Connect with us

Sağlık

İdrar yapmakta zorluk çeken her kişi prostat mıdır?

Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri Üroloji Uzmanı Op. Dr. Gürkan Özkan, idrar yapmakta zorluk çeken, idrar yapamama gibi sorunları yaşayan kişiler de bu durumun prostat hastalığı belirtisi olarak yorumlandığını ifade etti.

Published

on

Büyük Anadolu Hastaneleri Üroloji Uzmanı Op. Dr. Gürkan Özkan, İdrar yapmakta zorluk çeken her kişi prostat mıdır? sorusuna yanıt vererek hastalık hakkında bilgiler verdi. 

YAŞANAN ŞİKAYETLERE DİKKAT

Prostat hastalarının genelde idrar yapmakta zorluk çektiğine, idrar yapamama gibi sorunları yaşadığına dikkat çeken Op. Dr. Gürkan Özkan, “İdrar kanalı darlıklarında sık, zor ve ince idrar yapmayla kendini gösterir. Yani bütün idrar zorluğu olan hastalar prostat değildir. İltihabi durumlarda, kaza, yaralanma gibi durumlarda yada geçirilmiş idrar yolu prostat ameliyatları ve sondadan dolayı bu şikayetler olabilir. 

ÖMÜR BOYU TEDAVİ GÖREBİLİRLER

Bu hastalığın tedavisinde ömür boyu hastalar 3-5 ayda bir de olsa idrar kanalı genişletme tedavisi olmak için hastaneye yatmak zorunda kalabilirler. Günümüz teknolojisinde daha iyi, daha modern yöntemlerle ömür boyu bu sıkıntıdan kurtulabilirler. Önce mesane daha sonra böbrek fonksiyonları bozularak ömür boyu böbreklerimizde kalıcı hasar gelişebilir. 

SON SİSTEM TEDAVİ

İyi neticeler, yüz güldürücü sonuçlar alıp hastaneden hastayı kurtarmak için yapılan son sistem tedavi de üreteral stent yerleştirmektir. Buradaki özellik idrar kanalın olduğu yere stent konularak hastanın bir daha o darlıktan dolayı hastaneye gitmesi ve doktor tedavisi alması ihtiyacı ortadan kalkmasıdır. Kısa ve lokal anestezi ile olan bir tedavidir. Dolayısıyla her türlü her yaşta hastaya uygulanabilmektedir. Hasta ameliyattan sonra normal hayatına devam etmekte ve hiçbir sıkıntı kalmamaktadır.” diyerek sözlerine son verdi.  

Sağlık

Bel Fıtığında cerrahi işlem uygulanmadan yapılan fizik tedavi yöntemleri

Büyük Anadolu Hastaneleri Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Suat Akar, Bel Fıtığı şikayeti olan hastaların bazen cerrahi yönteme başvurmadan fizik tedavi yöntemleri ile başarılı sonuçlar alınabileceğini belirterek hastalıktan kurtulabileceklerini söyledi.

Published

on

Bel fıtığı tanısı mı konuldu? Fakat ameliyat olmanız gerekecek kadar ciddi değil! Bu noktada imdadınıza fizik tedavi yöntemleri yetişebilir diyen Büyük Anadolu Hastaneleri Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Suat Akar, “Omurga kemiklerimiz arasında intervertebral disk dediğimiz hareketlerimizi kolaylaştıran, omurganın dayanıklı olmasını sağlayan özel bir bağ dokusu bulunur. Ağır yük taşıma, düşme, obezite gibi nedenler sonucu diskte oluşan bozulmalar sonucu bel fıtığı oluşmaktadır. Burada öncelikle hastaya kesin bel fıtığı teşhisinin konulması lazım. Fıtığın büyüklüğüne ve gösterdiği şikayetlere göre tedavisi değişmektedir. 

KUVVET KAYBI VARSA DİKKAT

Fıtığın en hafif şekli olarak diskin dışarı doğru bombeleşmesidir. Bu hafif ödem yapar bunun tedavisi ilaç, istirahat ve fizik tedavidir. 

Yine orta büyük fıtıklarda dışa doğru daha büyük bombelik var ama lifler tam olarak yırtılmamıştır. Burada da yine aynı tedavi yöntemlerini uygulamaktayız. 

