabul ediyoruz. Ama herhangi bir nüks olması durumunda ek tedaviler gerekiyor. Bunlar ikinci bir cerrahi operasyon,  kemoterapi, daha önce radyoterapi almamışsa radyoterapidir. 

HASTANIN TAKİBİ

Gırtlak kanseri tanısı koyduğumuz hastalarımızı tedavi sonrası ilk yılında her ay kontrol düzenli olarak kontrole çağırıyoruz. Eğer bir yıl boyunca her hangi bir nüks ile karşılaşmadık ise ikinci yılda iki ya da üç aylık bir periyotta takibini yapıyoruz. İkinci yılında herhangi bir nüks ve patolojik bir durum yoksa  artık  6 aylık periyotlar ile hastayı çağırmaya başlıyoruz.  6 aylık takiplerden sonra da hastada herhangi bir nüks gözlenmez ise yıllık takiplere dönüyoruz. ” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Bebeklerde beslenme nasıl olmalıdır?

Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Neşe Birinci, “Annenin bebeğine verebileceği en güzel, en büyük hediye anne sütüdür.” diyerek anne sütünün önemine dikkat çekti.

Published

on

Anne sütü bebeğinizin sağlıklı gelişmesi için eşsiz bir besin olduğunu ifade eden Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Neşe Birinci, “Bebeğimizi ilk altı ay anne sütü ile besliyoruz. Anne sütüyle beslenmeye en az iki yaşına kadar devam ediyoruz. Çünkü annenin bebeğine verebileceği en güzel, en büyük hediye anne sütüdür. Bu nedenle bebeğimizi öncelikle anne sütüyle beslemeye devam ediyoruz. 6. ayından sonra ek gıdalara geçiyoruz. Öncesinde bazen Anneanneler, Babaanneler bebek ağlıyor diye aç olduklarını zannederek mamaya başlayabiliyorlar. Ama bizim için en önemli gösterge bebeğin tartı alımıdır. 

KİLO ALIMINA DİKKAT

Kilo alımı yeterli olan yani günde 20-30 gram kilo alan bebeklerin kilo alımı yeterli diyoruz ve anne sütü bebeğine yetiyor anlamına gelmektedir. Zaten her annenin sütü bebeğine, annede çok ciddi bir problem olmadığı sürece yeterlidir. 

Bebeğin 6. ayından sonra anne sütünün yanına tamamlayıcı gıdalara geçiyoruz. 1 yaşına kadar bebeğin beslenmesinde ana besin anne sütüdür. Diğer ek besinler sadece çeşitli gıdalarla bebeği tanıştırmak tattırmak amaçlı verilmektedir. 

BEBEĞİNİZE BU BESİNLERİ VERMEYİN!

Ek gıdaya geçişte anneler mutlaka sakin olmalı acele etmemeli önce bir tatlı kaşığı ile tadımlık başlıyoruz. Sonra yavaş yavaş artırıyoruz. Çeşitli gıdaları 1 yaşına kadar bebeğimizle tanıştırmalıyız. Yalnız bir yaşına kadar bebeğimize tuz şeker bal yumurta beyazı bunları vermiyoruz. Bir yaşından sonra tuz ve şekeri az miktarda kullanıyoruz. Bebeğinizi güle güle büyütmenizi diliyoruz. ” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

Reflü hastalığı kanser nedeni

Büyük Anadolu Hastaneleri İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Uzm. Dr. Berna Güzel, “Reflü hastalığı sonucunda yemek borusu (özafagus) hasarlanıp barrett hastalığı ve bunun sonucunda yemek borusu kanseri gelişebilmektedir.” dedi.

Published

on

Reflü olarak da adlandırılan gastroözofagial reflü hastalığı, mide içeriği hastanın yemek borusuna veya ağzına geri döndüğünde ortaya çıkan bir sağlık sorunu olduğunu belirten Büyük Anadolu Hastaneleri İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Uzm. Dr. Berna Güzel, “Reflü hastalığı mide içeriğinin (mide ve safra asidi gibi) yemek borusuna doğru geri kaçması sonucunda oluşur. Bu geri kaçışlar sonucunda yemek borusu (özafagus) hasarlanıp barret hastalığı ve bunun sonucunda yemek borusu kanseri gelişebilmektedir.

REFLÜ HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

Reflü hastalığının göğüste yanma, sırta vuran ağrı, yenilen gıdaların ağıza geri gelmesi, ağız kokusu, boğaz ağrısı, sürekli öksürük gibi belirtiler vardır. Bu şikayetlere gelen  hasta mutlaka endoskopi ile değerlendirilip yemek borusundaki hasar tespit edilmelidir. 

