Connect with us
30Agustos

Gündem

Köktaş “Yerli kaynaklardan enerji üretilerek cari açığın azaltılması için önemli adımlar atılmıştır”

Ak Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş Çarşamba’da kurulan Biyokütle Santrali ile ilgili basın açıklamasında bulundu.

Published

on

Türkiye’nin enerjide kurulu güç kapasitesi, enerji çeşitliliği, madenciliği ve İlçem Çarşamba’da kurulan biyokütle santrali ile ilgili CHP’nin iki gün önce verdiği, grup önerisinde yazılan ve konuşulanların gerçeğini paylaşacağını ifade eden Ak Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş, yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi.

Sizleri saygıyla selamlıyor, ayrı ayrı hoş geldiniz diyorum.

AK Parti İktidarı ile madenlerimizin işletilerek ekonomiye kazandırılması, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, yerli kaynaklardan enerji üretilerek cari açığın azaltılması için önemli adımlar atılmıştır.

AK Parti iktidarından önce Türkiye’nin toplam enerji üretim güçü yaklaşık 29.000 MW iken, iktidarımız dönemin de 2020 yılı sonu itibari ile 95.891 MW’lık kurulu güce ulaşılmıştır.

HES, Termik, doğal gaz ve fueloil santralleri ile karşılanan enerji ihtiyacımız, yıllar içinde çeşitlendirilmiş, çevre dostu yenilenebilir enerji kaynaklarına önem verilmiştir. Bu enerji kaynaklarını kısaca; RES, GES, Jeotermal, Biyokütle ve diğer kaynaklar olarak ifade edebiliriz.

İnsan sağlığı ve güvenliği merkeze alınarak, çevre ve doğayla barışık, ülkemiz şartlarına uygun dünya da kabul görmüş standartlarda madencilik sektörü yapılandırılmış, üretim artmış, ülkemiz ekonomisine önemli katkı sağlanmıştır. Bu vesile ile ülkemize hizmet etmiş bakan, bürokrat ve teknik elemanlarımıza huzurlarınızda teşekkür ederken, özellikle enerji bakanlığı döneminde yapısal reformları hayata geçirerek yerli enerji kaynaklarını destekleyen Sayın Berat ALBAYRAK Bakanımıza ayrıca teşekkür ediyorum.

Bu sayede enerji de kurulu güç miktarı çeşitlendirilmiş olup, yenilenebilir enerji
kaynakları %322 MW’lık artış ile önemli bir seviyeye çıkmıştır.

Muhalefet partilerinin yönetici ve milletvekilleri konuşmalarının tamamında yeraltı kaynaklarımızın işletilerek ekonomiye kazandırılmasını, enerjide dışa bağımlılıktan kurtulmayı, sanayii ve konuta ucuz elektrik teminini savunurken, diğer taraftan da Türkiye’nin, dünya standartlarında maden ve enerji yatırımlarını bilimsel hiçbir veriye dayanmadan, iplerinin ucu ülkemizin kalkınmasını istemeyenlerin ellerinde olan, onlara taşeronluk yapan marjinal gruplarların miting ve protestolarına katılarak, hakaret ve vandallıklarını izleyerek engelleme gayretleri aşikardır.

Engelleme çabalarından sonuç alamayınca da, yatırım yapan, istihdam sağlayan, üreten, bölge ve ülke ekonomisine katkı sağlayan herkesi, yandaş, işbirlikçi olarak ilan etmekten hatta gelemeyeceklerini çok iyi bildikleri iktidara gelincede el koyacağız, kapatacağız diyerek yatırımcıları korkutmaya çalışmaktadırlar.

AK Parti İktidarı, özellikle iktidarın Başkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN, insan sağlığını merkeze alan, çevre ve doğa hassasiyetine dikkat eden, aynı zamanda da sektörün zorluklarını aşarak, yatırım ve üretimi teşvik eden cari açığımızı kapatmaya gayret gösteren, talimatlarını buna göre veren liderdir.

Sayın basın mensubu arkadaşlar;

İki gün önce CHP’nin ilçem Çarşamba’da kurulan Biyokütle Santrali ile ilgili grup önerisinde gündeme getirilen bilimsel veya teknik veriye dayanmayan konu veya konular diyemediğimiz, içi boş o boşluğu da sadece biz enerji yatırımlarına karşı değil yerine karşıyız diyerek doldurmaya çalıştıkları konuşmalara kısaca değinmek istiyorum.

