Connect with us

Sağlık

İnsan sağlığında ergonomi ne işe yarar!

Büyük Anadolu Hastaneleri Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Suat Akar, “Çalışma hayatında insanların çalıştıkları mekanların rahat edeceği konuma getirilmesi, kullanacağı araç gereçlerin insanların yapısına uygun özelliklerde olması ve çalıştığı ortamın kendisini psikolojik olarak sıkıntıya sokmayacak durumda olmasını sağlamak Ergonomidir.” dedi.

Published

on

İnsanların makine ve çevreyle olan ilişkisinin doğal ve teknik yönlerden, insan psikolojisi ile fiziki özellikler göz önünde bulundurularak incelenmesi anlamına gelen ergonomi  insan için uygun olan çalışma koşullarının yaratılmasına katkı sağladığını ifade eden Büyük Anadolu Hastaneleri Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Suat Akar, “Ergonomi yunanca bir kelime  “ergon = iş, çalışma”, “nomos = yasa” anlamında yani iş yasası, iş kuralı anlamına gelmektedir.

İŞ PERFORMANSI DÜŞEBİLİR

İnsanlarI fizyolojik ve psikolojik olarak inceleyerek makine ve çevreye uyumunu teknik ve doğal olarak inceleyen, araştıran bir bilim bütünüdür. Eğer insan çalıştığı ortamda sürekli fizyolojik ve psikolojik strese maruz kalıyorsa, hem üretimine, hem de kişinin yaralanmasına, sakatlanmasına, iş performansının düşmesine sebep olacaktır. Bu nedenle özellikle çalışma hayatında insanların çalıştıkları yerlerin insanın rahat edeceği konuma getirilmesi, kullanacağı araçların insanların yapısına uygun özelliklerde olması ve çalıştığı ortamın bunu psikolojik olarak  sıkıntıya sokmayacak durumda olmasını sağlamak Ergonomidir.

Ergonomi hayatımızın her alanında vardır. Temizlik işinde çalışan bir eleman işini para kazanmak için yaptığı gibi temizlik işini evde de yapar. Araç kullanan uzun yol şoförleri hayatının şoförlük yaparak kazandığı gibi diğer insanlar da işlerine giderken veya seyahate giderken araç kullanıyorlar. Bunun için bütün bu araç kullanımının dizaynı, konforu insanların rahat olması, sakatlanmaması için yapılmaktadır. Bir ofis çalışanının, ofiste masa yüksekliği ne kadar olmalı. 

OFİSTEKİ OTURMA DÜZENİ NASIL OLMALI?

Kanada Standart Araştırma Kurulu bir masanın ideal yüksekliğinin 73 cm -/+ 2,5 cm olması gerektiğini belirtmiştir. Yine bir görüşe göre de bir ofis çalışanı masa yüksekliğinin 170 cm boyunda bir insan için  64 cm yüksekliğinde, oturacağı koltuğun 41 cm yüksekliğinde olması gerektiğine, insanın boyu her 3 cm arttığında masa ve sandalye boylarına 1 cm eklenmesi gerektiğini söylenmiştir. Ofiste çalışma koltuğu çok önemli, çünkü bilgisayar başında çalışanlar çok uzun süre oturarak çalıştığı için bel ve sırt ağrılarına sebep oluyor. Bunun için kişi oturduğunda kalça ve dizleri arasında bulunan bölüm yani uyluk bölümü yere paralel olmalıdır. Dizlerini büktüğünde ayakları yere basmalı, ayrıca sırt ve bel desteği olmalı, arkaya bel ve sırt 90 derece olacak şekilde yaşlanmalı. Otururken diz ile sandalyenin oturak bölümünün kenarı arasında 4-5 parmak mesafe olmalı. Dizler masanın altına rahatça girebilmeli ve masanın altına sürtünmeden hareket edebilmeli. Koltuklar ayarlanabilir koltuklardır. İnsanlar boylarına göre ayarlayabilmeli, koltukların tekerleri olduğu içinde sağa sola rahatça gidilmelidir. Bilgisayar monitörü göz hizasında olmalı, yaklaşık 10-20 derece eğimli olmalıdır. Mause ile çalışırken veya klavye ile çalışırken dirsekler 90 ile 120 derece arasında olmalı. Mause ve klavye tutan el bilekleri nötr durumda olmalı, el bileği ne yukarı doğru, ne de aşağı doğru kırılmalı, klavye 10-20 derece arasında ters yönde eğimli olmalı. Yani kişiye bakan tarafa değil de ters tarafa eğimli olmalıdır. Bunların önemini anlatmaya çalışıyoruz el bilekte sinir sıkışması, mause kullananlarda çok sık görülmektedir.

