Connect with us

Sağlık

Ek gıdaya geçişte yapılması gerekenler nelerdir?

Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Serdar Pop, Bebeğimiz 180 günü doldurduğunda tamamlayıcı gıdaya artık hazır hale geldiğini ifade ederek, ek gıdaya geçişte neler yapılması konusunda önemli bilgiler verdi.

Published

on

Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Serdar Pop “ Ek gıdaya geçerken aileleri tatlı bir telaş alıyor. Özellikle ilk bebekte tamamlayıcı beslenmeye geçiş aileler için bazen zorlu bir sürecin başlangıcı olabiliyor. Hem Dünya Sağlık Örgütü, hem de Sağlık Bakanlığı ilk 6 ay sadece anne sütünü öneriyor. Öyle ki ilk 6 ay anne sütü alırken su verilmesi bile önerilmiyor. Altıncı ay itibariyle artan kalori, protein, vitamin ve mineral ihtiyaçları göz önünde bulundurularak tamamlayıcı gıdaya başlatılır.

Bebeğimiz 180 günü doldurunca tamamlayıcı gıdaya artık hazır hale gelmiş olur. Bu dönemde destekli de olsa oturuyor olması, sofra gıdalarını almak istemesi, anne ve babalarının ellerindeki yiyecek için heyecanlanması, ağızları ile ses çıkartmaları el ve ağız koordinasyonunu sağlaması tamamlayıcı beslenmeye geçiş için önemli işaret taşlarıdır.

Tamamlayıcı beslenmeye erken başlamanın sorunları 

·         Yapılan araştırmalarda, tamamlayıcı yarı katı- katı gıdaların 6 ay öncesi verilmesi çocuklarda hastalık riskini arttırır.

·         Erken başlanan tamamlayıcı gıda çocuklarda bağırsak florasının bozulmasına yol açar.

·         Yapılan araştırmalarda ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenen çocukların daha az hasta oldukları ve  %30 oranında daha az mide bağırsak enfeksiyonlarına yakalandığı tespit edilmiştir.

·         Daha erken tamamlayıcı beslenmeye başlanmasının anne sütünü alma süresini azalttığına dair yayınlar mevcuttur. 

6 aydan önce bebeklerin çiğnemesi güçlü olmadığından ve dilleri ile dışa itme durumu olabileceğinden erken başlamak bebekte isteksizliğe sebep olabilir.

Tamamlayıcı beslenmeye geç başlamanın sorunları 

·         Anne sütünün içeriği gerektiği kadar iyi olsa da tamamlayıcı beslenmeye zamanında başlamamak bebeklerde büyüme gelişme geriliğine sebep olur.

·         Bunların yanında alınmayan mikro ve makro besinler sebebiyle oluşan vitamin ve minerallerin eksiklikleri çocukta hastalıklar oluşturabilir.

Tamamlayıcı beslenmeye geç başlanması çocuklarda besin alerjisi riskini arttırır.

Tamamlayıcı Beslenmeye geçiş Döneminde yöntemler

Klasik Yöntem

Klasik yöntem; yıllardan beri bildiğimiz anne, baba veya başka bir bakım verici tarafından bebeğin direk beslenmesi yöntemidir. Bu durumda çocuk biraz daha edilgen durumdadır. Anne çocuğu besleme ile uğraşır. Genelde ülkemizde klasik yöntem ile beslenen çocukların ilk gıdası yoğurttur . Bunun yanında sebzelerde tamamlayıcı beslenmeye geçişte en çok kullanılan gıdalar arasındadır.

Bunun yanında 2000li yılların başlarında Dr. Gill Rapley tarafından ortaya atılmış BLW yani bebek önderliğinde beslenme yönteminden bahsetmek istiyorum.