Öncelikle ifade etmeliyim ki;

Santralin kurulu olduğu yer, ailemin ve benim hala yaşadığım baba evime 500 metre kuş uçuşu mesafesindedir. Bahsettikleri Abdal Irmağı’nın ise; çocukluğumun geçtiği, arkadaşlarımla yüzmeyi öğrendiğim ırmak olduğunu ifade etmek isterim.

Miting düzenlemek isteyen, protesto ettiğini zanneden, benim şehrime zerre kadar faydası olmayan, çok iyi bildiğim, tanıdığım şahsiyetlerin hiçbiri o bölgeye benden daha yakın olmadığı gibi, konuşan tüm siyasetçiler o bölgeye 150 kişi ile yapılmak istenen protesto mitinginde koyulan kürsüde konuşmak ve kolay siyaset yapmak için sıraya girmişlerdir.

Santralin kurulu olduğu arazi 2006 yılında tarım dışı amaçla kullanılmak üzere toprak koruma kurulu tarafından, tarım dışına çıkarılmış olup tarım arazisi değildir.

Yatırımcı şirket araziyi 2018 yılında satın almıştır.

Fosil yakıt, lastik, çöp, plastik veya herhangi bir atık kullanılmayacak olup tamamen tarımsal atıklar (ağaç kökü, ağaç , fındık kabuğu vb.) kullanılmaktadır. Bu vesileyle kontrolsüz anız yakma yerine çiftçiler atıklarını santrale satarak yıllık ortalama 100 Milyon TL ek gelir elde edeceklerdir.

ÇED Yönetmeliğinin Ek-2 listesinde yer alan tesisleri için süreç sonunda “ÇED Gereklidir” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmektedir. Söz konusu proje ile ilgili yapılan 02.07.2019 tarihli başvuru için gerekli değerlendirme ve ilgili kurumların olumlu görüşleri neticesinde “ÇED Gerekli Değildir Kararı” verilmiştir. Ülkemizde lisans alan benzer teknolojiye sahip 75 Biyokütle Enerji Santralide ÇED Gerekli Değildir kararı almış olup, kanun açık ve nettir.

Sayın basın mensupları, iddialara gelince;

Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’müz tarafından Abdal Irmağı’na bırakılan sudan ikişer gün arayla üç kere alınan su numuneleri uygun metotlarla analiz edilerek, çıkan sonuçlar sınır değerlerin altında kaldığı gibi bazı analizlerde beşte bir oranında sınır değerin altında olduğu, yani kaynağından alınan suyun deşarj noktasında daha temiz olduğu ispat edilmiş olup, ayrıca suda balık biyodeneyi de yapılarak balık yaşamı için çok elverişli bir su olduğu da ispat edilmiştir.

Yine, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından istenen baca emisyon raporlarına bakılacak olursa; orada da görüyoruz ki bacadan salınan karbon monoksit, kükürt dioksit ve toz değerleri sınır değerlerinin çok altında olup, iddia edildiği gibi tarım arazilerine, tarıma ve çevreye zararlı değildir.

Değerli basın mensupları,

Biz hiç kimsenin avukatı değiliz ancak, devlet kurumlarının koymuş olduğu standartlara göre yapılan tüm yatırımların arkasında durarak, onların üretim ve istihdama katkı sağlamasını takip ederiz. Eğer taahhüt etmiş oldukları kriter ve değerler, ülkemizde ve dünyada kabul gören standartları aştığında, kurumlarımızın gerekli işlemleri yapacağını da herkes bilmektedir.

Şimdi soruyorum, bu veriler ışığında, insan sağlığını etkileyecek, tarım arazileri bozulacak, havaya karbon monoksit, kükürt ve toz salınacağını iddia eden CHP’li ve İyi Parti’li arkadaşlar, çöpten enerji elde eden biyokütle santrallerinin yerleşim alanlarına uzaklığı ve nüfus yoğunluğu ne kadardır, havaya attıkları karbon monoksit, kükürt ve toz miktarlarını merak edip, araştırdılar mı, filtre sistemleri var mıdır, varsa standartlara uygun mudur? Bu soruları sordular mı, sormadılarsa söyleyeyim devlet kurumları bu soruları başından itibaren soruyor.

