Connect with us

Sağlık

Diyette doğru bilinen yanlışlar

Büyük Anadolu Hastaneleri Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Elanur Yılmaz Akay, “Kilo vermek istiyorsanız bilinçli diyet yapmak önemlidir. Doktorunuzun tavsiyelerine harfiyen uymanız kilo vermenizdeki başarıyı gösterecektir” dedi.

Published

on

Büyük Anadolu Hastaneleri Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Elanur Yılmaz Akay, diyet yaparken yapılan yanlışlardan söz ederek, sağlıklı kilo vermenin püf noktalarını anlattı. 

DİYETE TAM OLARAK UYULMALI

Sağlıklı kilo vermek için yapılması gerekenler hakkında bilgi veren Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Elanur Yılmaz Akay, “Diyette yapılan yanlışlar nelerdir? sorusuna yanıt olarak ilk olarak birinci en sık yapılan hata diyet sırasında miktar kaçaklarıdır. Evet farklı bir yiyecek belki yemiyorsunuzdur fakat bir hamur işi, tatlı, pilav gibi yemekler miktar konusu bizim için özellikle diyet programlarımızda çok önem taşıyor.

Örnek vermek gerekirse; 10 fındık yerine 15 fındık, bir meyve yerine 2 meyve tüketmek ya da 1 ekmek yerine 1 buçuk dilim ekmek tüketmek, mutfağa gidip ağzıma bir kuru kayısı atayım gibi durumlar malesef bunlar bizim kaçak dediğimiz konuya girer. Bunlar kesinlikle diyet listesine çıkılmaması gereken kaçaklardır.

ÖĞÜN ATLAMAYIN

İkinci hata ise diyetin en başında da öğün atlamak gelir. Aldığımız kalorinin daha altına inmek daha hızlı kilo verebilmek için çoğu yapılan hatanın başında şu vardır. Sabah kahvaltımı yaptım, ekmeğimi yemedim ya da öğlen yemeğimi atladım ya da acıkmadım, ara öğünümü yemedim. Eğer biz sizlere ara öğünler ya da öğünler yazdıysak mutlaka bu öğünleri yapın, bu öğünleri yapmamanız metabolizmanızı yavaşlatacağı için kilo verme hızınızı da aşağıya çekmektedir. 

EZBERE DİYET OLMAMALI 

Üçüncü olarak en ve en önemlisi ezbere yapılan diyet programlarıdır. Ayşe bu diyette zayıflamış ya da gazete haberlerinde görülen diyetler gibi. Şimdi burada sizin kan değerleriniz ve size göre program yapılması gerektiği için bu diyet programında farklı bir yapacağınız ya da farklı birinin yapacağı diyet sizin vücudunuza cevap vermiyor olabilir. Çünkü önce vücudunuzun ne istediğini biliyor olmamız lazım. Kansızlığınız mı var? D vitamini eksikliğiniz mi var? gizli şekeriniz mi var? ya da şeker hastalığınız mı var? tansiyon hastalığınız mı var? bunlara bakıp diyetinizi buna göre planlamamız gerekiyor. 

İLAÇ KULLANIMINA DİKKAT

Dördüncü hata ise vitamin, mineral eksikliklerinde ilaçlar bize kilo aldıracak diye o ilaçları içmemeniz. Biliyorum ki bir çok hastamızın o ilaçları içmek istemediğini söylemektedir. İçeceğiniz demir ilacı kesinlikle sizin kilo artışınıza neden olmaz hatta demir eksikliği kilo veriş hızınızı düşürür. D vitamini kilo veriş hızınızı düşürür. O yüzden ilaçlardan size kilo aldıracak diye korkmayın eğer ilaçları doktorunuz ya da diyetisyeniniz öneriyorsa mutlaka kullanın bu ilaçların kilo aldırıcı bir etkisi yoktur. Kansızlığın ve D vitaminin eksikliğinin kilo aldırıcı etkisi daha yüksektir. 

SPOR VE DİYET BÜTÜNDÜR

Beşinci hata ise kişi hiç spor yapmaz. Spor yapamayacak güçte olanlar vardır, hastalığı vardır, bu kişilere bir şey diyemeyiz. Yaşı vardır diyemeyiz. Ama genç bir bireysek kilo vermek istiyorsak mutlaka sporu diyetimiz yanına koyalım. Çünkü spor ve diyet bir bütündür. Spor sizin kilo vermenizdeki başarınızı arttırıcı etkiye sahiptir.

