Connect with us
30Agustos

Sağlık

Diyette doğru bilinen yanlışlar

Büyük Anadolu Hastaneleri Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Elanur Yılmaz Akay, “Kilo vermek istiyorsanız bilinçli diyet yapmak önemlidir. Doktorunuzun tavsiyelerine harfiyen uymanız kilo vermenizdeki başarıyı gösterecektir” dedi.

Published

on

Büyük Anadolu Hastaneleri Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Elanur Yılmaz Akay, diyet yaparken yapılan yanlışlardan söz ederek, sağlıklı kilo vermenin püf noktalarını anlattı. 

DİYETE TAM OLARAK UYULMALI

Sağlıklı kilo vermek için yapılması gerekenler hakkında bilgi veren Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Elanur Yılmaz Akay, “Diyette yapılan yanlışlar nelerdir? sorusuna yanıt olarak ilk olarak birinci en sık yapılan hata diyet sırasında miktar kaçaklarıdır. Evet farklı bir yiyecek belki yemiyorsunuzdur fakat bir hamur işi, tatlı, pilav gibi yemekler miktar konusu bizim için özellikle diyet programlarımızda çok önem taşıyor.

Örnek vermek gerekirse; 10 fındık yerine 15 fındık, bir meyve yerine 2 meyve tüketmek ya da 1 ekmek yerine 1 buçuk dilim ekmek tüketmek, mutfağa gidip ağzıma bir kuru kayısı atayım gibi durumlar malesef bunlar bizim kaçak dediğimiz konuya girer. Bunlar kesinlikle diyet listesine çıkılmaması gereken kaçaklardır.

ÖĞÜN ATLAMAYIN

İkinci hata ise diyetin en başında da öğün atlamak gelir. Aldığımız kalorinin daha altına inmek daha hızlı kilo verebilmek için çoğu yapılan hatanın başında şu vardır. Sabah kahvaltımı yaptım, ekmeğimi yemedim ya da öğlen yemeğimi atladım ya da acıkmadım, ara öğünümü yemedim. Eğer biz sizlere ara öğünler ya da öğünler yazdıysak mutlaka bu öğünleri yapın, bu öğünleri yapmamanız metabolizmanızı yavaşlatacağı için kilo verme hızınızı da aşağıya çekmektedir. 

EZBERE DİYET OLMAMALI 

Üçüncü olarak en ve en önemlisi ezbere yapılan diyet programlarıdır. Ayşe bu diyette zayıflamış ya da gazete haberlerinde görülen diyetler gibi. Şimdi burada sizin kan değerleriniz ve size göre program yapılması gerektiği için bu diyet programında farklı bir yapacağınız ya da farklı birinin yapacağı diyet sizin vücudunuza cevap vermiyor olabilir. Çünkü önce vücudunuzun ne istediğini biliyor olmamız lazım. Kansızlığınız mı var? D vitamini eksikliğiniz mi var? gizli şekeriniz mi var? ya da şeker hastalığınız mı var? tansiyon hastalığınız mı var? bunlara bakıp diyetinizi buna göre planlamamız gerekiyor. 

İLAÇ KULLANIMINA DİKKAT

Dördüncü hata ise vitamin, mineral eksikliklerinde ilaçlar bize kilo aldıracak diye o ilaçları içmemeniz. Biliyorum ki bir çok hastamızın o ilaçları içmek istemediğini söylemektedir. İçeceğiniz demir ilacı kesinlikle sizin kilo artışınıza neden olmaz hatta demir eksikliği kilo veriş hızınızı düşürür. D vitamini kilo veriş hızınızı düşürür. O yüzden ilaçlardan size kilo aldıracak diye korkmayın eğer ilaçları doktorunuz ya da diyetisyeniniz öneriyorsa mutlaka kullanın bu ilaçların kilo aldırıcı bir etkisi yoktur. Kansızlığın ve D vitaminin eksikliğinin kilo aldırıcı etkisi daha yüksektir. 

SPOR VE DİYET BÜTÜNDÜR

Beşinci hata ise kişi hiç spor yapmaz. Spor yapamayacak güçte olanlar vardır, hastalığı vardır, bu kişilere bir şey diyemeyiz. Yaşı vardır diyemeyiz. Ama genç bir bireysek kilo vermek istiyorsak mutlaka sporu diyetimiz yanına koyalım. Çünkü spor ve diyet bir bütündür. Spor sizin kilo vermenizdeki başarınızı arttırıcı etkiye sahiptir.

