Bizimle iletişime geçin

Sağlık

Samsun Valiliği İl Sağlık Müdürü Oruç: “Önlemlerimize dikkat edelim”

Samsun’da Sağlık Bakanlığının koordinasyonunda sürdürülen Covid 19 aşı çalışması hakkında İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Ali Oruç’un yaptığı basın açıklaması sunulmuştur.

Yayınlandı:

on

Samsun’da Sağlık Bakanlığının koordinasyonunda sürdürülen Covid 19 aşı çalışması hakkında bilgi veren ve uyarılarda bulunan Samsun Valiliği İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Ali Oruç şunları söyledi:

“İlimizde Samsun Valiliğimiz koordinasyonunda oldukça etkin bir Covid 19 aşı çalışması sürdürüyoruz. 350 bin doz aşıyı bugün itibariyle tamamladık. 200 binin üzerinde Samsunlunun 1. doz, 150 bine yakın Samsunlunun da 2. doz aşıları yapıldı. Yani nüfusumuzun neredeyse %15’i aşının koruma kalkanın içine girdi. Bu tablo pandemiyle mücadelemizde bize önemli bir güç veriyor.

Ancak bu gücü doğru kullanmamız, daha çok insanımızın aşılanmasına fırsat tanımamız ve aşılama süreci tamamlanmadan, önlemleri bırakmamamız büyük önem taşıyor. Aşılama ve önlem sürecini bir arada, güçlü bir şekilde yürütemezsek, aşının koruma alanını istediğimiz gibi genişletmemiz mümkün gözükmüyor.

Üzülerek görüyoruz ki, insanlarımızın bir kısmı aşılama süreci başladığından beri, pandemi sona ermiş, bulaş bitmiş, yaşanan tüm problemler geride kalmış gibi davranmayı tercih ediyor. Büyüklerimiz, nasılsa aşımızı olduk artık koruma altındayız diye rahatlıyorlar; aşı olmayanlar ise nasılsa risk grubundaki büyüklerimiz koruma altında, gençlerde de hastalık çok güçlü etki göstermiyor düşüncesiyle kurallara uymuyorlar. Bu hatalı yaklaşım, Covid 19’a yayılım için önemli bir fırsat tanıyor.

Evet, aşı bu mücadeledeki en büyük silahımız. Covid 19’u yeneceksek, aşının bize vereceği bağışıklık gücüyle yeneceğiz. Vücudumuz aşı sayesinde, virüsle nasıl başa çıkacağını, onun etkilerini nasıl yok edeceğini öğrenecek.

Ancak bunu yaparken aşının bizi koruma yöntemini de unutmamalıyız.

Aşı bizi hastalığı kapmaktan ya da onu bünyemizde taşıyıp başkasına bulaştırmaktan değil; virüsün oluşturduğu ağır hastalık tablosundan, hastaneye yatışımıza neden olacak semptomlardan ve olası ölüm vakalarından koruyabilir.

Aşı olsak da, hastalığı kapabileceğimizi ve belirtileri hafif geçireceğimizden, aşının koruyuculuğu altında olduğumuz zannıyla, hastalığı daha fazla insana bulaştırabileceğimizi unutmamalıyız.

Aşımı oldum, ailemde aşısını oldu, artık bir araya gelebiliriz düşüncesi, virüsü buradan alıp, aşı korumasına girmemiş insanlara aktarmamızdan başka bir sonuç doğurmayacaktır.

Covid 19’u yeneceksek şu üç gerçeği kabul etmemiz gerekiyor.

1- Covid 19 aşısı olmak, hastalığa yakalanmamıza engel değil.

2- Covid 19 aşısı olmak, hastalığı taşımamıza, sevdiklerimize bulaştırmamıza engel değil.

3- Ve aşının koruyucu kalkanı insanlarımızın tamamına ulaşmadan hepimiz risk altında olmaya devam edeceğiz.

Lütfen son bireyimiz aşılanana kadar kurallara uymaya devam edelim. Maske, Mesafe ve El hijyeni kurallarından asla taviz vermeyelim. Özellikle akraba ziyaretlerine, taziye ve cenazelere gitmekten aşı olsak da kaçınalım.

