Connect with us
30Agustos

Sağlık

Güneş yanığında bu belirtilere dikkat!

Büyük Anadolu Hastaneleri Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı Dr. Hüseyin Başar, “Güneş yanıklarında deride yanık, kırmızılık, batma, yanma ve ciltte içi su dolu kabarcıklar görülmesi durumunda en kısa zamanda doktora gidilmesi ve tedaviye başlanması gerekmektedir.” dedi.

Published

on

Güneşin yakıcı etkisini gösterdiği yaz günlerinde güneş yanığı konusunda uyarılarda bulunan Büyük Anadolu Hastaneleri Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı Dr. Hüseyin Başar, “Güneş yanığı cildin yoğun güneş ışığına maruz kalması ile meydana gelen ve aniden ortaya çıkan bir deri iltihaplanmasıdır. 

KANSEROJEN ETKİSİ VAR

Buna sebep olan güneş spektrumu içindeki Ultraviyole-B (UV-B) ışınlarıdır. Güneşin yanığı ile birlikte kanserojen etki yapması da çok yüksektir. 

Bilinçsizce güneşte kalan çocuklarda ilerleyen yaşlarda, ağır kanser tümörlerinin gelişme riskinin çok fazla olduğu da bilimsel çalışmalarla da ortaya konulmuştur. 

Güneş gözlüğü kullanmak açık renkli kıyafetler giymek çok önemli.

Gün içinde 10.00’dan – 16:00 ya kadar olan saatler arasında direk güneşin altında çok uzun süre kalmamak gerekiyor. Hareketsiz olarak  30 dakikadan fazla güneşlenmemelidir. Bu saatlerin dışında sabahın erken saatleri ve 16:00’dan sonra güneş batımına kadar olan zamanlarda güneşte kalmak daha faydalı olacaktır. 

GÜNEŞ KORUYUCULARI

Güneş yanığı derideki yakıcı etkidir. Bu birinci derecede olduğunda kızarıklık şeklinde olur. İkinci derece de kabarcıklar şeklinde olur. Daha uzun süre kalındığında bildiğiniz suyla yanmış şeklinde olabilir.

Güneş koruyucusuz güneşin altında uyumak, güneşlenmek bile çok tehlikelidir. Güneş koruyucularının da yüz de yüz güneşten korur diye bir durum da yoktur. Koruyucu da sürseniz mutlaka dikkat etmeniz gerekiyor.

Özellikle 4-5 saat duran kişilerde güneş yanığı mutlaka görülür. Bu kişilerde tansiyon ve ek hastalığı olan varsa hayati tehlike bile oluşturabilir. 

BU BELİRTİLERE DİKKAT

Deride kırmızılık, yanma, batma, yanık ve ciltte içi su dolu kabarcıklar görülmesi durumunda en kısa zamanda doktora gidilmesi ve tedaviye başlanması gerekmektedir. 

Hastanın yanık derecesine göre tedaviler uygulanmaktadır. Birinci derece yanıklarda hastaya rahatlatıcı tedaviler uygulanmaktadır. İkinci derece de su toplanmaları gibi iyileştirici olarak farklı tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Burada rahatlatıcı krem ve ilaçlar kullanılmaktadır. Vücutta iz kalmaması için kişinin tedavi yöntemlerine geç kalmaması önemlidir.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Kepçe kulak sorunu çocukların psikolojisini etkiliyor

Büyük Anadolu Hastaneleri KBB ve Baş-Boyun Cerrahisi Dr. Öğr. Üyesi Harun Küçük, çocuklarda travmalara ve özgüven problemlerine neden olan kepçe kulak sorunun tedavisinin mümkün olduğunu söyledi.

Published

on

Halk arasında kepçe kulak olarak anılan dış kulak deformitesi en sık görülen kulak şekil bozukluğu olduğunu belirten Büyük Anadolu Hastaneleri KBB ve Baş-Boyun Cerrahisi Dr. Öğr. Üyesi Harun Küçük, “Kepçe kulak sorunu çocuklarda sıklıkla görülen problemlerden birisidir. Kepçe kulak, kulak ile kafa arasındaki açının normalden daha fazla olmasından kaynaklanır. Sağlık açısından herhangi bir problem oluşturmuyor fakat sosyal çevrede çok ciddi sorunlar oluşturabiliyor. Özellikle çocuklar arasında bu problem farkında olmadan çocukları kırabiliyor, incitebiliyor. Bu da psikolojik olarak çocukta sorunlar oluşturabiliyor. 

ÖZGÜVEN PROBLEMİ OLUŞTURUYOR

Kepçe kulak görünümü özellikle okul çağındaki çocuklarda travmalara ve özgüven problemleri oluşturabiliyor. 

Psikolojik değişim ve gelişimin yaşandığı çağlarda estetik görünüm, çocuklar için büyük bir sosyal sorun olarak karşısına çıkıyor. Bu sorunu yaşayan çocuklar arkadaşları tarafından belli bir dönem alay konusu olmakta, çocuğun psikolojisinde telafisi zor kalıcı izlerin oluşmasına neden olmaktadır. Kepçe kulak sorununun tedavisi cerrahidir. Aileler çocukların büyüdükçe kepçe kulak sorununun ortadan kalkabileceğini düşünse de tıbbi destek almaları gerekmektedir.” diyerek sözlerine son verdi.  

