Connect with us

Gündem

BTP liderinden İslam dünyasına Mescid-i Aksa çağrısı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırılarına tepki gösterdi.

Published

on

Yazılı bir açıklama yapan BTP lideri, “Kudüs başta olmak üzere işgal ve kuşatma altındaki Filistin topraklarından üzücü haberler geliyor. Arkasına ABD’yi alan İsrail’in ilk kıblemiz Mescid-i Aksa başta olmak üzere Kudüs, Batı Şeria ve Gazze’de yaptığı saldırılar, devlet terörü olmanın da çok ötesine geçti. Üstelik bu saldırılar Ramazan ayında yoğunlaştı.” dedi.

“Artık dur demenin vakti geldi”

Açıklamasında, “Haremi Şerif’te namaz kılanların üzerine biber gazı sıkılması, ses bombaları atılması, insanların gece yarısı evlerinden zorla çıkarılması artık bu zulme gerçek anlamda ‘dur’ demenin vaktinin geldiğini gösteriyor.” İfadelerini kullanan Hüseyin Baş şöyle devam etti; “Her fırsatta insan hakları, inanç özgürlüğü gibi kavramları dillerine pelesenk eden batının İsrail saldırıları karşısında sessiz kalması gerçek yüzlerini ortaya koymaktadır. “

“İslam dünyasının hali kahredici”

Batı dünyasının sessizliğinden daha ziyade İslam dünyasının pısırık halinin daha dikkat çekici, üzücü ve kahredici olduğunu belirten BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş;  “Mescid-i Aksa hoparlörlerinden yapılan ‘Nerede Selahattinler… Nerede onurunuz… İslam dünyasının şerefi kirletiliyor’ nidası İslam dünyası adına bir utançtır. 1,5 milyarlık İslam dünyasının göbeğinde 8 milyonluk İsrail istediği gibi at koşturmakta, ilk kıblemize ve müslüman kardeşlerimize saldırmaktadır. Manzara bu iken İslam ülkelerinin zenginleri İsrail ile ilişkileri geliştirme yarışına girerken, fakirleri de kınama açıklamalarından öteye gidememektedir. Bu durum İslam dünyasının içinde bulunduğu durum açısından acıklı bir tablodur.” dedi.

“Prof. Dr. Haydar Baş’a kulak verilseydi İsrail bu kadar pervasızlaşamazdı”

Yazılı açıklamasında, “Merhum genel başkanımız Prof. Dr. Haydar Baş her konuda olduğu gibi bu konuda da İslam dünyasının önüne çözümü koymuştu.” diyen BTP lideri, “Aralık 2017’de ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasının ardından Haydar Baş “İslam dünyası Mescid-i Aksa’yı içinde bulunduran Kudüs’ü başkent ilan etmelidir” çağrısı yapmıştı. Eğer o gün İslam dünyası Haydar Baş’ın sesine kulak verseydi İsrail bu Ramazan gününde ilk kıblemize pervasızca saldıramazdı.” İfadelerini kullandı.

“İsrail ile anlaşmalar iptal edilsin”

Gelinen noktada İsrail’in içi boş kınama metinleriyle durdurulamayacağının ortada olduğunu belirten Hüseyin Baş, Türkiye başta olmak üzere İslam ülkelerine şu tarihi çağrıyı yaptı, “Yapılması gereken İsrail ile imzalanan askeri, ekonomik, istihbari olanlar başta olmak üzere tüm anlaşmaları askıya almaktır. İsrail’e verilebilecek en etkili karşılık, İslam dünyası olarak birbirimizi yemekten vazgeçerek bir bilek bir yürek olmamızdır. Bu da yine Prof. Dr. Haydar Baş’ın,  ‘Tevhid’in Merkezi Ehl-i Beyt’tir’ anlayışına uygun olarak  kardeş olmaktır. Bu vesile ile bir kez daha İsrail saldırılarını kınıyor, yaralanan kardeşlerimize yüce Allah’tan şifa diliyorum. “

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Yaşar, Karadeniz’de dere yatakları biran önce rehabilite edilmeli

İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, Arhavi’de ve Karadeniz Bölgesi’nde ve Arhavi’de meydana gelen sel felaketlerine dikkat çekerek, Karadeniz Bölgesi’ndeki dere yataklarının biran önce rehabilite edilmesi ve temizlenmesi gerektiğini vurguladı.

Published

on

Yaşanan sel felaketi sonrası İYİ Parti heyeti olarak Arhavi çeşitli incelemelerde bulunduklarını ifade eden İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, “Karadeniz’de her dönemde sel felaketleri ile karşılaşıyoruz. Aslında Arhavi’de yaşananlar bulunan tipik örneklerinden bir tanesidir. Bundan önce geçtiğimiz hafta Rize’de, daha önceki aylarda Giresun Dereli’de tekrarı oldu, yine devamında Samsun’da sel felaketleri olmuştur.” dedi.

