Bizimle iletişime geçin

Sağlık

Endoskopik Bel Fıtığı Ameliyatı ile yıllar süren ağrılarından kurtuldu!

Büyük Anadolu Hastaneleri Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Naki Keleş tarafından “Endoskopik Bel Fıtığı Ameliyatı” olan Emine Tekke yıllar süren ağrıların kurtuldu.

Yayınlandı:

on

Bel fıtığı tedavisinde yeni bir yöntem olan Endoskopik Bel Fıtığı Ameliyatı hastalara şifa olmaya devam ediyor. 

Büyük Anadolu Hastaneleri Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Naki Keleş, bel bölgesine veya yan taraftan 0,5 cm’lik cilt kesesi ile lokal anestezi altında 4 mm’lik bir endoskop borusu ile girilip, ekrandan cerrahi alan görülerek gerçekleştirilen Endoskopik Bel Fıtığı Ameliyatı ile hasta aynı gün taburcu edildiğini, hastanın kısa bir süre sonra yürüyerek, aynı gün eve gidebildiği söyledi. 

TÜM BEL FITIĞI HASTALARINA UYGULANABİLİYOR
Hastanın çok kısa bir zaman içinde de normal iş yaşantısına dönebileceğini belirten Op. Dr. Naki Keleş, tam endoskopik bel fıtığı ameliyatının kemik veya kas yapıda herhangi bir bozukluğu olmayan tüm bel fıtığı hastalarına uygulanabileceğini ifade etti. 1 buçuk yıldır bel fıtığı sorunu yaşayan Emine Tekke isimli hastasına da bu ameliyatı yaptıklarını dile getiren Op. Dr. Naki Keleş, hastasının maddi ve manevi olarak yaşadığı sorunlardan kurtulduğunu ifade etti.

ALTERNATİFLER AĞRIMI DİNDİRMEDİ
Büyük Anadolu Hastaneleri Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Naki Keleş’e yıllar boyunca süren ağrılarından kurtulmak için ameliyat olan Emine Teke ise, operasyon olmadan önce yaşadığı sıkıntıları ve şimdiki durumunu anlattı. 

Teke, Op. Dr. Keleş’e endoskopik bel fıtığı ameliyatı olarak sıkıntılarından kurtulduğunu ifade ederek, “1989 doğumluyum. 1 buçuk yıl önce bel fıtığı şikayetlerim başladı. Bacaklarımda baskı, kalça ve ayaklarıma inen bıçak gibi batan ağrılarım vardı. Bu süreç içinde çok yere başvurdum. Bununla ilgili olarak alternatif tıp diye adlandırılan çözümler de aradım. Fakat hep ameliyat olmam gerektiği söylendi ama yaşımın genç olduğu için ameliyat olmamam gerektiğini sıkıntı yaşayabileceğimi ifade ettiler.

ÇOK ARAŞTIRDIM, NAKİ BEYİ TAVSİYE ETTİLER
Fakat alternatif olarak yaptığım tedaviler bende işe yaramadı. Ağrı kesiciler fayda etmedi. Günlük işlerimi yapamaz hale geldim. Yaşam kalitem düştü. Psikolojik olarakta büyük etkisi oldu. Hem maddi hemde manevi olarak sıkıntılar yaşamaya başladım. 

Yaşadığım sıkıntılardan kurtulmak için ameliyat olmaya karar verdim. Karar verdim ama bununla ilgili de araştırmalar yapmaya başladım. Ameliyat sonrası sıkıntı olabileceği düşüncesiyle ameliyat olmuş kişilerden de bilgi aldım. Ve en sonunda Büyük Anadolu Hastaneleri Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Naki Keleş’e başvurdum. Kendisini tavsiye ettiler, doktorumla ilgili güzel ve olumlu sözler almam bana güven verdi. 

TEŞEKKÜR ETTİ
Şu An da 3 ay oldu ameliyat olalı çok iyiyim. Oturduğum yerden kalkamıyor, suyumu almaya gidemiyor, lavabo ihtiyacımı karşılayamıyorum. Çok şükür hepsini artık rahat bir şekilde yapıyorum. Ameliyat sonrası yara kalır diye düşünüyordum ama sanki ameliyat olmamış gibiyim. Bu ağrıları çekenlere sesleniyorum. Mutlaka ameliyatınızı olun ağrı çekmenize değecek hiç bir şey yok. Beni sağlığıma kavuşturan doktorum Naki beye, ekibine ve Büyük Anadolu Hastaneleri’ne teşekkür ediyorum” diyerek sözlerine son verdi.  

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Artık rahat nefes alıyor!

