Bizimle iletişime geçin
AK Parti Samsun

Sağlık

Çocuklarda Bahar Alerjisinin Belirtileri Nelerdir?

Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Çalışkan, baharın gelmesiyle birlikte çocuklarda bahar alerjisi görülmesinde artış olduğunu söyledi.

Yayınlandı:

on

Bahar ayları bahar alerjisi olanlar için bir kabustur diyen Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Çalışkan, “Bahar alerji çocuklarda çok sık gördüğümüz bir sağlık sorunudur. Özellikle mevsim geçişlerinde ilkbaharın gelmesiyle halk arasında saman nezlesi adı verilen bir durumdur. 

Öncelikle alerji nedir bunun tanımını yapmak gerekir. Normalde vücudumuzda anormal bir tepkinin verilmeyeceği sağlıklı insanlarda olmayan fakat duyarlı insanlarda gördüğümüz vücudun herhangi bir maddeye karşı aşırı tepki vermesidir. 

Mevsim geçişlerinde polenlerin görülmesiyle beraber bahar alerjisi olarak sık karşımıza çıkmaktadır. 

BAHAR ALERJİSİNİN BELİRTİLERİ

Gözde, burunda, akciğerlerde yaygın olarak görülen bir hastalıktır. Gözlerde olduğu zaman kaşıntı, kızarıklık, sulanma olabiliyor. Burunda akıntı, tıkanıklık şeklinde oluyor. Koku da ve tat almada azalma gibi.

Akciğerde olduğu zaman kişide astım şeklinde, nefes darlığı öksürük şeklinde ataklara neden olabilmektedir. 

Vücutta bazı kaşıntılı, döküntülü durum da da karşımıza çıkabiliyor. 

En önemli tedavisi alerji yapan etkenden uzaklaşmaktır. Hasta uzaklaşsa bile fayda görmüyor ise doktor kontrolünde kişinin durumuna göre ilaçlar verilmektedir. Bu durum da mutlaka uzman doktor kontrolünde sürecin takibi iyi yapılmalıdır” dedi.  

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Covid 19 geçirenlerin KBB şikayetleri artıyor!

Büyük Anadolu Hastaneleri Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Harun Küçük, Covid 19 hastalığını geçirenlerin sonrasında özellikle kulak burun boğaz alanında şikayetlerinin devam edebileceğine dikkat çekti.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Büyük Anadolu Hastaneleri Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Harun Küçük, Covid 19 hastalığı geçirenlerin sonrasında kulak burun boğaz alanında oluşan şikayetler ile bilgilendirmelerde bulunarak tedavi süreçleri hakkında bilgiler verdi. 

KOKU VE TAT BOZUKLUĞU 

Dr. Öğr. Üyesi Harun Küçük, “Viral enfeksiyonlardan sonra koku duyusu kaybı olabilmektedir. Koku duyusu kaybı kendini tat bozukluğu ile seyreder ile çünkü vücudumuzda tadın alınması için koku duyusuna ihtiyaç vardır.

Yediğimiz yiyeceklerin tadıyla içindeki kokusu ile biz bunu ağzımıza aldığımız zaman çiğnemeye başladıktan sonra bunun kokusunu ve tadını alabilmekteyiz.  

Viral enfeksiyonların son dönemde artması ile beraber ve özellikle Covid 19 pandemisi sonrası çok sık karşılaştığımız bir durum olan koku duyusunda azalma ve buna bağlı olarak tat bozukluğudur.

Hastalarımız çok geniş yelpazede bu şikâyette başvurmaktadırlar. 

YÜZDE 70-80 DÜZELME

Çok hassas koku bozukluğundan çok ciddi Tat bozukluğuna kadar hatta Mevcut daha önce yediği yemeklerin tatlarındaki bozulmaya gidecek kadar hayat kalitelerini ciddi şekilde etkileyecek kadar Boyutlara varabilen şikâyetlerle sağlık kurumlarına başvurmaktadırlar. Kovid-19 pandemisi sonrası koku ve tat bozukluklarını çok sık görmeye başladık. 