Sonuç olarak, bir bardak suda kopartılmak istenen fırtına, bilimsel verilerden yoksundur, devlet aklı yok sayılarak sadece varsayımlarla hareket edilmektedir. Bölgenin ve mahallenin evladı olarak, bir tek veri dahi sınır değerleri aşarsa ben de bunun karşısında durmaktan asla imtina etmem.

Sizleri saygıyla selamlıyorum.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Yılmaz: “Her zaman Samsun, halkımız kazansın istiyoruz”

AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, Samsun’un daha ileri gitmesi için her zaman istişare ortamını önemsediklerini söyledi.

Published

on

Samsun’da kent birlikteliği, istişare, bilgilendirme gibi temel amaçlarla sivil inisiyatifle yıllardır gerçekleştirilen her alanda faaliyet gösteren kent dinamiklerinin buluştuğu toplantılardan biri Sevgi Kafe’de gerçekleştirildi. İş insanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve bürokratların hazır bulunduğu toplantıya katılan AK Parti Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, açıklamalarda bulundu.

Uzun zamandır gerçekleştirilen toplantılarda kentle ilgili bir çok konu başlığını istişare imkanı bulunduğunu ifade eden Yılmaz, Samsun noktasında kent dinamikleriyle koordine içinde en iyi hedeflere ulaşılması için çalışıldığını ifade etti.

“Her zaman Samsun kazansın, halkımız kazansın” anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Yılmaz, “Bu kentte yaşayanlar, gönül verenler olarak  yıllardır büyük mücadeleler veriyoruz.  Çok büyük kazanımlarımız oldu, bunları korumak gelecek nesillere taşımak hepimizin görevi. AK Parti iktidarı döneminde şehrimiz bir çok yatırım aldı, projelerle daha ileri taşındı.  Topyekun koordine içinde bu süreci devam ettiriyoruz.” diye konuştu.

Zor bir coğrafyada bulunan Türkiye’nin tüm kirli hesaplara rağmen hedeflerine ulaşacağını vurgulayan Yılmaz, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Ülkemiz özellikle iktisadi ve savunma sanayisi açısından çok güçlü olmalı. Ekonomimizin güçlenmesi, refah düzeyimizin artması, kendi uçağımızı, hava savunma sistemlerimizi, milli silahlarımızı yapmak için devletimiz var gücüyle çalışıyor. Meyveleri ise tek tek alınıyor. Çevresi ateş çemberi olan Türkiye, köklü bir devlet olarak doğru hamlelerle dimdik ayakta. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye el birliğinde artık her alanda tam bağımsız Türkiye yolunda sağlam adımlarla ilerliyor. Bunun için hep birlikte çok çalışacağız.”

Yılmaz, AK Parti Samsun İl Gençlik Kolları Eski Başkanı Caner Göktepe’yi de iş yerinde ziyaret ederek, çalışmalarında başarılar diledi.

Continue Reading

Gündem

Kadın Meclisi’nin projeleri Atakum’da hayat bulacak

Atakum Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi düzenlediği tanıtım toplantısında yeni projeleri hakkında bilgi verdi. Çalışmalar sonucunda Türk ve Rus dostluğunu simgeleyen Türk- Rus Parkı ‘’ve başarılarıyla topluma model olmuş kadınların anlatılacağı ‘’Hikayesiyle Kadın Müzesi ve Sergi Salonu’’ ‘açılması planlanıyor.

Published

on

Atakum Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi bugüne kadar yapılan çalışmalarını ve projelerini düzenlediği basın toplantısı ile anlattı. Atakum Belediyesi Vedat Türkali Eğitim Sanat ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen toplantı Kadın Meclisi tarafından Mart 2020’den günümüze yapılan çalışmaların anlatıldığı slayt gösterisi ile başladı. 