TRAVMA VE SAKATLIKLAR

Ergonomi  bu yüzden çok önemli, uzun süre aynı işi yapan insanlar farkında olmadan küçük travmalara maruz kalıyor. Bu küçük travmalar birikerek sakatlıklara neden oluyor. Sürekli tornavidayla çevirme veya bir şeyi döndürme işi yapanlar da sinirsel sıkışmalar görülüyor. Bunlar şiddetli ağrı yapabiliyor. İnsanlar bunları sakatlarken büyük travma olmadığı için farkında olmuyorlar. Bu küçük sakatlıklar birikerek zamanla kronikleşen rahatsızlıklara neden oluyor ve tedavisi çok zor olmakta. Özellikle boylarından yüksek yerlerde olarak çalışanlarda omuz rahatsızlıkları görülüyor. Bu omuz rahatsızlıklarının olmaması için omuz hizasından yukarıda çalışmalarını öneriyoruz. Hasta bunun için altına yükseltici veya merdiven kullanmalı veya buna uygun ekipmanlarla çalışmalıdır. Ergonomiyi araba kullanmada , ev temizliğinde sınıflandırabiliriz. Bütün bu ekipmanların insan sağlığına , güvenliğine, ilerde yol açacak problemleri önlemeye koruma amaçlı tasarlanmalı ve kullanılmalıdır. ” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Bebeklerde beslenme nasıl olmalıdır?

Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Neşe Birinci, “Annenin bebeğine verebileceği en güzel, en büyük hediye anne sütüdür.” diyerek anne sütünün önemine dikkat çekti.

Published

on

Anne sütü bebeğinizin sağlıklı gelişmesi için eşsiz bir besin olduğunu ifade eden Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Neşe Birinci, “Bebeğimizi ilk altı ay anne sütü ile besliyoruz. Anne sütüyle beslenmeye en az iki yaşına kadar devam ediyoruz. Çünkü annenin bebeğine verebileceği en güzel, en büyük hediye anne sütüdür. Bu nedenle bebeğimizi öncelikle anne sütüyle beslemeye devam ediyoruz. 6. ayından sonra ek gıdalara geçiyoruz. Öncesinde bazen Anneanneler, Babaanneler bebek ağlıyor diye aç olduklarını zannederek mamaya başlayabiliyorlar. Ama bizim için en önemli gösterge bebeğin tartı alımıdır. 

KİLO ALIMINA DİKKAT

Kilo alımı yeterli olan yani günde 20-30 gram kilo alan bebeklerin kilo alımı yeterli diyoruz ve anne sütü bebeğine yetiyor anlamına gelmektedir. Zaten her annenin sütü bebeğine, annede çok ciddi bir problem olmadığı sürece yeterlidir. 

Bebeğin 6. ayından sonra anne sütünün yanına tamamlayıcı gıdalara geçiyoruz. 1 yaşına kadar bebeğin beslenmesinde ana besin anne sütüdür. Diğer ek besinler sadece çeşitli gıdalarla bebeği tanıştırmak tattırmak amaçlı verilmektedir. 

BEBEĞİNİZE BU BESİNLERİ VERMEYİN!

Ek gıdaya geçişte anneler mutlaka sakin olmalı acele etmemeli önce bir tatlı kaşığı ile tadımlık başlıyoruz. Sonra yavaş yavaş artırıyoruz. Çeşitli gıdaları 1 yaşına kadar bebeğimizle tanıştırmalıyız. Yalnız bir yaşına kadar bebeğimize tuz şeker bal yumurta beyazı bunları vermiyoruz. Bir yaşından sonra tuz ve şekeri az miktarda kullanıyoruz. Bebeğinizi güle güle büyütmenizi diliyoruz. ” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

Reflü hastalığı kanser nedeni

Büyük Anadolu Hastaneleri İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Uzm. Dr. Berna Güzel, “Reflü hastalığı sonucunda yemek borusu (özafagus) hasarlanıp barrett hastalığı ve bunun sonucunda yemek borusu kanseri gelişebilmektedir.” dedi.

Published

on

Reflü olarak da adlandırılan gastroözofagial reflü hastalığı, mide içeriği hastanın yemek borusuna veya ağzına geri döndüğünde ortaya çıkan bir sağlık sorunu olduğunu belirten Büyük Anadolu Hastaneleri İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Uzm. Dr. Berna Güzel, “Reflü hastalığı mide içeriğinin (mide ve safra asidi gibi) yemek borusuna doğru geri kaçması sonucunda oluşur. Bu geri kaçışlar sonucunda yemek borusu (özafagus) hasarlanıp barret hastalığı ve bunun sonucunda yemek borusu kanseri gelişebilmektedir.

REFLÜ HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

Reflü hastalığının göğüste yanma, sırta vuran ağrı, yenilen gıdaların ağıza geri gelmesi, ağız kokusu, boğaz ağrısı, sürekli öksürük gibi belirtiler vardır. Bu şikayetlere gelen  hasta mutlaka endoskopi ile değerlendirilip yemek borusundaki hasar tespit edilmelidir. 