SU TÜKETİMİ ÖNEMLİ

Altıncı ise suyu az içmektir. Suyu az içerseniz metabolizmanız yavaşlar ve metabolizmanız yavaşladığı için kilo verme hızınız düşer. O yüzden mutlaka listelerinizde size önerilen su miktarlarını üstüne altına iniyor olmayalım. Su miktarlarını tüketelim.

Son olarak ise hızlı kilo vermeyi beklemek. Evet kişilerin ilk hafta, ilk ay ne kadar kilo verdim diye hesap içine girmesidir. Bunu beklemek çok yanlıştır. Burada size önerilen kilo miktarına düşerseniz evet bu bizim için bir başarı demektir. Herkese güzel bir kilo verme süreci diliyorum. Yaza girdiğimiz şu günlerde sağlıklı bir şekilde kilo vermek mümkündür. Korkmayın isteyin gelin beraber başaralım.” diyerek sözlerine son verdi.  

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Bebeklerde beslenme nasıl olmalıdır?

Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Neşe Birinci, “Annenin bebeğine verebileceği en güzel, en büyük hediye anne sütüdür.” diyerek anne sütünün önemine dikkat çekti.

Published

on

Anne sütü bebeğinizin sağlıklı gelişmesi için eşsiz bir besin olduğunu ifade eden Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Neşe Birinci, “Bebeğimizi ilk altı ay anne sütü ile besliyoruz. Anne sütüyle beslenmeye en az iki yaşına kadar devam ediyoruz. Çünkü annenin bebeğine verebileceği en güzel, en büyük hediye anne sütüdür. Bu nedenle bebeğimizi öncelikle anne sütüyle beslemeye devam ediyoruz. 6. ayından sonra ek gıdalara geçiyoruz. Öncesinde bazen Anneanneler, Babaanneler bebek ağlıyor diye aç olduklarını zannederek mamaya başlayabiliyorlar. Ama bizim için en önemli gösterge bebeğin tartı alımıdır. 

KİLO ALIMINA DİKKAT

Kilo alımı yeterli olan yani günde 20-30 gram kilo alan bebeklerin kilo alımı yeterli diyoruz ve anne sütü bebeğine yetiyor anlamına gelmektedir. Zaten her annenin sütü bebeğine, annede çok ciddi bir problem olmadığı sürece yeterlidir. 

Bebeğin 6. ayından sonra anne sütünün yanına tamamlayıcı gıdalara geçiyoruz. 1 yaşına kadar bebeğin beslenmesinde ana besin anne sütüdür. Diğer ek besinler sadece çeşitli gıdalarla bebeği tanıştırmak tattırmak amaçlı verilmektedir. 

BEBEĞİNİZE BU BESİNLERİ VERMEYİN!

Ek gıdaya geçişte anneler mutlaka sakin olmalı acele etmemeli önce bir tatlı kaşığı ile tadımlık başlıyoruz. Sonra yavaş yavaş artırıyoruz. Çeşitli gıdaları 1 yaşına kadar bebeğimizle tanıştırmalıyız. Yalnız bir yaşına kadar bebeğimize tuz şeker bal yumurta beyazı bunları vermiyoruz. Bir yaşından sonra tuz ve şekeri az miktarda kullanıyoruz. Bebeğinizi güle güle büyütmenizi diliyoruz. ” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

Reflü hastalığı kanser nedeni

Büyük Anadolu Hastaneleri İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Uzm. Dr. Berna Güzel, “Reflü hastalığı sonucunda yemek borusu (özafagus) hasarlanıp barrett hastalığı ve bunun sonucunda yemek borusu kanseri gelişebilmektedir.” dedi.

Published

on

Reflü olarak da adlandırılan gastroözofagial reflü hastalığı, mide içeriği hastanın yemek borusuna veya ağzına geri döndüğünde ortaya çıkan bir sağlık sorunu olduğunu belirten Büyük Anadolu Hastaneleri İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Uzm. Dr. Berna Güzel, “Reflü hastalığı mide içeriğinin (mide ve safra asidi gibi) yemek borusuna doğru geri kaçması sonucunda oluşur. Bu geri kaçışlar sonucunda yemek borusu (özafagus) hasarlanıp barret hastalığı ve bunun sonucunda yemek borusu kanseri gelişebilmektedir.

REFLÜ HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

Reflü hastalığının göğüste yanma, sırta vuran ağrı, yenilen gıdaların ağıza geri gelmesi, ağız kokusu, boğaz ağrısı, sürekli öksürük gibi belirtiler vardır. Bu şikayetlere gelen  hasta mutlaka endoskopi ile değerlendirilip yemek borusundaki hasar tespit edilmelidir. 