Etrafımızda aşı sırası gelenleri, “Aşını Ol! Ama Önlemi Bırakma!” diyerek uyaralım, onlara bunu her fırsatta hatırlatalım.

Koronavirüsle mücadeleyi ancak son ana kadar önlemlere dikkat ederek kazanabiliriz. Lütfen MHRS, E Nabız üzerinden ya da Alo 182 hattımızı arayarak aşı randevumuzu alalım. Aşımızı olalım. Önlemlerimize dikkat edelim.

Aşılama süreciyle ilgili bilgi almak isteyen vatandaşlarımız Sağlık İl Müdürlüğümüzün 311 25 21 / 22 / 24 nolu telefonlarından Covid 19 Bilgi ve Danışma Hattımızı arayarak da bilgi alabilirler.”

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

50 yaş ve üzerine rutin sağlık kontrolü önerisi

Büyük Anadolu Hastaneleri Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Kadir Dicle, sıklıkla 50 yaş üzerinde ortaya çıkan ve ölümcül olan Kolon yani kalın bağırsak kanserinde erken tanı ve tedavinin önemli olduğunu ifade ederek, “50 yaş ve üzerinin hiç bir belirti vermese bile rutin kontrol öneriyoruz.” dedi.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Kolon yani kalın bağırsak kanseri en sık görülen üçüncü kanser türüdür. Sıklıkla 50 yaş üzerinde ortaya çıkan kolon kanserinde genetik faktörler, hatalı beslenme alışkanlıkları ve sigara kullanımı riski arttırmaktadır. 

HİÇ BELİRTİ VERMEYEBİLİR

Kolon yani kalın bağırsak kanserinde erken tanı ve tedavinin önemli olduğunu belirten Büyük Anadolu Hastaneleri Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Kadir Dicle, “50 yaş ve üzerinin hiç bir belirti vermese bile rutin kontrol önermekteyiz. En son Kayseri’den gelen 57 yaşındaki hastam bu zamana kadar hiç sağlık sorunu yaşamadığını fakat son dönemde uzun süreli karın ağrılar sebebiyle bize geldiğinde kendisinin kalın bağırsağında kitle ve delinme tespit ettik. Uzun süreli bir tedavinin ardından hastamızın şu anda sağlık durumu iyi. 

BOŞALTIM SİSTEMİMİZDEKİ DEĞİŞİMLERE DİKKAT

Kolon kanserlerinin başlangıcı bağırsak içindeki hücre büyümeleri yani poliplerdir. Polipler ilk başlarda çoğunlukla hiçbir yakınmaya, belirtiye sebep olmayabilir. Polipler kanserleşmeye başladıkça, boyutça büyüdüklerinde ya da sayıları arttıkça kişinin bağırsak alışkanlıklarında değişikliklerde meydana gelmektedir. Kabızlık ya da tam tersi ishal, dışkı kokusunda ya da şeklinde değişiklik, kansızlık,  makattan kan gelmesi, karın ağrısı, iştahsızlık ve istemsizce kilo kayıpları kolon kanserinde belirtiler olarak karşımıza çıkmaktadır.  

EN KISA SÜREDE HEKİME BAŞVURUN

Bu bulgular tek başına kolorektal kanseri işaret etmez. Ancak bu yakınmalarınız varsa gerekli kontroller için mutlaka doktora başvurulmalıdır. Yukarıda da ifade ettiğim gibi 50 yaş ve üzerinin hiç bir belirti vermese bile rutin kontrol öneriyoruz. Kolon kanserinden korunmak için sağlıklı beslenmenin dışında doktorunuzun size vermiş olduğu uyarılara mutlaka harfiyen uyulmalıdır. Burada tarama testlerini doğru zaman aralıkları ile yaptırmakta hayati önem taşımaktadır. Her zaman ifade ediyoruz. Erken tanı hayat kurtarır, sağlığınızı sakın ertelemeyin. Pandemi dolayısıyla bazı hastalar yukarıda saydığım belirtileri geçer diye beklemesin. Kulaktan dolma ilaçlarda kullanmasın mutlaka bir uzman hekime en kısa zamanda başvursun” diyerek sözlerine son verdi.