Bu şikâyetleri olan için tek olarak özel tedavisi yok. Fakat şu ana kadar tüm viral enfeksiyonlara bağlı oluşan hastalıklardaki gibi tedavisinde steroid, halk arasında kortizon dediğimiz ilaçlar kullanmaktayız. 

Covid 19 a bağlı olarak koku ve tat bozukluklarında yine steroid tedavisine başladığımız zaman hastalarımız %70- %80 oranında bundan fayda görüyorlar ve şikâyet ve semptomlarında belirgin bir düzeyde düzelme gözleniyor.

TEDAVİ 6 AY SÜREBİLİR

Ama yüzde 20-30’luk bir hasta grubunda ise şikayet ve semptomlarda düzelme olmayabiliyor burada kanıtlanmış bir tedavisi yok bu durumda ise 6 aya kadar bekliyoruz çünkü virüse bağlı olarak sinir hasarları 6 ay içinde kendi kendine düzelmesini bekliyoruz 6 ay içinde bu hastalarımız da düzelme gözlemleniyor. Eğer 6 ay içinde herhangi şikayetler geçmiyor ise hastamız belli periyotlar içinde bu virüse bağlı olarak sinir hasarı buna bağlı olarak koku ve tat bozukluğu ile ömrünü bundan sonra geçirmesi gerekiyor. 

Hayat kalitesini düşürse de böyle yaşam sürmesi gerekiyor maalesef.

Covid 19 sonrası, viral enfeksiyonlarda Kulak Burun Boğaz Polikliniklerinde sık karşılaştığımız şikayetler ise işitme kaybıdır. Ani işitme kaybı hastanın bir kaç gün içinde belirgin bir şekilde tek kulağında bazen de her iki kulağında aniden oluşan bir işitme kaybıdır. 

BAŞ DÖNMESİ DE OLUŞUYOR

Ani işitme kaybı yaşayan hastalarımızın Covid-19 testlerinde pozitif vakalarda gördük. Bu durum da yine tedavisine hemen başlamaktayız. 

Yine covid 19 sonrası gördüğümüz şikayetlerinden biri de baş dönmesidir. 

Hastalarımız geçirdikleri covid 19 hastalığı sonrası en sık baş dönmesi şikayetlerinin olduğunu dile getirmektedir. 

Bu tip durumlarda covid 19 a neden olan virüsün dengeyi sağlayan sinir tarafında bir iltihaba neden olduğu için baş dönmesi oluşmaktadır. Bu durumunda belli bir tedavi süreci oluşmaktadır. Burada hastanın tedavi takibi hastalığın düzelmesi konusunda önemlidir” diyerek sözlerine son verdi.  

Okumaya devam et

Sağlık

Bacak Eşitsizlikleri ve Boy Uzatma Tedavisi

Büyük Anadolu Hastaneleri Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Kubilay Ersin Türkmen, “Aksama ve yürüme güçlüğüne sebep olabilen bacak eşitsizlikleri hastanın yürüme analizi yapıldıktan sonra uygunluğuna göre tedavisinin yapılabileceğini” söyledi.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Büyük Anadolu Hastaneleri Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Kubilay Ersin Türkmen, doğuştan gelebildiği gibi, travma sonrası ya da gelişimsel olarak da ortaya çıkabilen bacak boyu eşitsizliği tedavisi hakkında bilgiler verdi. 

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Kubilay Ersin Türkmen, “Bacak boyu eşitsizlikleri genellikle doğumsal veya sonradan oluşabilir. Bu eşitsizlikler 2 cm’nin üzerinde ise yani bir bacakta 2 cm’den fazla kısalık varsa bunun tedavisi cerrahi olarak planlanmalıdır. 