Yemek borusundaki hasar (barret hastalığı) düzenli kontrol yapılmazsa özafagus (yemek borusu) kanseri ile sonuçlanabilmektedir. Yemek borusu kanseri geç belirti veren ve hızlı yayılan bir kanserdir. 

ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR

Kilo kaybı, yutulan gıdaların geri gelmesi gibi şikayetlere çok önemlidir. Erken safhada tespit edilen kanser cerrahi ile tedavi edilebilmektedir. Bu şikayetler ile gelen hastalarda reflü dışı hastalıkların da değerlendirilmesi gerekmektedir. Göğüste ve midede yanma, ağrı şikayeti olan kişilerde kalp krizi, kalp zarı iltihabı (perikardit), myokardit (kalp kası iltihabı) tespit edilebilmektedir. Geç kalındığında kalp yetersizliği gelişip ölümcül olabilmektedir. Bu nedenle hastalıkların ayrımı, erken teşhisi ve kolay tedavisi için düzenli kontrol çok önemlidir.” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

Bafra Devlet Hastanesi çocuğunuzun gelişimini değerlendiriyor

Bafra Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Alaiddin DOMAÇ: “Çocuk Gelişimi Polikliniğinde, 0-18 yaşlar arasındaki normal gelişim gösteren, özel gereksinimi olan, korunmaya muhtaç ve risk altındaki çocukların Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlarımızın yönlendirmesi ile zihinsel, dil, motor, sosyal ve duygusal gelişim alanlarını değerlendirebilen uygun programlar geliştirilip çocuk ve aileyi destekliyor, ilerleyecekleri yolda rehberlik ediyoruz.” dedi.

Published

on

Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı Özlem DEDE:’ Her çocuk özeldir ve her çocuğun gelişim süreçleri kendine özgüdür. 0-18 yaş çocuklar için dil ve konuşma bozukluğu, öğrenme güçlüğü, zihinsel engel, fiziksel yetersizlik, özel yetenek ve davranış bozukluğu olan çocuklara pedagojik danışmanlık yaparak; bebeklik dönemi gelişim takibi, özgül öğrenme güçlüğü, tuvalet eğitimi, kardeş kıskançlığı, alt ıslatma, parmak emme, öfke saldırganlık, tırnak yeme vb. konularda destek sağlamaktayız’. Dedi.

Hangi Testler Uygulanıyor?

Dede, ayrıca çocukların gelişimsel süreçlerini zihinsel sosyal ve duygusal olarak takip etmek amacıyla: Denver 2 Gelişimsel Tarama Testi, AGTE (Ankara Gelişimsel Tarama Testi), Metropolitan Testi, Artikülasyon Testi, Peabody, Porteus Labirentleri, Gesell Normları, Benton Görsel Bellek Testi, Bender Gestalt ve Cattel 2A Zeka Testlerini uygulayarak pedagojik değerlendirme yaptığını söyledi.

AGTE(Ankara gelişim Tarama Envanteri): 0-6 yaş çocukların gelişimi değerlendirilir.

DENVER 2 GELİŞİMSEL TARAMA TESTİ: 0-6 yaş arasındaki asemptomatik çocukların gelişimsel problemler açısından taramada, kuşkulu durumları objektif bir ölçütle doğrulamada ve gelişimsel risk altındaki çocukları izlemede kullanılan bir ölçüttür.

METROPOLİTAN: 5 yaş 6 ay ile 6 yaş arasındaki çocuklara uygulanabilen, çocuğun ilkokula hazır olup olmadığını ölçen bir okul olgunluk testidir.

ARTİKÜLASYON: Çocuğun hangi sesleri çıkarıp çıkaramadığı, seslerde atlama, eksiklik ve değiştirme olup olmadığının tespitinde kullanılan ölçüttür.

PEABODY RESİM KELİME EŞLEŞTİRME TESTİ: 3-11 yaş çocukların alıcı dil yaşının tespit edilebildiği, konuşma bozukluğu ve sözel ifadeye ışık tutan bir testtir.

PORTEUS LABİRENTLERİ: 8-14 yaş arası bireylere uygulanan testlerdir.

GESELL NORMLARI: 2-6 yaş arası çocukların görsel motor ve algı gelişiminin değerlendirildiği bir ölçüttür.

BENTON GÖRSEL BELLEK TESTİ: 8 yaş üstü bireylerin dikkat, algı ve bellek durumuna dair bilgi veren dikkat algı testidir.

BENDER GESTALT TESTİ: 5-11 yaş arası çocukların görsel motor becerilerini gösteren bir ölçüttür. CATTEL 2A ZEKA TESTİ: 7 yaş 6 ay ve 14 yaş arası çocuklara uygulanan zeka testidir.

Continue Reading

Trendler