Yemek borusundaki hasar (barret hastalığı) düzenli kontrol yapılmazsa özafagus (yemek borusu) kanseri ile sonuçlanabilmektedir. Yemek borusu kanseri geç belirti veren ve hızlı yayılan bir kanserdir. 

ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR

Kilo kaybı, yutulan gıdaların geri gelmesi gibi şikayetlere çok önemlidir. Erken safhada tespit edilen kanser cerrahi ile tedavi edilebilmektedir. Bu şikayetler ile gelen hastalarda reflü dışı hastalıkların da değerlendirilmesi gerekmektedir. Göğüste ve midede yanma, ağrı şikayeti olan kişilerde kalp krizi, kalp zarı iltihabı (perikardit), myokardit (kalp kası iltihabı) tespit edilebilmektedir. Geç kalındığında kalp yetersizliği gelişip ölümcül olabilmektedir. Bu nedenle hastalıkların ayrımı, erken teşhisi ve kolay tedavisi için düzenli kontrol çok önemlidir.” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

Bafra Devlet Hastanesi çocuğunuzun gelişimini değerlendiriyor

Bafra Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Alaiddin DOMAÇ: “Çocuk Gelişimi Polikliniğinde, 0-18 yaşlar arasındaki normal gelişim gösteren, özel gereksinimi olan, korunmaya muhtaç ve risk altındaki çocukların Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlarımızın yönlendirmesi ile zihinsel, dil, motor, sosyal ve duygusal gelişim alanlarını değerlendirebilen uygun programlar geliştirilip çocuk ve aileyi destekliyor, ilerleyecekleri yolda rehberlik ediyoruz.” dedi.

Published

on

Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı Özlem DEDE:’ Her çocuk özeldir ve her çocuğun gelişim süreçleri kendine özgüdür. 0-18 yaş çocuklar için dil ve konuşma bozukluğu, öğrenme güçlüğü, zihinsel engel, fiziksel yetersizlik, özel yetenek ve davranış bozukluğu olan çocuklara pedagojik danışmanlık yaparak; bebeklik dönemi gelişim takibi, özgül öğrenme güçlüğü, tuvalet eğitimi, kardeş kıskançlığı, alt ıslatma, parmak emme, öfke saldırganlık, tırnak yeme vb. konularda destek sağlamaktayız’. Dedi.

Hangi Testler Uygulanıyor?

Dede, ayrıca çocukların gelişimsel süreçlerini zihinsel sosyal ve duygusal olarak takip etmek amacıyla: Denver 2 Gelişimsel Tarama Testi, AGTE (Ankara Gelişimsel Tarama Testi), Metropolitan Testi, Artikülasyon Testi, Peabody, Porteus Labirentleri, Gesell Normları, Benton Görsel Bellek Testi, Bender Gestalt ve Cattel 2A Zeka Testlerini uygulayarak pedagojik değerlendirme yaptığını söyledi.

AGTE(Ankara gelişim Tarama Envanteri): 0-6 yaş çocukların gelişimi değerlendirilir.

DENVER 2 GELİŞİMSEL TARAMA TESTİ: 0-6 yaş arasındaki asemptomatik çocukların gelişimsel problemler açısından taramada, kuşkulu durumları objektif bir ölçütle doğrulamada ve gelişimsel risk altındaki çocukları izlemede kullanılan bir ölçüttür.

METROPOLİTAN: 5 yaş 6 ay ile 6 yaş arasındaki çocuklara uygulanabilen, çocuğun ilkokula hazır olup olmadığını ölçen bir okul olgunluk testidir.

ARTİKÜLASYON: Çocuğun hangi sesleri çıkarıp çıkaramadığı, seslerde atlama, eksiklik ve değiştirme olup olmadığının tespitinde kullanılan ölçüttür.

PEABODY RESİM KELİME EŞLEŞTİRME TESTİ: 3-11 yaş çocukların alıcı dil yaşının tespit edilebildiği, konuşma bozukluğu ve sözel ifadeye ışık tutan bir testtir.

PORTEUS LABİRENTLERİ: 8-14 yaş arası bireylere uygulanan testlerdir.

GESELL NORMLARI: 2-6 yaş arası çocukların görsel motor ve algı gelişiminin değerlendirildiği bir ölçüttür.

BENTON GÖRSEL BELLEK TESTİ: 8 yaş üstü bireylerin dikkat, algı ve bellek durumuna dair bilgi veren dikkat algı testidir.

BENDER GESTALT TESTİ: 5-11 yaş arası çocukların görsel motor becerilerini gösteren bir ölçüttür. CATTEL 2A ZEKA TESTİ: 7 yaş 6 ay ve 14 yaş arası çocuklara uygulanan zeka testidir.

Continue Reading

Trendler