Çocukken aldığı darbe sonrası burnu düzensiz gelişen, şekil bozukluğu oluşan buna istinaden sağlık sorunları yaşayan 36 yaşındaki Samsunlu Caner Makal, Büyük Anadolu Hastaneleri KBB Hastalıkları ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Davut Tepe tarafından başarı bir şekilde burun estetiği operasyonu oldu.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Samsun’da özel sektörde çalışan 36 yaşındaki Caner Makal, Büyük Anadolu Hastaneleri KBB Hastalıkları ve Baş- Boyun Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Davut Tepe tarafından burun estetiği ameliyatı oldu. Makal, yaşadığı sorunları ve tedavi süreci hakkında bilgiler verdi. 

Nefes alıp vermede sorun yaşadığını ve gece uyuma problemi çektiğini dile getiren Caner Makal, “Burnumda kemer diye tabir edilen bir durum söz konusuydu. 12 yaşında burnumdan darbe almıştım. Burnum düzensiz gelişti, şekil bozukluğu oluştu, görüntü olarak iyi değildi ve beni de rahatsız ediyordu. Bu da bende özgüven eksikliği oluşturuyordu. Doktorum Opr. Dr. Davut Tepe’ye tavsiye üzerine geldim. Kendisi muayene etti ve ameliyat olmam gerektiğini söyledi. Başta biraz korkularım vardı fakat çevremden edindiğim bilgiler ve doktorumun da verdiği güvenle operasyonumu oldum. Çok rahat bir ameliyat geçirdim. Ağrı, sızı olmadı. Hiç acı çekmedim, korktuğum gibi olmadı. Bu ameliyatı düşünenlere tavsiye ediyorum sıkıntı çekmelerine hiç gerek yok. Rahat bir ameliyat. Bu anlamda doktorun Davut beye ve Büyük Anadolu Hastanelerine göstermiş oldukları, ilgi ve alaka için teşekkür ediyorum.” dedi.  

İYİLEŞME SÜRESİ KISA VE HIZLIDIR

Burun ameliyatlarının açık ve kapalı teknik olarak iki yöntemde yaptıklarını belirten Opr. Dr. Davut Tepe, “Biz burada hastanın da durumuna göre karar vermekteyiz. Daha kişinin sağlığı ve rahatlığı açısından kapalı uygulamayı tercih etmekteyiz. Kapalı olan teknik burun deliklerinden girilerek yapılmaktadır. Hastanın nefes almasını engelleyen kemik ve kıkırdak eğrilikleri bu yöntem ile düzeltilmektedir. Bu hastamızda olduğu gibi çocuklukta burnuna aldığı darbe sonrası burun gelişimi görüntü açısında da farklılık oluşturmuş ve kişinin hem nefes alıp vermesini zorlaştırmış hemde sağlıksız bir görüntü ortaya çıkarmış. Bu anlamda burun estetiğinde yapılan operasyon da amaç  yüzün profiline uygun doğal ve ameliyat olduğu belli olmayan bir burun oluşturmaktır. Ameliyat sonrası iz kalmaz, iyileşme süresi daha hızlıdır ve kısadır” diye konuştu.

Okumaya devam et

Sağlık

Vitrektomi ameliyatı ile görmediklerini görüyor

Büyük Anadolu Hastaneleri Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emrullah Beyazyıldız, her iki gözünde diyabete bağlı ödem ve zar tabakası oluşan ve görmesini engelleyen Abdullah Akdağ isimli hastasını yaptığı başarılı tedavi yöntemleri ile sağlığına kavuşturdu.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Türkiye Trafik Dergisi Genel Yayın Müdürü Abdullah Akdağ, Büyük Anadolu Hastaneleri Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç.  Dr. Emrullah Beyazyıldız’a görme şikayeti ile başvurarak ameliyat oldu. Akdağ yapılan Vitrektomi ameliyatının ardından görmediklerini artık görebildiğini söyleyerek yaşadığı mutluluğu ifade etti.

KONTROLLERİNİZİ İHMAL ETMEYİN

Yaşadığı süreçleri anlatan Akdağ, “Diyabet hastasıyım. Diyabete bağlı olarak gözlerimde ödem ve göz arkasında zar tabakası oluşmuş. Bu da görmeme engel oluyordu. Uzağı net göremiyordum. Gözlerimde katarakt vardı. Doktorum Doç.  Dr. Emrullah Beyazyıldız başarılı bir tedavi süreci yürüttü. Şu anda görmediklerimi bile görebiliyorum. Bu konuda hocamızı tavsiye ediyorum. İşinde uzman olduğunu etrafımızdan da duyduk, hemde kendimiz gelip tastik etmiş olduk. İşinin ehli bir doktorumuz var Allah kendisinden razı olsun. İlgi, alaka kendi evimiz gibi rahatlıkla Büyük Anadolu Hastaneleri’ne gidip geliyoruz. Buradan bu sorunu yaşayanlara tavsiyem mutlaka kontrollerini ihmal etmesinler. Özellikle diyabet hastaları daha dikkatli olsunlar” dedi.