BLW- Bebek Önderliğinde Beslenme Yöntemi

‘Bırakın bebekler kendileri yesin.’ mottosuyla ortaya çıkan bu yöntemde mama sandalyesine oturan bebek, parmak şeklinde haşlanmış gıdaları kendi elleriyle kavrayarak kendi kendine beslenmeye çalışır. Klasik yönteme alternatif olan bu yöntemi benimseyenler çocukların açlık ve tokluk hissine saygılı bir hayat prensibini benimsediklerini ifade ederler. Bu yöntemde bebeklerin ince motor aktiviteleri iyi bir şekilde gelişir.

Yeni bir yöntem olduğu için ve çocuklar kendi kendilerine yemek yedikleri için, ilk başta aileler bu durumdan tedirgin olurlar. Ailelerin akıllarındaki en önemli sorular bazıları; “Şimdi bu çocuğun dişleri yok besinleri nasıl ısıracak?” ve “ ya boğazına kaçarsa ne yaparız?” gibi haklı sorulardır. Blw yani bebek önderliğinde beslenme yönteminde, gıdalar haşlanarak ve ellerinde ve damaklarında ezebilecek kıvamda verilir. Yapılan araştırmalarda çocuğun boğazına kaçma riski de gösterilmemiştir. Çünkü bebeklerde öğürme refleksi dilin orta kısmındadır. Bebek bir şeyin boğazına kaçacağını düşününce bizlere göre daha güçlü bir şekilde öğürür. 2018 yılında İtalya’da yapılan bir çalışmada BLW yöntemi ile klasik yöntem kıyaslanmıştır. Bu çalışmada çocuklar boğaza kaçırma yönünden eşit riskte bulunmuş, vitamin ve mineral alımında bir farklılık ortaya çıkmamıştır. Yine demir eksikliği saptanmamıştır. Büyüme ve gelişme geriliği açısından da anlamlı bir fark saptanmamıştır. Bunun yanında el ve ağız koordinasyonu becerileri çok daha hızlı bir şekilde gelişir. Aile ile birlikte sofrada yemek yeme alışkanlığı daha çabuk kazanılır. Bir gün bir yerde yemek yerken konuşmalarından yabancı uyruklu olduğunu anladığım bir aile yemek yiyordu. Yaşları yaklaşık 3 ve 1.5 yaşlarında olan iki çocukları da masadaydı. O iki gazel çocuk çok güzel bir şekilde çatallarını ve kaşıklarını kullanarak yemek yiyorlardı. Daha sonraki yıllarda bu yöntemin BLW olduğunu ve çocuklarımda da uygulamam gerektiğini öğrendim. Çocuklarım da bu yöntem ile büyüdüler ve bir sıkıntı olmadı. Ama bunların tercih meselesi olduğu ve ailelerin vereceği kararla yola devam etmenin daha uygun olacağını düşünüyorum.

Bunun yanında iki yöntemin birleştirilmesi ile oluşturulmuş bir yöntem de mevcut. BLİSS yöntemi olarak bilinen bu yöntemde 8 aya kadar klasik yöntem ile devam edilirken 8. Ay itibariyle bebeğin kendi kendine de beslenmesi yöntemine geçiliyor. Aileler kendileri için hangi yöntemi uygun görürlerse biz o yöntemi ailelere anlatmaya hazırız. Detaylı bilgi paylaşımı için Hastanemizin ve kişisel sosyal medya hesaplarımızı ziyaret edebilirsiniz” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Bebeklerde beslenme nasıl olmalıdır?

Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Neşe Birinci, “Annenin bebeğine verebileceği en güzel, en büyük hediye anne sütüdür.” diyerek anne sütünün önemine dikkat çekti.

Published

on

Anne sütü bebeğinizin sağlıklı gelişmesi için eşsiz bir besin olduğunu ifade eden Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Neşe Birinci, “Bebeğimizi ilk altı ay anne sütü ile besliyoruz. Anne sütüyle beslenmeye en az iki yaşına kadar devam ediyoruz. Çünkü annenin bebeğine verebileceği en güzel, en büyük hediye anne sütüdür. Bu nedenle bebeğimizi öncelikle anne sütüyle beslemeye devam ediyoruz. 6. ayından sonra ek gıdalara geçiyoruz. Öncesinde bazen Anneanneler, Babaanneler bebek ağlıyor diye aç olduklarını zannederek mamaya başlayabiliyorlar. Ama bizim için en önemli gösterge bebeğin tartı alımıdır. 