TÜRK-RUS DOSTLUK PARKI

Ardından söz alan Rusça Konuşanlar Eğitim, Kültür ve Dostluk Derneği Başkanı Pervin Gündüz, Atakum Kadın Meclisi ile ortak çalışmasıyla Rusya ve Türkiye dostluğunun 100. yılına özel Türk-Rus kültürlerini yaşatan dostluk parkı oluşturulacağını belirterek, ‘’Bu parkın bünyesinde ise bir kütüphane, açıkhava amfi tiyatrosu, kültürel tatlar kafesi, iki toplum içinde değeri tartışılmaz ve dünyanın her tarafında tanınan edebiyatçılar Nazım Hikmet, Dostoyevski’nin değerli eserlerinin olduğu anıtlar, botanik bahçe, Türkiye’de görev yaparken vurularak hayatını kaybeden Rus Büyükelçisi Karlov’un adına yürüyüş yolu, Rusya’dan gelen ağaçlar olacak.Tiyatro etkinlikleri, el sanatları etkinleri yapılacak. Çocuklarımızın güvenle oynayabileceği bir park olacak‘’ dedi.

‘’KADININ MUTLU OLMASI İÇİN PROJE BAŞLATIYORUZ’’

Kırsal alanlarda yaşayan kadınlar ve çocuklar için ücretsiz kuaförlük ve kişisel bakım hizmeti sunmaya devam edeceklerini belirten Bütünsel Şifa Uzmanı Müleyke Özer şu ifadelere yer verdi: ‘’Kadınlarımız bizim gibi toplumlarda bir sıfır  geriden başlıyor. Kadını birçok projede yetiştirebilmek ve aile bütçesine destek olmak kısacası onlarınn mutlu olması için bu projeyi başlattık. Biliyorsunuz fiziksel, ruhsal bir de duygusal bir bedenimiz var. Bu üçü bir araya geldiği zaman bütünsel bir sağlıktan bahsedebiliyoruz. Biz dedik ki bu kuaförlük hizmetinden özellikle kırsal alanlarda yaşayan kadınlarımız ve çocuklarımız da faydalansın’’

‘’KADINLARIN BAŞARILARINI ANLATMAK İSTİYORUZ’’

Yeni projeler üretmek ve hayata geçirmek için yoğun bir şekilde çalışan bir ekiple bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Proje Uzmanı Berna Ateş içinde kadın hikayelerinin yer aldığı müze oluşturlacağının bilgisini vererek şöyle konuştu: ‘’Bu projenin duygusal yönü ayrı, teknik yönü ayrı, yerleşkesi ayrı her anlamda geniş çaplı bir proje. Uygulanabilir bir proje. Müze, sanat galerisi, resim sergisi kadınların yan yana olacakları, anılar oluşturacakları, o anları hatırlayacakları ürünler sergilenecek. Sergide sadece Türk kadınlarının değil dünyanın bütün noktalarındaki kadınların hikayeleri ile buluşacaksınız. Bizler kadınların hep mağdur edildiği ve her zaman hırpalandığı haberleriyle karşılaşıyoruz. Bundan ziyade kadınların başarılarını anlatmak istiyoruz.”

‘’KADINA DEĞERLİ BAKIŞIN SİMGESi’’

Yapılması planlanan müzenin kadına bakışın simgesi olacağını vurgulayan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Bölüm Başkanı Prof. Dr. Metin Eker, “Binlerce yıllık tarihimize baktığımızda dünyaya medeniyeti inşa etmiş bir milletin mensubuyuz. Medeniyeti de kadın ile inşa etmiş bir milletin mensubuyuz. Dolayısıyla Türk kültüründe ve tarihinde kadının yeri, önemi ön plandadır. Sanat tarihine baktığınız zaman da çok fazla kadın sanat eserlerine rastlayabilirsiniz. Batı’da kadın için diğer ifadesini kullanmışlardır. Bu ‘Hikayesiyle kadın projesi’ adı altında bir projedir. Dolayısıyla diğer bakışı ortadan kaldırarak değer bakışı önemsemenin hikayesini yazmaya niyetlendik. Var olan değeri farkındalık oluşturarak, bunu mekanlaştırarak, somutlaştırarak, hikayeleştirerek ön plana çıkarmaya çalıştık. ’Bir hikaye bir kadına ilham olur. Bir kadın bin hikayenin kahramanı olur’ dolayısıyla ilham kaynağımız belli. Kadına değerli bakışın simgesi olabilecek anıtsal bir yapı olacak. Bir mekan tasarlıyoruz. İçine kadınların hikayelerin sığdırmaya çalışacağız. Sadece hikayeleri sığdırdığımız mekan değil aynı zamanda hikayelerin yazıldığı, bir ruh ve yaratıcılık tezahürün ön plana çıktığı mekan olacak ”dedi.