Yemek borusundaki hasar (barret hastalığı) düzenli kontrol yapılmazsa özafagus (yemek borusu) kanseri ile sonuçlanabilmektedir. Yemek borusu kanseri geç belirti veren ve hızlı yayılan bir kanserdir. 

ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR

Kilo kaybı, yutulan gıdaların geri gelmesi gibi şikayetlere çok önemlidir. Erken safhada tespit edilen kanser cerrahi ile tedavi edilebilmektedir. Bu şikayetler ile gelen hastalarda reflü dışı hastalıkların da değerlendirilmesi gerekmektedir. Göğüste ve midede yanma, ağrı şikayeti olan kişilerde kalp krizi, kalp zarı iltihabı (perikardit), myokardit (kalp kası iltihabı) tespit edilebilmektedir. Geç kalındığında kalp yetersizliği gelişip ölümcül olabilmektedir. Bu nedenle hastalıkların ayrımı, erken teşhisi ve kolay tedavisi için düzenli kontrol çok önemlidir.” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

Bafra Devlet Hastanesi çocuğunuzun gelişimini değerlendiriyor

Bafra Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Alaiddin DOMAÇ: “Çocuk Gelişimi Polikliniğinde, 0-18 yaşlar arasındaki normal gelişim gösteren, özel gereksinimi olan, korunmaya muhtaç ve risk altındaki çocukların Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlarımızın yönlendirmesi ile zihinsel, dil, motor, sosyal ve duygusal gelişim alanlarını değerlendirebilen uygun programlar geliştirilip çocuk ve aileyi destekliyor, ilerleyecekleri yolda rehberlik ediyoruz.” dedi.

Published

on

Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı Özlem DEDE:’ Her çocuk özeldir ve her çocuğun gelişim süreçleri kendine özgüdür. 0-18 yaş çocuklar için dil ve konuşma bozukluğu, öğrenme güçlüğü, zihinsel engel, fiziksel yetersizlik, özel yetenek ve davranış bozukluğu olan çocuklara pedagojik danışmanlık yaparak; bebeklik dönemi gelişim takibi, özgül öğrenme güçlüğü, tuvalet eğitimi, kardeş kıskançlığı, alt ıslatma, parmak emme, öfke saldırganlık, tırnak yeme vb. konularda destek sağlamaktayız’. Dedi.

Hangi Testler Uygulanıyor?

Dede, ayrıca çocukların gelişimsel süreçlerini zihinsel sosyal ve duygusal olarak takip etmek amacıyla: Denver 2 Gelişimsel Tarama Testi, AGTE (Ankara Gelişimsel Tarama Testi), Metropolitan Testi, Artikülasyon Testi, Peabody, Porteus Labirentleri, Gesell Normları, Benton Görsel Bellek Testi, Bender Gestalt ve Cattel 2A Zeka Testlerini uygulayarak pedagojik değerlendirme yaptığını söyledi.

AGTE(Ankara gelişim Tarama Envanteri): 0-6 yaş çocukların gelişimi değerlendirilir.

DENVER 2 GELİŞİMSEL TARAMA TESTİ: 0-6 yaş arasındaki asemptomatik çocukların gelişimsel problemler açısından taramada, kuşkulu durumları objektif bir ölçütle doğrulamada ve gelişimsel risk altındaki çocukları izlemede kullanılan bir ölçüttür.

METROPOLİTAN: 5 yaş 6 ay ile 6 yaş arasındaki çocuklara uygulanabilen, çocuğun ilkokula hazır olup olmadığını ölçen bir okul olgunluk testidir.

ARTİKÜLASYON: Çocuğun hangi sesleri çıkarıp çıkaramadığı, seslerde atlama, eksiklik ve değiştirme olup olmadığının tespitinde kullanılan ölçüttür.

PEABODY RESİM KELİME EŞLEŞTİRME TESTİ: 3-11 yaş çocukların alıcı dil yaşının tespit edilebildiği, konuşma bozukluğu ve sözel ifadeye ışık tutan bir testtir.

PORTEUS LABİRENTLERİ: 8-14 yaş arası bireylere uygulanan testlerdir.

GESELL NORMLARI: 2-6 yaş arası çocukların görsel motor ve algı gelişiminin değerlendirildiği bir ölçüttür.

BENTON GÖRSEL BELLEK TESTİ: 8 yaş üstü bireylerin dikkat, algı ve bellek durumuna dair bilgi veren dikkat algı testidir.

BENDER GESTALT TESTİ: 5-11 yaş arası çocukların görsel motor becerilerini gösteren bir ölçüttür. CATTEL 2A ZEKA TESTİ: 7 yaş 6 ay ve 14 yaş arası çocuklara uygulanan zeka testidir.

Continue Reading

Trendler