YIRTIKLAR VE KANAMALAR MEYDANA GELİYOR

Hastası Abdullah Akdağ’a uyguladığı tedavi hakkında bilgiler veren Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç.  Dr. Emrullah Beyazyıldız ise, “Hastamız bize görme sorunu ile başvurdu. Yaptığımız muayenede gözünde ödem ve göz arkasında zar tabakası olduğunu tespit ettik. Bu da görme soruna işaret ediyordu.  Retina göze gelen ışınların beyne ulaştırıldığı anatomik olarak çok önemli bir bölgedir. Retina bölgesini en çok etkileyen hastalık diyabet hastalığıdır. Retina tabakasında yırtıklara, kanamalara neden olmakta, bu da görme sorunlarına neden olmaktadır.  Bu nedenle diyabet hastaları düzenli olarak göz hekimleri tarafından muayene edilmeli, gerekli olduğu durumlarda lazer, göz içi enjeksiyonları gibi diğer tedavi yöntemleri yapılması gereklidir. 

GÖZ HASTALIKLARINDA GEÇ KALMAYIN

Bu tedavi yöntemleri ile körlük engellenmektedir. Bu anlamda diyabet hastalarında düzenli muayene çok önemlidir. Burada kişi ilerleyen süreçlerde kör olma durumu bile ortaya çıkabilir. Diyabete bağlı görme sorunu yaşayanların tedavisinde Vitrektomi ameliyatı ile büyük başarı sağlanmaktadır. Burada önemli olan bu sağlık sorunlarını yaşayan kişilerin ileri aşamalara gelmeden tedavilerini yaptırmalıdır. Abdullah beye de bu yukarıda saydığım tedavi yöntemlerini uyguladık. Kendisini de ifade ettiği gibi çok sağlıklı ve net görebilmektedir” diye konuştu. 

Okumaya devam et

Sağlık

Çocukluk Çağı Obezitesinin Neden olduğu Hastalıklar

Çocukluk Çağı Obezitesi konusunda aileleri uyaran Büyük Anadolu Hastaneleri Laparoskopik, Bariatik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Muzaffer Al, obezitesi olan çocuklar da yüksek kan basıncı, düşük seviyelerde yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol ve yükselmiş trigliserid gibi diğer kardiyometabolik risk faktörleri oluşabileceğinden farklı sağlık sorunlarını ortaya çıkaracağını söyledi.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Çocukluk çağı obezitesi, endokrin, gastrointestinal, pulmoner, kardiyovasküler ve kas-iskelet sistemleri dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere, vücuttaki hemen hemen her sistemi etkileyen komorbiditelerle ilişkilidir diyen Büyük Anadolu Hastaneleri Laparoskopik, Bariatik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Muzaffer Al, “Tip 2 diyabet (T2DM), dislipidemi, obstrüktif uyku apnesi (OUA) ve steatohepatit gibi obezitesi olan gençlerde karşılaşılan komorbiditelerin çoğu, önceden “yetişkin” hastalıkları olarak kabul ediliyordu. Bu komorbiditelerin şiddeti normalde obezitenin şiddeti ile artmaktadır. 

KARDİYOMETABOLİK VE KARDİYOVASKÜLER ETKİLER

Obezitesi olan çocuklar hiperinsülinemi, insülin direnci, prediyabet ve ardından T2DM açısından yüksek risk altındadır. Prediyabet ve T2DM prevalansı, obezite şiddeti, ırk, etnik köken ve çocuğun yaşına göre değişmektedir. Ergenlik döneminde T2DM ile başvuranlar, glisemik kontrolün daha hızlı kötüleşmesine ve mikroalbüminüri, dislipidemi ve hipertansiyon gibi diyabetle ilişkili komplikasyonların ilerleyen yaşlarda ortaya çıkanlara kıyasla daha hızlı ilerlemesine sahip gibi görünmektedir. Obezitesi olan çocuklar ayrıca yüksek kan basıncı, düşük seviyelerde yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol ve yükselmiş trigliserid gibi diğer kardiyometabolik risk faktörlerinin yüksek sıklığına  sahiptir.  Ekokardiyografik bulgular arasında sol ventrikül hipertrofisi, artmış sol ventrikül ve sol atriyal çap ve sistolik ve diyastolik disfonksiyon yer almaktadır.