FELAKETLER YATIRIMLA ÖNLENEBİLİR

İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, yaptığı açıklamada, yaşanan soruna ve çözüm önerilerine işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Çok düşük maliyetle ve yatırımla alınabilecek olan önlemler vaktinde alınmış olsaydı, bugün Karadeniz Bölgesi’nde bu sel felaketlerinin hiç birisi yaşamamış olacaktı. Arhavi’de gördüğümüz manzaranın Rize’den, Giresun’dan ve Samsun’dan bir farkı yok. Maalesef buralarda her sel sonrası aynı manzaralarla karşılaşıyoruz.

DERE YATAKLARINDA DARALMA

Dere yatağının kesitleri daraltılmış, dere yatağı yükseltilmiş, tahkimatlar yani derenin kenarındaki duvarlar daha çok taştan yapılmış. Taş olabilir ama tabanı yapılmadığı sürece orada bir ilinti yok. Dere tabanı yükselince otomatikman normal yapılaşmaların üzerine çıkıyor ve baskınlara yol açıyor.

FELAKET ‘GELİYORUM’ DEDİ

‘Dere yatağının yükselmesi’ demek ‘sağında ve solunda çanakların doğal havuzların oluşması’ demektir. Arhavi’de de gördüğümüz durum budur. Normal yerleşim yerlerinde su seviyesinin altında kaldığı için taşan su doğal olarak her tarafı doldurmuştur. ‘Yani ben geliyorum’ dedi, ağzı dili olsa ancak bu kadar konuşabilir. Dolayısıyla artık bundan sonra gerekli tedbirler alınmalıdır.

YATAKLAR TEMİZLENMELİ

Karadeniz’de dere yataklarının bir an önce rehabilite edilmesi gerekmektedir. Mümkün olduğunca beton perde duvarlar yapılmalıdır. Dereler temizlenmelidir. Ayrıca belli yerlerde kot farklılıkları var, bu kesitler kurtarmıyorsa yan su kanalları ile takviye edilmelidir.

TESPİT ÇALIŞMALARI

Tek tesellimiz şu, devletin felaketler sonrası tespit çalışmalarını yapmasıdır. Artık Türkiye’de şu oluştu, felaketlerden sonraki işlemler de bir mesafe kat edildi, fakat asıl olan felaketlerin ortaya gelmemesi için alınması gereken tedbirlerdir. Geçtiğimiz aylar içerisinde Türkiye Büyük millet Meclisi’nde böyle bir komisyon vardı, deprem hasarlarını ve doğal afet hasarlarının azaltılmasına yönelik komisyon çalışması vardı, bende partimiz adına komisyonun bir üyesiyim. Orada da alınması gereken tedbirler konusunda bir sürü önlemlerimiz olmuştur.

BU FELAKETLER ÖNLENEBİLİR

Bunlar önlenebilir mi? Önlenebilir, bunların önüne geçilebilir mi ? Geçilebilir. Bunlar temel yatırımlardır. Dere yatakları dahil devletin yapması gereken yatırımlardır. Özellikle Devlet Su İşleri’nin yapması gereken yatırımlardır. Biz bugün bu yatırımları yapmadığımız, gelecekte bu konuda çok ağır bedeller ödemeye mahkûm kalabilirsiniz. Bu nedenle, yapılması gereken yatırımlar vakit kaybetmeden yapılmalıdır.”

Continue Reading

Gündem

Palandöken, “Bedelli askerlik ücreti düşürülmeli”

Gençlerin bedelli askerlik imkanının kolaylaştırılması gerektiğini söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Askerlik çağına gelen gençlerin rahat bir nefes alabilmesi için bedelli askerlik ücreti düşürülmeli. Bedelli askerlik ücretinin yüksek olması nedeniyle Türkiye’de eğitimini tamamlayan binlerce öğrenci eğitim ya da çalışma amacıyla yurt dışına giderek hem kendilerine yeni iş imkanı oluşturuyor hem de 1 ay zorunlu askerlik eğitiminden muaf oluyorlar. Okulu bitiren ve hayata atılan gençlerimiz askerlik sebebiyle iş dünyasından uzaklaşmak zorunda kalmamalı. Ücretler makul seviyeye çekilirse daha fazla gencimiz bedelli askerlik imkanından yararlanırken devlet bütçesine de gelir sağlanmış olur” dedi.