Cerrahinin zamanı ve yapılması gereken uzatma miktarı özellikle hastanın yürüme analizi yapıldıktan sonra ve çeşitli filmler çekildikten sonra kararlaştırılır. Bunların ardından planlanan tedavi uygulanır. 

TEK SEANSTA KEMİĞİN YÜZDE 10’U

Genellikle kapalı yöntem veya kemik içerisinden bir çivi yardımıyla uzatma gerçekleştirilir. Bu eşitsizlik ortadan kaldırılmadığı sürece hastaların özellikle bel ve kalçada uzun dönemde kireçlenme ve uzun dönem etkileri sonucu ağrıların kronikleşmesi kalıcı hale gelmesinden kaçınılması için yapılır. Bu ameliyatlar genellikle tek bir seansta kemiğin yüzde 10’u kadar uzatma elde edilebilir yani 10 cm kadar bir uzatma yapılabilir.” diyerek sözlerine son verdi.

Okumaya devam et

Sağlık

Ses kısıklığı gırtlak kanseri habercisi olabilir!

Büyük Anadolu Hastaneleri Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Harun Küçük, bir aydan fazla süren ses kısıklığı ya da çatallanma kişide altta yatan bir hastalığın belirtisi hatta gırtlak kanseri habercisi olabileceğini ifade ederek, bu sağlık sorununu yaşayanların mutlaka bir uzman hekime muayene olması gerektiğini söyledi.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Büyük Anadolu Hastaneleri Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Harun Küçük, ses kısıklığı ve gırtlak kanseri hakkında önemli bilgiler vererek uyarılarda bulundu.

ENFEKSİYORLAR SEBEP OLABİLİR

KBB Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Harun Küçük, Ses kısıklığı “kişinin ses tonunda veya gücünde azalma olarak tarif edebiliriz diye belirtti. Herkes hemen hemen hayatın herhangi bir döneminde ses kısıklığı veya seste çatallanma şikâyetini yaşamaktadır. Ses kısıklığı şikâyetine sebep olan etkenler nelerdir diye bakacak olursak en sık enfeksiyonları görürüz. Enfeksiyonlardan sonra en sık ses kısıklığına neden olan neden ses telindeki nodül veya poliplerdir. Enfeksiyona bağlı ses kısıklıklarında enfeksiyona yönelik tedaviler ve sesi dinlendirme tedavi için yeterlidir. 

BU BELİRTİLERE DİKKAT

Gırtlak kanserinin en belirgin özelliği ses kısıklığıdır. Bunun yanında kronik boğaz ağrısı, yutkunurken takılma, boğazda gıcıklanma hissi, nefes darlığı gibi bulgular semptomlarda diğer belirtiler olarak ortaya çıkmaktadır.

Aynı zamanda gırtlak kanseri olan kişilerde daha önce mutlaka kişinin önemsemediği seste kısıklık ya da boğukluk şikâyeti görmekteyiz. 

Gırtlak kanserinin en sık nedeni sigaradır.  Beraberinde alkol kullanımı sigaranın kanser oluşturma etkisini arttırmaktadır . Kişi de bir aydan fazla süreli ses kısıklığı ya da çatallanma durumu varsa mutlaka kulak, burun boğaz hekimine başvurun çünkü altta yatan bir hastalığın belirtisi olabilir. 

SES TELLERİNDE OLUŞAN NODÜL VE POLİPLER

Ses tellerindeki nodülleri ele alacak olursak nodüllerin bir kısmına cerrahi müdahale bir kısmına ise ses terapisi dediğimiz yöntem tedavide uygulanmaktadır.

Ses tellerindeki poliplerde ise tedavi genellikle cerrahi olarak ses telindeki polibin çıkarılmasıdır. Polip ses telinden çıkarıldıktan sonra kişinin ses kısıklığı ile ilgili problemleri düzelmiş olur, fakat bu bir daha ses kısıklığı veya polip şikâyeti olmayacağı anlamına gelmez. Bu müdahaleden sonra kişinin ses tonuna dikkat etmesi, çok yüksek konuşmaması ve bağırmaması gerekmektedir. Bunlara dikkat edilmediği takdirde poliplerde nüks görülebilmektedir.   