SU TÜKETİMİ ÖNEMLİ

Altıncı ise suyu az içmektir. Suyu az içerseniz metabolizmanız yavaşlar ve metabolizmanız yavaşladığı için kilo verme hızınız düşer. O yüzden mutlaka listelerinizde size önerilen su miktarlarını üstüne altına iniyor olmayalım. Su miktarlarını tüketelim.

Son olarak ise hızlı kilo vermeyi beklemek. Evet kişilerin ilk hafta, ilk ay ne kadar kilo verdim diye hesap içine girmesidir. Bunu beklemek çok yanlıştır. Burada size önerilen kilo miktarına düşerseniz evet bu bizim için bir başarı demektir. Herkese güzel bir kilo verme süreci diliyorum. Yaza girdiğimiz şu günlerde sağlıklı bir şekilde kilo vermek mümkündür. Korkmayın isteyin gelin beraber başaralım.” diyerek sözlerine son verdi.  

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Kepçe kulak sorunu çocukların psikolojisini etkiliyor

Büyük Anadolu Hastaneleri KBB ve Baş-Boyun Cerrahisi Dr. Öğr. Üyesi Harun Küçük, çocuklarda travmalara ve özgüven problemlerine neden olan kepçe kulak sorunun tedavisinin mümkün olduğunu söyledi.

Published

on

Halk arasında kepçe kulak olarak anılan dış kulak deformitesi en sık görülen kulak şekil bozukluğu olduğunu belirten Büyük Anadolu Hastaneleri KBB ve Baş-Boyun Cerrahisi Dr. Öğr. Üyesi Harun Küçük, “Kepçe kulak sorunu çocuklarda sıklıkla görülen problemlerden birisidir. Kepçe kulak, kulak ile kafa arasındaki açının normalden daha fazla olmasından kaynaklanır. Sağlık açısından herhangi bir problem oluşturmuyor fakat sosyal çevrede çok ciddi sorunlar oluşturabiliyor. Özellikle çocuklar arasında bu problem farkında olmadan çocukları kırabiliyor, incitebiliyor. Bu da psikolojik olarak çocukta sorunlar oluşturabiliyor. 

ÖZGÜVEN PROBLEMİ OLUŞTURUYOR

Kepçe kulak görünümü özellikle okul çağındaki çocuklarda travmalara ve özgüven problemleri oluşturabiliyor. 

Psikolojik değişim ve gelişimin yaşandığı çağlarda estetik görünüm, çocuklar için büyük bir sosyal sorun olarak karşısına çıkıyor. Bu sorunu yaşayan çocuklar arkadaşları tarafından belli bir dönem alay konusu olmakta, çocuğun psikolojisinde telafisi zor kalıcı izlerin oluşmasına neden olmaktadır. Kepçe kulak sorununun tedavisi cerrahidir. Aileler çocukların büyüdükçe kepçe kulak sorununun ortadan kalkabileceğini düşünse de tıbbi destek almaları gerekmektedir.” diyerek sözlerine son verdi.  

Continue Reading

Sağlık

Diyabette düzenli kontrol çok önemli

Büyük Anadolu Hastaneleri İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Berna Güzel, “Diyabet, böbrek yetmezliği, görme bozuklukları gibi değişik sağlık sorunlarına yol açabilir ve kansere neden olabilir. Sürekli susamak ve sık sık idrara çıkmak diyabette çok sık görülen belirtilerdir.” diyerek erken teşhis ve tedavinin önemine dikkat çekti.

Published

on

iyabet (şeker hastalığı), ölümcül olabilecek birçok hastalığın oluşumunda birinci sırada olan ve çok yaygın olarak görülen bir hastalık türü olduğunu belirten Büyük Anadolu Hastaneleri İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Berna Güzel, “Diyabet yani Şeker hastalığı; tıptaki adı ile Diabetes Mellitus kan şekerinin yükselmesi, idrarda şeker çıkması ile giden organlarda hasara yol açan bir hastalıktır. Araştırmalara göre, Türkiye’de 20 yaş üzeri kişilerin %13,7’sinde diyabet bulunmaktadır. Sürekli susamak ve sık sık idrara çıkmak diyabette çok sık görülen belirtilerdir. Bu belirtiler pankreasın yetersiz insülin üretmesinden ya da vücut dokularının insülin etkisine direncinden veya ikisinin bileşiminden kaynaklanır.