ENDOKRİN VE PULMONER ETKİSİ

Obezite, kızlarda erken cinsel olgunlaşma başlangıcı ve hızlandırılmış doğrusal büyüme ve ilerlemiş iskelet olgunlaşması ile ilişkilidir. Ergen kızların ayrıca hiperandrojenizm ve polikistik over sendromu geliştirme riski daha yüksektir. Polikistik oversendromunun belirtileri, adet düzensizlikleri, akne ve hirsutizm’dir. Obezitesi olan çocuklar, sağlıklı kilolu çocuklara göre önemli ölçüde daha yüksek Obstrüktif uyku apnesi sıklığına sahiptir.Vücut kitle indeksi arttıkça şiddeti artar. Şiddetli obezitesi olan çocuklarda, şiddetli oksijen desatürasyonu ile ilişkili alveolar hipoventilasyon da olabilir. Çocukluk çağı obezitesinin astım ile ilişkili olduğu da kanıtlanmıştır. 

GASTROİNTESTİNAL ETKİLER

Çocuklarda alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ile güçlü bir şekilde ilişkilidir. NAFLD spektrumu basit steatozdan progresif steatohepatit ve siroza kadar değişebilir. Alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı, şu anda çocuklarda karaciğer hastalığının en yaygın nedenidir. NAFLD’li hastaların çoğu asemptomatik olsa da, laboratuar anormallikleri arasında karaciğer transaminazları (alanin aminotransferaz ve aspartat aminotransferaz), alkalin fosfataz ve gama-glutamil transpeptidaz düzeylerinde yükselmeler yer almaktadır. Görüntüleme, ultrasonografide artmış ekojenite ile gösterilen yağlı karaciğer varlığını doğrulayabilir, ancak karaciğer biyopsisi basit steatoz, steatohepatit ve fibroz arasında güvenilir bir ayrım yapmanın tek yoludur ve ayrıca serum aminotransferaz düzeylerinin yükselmesinin diğer nedenlerini dışlamada yardımcı olmaktadır.

KAS VE İSKELET SİSTEMİNE EKSİKİ

Çocukluk çağı obezitesi, hareket kabiliyetinde bozulma, kırık sıklığının artması , alt ekstremite eklem ağrısı  dahil olmak üzere çeşitli kas-iskelet sistemi sorunları riskini artırmaktadır. Obezite aynı zamanda tek taraflı veya iki taraflı kaymış femur başı epifizi ve tibia vara için bir risk faktörüdür. 

PSİKOSOSYAL ETKİSİ

Çocukluk çağı obezitesinin psikososyal sonuçları yaygındır ve zayıf benlik saygısı, anksiyete, depresyon ve sağlıkla ilişkili azalmış yaşam kalitesini içermektedir. Obez çocukların zorbalık ve ayrımcılık kurbanı olma olasılığı daha yüksektir. Ergenlik döneminde obezitesi olan kadınların, normal kilolu akranlarına kıyasla daha düşük aile geliri, daha düşük evlilik oranları ve daha yüksek yoksulluk oranlarına sahip oldukları kaydedilmiştir. 

DERMATOLOJİK VE NÖROLOJİK ETKİLER

İnsülin direncinin bir göstergesi olan akantozis nigrikans, obezitesi olan çocuklarda sık görülen bir bulgudur. Diğer cilt anormallikleri arasında pişik, hidradenitis supurativa, fronküloz ve çatlaklar yer almaktadır.  Çocukluk çağı obezitesi, yüksek idiyopatik intrakraniyal hipertansiyon (psödotümör serebri) riski ile ilişkilidir. Klinik semptomlar arasında baş ağrısı, kusma, retro-oküler göz ağrısı ve görme kaybı yer almaktadır.

UZUN VADELİ RİSKLER

Obezitesi yetişkinliğe kadar devam eden çocuklarda Tip 2 diyabet, hipertansiyon, dislipidemi ve karotis-arter aterosklerozu riski, hiçbir zaman obeziteden etkilenmemiş yetişkinlere göre önemli ölçüde artmıştır. Çocukluk döneminde daha yüksek Vücut kitle indeksi, hem erkeklerde hem de kadınlarda yetişkinlik döneminde artan ölümcül olan ve olmayan kardiyovasküler  riski artırmaktadır.” diyerek sözlerine son verdi.

Okumaya devam et

Trendler