Ses telinin ses kısıklığına sebep olan en önemli neden ise ses telinde oluşan tümörlerdir. Ses tellerinde oluşan tümörler erken evrede yakalandıkları zaman tedavi de başarı şansı çok yüksektir. 

SES KISIKLIĞI BAZEN ÖNEMSENMİYOR

Ses kısıklığı şikâyeti ile başvuran bir kişiden bu kişiler ses kısıklığı şikâyeti başladıktan sonra sesini dinlendirmesine rağmen şikayetinde düzelme yoksa mutlaka bir KBB uzmanına başvurmalıdır. Özellikle bir aydan uzun süren ses kısıklığı şikayetinde mutlaka hekime başvurulması gerektiğini tekrar vurgulamak gerekir. 

Eğer ses kısıklığı şikâyeti önemsenmedi ve hasta bir hekime baş vurmadı ise; ses kısıklığına neden olan etken de tümörse çok erken dönemde tanı konulup tamamen tedavi edilebilecek olan noktadaki bir kanser tamamen yayılıp tüm gırtlağa sarıp hatta diğer organlara da yayılım göstererek kişinin ölmesine kadar sebebiyet verebilecek kadar ciddi bir sonuç doğurabilir. Erken dönemde yakalandığı zaman tamamen tedavi edebilme şansı olmasına rağmen ilerleyen dönemlerde tedavi şansları çok düşük olmaktadır.

GIRTLAK KANSERİNDE ERKEN TANI ÖNEMLİ

Gırtlak kanseri tanısı konduktan sonraki süreç bütün kanserlerde olduğu gibi evreleme ile başlar. 

Yani hastalığı evrede erken evrede mi yakaladık, ileri evrede mi yakaladık. 

Erken evrede yakaladığımızda radyoterapi veya son zamanlarda teknolojinin gelişmesiyle lazer cerrahisi ile gırtlaktaki hastalık tamamen ortadan mümkünken ileri evrelerde tanı konulduğu zaman ise hastanın ameliyat olması ameliyattan sonra ışın tedavisi veya eşliğinde kemoterapi alması gerekmektedir.

YÜZDE 90 TEDAVİ BAŞARISI
Gırtlak kanserini tek ses telinde erken evrede yakalandığımız zaman tek ses telinin çıkarılması veya radyoterapi uygulanmasıyla %90 üzerinde başarı elde ediyoruz. Bu hastalarımız beş yılı %90 üzerinde hastalıksız bir şekilde geçiriyorlar. 5 yıl boyunca hastalık nüks etmediği takdirde bu hastalığa artık biz tedavi olmuş şekilde kabul ediyoruz. Ama herhangi bir nüks olması durumunda ek tedaviler gerekiyor. Bunlar ikinci bir cerrahi operasyon,  kemoterapi, daha önce radyoterapi almamışsa radyoterapidir. 

HASTANIN TAKİBİ

Gırtlak kanseri tanısı koyduğumuz hastalarımızı tedavi sonrası ilk yılında her ay kontrol düzenli olarak kontrole çağırıyoruz. Eğer bir yıl boyunca her hangi bir nüks ile karşılaşmadık ise ikinci yılda iki ya da üç aylık bir periyotta takibini yapıyoruz. İkinci yılında herhangi bir nüks ve patolojik bir durum yoksa  artık  6 aylık periyotlar ile hastayı çağırmaya başlıyoruz.  6 aylık takiplerden sonra da hastada herhangi bir nüks gözlenmez ise yıllık takiplere dönüyoruz. ” diyerek sözlerine son verdi.

Okumaya devam et

Trendler