İki tip diyabet vardır. Tip 1 diyabet, otoimmün bir hastalıktır yani vücut, pankreasın beta hücrelerine nedeni bilinmeyen bir şekilde sanki yabancı bir dokuymuşcasına onları hedef alarak saldırır ve beta hücrelerini yok eder. Sonuç olarak vücutta insülin eksikliği ortaya çıkar ve kan şekeri yükselir. Tip1 diyabette insülin salgısı hiç yoktur veya yok denecek kadar az olduğundan tedavisinde mutlaka insülin kullanılır. Tip 1 diyabetin belirtileri hızla ortaya çıkar ve insülin başlanmazsa ciddi sonuçlar oluşturabilir. 

Tip 2 diyabette ise vücutta insülin direnci vardır, zamanla insülin salgı bozukluğu da gelişir.

Tip 2 diyabet en sık görülen tip olup tüm diyabetlilerin %90-95’ini oluşturur. Tedavisinde her zaman insülin gerekmeyebilir.Tip 2 diabet erken teşhis edilirse beslenme tedavisi ve egzersizin yanısıra ağızdan şeker düşürücü ilaçlarla tedavi edilebilirken, ilerleyen dönemde insülin kullanılması gerekebilir. Bu anlamda diyabet, kontrolsüz tansiyon yüksekliği, kolestrol yüksekliği, troid hastalıkları, damar yapısını bozup kalp krizi, beyin damar tıkanıklığı ile sonuçlanabilir.

Kontrolsüz diyabet ile böbrek yetmezliği, görme bozuklukları gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir ve kansere neden olabilir.  Bu nedenle birçok hastalığın erken teşhisi ve kolay tedavisi için düzenli kontrol yaptırmak çok önemlidir.” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

İdrar yolu enfeksiyonu tedavisinde geç kalmayın

Büyük Anadolu Hastaneleri Üroloji Uzmanı Op. Dr. Bülent Çelik “İdrar yolu enfeksiyonunda altta yatan pek çok neden bulunmaktadır. İdrar yolu enfeksiyonunun tedavisi için öncelikle şikâyetiniz ile ilgili uzman bir doktora başvurmanız gerekmektedir” dedi.

Published

on

Genç, yaşlı, kadın, erkek herkesin hayat boyu en az bir defa yaşadığı rahatsızlıklardan biri olan idrar yolu enfeksiyonu hakkında bilgiler veren Büyük Anadolu Hastaneleri Üroloji Uzmanı Op. Dr. Bülent Çelik, “İdrar yolu enfeksiyonu, böbrek, mesane, üreterler veya idrar kanallarında oluşan enfeksiyonlardır. Bazı hastalarda yakınma derecesinde belirtiler gösterirken bazı hastalar tarafından da diğer rahatsızlıklarla karıştırılabilecek semptomları bulunmaktadır. Bulantı, kusma, yorgunluk, karnın alt bölgesinde yaşanan ağrı, sürekli idrar yapma isteği olmasına rağmen az miktarda yapılan idrar sayılabilir. Bu rahatsızlık sıklıkla kadınlarda görülmektedir.

BELİRTİLERİ NELERDİR

İdrar yolu enfeksiyonunun en yaygın belirtileri, idrar esnasında veya sonrasında meydana gelen ağrı ve yanma hissidir.

İdrara çok sık şekilde çıkmak da enfeksiyon belirtisi sayılabilir. Eğer enfeksiyon gelişir ve önlem alınmazsa kişide ateş, idrarda koyu renk ya da kan bile görülebilir, kötü koku da enfeksiyonun habercisi olabilir. Hayat kalitesini düşüren bu sağlık sorunu kişinin günlük yaşamını da olumsuz etkilemektedir.

TEDAVİ İÇİN GEÇ KALMAYIN

Yukarıda belirtmiş olduğumuz belirtilerin birini ya da bir kaçını yaşayanlar mutlaka bir uzman doktora başvurmaları büyük önem taşır. İdrar yolu enfeksiyonunun tedavisine başlamadan önce ilk olarak idrar tahlili yapılmaktadır. İdrar tahlili, hekimin kapsamlı bir analiz elde etmesini sağlayacaktır. Hastanın duruma göre bu tetkikler ultrason, bilgisayarlı tomografi ya da sistoskopi olabilir. Tüm bu tetkiklerin sonucunda tedavi yöntemine başlanmaktadır” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Trendler