Bizimle iletişime geçin

Sağlık

Doğum sonrası beslenmeye dikkat!

Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk sağlığı ve hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Nazlı Karakullukcu Çebi , “Doğum sonrası kilo vereceğim diye kendinizin ve bebeğinizin sağlığı ile oynamayın.” dedi.

Yayınlandı:

on

Kendinize ne kadar iyi bakarsanız bebeğinize de o kadar iyi bakmış olursunuz diyen Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk sağlığı ve hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Nazlı Karakullukcu Çebi , “Gebelik sürecinde alınan kilolar bazı anneler için doğum sonrası sorun teşkil edebiliyor. 

GEBELİK SONRASINDAKİ SÜREÇ
Gebelikte ve sonrasında sütünüzü arttırmak için herkesin size bir önerisi olacak, herkes her bulduğunu ağzınıza tıkıştıracak. Dahası fark edeceksiniz ki iştahınız gebelik döneminden daha fazla ve gece bir dolap faresine dönüşmüşsünüz. Ama inanın ki tatlı sütünüzü arttırmaz. Canınızın çektiğini yemeyin demiyorum ama süte sığınıp yediğiniz her şey size süt değil tartıda +1 olarak yansıyacak. 

DİYET YAPARSANIZ SÜT TEHLİKEYE GİRER
Zaten küskün olduğunuz bedeninize daha da küseceksiniz. Bunu gebeliklerinde 110 kiloyu görüp 45 kilo vermeyi başaran bir kız kardeşiniz olarak söylüyorum. Doğumdan sonra o göbeğin küçülmesi zaten 2 ayı buluyor. İlk zamanlar bebeğin neşesinden ve evin olağanlaşmasından farkedilmeyen kilolar duş sonrası bir an kendinizle göz göze geldiğinizde tokat gibi vuruyor yüzünüze. Tamam kimse yüksek sesle söylemiyor ama herkes işin farkında, diyet yaparsanız süt tehlikede. O yüzden emzirirken sütünüzü arttıracak şeyin aldığınız sıvılar olduğunu unutmadan beslenmenize dikkat ediniz. 

RUHEN VE BEDENEN YANSIMA
Emzirirken, gebelikte kullandığınız vitamin ve demir desteğine devam ediniz. Çünkü bunlar anne sütü ile bebeğinize geçmeye devam edecek. Siz kendinize ne kadar iyi bakarsanız bebeğinize de aslında o kadar iyi bakmış olacaksınız. Ruhen ve bedenen iyilik haliniz ona yansır, emin olun. ” diyerek sözlerine son verdi.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Çocuklarda ateşli havale de ateşin nedeni tedavi edilmeli

Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Uzm. Dr. Erdal Irmak, Ateşli havale de (Febril konvulsüyon) ateşin nedeni olan hastalık iyi tedavi edilmediği takdirde üst üste tekrarlayan nöbetler çocukta hasar bırakabileceğini söyledi.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Ateşli havalenin ailelerinin en büyük korkulu rüyası olduğunu belirten Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Uzm. Dr. Erdal Irmak, “Ateşli Havale (Febril konvulsüyon) genellikle 1-5 yaş arası çocuklarda bazı kaynaklarda ise 3ay- 6 yaş arası tanımlanan ateşli dönemlerde %5 oranında görülen selim bir sağlık sorunudur. Her ateşi olan çocukta febril konvülsiyon görülmez. Ateşli dönemde febril konvülsiyon görülmesi için ailevi yatkınlık,  genetik faktörler ve ateşin ani ve hızlı bir şekilde yükselmesi gerekir.

BEYİN HASARI OLUR MU?

Ateşli havalede bilinç kaybı, katılaşma, kol ve bacaklarda istem dışı kasılmalar olabileceği gibi tamamen gevşeme ve hareketsiz kalma da gözlenebilir. Nöbet sonrası uykuya dalma sık gözlenir. Ateşin yüksekliği ile havale geçirme arasında her zaman bir ilişki yoktur. Yani bazılarında çok yüksek ateşte havale olmazken, bazı bebeklerde daha düşük ateşle bile havaleye rastlanabilir. Eskiden, havale geçiren çocuklarda mutlaka beyin hasarı kalacağı düşünülürken, bunun doğru olmadığı artık anlaşıldı. Önemli olan havalenin kendisi değil, havaleye neden olan hastalıktır. 