İleri dönem fıtıklarda disk artık görevini yapmamaktadır. Sinire doğru yapışmıştır. Burada hastayı ameliyata göndermeden tedavi yapmaya çalışıyoruz. Ama çok ilerlemiş ve çok şiddetli ağrılar var ise yapılan tedavi ile geçmiyorsa, kuvvet kaybı başlamışsa o zaman cerrahi tedavi düşünülüyor. 

FARKLI TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Özellikle bel kaslarındaki spazmı gevşetmek için kuru iğne tedavisinin özellikle akut dönemde oldukça yararı olmaktadır. 

Yine o bölgelerde ilaç enjeksiyonları yapılmaktadır. Bunların hastaya çok yararı olmaktadır. Bir de bizim kinezyolojik bantlama dediğimiz bant tedavimiz vardır. Bant tedavisi hastanın o bölgesindeki kan dolaşımını arttırmakta ve gevşemesine yardımcı olmaktadır. 

Cerrahiye gitmeyen diğer fıtıklar ise nasıl tedavi ediliyor sorusuna ise; hasta bize geldiği zaman hastanın durumunu değerlendirir ilaç tedavisi, istirahat ve korse veririz ve hastayı takibe alırız. Eğer bunlara rağmen hastanın şikayetleri azalmıyorsa, geçmiyorsa hastayı fizik tedavi programına alıyoruz. 

AMAÇ AĞRILARIN AZALTILMASI

Fizik tedavi programı günde 3 saat olmak üzere yaklaşık 15-20 seans arasında uygulanıyor. Hastanın durumuna göre bu süre kısılır ya da uzatılır. Hastaya burada yüzeye sıcak uygulanır. Fıtık oluşan bölgenin cilt altı ısıtılır bu 42 dereceye kadar arttırılabiliyor. Yine deri üzeri ısıtıcılar ile daha derin 2, 2,5 cm derinlikteki kas tabakasını ısıtır. Elektro terapi dediğimiz yöntemde ise ağrının azaltılmasına ve kas spazmın gevşetilmesine yönelik uygulanır. 

HASTANIN ŞİKAYETLERİ ARTARSA

Hekim gerekli görürse hastayı Traksiyona alır. Traksiyon bir fizik tedavi yöntemidir. Kırılan kemiği hizalamak, ameliyat öncesi kırık ağrısını azaltmak ve sertleşen kas, eklem veya cildi iyileştirmek amacıyla başvurulur. 

Her gün uygulanan tedavi yöntemleri ile iyileşme gözlenmediği hastanın şikayetleri arttığı takdirde cerrahi işlem uygulanmaktadır. ” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

Yürütülen aşı çalışmaları hakkında Samsun İl Sağlık Müdürlüğü’nden açıklama

İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Ali Oruç’un Pandeminin ildeki seyri ve yürütülen aşı çalışmaları hakkında basın açıklaması sunulmuştur.

Published

on

Pandeminin ildeki seyri ve yürütülen aşı çalışmaları hakkında bilgi veren Samsun Valiliği İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Ali Oruç şunları söyledi:

“Sağlık Bakanlığımız tarafından yapılan düzenlemeler sayesinde, her geçen gün aşı sıralamasına yeni gruplar ekleniyor, aşılanacak vatandaşlarımızın yaş sınırı sürekli düşüyor.

Bugün itibariyle 40 yaş üstü vatandaşlarımızdan sonra tüm SGK’lı çalışanlarımız da aşı olma hakkını elde etti. İlimizde aşı olma hakkını elde eden vatandaşlarımızın sayısı 780 bine yaklaştı.

Aşı gruplarındaki bu artışın ve geçtiğimiz hafta Samsun Valimiz Doç.Dr. Zülkif Dağlı’nın talimatıyla başlattığımız aşı seferberliğinin sonuçlarını bugün itibariyle görmeye başladık. Yeni yaş ve meslek gruplarının sıralamaya eklenmesiyle aşı randevularımızda bir artış gözlemliyoruz.

Dün ilk kez 10 bin aşı barajını geçerek, günlük aşı rekorumuzu kırdık. Bu sabah halkımızın yoğun ilgisi nedeniyle 30 dakikada 1000 aşı rakamına ulaşarak güne yeni bir rekorla başladık. Günlük aşı kapasitemizi bugün itibariyle 21 bine yükselttik. İlimizde yapılan toplam aşı sayısı 650 bini geçti, ikinci doz aşısı yapılan vatandaş sayımız süratle 300 bine doğru ilerliyor.