‘’SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMADA KİLİT ÖNEME SAHİP’’

Kent Konseyi’nin toplumsal kalkınmadaki önemine vurgu yapan Atakum Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Neşe Kangüleç ise şu ifadelere yer verdi: “İnsanlar, asırlar boyunca kalkınmanın yollarını aramış ve bunun yolunun yalnızca ekonomik gelişme ile sağlanabileceğini düşünmüştür. Ancak zaman içerisinde salt ekonomik bir kalkınma anlayışının, insanlığın refahını artırmadığını görmüşlerdir. Toplumların etkin bir şekilde kalkınabilmesi için sosyal ve çevresel birtakım bileşenlerin söz konusu sürece dahil edilmesi gerekir. Bu bağlamda ortaya çıkan kavram ise sürdürülebilir kalkınmadır. Yani bu kavram kalkınmayı salt ekonomik olmaktan çıkartarak, farklı unsurları ile değerlendirmeye almak demektir. Sürdürülebilir kalkınma küreselden yerele çok farklı ölçeklerde uygulanma imkanı olan bir kavramdır. Bununla birlikte sürdürülebilir kalkınmanın yerel düzeyde uygulanması, kent konseyleri için anlam ve önem arz etmektedir. Bu noktada kent konseyleri, yerel düzeyde sürdürülebilir kalkınmanın verimli ve etkin biçimde uygulanmasını kurumsal düzeyde amaç edinen önemli kurumlardan birisidir. Kent konseyleri, hem belirgin olarak, bir kentin kalkınma önceliklerine uygun bir yönlü ve katılımcı bir yaklaşımla çözüm bulabilen dinamik yapısı sayesinde yerel takım kararların alınmasındaki belirleyici rolü hem de kentin sorunlarına çok düzeyde sürdürülebilir kalkınmayı gerçekleştirebilmek açısından kilit bir öneme sahiptir. Bir kentin Kent Konseyi yerel sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilmesine yönelik girişimlere önem vermelidir. Bizim kadın meclisi olarak görevimiz kadınların girişimci, araştıran, üreten bireyler olmalarını desteklemek ve bireysel inisiyatiflerini geliştirmek, kent ve kadın sorunları konusunda bilinçlenmelerini ve bu doğrultuda politikalar, projeler oluşturulmasında aktif rol oynamalarını sağlamaktır.’’

Continue Reading

Gündem

Havza Belediye Başkanı ve Meclis Üyelerinden Kaymakam Nayman’a ziyaret

Havza Belediye Başkanı Sebahattin Özdemir ve Havza Belediyesi Meclis Üyeleri Havza Kaymakamı Cengiz Nayman’ı ziyaret ettiler.

Published

on

Havza Kaymakamı Cengiz Nayman’ın makamında gerçekleşen ziyarette Havza Belediye Başkanı Sebahattin Özdemir ve belediye meclis üyeleri Kaymakam Nayman’a hayırlı olsun dileklerini ileterek başarılar dilediler.

Havza Belediye Başkanı Sebahattin Özdemir Kaymakam Nayman’a görevinde başarılar dileyerek; “Şahsım ve Belediyemiz Meclis üyelerimizi adına sizlere yeni göreviniz hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah ilçemiz için hep birlikte güzel işlere imza atacağız. Havza Belediyesi olarak her zaman Kaymakamlığımızın ve sizlerin yanındayız.”dedi.

Havza Kaymakamı Cengiz Nayman ise ziyaretten ötürü duymuş olduğu memnuniyeti dile getirerek; “Tüm meclis üyelerimizi birlik ve beraberlik içerinde görmekten dolayı mutlu oldum. Bu birlik ve beraberlik olduğu sürece Havza’nın daha ileriye gitmesi için hiçbir engel olmayacaktır. Belediye Başkanımız Sayın Sebahattin Özdemir ve Belediye Meclis üyelerine iyi niyet ve ziyaretlerinden ötürü teşekkür ederim.” dedi. 

Continue Reading

Trendler