ATEŞİN NEDENİ TEDAVİ EDİLMELİ

Ateşin nedeni olan hastalık iyi tedavi edilmediği takdirde üst üste tekrarlayan nöbetler hasar bırakabilir. Ateşli havale çoğu kez kısa sürdüğünden beyin hasarına ve gelişim geriliğine neden olmaz. Hastalığa karşı vücut savunmasının verdiği ateş cevabının hızlı bir şekilde gelişmesi ve aslında beyin hücrelerinin korumaya almasının bir yanıtıdır. Vücudun hasta olduğunu ifade etmesinin bir şeklidir.  Genellikle kısa sürelidir. 15 dakikadan kısa süren nöbetler basit febril konvulsiyonlardır. İyi huyludur ve iz bırakmadan geçer. Epilepsiye (sara nöbetleri) dönüşme riski çok azdır. 

EPİLEPSİ TANISI BARINDIRABİLİR

Tekrarlayan ve daha uzun süren havaleler ise zemininde epilepsi tanısını barındırır. Detaylı incelendiğinde henüz tanı almamış epilepsi vakası olduğu görülme ihtimali yüksektir. Zaten epilepsi hastalarının birçoğu için ateş nöbet eşiğini düşüren bir faktördür. Ateş yapan bütün nedenler başlıca enfeksiyonlar, dehidratasyon, hatta diş çıkarma bile çocukta yatkınlık varsa febril konvulsiyona neden olabilir.” diyerek sözlerine son verdi.

Okumaya devam et

Sağlık

Pandemi stresi ve tetiklenen obezite

Büyük Anadolu Hastaneleri Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Kadir Dicle, “Obezite, akciğer, solunum yolu hastalıkları gibi bir çok sağlık sorununu beraberinde getirdiği için yapılan araştırmalara göre obez olan insanlar koronavirüsü ağır olarak geçiriyor.” dedi.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Dünya olarak zorlu bir dönemden geçtiğimizi dile getiren Büyük Anadolu Hastaneleri Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Kadir Dicle,

“Pandemi döneminde bulaşı önlemek adına bazı kurallara uymak zorunda kalıyoruz. Temizlik, maske ve mesafe kuralına çok dikkat etmemiz gerekiyor. Bununla birlikte yine bulaşı önlemek adına evlerimize kapanmak zorunda kaldık. Covid-19’dan kaçarken aslında farklı bir durumunda içine düşmüş olduk. Eve kapandığımız için mutfakla daha haşır neşir olduk. Gıda tüketimi bu süreçte fazlalaştı. Gıdalar enerjiye dönüştü. Aldığımız enerjiyi yakabilsek hiç sorun yok. Fakat hareketsiz halde olarak enerjiyi vücut yakmadığı zamanda da bu bizde yağ olarak birikiyor.  Bu da belli bir noktadan sonra bize zarar olarak geri dönüyor. Kilo olarak vücudumuza yaptığı yan etkiler var. 

SAĞLIK SORUNLARINI BERABERİNDE GETİRİYOR

Obezite insan vücudunda diyabet, uyku apnesi, kalp damar hastalıkları, tansiyon, eklem ağrıları, solunum zorluğu, akciğere olan problemleri, kansere yatkınlık gibi bir çok sağlık sorununu beraberinde getiriyor.  Bu anlamda dengeli beslenme adına şekerli, hamur, tahıllı gıdalar gibi yağ oluşturacak gıdalardan kaçınmamız gerekiyor. Evdeki hareket kısıtlamasını, spor ve egzersiz yaparak enerjiyi yakmamız gerekiyor. Son yıllarda kansere yakalanma oranlarında ciddi yükseliş var, bunda bağışıklık sisteminin zayıflamasının büyük etkisi vardır. Bu anlamda bağışıklık sistemimizi güçlendirici beslenmeye dikkat etmeliyiz.