Continue Reading

Sağlık

Diyabette düzenli kontrol çok önemli

Büyük Anadolu Hastaneleri İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Berna Güzel, “Diyabet, böbrek yetmezliği, görme bozuklukları gibi değişik sağlık sorunlarına yol açabilir ve kansere neden olabilir. Sürekli susamak ve sık sık idrara çıkmak diyabette çok sık görülen belirtilerdir.” diyerek erken teşhis ve tedavinin önemine dikkat çekti.

Published

on

iyabet (şeker hastalığı), ölümcül olabilecek birçok hastalığın oluşumunda birinci sırada olan ve çok yaygın olarak görülen bir hastalık türü olduğunu belirten Büyük Anadolu Hastaneleri İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Berna Güzel, “Diyabet yani Şeker hastalığı; tıptaki adı ile Diabetes Mellitus kan şekerinin yükselmesi, idrarda şeker çıkması ile giden organlarda hasara yol açan bir hastalıktır. Araştırmalara göre, Türkiye’de 20 yaş üzeri kişilerin %13,7’sinde diyabet bulunmaktadır. Sürekli susamak ve sık sık idrara çıkmak diyabette çok sık görülen belirtilerdir. Bu belirtiler pankreasın yetersiz insülin üretmesinden ya da vücut dokularının insülin etkisine direncinden veya ikisinin bileşiminden kaynaklanır.

İki tip diyabet vardır. Tip 1 diyabet, otoimmün bir hastalıktır yani vücut, pankreasın beta hücrelerine nedeni bilinmeyen bir şekilde sanki yabancı bir dokuymuşcasına onları hedef alarak saldırır ve beta hücrelerini yok eder. Sonuç olarak vücutta insülin eksikliği ortaya çıkar ve kan şekeri yükselir. Tip1 diyabette insülin salgısı hiç yoktur veya yok denecek kadar az olduğundan tedavisinde mutlaka insülin kullanılır. Tip 1 diyabetin belirtileri hızla ortaya çıkar ve insülin başlanmazsa ciddi sonuçlar oluşturabilir. 

Tip 2 diyabette ise vücutta insülin direnci vardır, zamanla insülin salgı bozukluğu da gelişir.

Tip 2 diyabet en sık görülen tip olup tüm diyabetlilerin %90-95’ini oluşturur. Tedavisinde her zaman insülin gerekmeyebilir.Tip 2 diabet erken teşhis edilirse beslenme tedavisi ve egzersizin yanısıra ağızdan şeker düşürücü ilaçlarla tedavi edilebilirken, ilerleyen dönemde insülin kullanılması gerekebilir. Bu anlamda diyabet, kontrolsüz tansiyon yüksekliği, kolestrol yüksekliği, troid hastalıkları, damar yapısını bozup kalp krizi, beyin damar tıkanıklığı ile sonuçlanabilir.

Kontrolsüz diyabet ile böbrek yetmezliği, görme bozuklukları gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir ve kansere neden olabilir.  Bu nedenle birçok hastalığın erken teşhisi ve kolay tedavisi için düzenli kontrol yaptırmak çok önemlidir.” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

İdrar yolu enfeksiyonu tedavisinde geç kalmayın

Büyük Anadolu Hastaneleri Üroloji Uzmanı Op. Dr. Bülent Çelik “İdrar yolu enfeksiyonunda altta yatan pek çok neden bulunmaktadır. İdrar yolu enfeksiyonunun tedavisi için öncelikle şikâyetiniz ile ilgili uzman bir doktora başvurmanız gerekmektedir” dedi.

Published

on

Genç, yaşlı, kadın, erkek herkesin hayat boyu en az bir defa yaşadığı rahatsızlıklardan biri olan idrar yolu enfeksiyonu hakkında bilgiler veren Büyük Anadolu Hastaneleri Üroloji Uzmanı Op. Dr. Bülent Çelik, “İdrar yolu enfeksiyonu, böbrek, mesane, üreterler veya idrar kanallarında oluşan enfeksiyonlardır. Bazı hastalarda yakınma derecesinde belirtiler gösterirken bazı hastalar tarafından da diğer rahatsızlıklarla karıştırılabilecek semptomları bulunmaktadır. Bulantı, kusma, yorgunluk, karnın alt bölgesinde yaşanan ağrı, sürekli idrar yapma isteği olmasına rağmen az miktarda yapılan idrar sayılabilir. Bu rahatsızlık sıklıkla kadınlarda görülmektedir.

BELİRTİLERİ NELERDİR

İdrar yolu enfeksiyonunun en yaygın belirtileri, idrar esnasında veya sonrasında meydana gelen ağrı ve yanma hissidir.

İdrara çok sık şekilde çıkmak da enfeksiyon belirtisi sayılabilir. Eğer enfeksiyon gelişir ve önlem alınmazsa kişide ateş, idrarda koyu renk ya da kan bile görülebilir, kötü koku da enfeksiyonun habercisi olabilir. Hayat kalitesini düşüren bu sağlık sorunu kişinin günlük yaşamını da olumsuz etkilemektedir.

TEDAVİ İÇİN GEÇ KALMAYIN

Yukarıda belirtmiş olduğumuz belirtilerin birini ya da bir kaçını yaşayanlar mutlaka bir uzman doktora başvurmaları büyük önem taşır. İdrar yolu enfeksiyonunun tedavisine başlamadan önce ilk olarak idrar tahlili yapılmaktadır. İdrar tahlili, hekimin kapsamlı bir analiz elde etmesini sağlayacaktır. Hastanın duruma göre bu tetkikler ultrason, bilgisayarlı tomografi ya da sistoskopi olabilir. Tüm bu tetkiklerin sonucunda tedavi yöntemine başlanmaktadır” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Trendler