Bu başarıdan dolayı, özveriyle çalışan aşı ekiplerimize ve aşıya ilgi gösteren tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum.

En çok sayıda aşıya, ne kadar kısa zamanda ulaşırsak, il olarak hedeflenen bağışıklık düzeyine o kadar hızlı ulaşabiliriz. Bu nedenle tüm vatandaşlarımızı, aşının bize kattığı güce ortak olmaya ve Sağlık Müdürlüğümüz tarafından oluşturulan 400’ün üzerinde aşı noktasında, aşılarını yaptırmaya, bu zorlu mücadelede sağlık çalışanlarımızın yanında olmaya davet ediyoruz. ”

Continue Reading

Sağlık

Halluks Valgus ya da başparmak çıkıntısı nedir, tedavisi nasıl yapılır?

Büyük Anadolu Hastaneleri Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Kubilay Ersin Türkmen, kadınlarda sıkı ve topuklu ayakkabı seçimi yüzünden oluşan Halluks Valgus ya da başparmak çıkıntısı tedavi edilmediği takdirde hayat kalitesini olumsuz yönde etkilediğini söyledi.

Published

on

Büyük Anadolu Hastaneleri Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Kubilay Ersin Türkmen, Halluks Valgus ya da başparmak çıkıntısı hakkında merak edilen soruları yanıtladı.

Uzmanı Op. Dr. Kubilay Ersin Türkmen, “Ayaklarımızda bulunan baş parmak, birinci parmak olarak da adlandırdığımız birleşim noktasında normalde düz olması gerekiyor fakat Halluks Valgus dediğimiz olay oradaki kemiğin dışa doğru çıkıntısı ya da ayaktaki şekil bozukluğunu anlatmaktadır. 

YÜRÜMEDE ZORLUK OLUŞTURUYOR

Özellikle kadınlarda sıkça görülen ve sıkı ve topuklu ayakkabı seçimi yüzünden oluşan Halluks Valgus ya da başparmak çıkıntısı bazı durumlarda genetik olarak aileden geçmekte ya da çevresel faktör dediğimiz durumlardan kaynaklanabiliyor. Kas ve kemik dengesizliği de bir etken oluyor. Birinci parmak çıkıntısı olduğu yerde içeri doğru devam ederken diğer parmakları da itiyor ve ayağın geneline yayılan bir şekil bozukluğu meydana geliyor. 

Olay sadece birinci parmağın dış bölgesinde meydana gelirken tüm ayak parmaklarına yayılıyor ve ayağın şeklini bozarak kişide yürüme bozukluğu meydana getiriyor. 

Sıkı ayakkabı giymekten ayakların o ayakkabının şekline göre girerek ayak parmaklarında büyük oranda şekil bozuklukları ve çıkıntılar meydana getirebilir. Bu çıkıntılar ayakkabıya değdikçe nasırlaşma bazen de kemiğin açığa çıktığı durumlar oluşuyor. 

ŞEKER HASTALARI DİKKAT ETMESİ GEREKİYOR

Özellikle şeker hastalarında bu durum çok önemli. Diyabet hastalarının ayaklarında oluşabilecek Halluks Valgus nedeninden ötürü vücuda bazı bakteriler girebilir. Bu da enfeksiyon riskine neden olur. Bu anlamda diyabet hastasının bu doğrultuda ayak bakımları özel önem taşır.

Hastalığın tedavisinde öncelikle hastanın ayak röntgeni çekiliyor. Burada baş parmağın açısını ölçüyoruz. Eğer açı yüksek, çıkıntı büyük ise biz bunlara ameliyat önerebiliyoruz. 40-45 dakikalık bir operasyon oluyor. Her iki ayak için olabiliyor. Ameliyat sonrası bir gün boyunca ayağın yüksekte durması gerekiyor. Rutin kontrollerle birlikte hastanın özellikle nasıl bir ayakkabı seçimi yapması konusunda da tavsiyelerde bulunuyoruz. ” diyerek sözlerine son verdi.  

Continue Reading

Trendler