KİLO ALIMINA DİKKAT

Kilo alımı yeterli olan yani günde 20-30 gram kilo alan bebeklerin kilo alımı yeterli diyoruz ve anne sütü bebeğine yetiyor anlamına gelmektedir. Zaten her annenin sütü bebeğine, annede çok ciddi bir problem olmadığı sürece yeterlidir. 

Bebeğin 6. ayından sonra anne sütünün yanına tamamlayıcı gıdalara geçiyoruz. 1 yaşına kadar bebeğin beslenmesinde ana besin anne sütüdür. Diğer ek besinler sadece çeşitli gıdalarla bebeği tanıştırmak tattırmak amaçlı verilmektedir. 

BEBEĞİNİZE BU BESİNLERİ VERMEYİN!

Ek gıdaya geçişte anneler mutlaka sakin olmalı acele etmemeli önce bir tatlı kaşığı ile tadımlık başlıyoruz. Sonra yavaş yavaş artırıyoruz. Çeşitli gıdaları 1 yaşına kadar bebeğimizle tanıştırmalıyız. Yalnız bir yaşına kadar bebeğimize tuz şeker bal yumurta beyazı bunları vermiyoruz. Bir yaşından sonra tuz ve şekeri az miktarda kullanıyoruz. Bebeğinizi güle güle büyütmenizi diliyoruz. ” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

Reflü hastalığı kanser nedeni

Büyük Anadolu Hastaneleri İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Uzm. Dr. Berna Güzel, “Reflü hastalığı sonucunda yemek borusu (özafagus) hasarlanıp barrett hastalığı ve bunun sonucunda yemek borusu kanseri gelişebilmektedir.” dedi.

Published

on

Reflü olarak da adlandırılan gastroözofagial reflü hastalığı, mide içeriği hastanın yemek borusuna veya ağzına geri döndüğünde ortaya çıkan bir sağlık sorunu olduğunu belirten Büyük Anadolu Hastaneleri İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Uzm. Dr. Berna Güzel, “Reflü hastalığı mide içeriğinin (mide ve safra asidi gibi) yemek borusuna doğru geri kaçması sonucunda oluşur. Bu geri kaçışlar sonucunda yemek borusu (özafagus) hasarlanıp barret hastalığı ve bunun sonucunda yemek borusu kanseri gelişebilmektedir.

REFLÜ HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

Reflü hastalığının göğüste yanma, sırta vuran ağrı, yenilen gıdaların ağıza geri gelmesi, ağız kokusu, boğaz ağrısı, sürekli öksürük gibi belirtiler vardır. Bu şikayetlere gelen  hasta mutlaka endoskopi ile değerlendirilip yemek borusundaki hasar tespit edilmelidir. 

Yemek borusundaki hasar (barret hastalığı) düzenli kontrol yapılmazsa özafagus (yemek borusu) kanseri ile sonuçlanabilmektedir. Yemek borusu kanseri geç belirti veren ve hızlı yayılan bir kanserdir. 

ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR

Kilo kaybı, yutulan gıdaların geri gelmesi gibi şikayetlere çok önemlidir. Erken safhada tespit edilen kanser cerrahi ile tedavi edilebilmektedir. Bu şikayetler ile gelen hastalarda reflü dışı hastalıkların da değerlendirilmesi gerekmektedir. Göğüste ve midede yanma, ağrı şikayeti olan kişilerde kalp krizi, kalp zarı iltihabı (perikardit), myokardit (kalp kası iltihabı) tespit edilebilmektedir. Geç kalındığında kalp yetersizliği gelişip ölümcül olabilmektedir. Bu nedenle hastalıkların ayrımı, erken teşhisi ve kolay tedavisi için düzenli kontrol çok önemlidir.” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

Bafra Devlet Hastanesi çocuğunuzun gelişimini değerlendiriyor

Bafra Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Alaiddin DOMAÇ: “Çocuk Gelişimi Polikliniğinde, 0-18 yaşlar arasındaki normal gelişim gösteren, özel gereksinimi olan, korunmaya muhtaç ve risk altındaki çocukların Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlarımızın yönlendirmesi ile zihinsel, dil, motor, sosyal ve duygusal gelişim alanlarını değerlendirebilen uygun programlar geliştirilip çocuk ve aileyi destekliyor, ilerleyecekleri yolda rehberlik ediyoruz.” dedi.

Published

on

Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı Özlem DEDE:’ Her çocuk özeldir ve her çocuğun gelişim süreçleri kendine özgüdür. 0-18 yaş çocuklar için dil ve konuşma bozukluğu, öğrenme güçlüğü, zihinsel engel, fiziksel yetersizlik, özel yetenek ve davranış bozukluğu olan çocuklara pedagojik danışmanlık yaparak; bebeklik dönemi gelişim takibi, özgül öğrenme güçlüğü, tuvalet eğitimi, kardeş kıskançlığı, alt ıslatma, parmak emme, öfke saldırganlık, tırnak yeme vb. konularda destek sağlamaktayız’. Dedi.

Hangi Testler Uygulanıyor?

Dede, ayrıca çocukların gelişimsel süreçlerini zihinsel sosyal ve duygusal olarak takip etmek amacıyla: Denver 2 Gelişimsel Tarama Testi, AGTE (Ankara Gelişimsel Tarama Testi), Metropolitan Testi, Artikülasyon Testi, Peabody, Porteus Labirentleri, Gesell Normları, Benton Görsel Bellek Testi, Bender Gestalt ve Cattel 2A Zeka Testlerini uygulayarak pedagojik değerlendirme yaptığını söyledi.

AGTE(Ankara gelişim Tarama Envanteri): 0-6 yaş çocukların gelişimi değerlendirilir.

DENVER 2 GELİŞİMSEL TARAMA TESTİ: 0-6 yaş arasındaki asemptomatik çocukların gelişimsel problemler açısından taramada, kuşkulu durumları objektif bir ölçütle doğrulamada ve gelişimsel risk altındaki çocukları izlemede kullanılan bir ölçüttür.

METROPOLİTAN: 5 yaş 6 ay ile 6 yaş arasındaki çocuklara uygulanabilen, çocuğun ilkokula hazır olup olmadığını ölçen bir okul olgunluk testidir.

ARTİKÜLASYON: Çocuğun hangi sesleri çıkarıp çıkaramadığı, seslerde atlama, eksiklik ve değiştirme olup olmadığının tespitinde kullanılan ölçüttür.

PEABODY RESİM KELİME EŞLEŞTİRME TESTİ: 3-11 yaş çocukların alıcı dil yaşının tespit edilebildiği, konuşma bozukluğu ve sözel ifadeye ışık tutan bir testtir.

PORTEUS LABİRENTLERİ: 8-14 yaş arası bireylere uygulanan testlerdir.

GESELL NORMLARI: 2-6 yaş arası çocukların görsel motor ve algı gelişiminin değerlendirildiği bir ölçüttür.

BENTON GÖRSEL BELLEK TESTİ: 8 yaş üstü bireylerin dikkat, algı ve bellek durumuna dair bilgi veren dikkat algı testidir.

BENDER GESTALT TESTİ: 5-11 yaş arası çocukların görsel motor becerilerini gösteren bir ölçüttür. CATTEL 2A ZEKA TESTİ: 7 yaş 6 ay ve 14 yaş arası çocuklara uygulanan zeka testidir.

Continue Reading

Trendler