Okumaya devam et

Sağlık

Bitkisel çaylar göründüğü kadar masum olmayabilir

Büyük Anadolu Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Jin. Op. Dr. Esra Nur Özgür, kadınların televizyonda ya da sosyal medyada gördükleri bazı bitkisel ilaç, karışım veya çayların uzman bir hekime sorulmadan kullanmaması gerektiğini söyledi.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Kadınların günlük hayatta karşılaştıkları birçok sorunun arkasında hormonlarda yaşanan dengesizlikler olabildiğine dikkat çeken, Büyük Anadolu Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Jin. Op. Dr. Esra Nur Özgür, “Özellikle Kadın hastalıklarında yaşanan artışın önemli bir nedeni de hormon dengesizliğidir. Birçok kadın çeşitli sebeplere bağlı olarak hormon problemleri yaşamakta ve bu durum başka hastalıkların ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Bu durum adet düzensizliği gibi farklı sağlık sorunlarını da beraberinde getirebilir. Stres ya da yanlış beslenme hormon dengesizliğinin en önemli nedenleri arasında kabul edilse de çevresel etkileri de görmezlikten gelemeyiz” dedi. 

HORMONAL ETKİ OLUŞTURABİLİR

Bazı bitkisel ilaç, karışım veya çayların da hormonal etkiler oluşturabileceğine dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Jin. Op. Dr. Esra Nur Özgür, “Özellikle bazı hanımlar televizyon ve sosyal medyada gördükleri bitkisel ilaç, karışım veya çayları alıp kullanıyorlar. Bunlar zararsız olduğu anlamına gelmez. Bu gibi ilaç ve çaylarda bulunan bazı maddeler hormonal etkiler oluşturabilir. Özellikle kanamalar, düzensiz adet görme gibi farklı sağlık sorunlarına yol açabilir. Bitkisel ya da organik de olsa kullanmadan önce mutlaka eczacınız ya da uzman bir hekime danışabilirsiniz.” diyerek sözlerine son verdi.

Okumaya devam et

Sağlık

Gebelikte ne kadar kilo alınmalı?

Büyük Anadolu Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Jin. Op. Dr. Esra Nur Özgür, “Gebelikte alınan kilo miktarının annenin sağlığı, bebeğin gelişimi açısından önemli olduğunu, gebeliğin başlangıcından itibaren son derece dikkat edilmesi gerektiğini” söyledi.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Her gebe kadın gebelik süresince uzman bir doktor tarafından izlenmesi çok önemlidir. Gebelikte her anne adayının merak ettiği konu ile kilodur. Hamilelikte haftalara göre ideal kilo alımı kaç olmalı? Gebelikte ay ay ve hafta hafta kilo alımı kaç olmalı? Fazla kilo almak için ne yapılır? gibi sorulara Büyük Anadolu Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Jin. Op. Dr. Esra Nur Özgür yanıt verdi. 

VÜCUT KİTLE ENDEKSİ

Doğum Uzmanı Jin. Op. Dr. Esra Nur Özgür; “Gebelikte kilo almak her anne adayı için kaçınılmaz bir süreçtir. Bütün gebeler az ya da çok hamilelik sürecinde kilo alacaklardır. Gebelikte kilo artışının ne kadar olmalı sorusundan daha çok annenin doğum öncesi kilosu ile ilgilidir bu süreç.  Normal aralıkta bir gebe, gebelik boyunca eğer vücut kitle endeksi normal bir düzeylerde ise yaklaşık 10-15 kilo alması uygundur. Vücut kitle endeksi 19 ve altında olan zayıf olan gebelerde 13-18 kiloya kadar olabilir. İkiz gebelikte de yine 13-18 kiloya kadar olabilir.

DÜZENLİ TAKİP

Eğer vücut kitle endeksi 25 ve üzerinde ise yani anne adayının fazla kilosu varsa 7-10 kilodan fazla alınması önerilmez. Fazla kilo artışı anne adayları için gebelik diyabeti, hipertansiyon, eklem ve bel ağrıları gibi farklı sağlık sorunlarını ortaya çıkarabilir. Gebelikte sağlıklı bir diyet, kilo kontrolü ve özel bir engel olmadığı sürece düzenli egzersiz sağlıklı bir hamilelik ve Doğum için çok önemlidir ” diyerek sözlerine son verdi.

Okumaya devam et

Trendler