Published

on

“MEVCUT İMKANLARLA GENÇLER BU BEDELİ KARŞILAYAMAZ”

Askerlik çağına gelen gençlerin rahat bir nefes alması için bedelli askerlik ücretinin düşürülmesi gerektiğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “2019 yılından itibaren kalıcı hale getirilen bedelli askerlik ücreti enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla memur aylık katsayısına göre her 6 ayda bir güncelleniyor. Son yayınlanan Genelge ile bu yılın sonuna kadar uygulanacak bedelli askerlik bedeli de 43 bin 151 TL olarak belirlendi. Ancak gençlerimiz mevcut imkanlarıyla bedelli askerlik ücretini karşılayacak durumda değil. Nakit olarak ödenen bedelli askerlik ücreti için bankalardan kredi çekildiğinde gençlerin ödediği toplam ücret daha da artmış oluyor. Ekonomik sıkıntıların yaşandığı dönemde gençlerin önünü açmak ve devlet bütçesine gelir sağlamak için bedelli askerlik ücreti mutlaka düşürülmeli. Bedelli askerlik ücreti 2018 yılında olduğu gibi makul seviyeye çekilirse daha çok kişi bedelli askerlikten faydalanır, piyasadaki iş kayıplarının önüne geçilir hem de Hazine’ye gelir sağlanmış olur” şeklinde konuştu.

Continue Reading

Gündem

Palandöken, “Araçlarda ÖTV indirimine ihtiyacı var”

Başta ticari araçlar olmak üzere binlerce kişinin aracını yenileceğini ve bu nedenle ÖTV indirimi beklendiğini vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Yaş nedeniyle çalışamaz duruma gelen okul servis araçları, taksi ve benzeri birçok ticari aracın yenilenmesi gerektiği unutulmamalı. Bununla birlikte şahsi aracını da yenilemek, satmak isteyen binlerce vatandaş var. Pandeminin etkilerinden kurtulmaya başladığımız bu dönemde piyasaların canlanması için ticari araçlar başta olmak üzere tüm araçlar için ÖTV indirimi yapılmalı. Bankalar da taşıt kredilerinde elini taşın altına koyarak faizlerde indirim yapmalı” dedi.

Published

on

“BİNLERCE ARAÇ BU SENE YENİLENMEK ZORUNDA”

Başta ticari araçlar olmak üzere tüm araçlar yenilenirkenyaşanan pandeminin olumsuz etkilerinden dolayı bir defaya mahsus ÖTV indirimi verilmesinin teşvik edici olacağını hatırlatan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Artık pandemi etkilerinin hızlı aşılama ile azaldığı bu yeni dönemde binlerce aracın yenilenme zamanı da geldi. Yeni bir araç alınmak istendiğinde vergiler ile aracın fiyatı neredeyse iki katına çıkıyor. Bu araçların yenilenmesi, pandemide ekonomik olarak zor günlerden geçen esnafımız için çok daha büyük bir maliyet gerektiriyor. Üstelik araç fiyatları kur nedeniyle son 4 yılda yüzde 200 gibi yüksek bir oranda artış gösterdi. Fiyatlar böyle iken, esnafımızın 2 yıldır durumu ortadayken, geçtiğimiz yıllarda yapıldığı gibi yeniden araç alımlarında ÖTV indirimi yapılması hem esnafı hem piyasaları rahatlatır” diye konuştu.

“ÖTV İNDİRİMİ BÜTÇE AÇIĞINA NEDEN OLMAZ”

Palandöken ÖTV indiriminin devletin zararına değil yararına olduğuna değinerek, “ÖTV indirimi bütçede açık yaratarak devlete zarar ettirmek yerine, tam tersi araçların yenilenmesiyle hem piyasalar zincirleme olumlu etkilenecek, hem üretim ve yatırımların artmasıyla istihdama katkı sağlanacak, hem sanayinin hurda ihtiyacına destek olunacaktır. Hatta bu ÖTV indiriminin hurda teşviki ile de desteklenmesi, hurda ithalatımızı azaltarak sanayicinin yüzünü güldürürken cari açığa da olumlu katkı yapacaktır” şeklinde vurguladı.

“OTOMOTİV SEKTÖRÜ PANDEMİ DÖNEMİNDE YÜZDE 29 AZALMIŞTI”

Otomotiv sektöründe üretim ve satışlara ÖTV indiriminin ivme kazandıracağını belirten Palandöken, “Pandeminin en hararetli dönemlerinde yalnızca ülkemizde değil tüm dünyada küresel otomotiv sektöründe yüzde 20 civarında daralmalar yaşandı. Ülkemizde de geçtiğimiz yılın ilk 6 ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre toplam araç üretimi yüzde 29 azalmıştı. Bu yıl ilk 6 ayda bu toplam üretim yüzde 23 arttı fakat piyasaların hareketlenmesi, geçen yılın durgunluğunun atılması için ÖTV indirimi yapılmalı ki hem üretim hem satışlar büyük bir ivme kazansın. Bununla birlikte bankalar da elini taşın altına koyarak araba için verilecek kredi faizlerinde indirim yapmalı” dedi.

Continue Reading

Trendler