OBEZ HASTALAR AĞIR GEÇİRİYOR

Obezite bir anlamda sırtımızda bir yüktür. Akciğerlerimize, solunum yollarımıza yüktür. Bununla birlikte yukarıda saydığımız kronik hastalıkları da davetiye çıkaran bir sağlık sorunudur. Bu anlamda normal kilolu insana göre obez olan bir kişiler koronavirüse yakalanma riski daha yüksek ve bunu ağır olarak geçirdiğini görmekteyiz. Bu yapılan araştırmalarda da ortaya konulmuştur. Yoğun bakımdaki hastaların büyük bir bölümünün obez olduğunu belirtiliyor. Yurt dışından gelen misafirlerimizde bunu dile getiriyor. Orada obezitenin çok yayın olarak görüldüğü ve hastanelerde de yoğun bakımlarda obez olan insanların yoğunlukta olduğu belirtiyorlar. Obezite bağışıklık sistemini vurmakta ve düşürmektedir. Bununda büyük etkisi olarak insanlara hastalık olarak virüslere kapı açmaktadır. 

Bu anlamda pandemi stresinden uzaklaşmalı ve hayatımızı buna göre şekillendirmeliyiz. Dengeli beslenmeli ve spor, egzersizleri ihmal etmemeliyiz” diyerek sözlerine son verdi.  

Okumaya devam et

Sağlık

Sahurda ağır yemekler yemeyin!

Büyük Anadolu Hastaneleri Beslenme ve Diyetetik Uzm. Dyt. Elanur Yılmaz Akay, mide şikayetleri gibi buna benzer sağlık sorunu yaşamamak için sahurda ağır yemekler tüketmeyin. Özellikle iftardan kalan pilav ve yağlı besinler gibi yemeklerden uzak durun uyarısında bulundu.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Büyük Anadolu Hastaneleri tarafından sağlık alanında uzman doktorların katılımıyla sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen canlı yayınlar Ramazan ayında da devam ediyor. 

Büyük Anadolu Hastaneleri Beslenme ve Diyetetik Uzm. Dyt. Elanur Yılmaz Akay, Ramazan ayında nasıl beslenmeliyiz sorusunu geniş bir yelpazede cevaplandırarak özellikle sahurda ağır yemeklerden uzak durulması gerektiğini söyledi.

PROTEİN ODAKLI BESLENME
Sahur yemeklerinde hafif ve protein odaklı beslenmenin tercih edilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dyt. Elanur Yılmaz Akay, gün boyu sizi tok tutacağından yumurta, peynir, süt ürünleri, sert kabuklu kuruyemiş ve bağışık sistemini güçlü tutacak meyveler tüketilmesi gerektiğini ifade etti. 

SAHURU ATLAMAYIN
Sahur öğününün atlatılmamasını belirten Uzm. Dyt. Elanur Yılmaz Akay, “Oruç süresi göz önüne alındığında mutlaka sahura kalkılması önemlidir. Tok tutan, susatmayacak besinler tüketmeye özen göstermeliyiz. Kahvaltı tarzı bir seçenek olabilir. Tam buğday ve çavdar gibi tahıllı ekmek çeşitleri daha çok tok tuttuğundan tercih edilmelidir. Gün içerisinde susamayı önlemek için tuzlu ve şekerli gıdalardan uzak durulmalı.”

MİDENİZİ YORMAYIN
Sahurda yenilen yemeğin fazla ağır olmaması gerektiğini belirten Uzm. Dyt. Yılmaz Akay, “Sahurda aşırı tuzlu yiyecekler, kızartmalar, ağır tatlılardan uzak durulması mide sağlığı için önemlidir. Sahurda yapılan en büyük yanlış akşamdan kalan yemeklerin tüketilmesidir. Burada ağır yemekler, pilav ve ana yemeklerin tüketimi sağlık açısından olumsuz etki yapar.” diyerek sözlerine son verdi.

Okumaya devam et

Trendler