Connect with us

Sağlık

Çocuklarda ishal durumunda neler yapmalıyız?

Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Serdar Pop, “Çocuklarda ishal miktarı fazla, ateş ve kusma eşlik ediyorsa muhakkak bir hekim tarafından görülmelidir” dedi.

Published

on

Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Serdar Pop, yaz aylarında çocuklarda sıkça görülen ishal vakaları konusunda uyarılarda bulunarak, neler yapılması konusunda önemli bilgiler verdi. 

Çocuklarda İshal Vakaları Neden Artıyor?

Uzm. Dr. Serdar Pop, , “Yaz aylarında çocuklarda ishaller artıyor. Kusmanın da eşlik etmesi süreci daha kötü hale getirebiliyor. Hastalık süreci vücudun su kaybına bağlı olarak hafif halsizlikten uyku haline kadar farklı tablolarda bilinç değişikliği olabiliyor. 

İshal Vakaları Niye Artıyor?

İshal vakaları genelde yaz aylarında artar. Ama  bu sene pandeminin etkisi ile insanlarda oluşan özlem ve hasreti giderme iştiyakı süreci biraz daha hızlandırdı. Bunun yanında yemek yaparken el hijyenine dikkat edilmemesi, içme sularına karışan kanalizasyon suları, iyi yıkanmamış mutfak gereçleri ile yapılan yemekler de ishale sebep olurlar. Bir de yaz aylarında çocuklar serinlesinler diye kurulan şişme havuzlar ishallerin bulaşması için uygun ortamı hazırlıyor.

İshal Durumunda Neler Yapmalıyız?

Eğer çocuğumuzda ishal başladı ve miktarı az ise hemen doktora başvurmanıza gerek yoktur. İshal miktarı fazla, ateş ve kusma  eşlik ediyorsa bir çocuk hekimi muhakkak görmelidir. İshal durumunda çocuğumuza bol su içirmekten çekinmeyelim. Bu suyu birden içmek yerine yudum yudum içirmek tercih edilmelidir. İştahsızlık bu dönemde yaşayacağımız en önemli  bulgulardandır. Zorla yemek yedirmek çocuğumuzun iştahını açmayacağı gibi kusmaya sebep olabilir. Yine probiyotikli gıdalar tercih etmek çok güzel olacaktır. Mesela yoğurt ve kefir tüketimi bu dönemde olmazsa olmazlarımızdandır. Ayrıca hazır probiyotikler de tercih edilebilir. Bunun yanında pirinç lapası, haşlama gıdalar da tercih edilebilir. Hazır meyve suları , süt ve yağlı yiyecekler bu dönemde tercih edilmeyecek gıdalardandır.
İshal vakalarının çoğunda antibiyotik kullanımına gerek yoktur. Bu sebeple hekiminiz yazmadıkça antibiyotik talebinde bulunmak doğru değildir. 

Ne Zaman Doktora Gitmeliyiz?

Hastalığın seyrini aslında vücutta su kaybı belirler. Eğer çocuğumuzun ağız içi mukozası ve dili kuru, gözyaşı yoksa, göz kürelerinde çökme ve morarma varsa ve ishalinden kan geliyorsa bunlar acil durumlardır. Küçük bebekler de bıngıldak çöküklüğü de anlamlı bir bulgudur. Ağızdan su dahi almıyor veya su içiyor ve kusuyorsa bir çocuk hekimi tarafından görülmesi gerekmektedir.

Hastalık Nasıl Seyreder?

Öncelikle çoğu ishal tablosu, vücudun kendi ürettiği bağışıklık elemanları sayesinde kendini sınırlar. Ortalama 3-4 gün sürer. Hastalığın seyri sırasında ishale sebep olan mikrop sebebiyle bazen şiddetli karın ağrıları görülebilir. Bazı durumlar da ateş eşlik edebilir. 

İshalden korunmanın yolları nelerdir?

İshalden korunmanın yolu da tüm bulaşıcı hastalıklarda olduğu gibi temizlik ve mesafedir. Kalabalık olan ortamlarda çok bulunmamak ve güvenmediğimiz yerlerden bir şey yememek bizi çok daha fazla koruyacaktır. Özellikle umumi tuvaletler kullanılmamaya çalışılmalı, eğer kullanımı zaruri ise temizliğe azami riayet edilmelidir. ” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Bebeklerde beslenme nasıl olmalıdır?

Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Neşe Birinci, “Annenin bebeğine verebileceği en güzel, en büyük hediye anne sütüdür.” diyerek anne sütünün önemine dikkat çekti.

Published

on

Anne sütü bebeğinizin sağlıklı gelişmesi için eşsiz bir besin olduğunu ifade eden Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Neşe Birinci, “Bebeğimizi ilk altı ay anne sütü ile besliyoruz. Anne sütüyle beslenmeye en az iki yaşına kadar devam ediyoruz. Çünkü annenin bebeğine verebileceği en güzel, en büyük hediye anne sütüdür. Bu nedenle bebeğimizi öncelikle anne sütüyle beslemeye devam ediyoruz. 6. ayından sonra ek gıdalara geçiyoruz. Öncesinde bazen Anneanneler, Babaanneler bebek ağlıyor diye aç olduklarını zannederek mamaya başlayabiliyorlar. Ama bizim için en önemli gösterge bebeğin tartı alımıdır. 

KİLO ALIMINA DİKKAT

Kilo alımı yeterli olan yani günde 20-30 gram kilo alan bebeklerin kilo alımı yeterli diyoruz ve anne sütü bebeğine yetiyor anlamına gelmektedir. Zaten her annenin sütü bebeğine, annede çok ciddi bir problem olmadığı sürece yeterlidir. 

Bebeğin 6. ayından sonra anne sütünün yanına tamamlayıcı gıdalara geçiyoruz. 1 yaşına kadar bebeğin beslenmesinde ana besin anne sütüdür. Diğer ek besinler sadece çeşitli gıdalarla bebeği tanıştırmak tattırmak amaçlı verilmektedir. 

BEBEĞİNİZE BU BESİNLERİ VERMEYİN!

Ek gıdaya geçişte anneler mutlaka sakin olmalı acele etmemeli önce bir tatlı kaşığı ile tadımlık başlıyoruz. Sonra yavaş yavaş artırıyoruz. Çeşitli gıdaları 1 yaşına kadar bebeğimizle tanıştırmalıyız. Yalnız bir yaşına kadar bebeğimize tuz şeker bal yumurta beyazı bunları vermiyoruz. Bir yaşından sonra tuz ve şekeri az miktarda kullanıyoruz. Bebeğinizi güle güle büyütmenizi diliyoruz. ” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

Reflü hastalığı kanser nedeni

Büyük Anadolu Hastaneleri İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Uzm. Dr. Berna Güzel, “Reflü hastalığı sonucunda yemek borusu (özafagus) hasarlanıp barrett hastalığı ve bunun sonucunda yemek borusu kanseri gelişebilmektedir.” dedi.

Published

on

Reflü olarak da adlandırılan gastroözofagial reflü hastalığı, mide içeriği hastanın yemek borusuna veya ağzına geri döndüğünde ortaya çıkan bir sağlık sorunu olduğunu belirten Büyük Anadolu Hastaneleri İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Uzm. Dr. Berna Güzel, “Reflü hastalığı mide içeriğinin (mide ve safra asidi gibi) yemek borusuna doğru geri kaçması sonucunda oluşur. Bu geri kaçışlar sonucunda yemek borusu (özafagus) hasarlanıp barret hastalığı ve bunun sonucunda yemek borusu kanseri gelişebilmektedir.

REFLÜ HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

Reflü hastalığının göğüste yanma, sırta vuran ağrı, yenilen gıdaların ağıza geri gelmesi, ağız kokusu, boğaz ağrısı, sürekli öksürük gibi belirtiler vardır. Bu şikayetlere gelen  hasta mutlaka endoskopi ile değerlendirilip yemek borusundaki hasar tespit edilmelidir. 

Yemek borusundaki hasar (barret hastalığı) düzenli kontrol yapılmazsa özafagus (yemek borusu) kanseri ile sonuçlanabilmektedir. Yemek borusu kanseri geç belirti veren ve hızlı yayılan bir kanserdir. 

ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR

Kilo kaybı, yutulan gıdaların geri gelmesi gibi şikayetlere çok önemlidir. Erken safhada tespit edilen kanser cerrahi ile tedavi edilebilmektedir. Bu şikayetler ile gelen hastalarda reflü dışı hastalıkların da değerlendirilmesi gerekmektedir. Göğüste ve midede yanma, ağrı şikayeti olan kişilerde kalp krizi, kalp zarı iltihabı (perikardit), myokardit (kalp kası iltihabı) tespit edilebilmektedir. Geç kalındığında kalp yetersizliği gelişip ölümcül olabilmektedir. Bu nedenle hastalıkların ayrımı, erken teşhisi ve kolay tedavisi için düzenli kontrol çok önemlidir.” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

Bafra Devlet Hastanesi çocuğunuzun gelişimini değerlendiriyor

Bafra Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Alaiddin DOMAÇ: “Çocuk Gelişimi Polikliniğinde, 0-18 yaşlar arasındaki normal gelişim gösteren, özel gereksinimi olan, korunmaya muhtaç ve risk altındaki çocukların Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlarımızın yönlendirmesi ile zihinsel, dil, motor, sosyal ve duygusal gelişim alanlarını değerlendirebilen uygun programlar geliştirilip çocuk ve aileyi destekliyor, ilerleyecekleri yolda rehberlik ediyoruz.” dedi.

Published

on

Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı Özlem DEDE:’ Her çocuk özeldir ve her çocuğun gelişim süreçleri kendine özgüdür. 0-18 yaş çocuklar için dil ve konuşma bozukluğu, öğrenme güçlüğü, zihinsel engel, fiziksel yetersizlik, özel yetenek ve davranış bozukluğu olan çocuklara pedagojik danışmanlık yaparak; bebeklik dönemi gelişim takibi, özgül öğrenme güçlüğü, tuvalet eğitimi, kardeş kıskançlığı, alt ıslatma, parmak emme, öfke saldırganlık, tırnak yeme vb. konularda destek sağlamaktayız’. Dedi.

Hangi Testler Uygulanıyor?

Dede, ayrıca çocukların gelişimsel süreçlerini zihinsel sosyal ve duygusal olarak takip etmek amacıyla: Denver 2 Gelişimsel Tarama Testi, AGTE (Ankara Gelişimsel Tarama Testi), Metropolitan Testi, Artikülasyon Testi, Peabody, Porteus Labirentleri, Gesell Normları, Benton Görsel Bellek Testi, Bender Gestalt ve Cattel 2A Zeka Testlerini uygulayarak pedagojik değerlendirme yaptığını söyledi.

AGTE(Ankara gelişim Tarama Envanteri): 0-6 yaş çocukların gelişimi değerlendirilir.

DENVER 2 GELİŞİMSEL TARAMA TESTİ: 0-6 yaş arasındaki asemptomatik çocukların gelişimsel problemler açısından taramada, kuşkulu durumları objektif bir ölçütle doğrulamada ve gelişimsel risk altındaki çocukları izlemede kullanılan bir ölçüttür.

METROPOLİTAN: 5 yaş 6 ay ile 6 yaş arasındaki çocuklara uygulanabilen, çocuğun ilkokula hazır olup olmadığını ölçen bir okul olgunluk testidir.

ARTİKÜLASYON: Çocuğun hangi sesleri çıkarıp çıkaramadığı, seslerde atlama, eksiklik ve değiştirme olup olmadığının tespitinde kullanılan ölçüttür.

PEABODY RESİM KELİME EŞLEŞTİRME TESTİ: 3-11 yaş çocukların alıcı dil yaşının tespit edilebildiği, konuşma bozukluğu ve sözel ifadeye ışık tutan bir testtir.

PORTEUS LABİRENTLERİ: 8-14 yaş arası bireylere uygulanan testlerdir.

GESELL NORMLARI: 2-6 yaş arası çocukların görsel motor ve algı gelişiminin değerlendirildiği bir ölçüttür.

BENTON GÖRSEL BELLEK TESTİ: 8 yaş üstü bireylerin dikkat, algı ve bellek durumuna dair bilgi veren dikkat algı testidir.

BENDER GESTALT TESTİ: 5-11 yaş arası çocukların görsel motor becerilerini gösteren bir ölçüttür. CATTEL 2A ZEKA TESTİ: 7 yaş 6 ay ve 14 yaş arası çocuklara uygulanan zeka testidir.

Continue Reading

Trendler