Connect with us

Sağlık

Bel Fıtığında cerrahi işlem uygulanmadan yapılan fizik tedavi yöntemleri

Büyük Anadolu Hastaneleri Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Suat Akar, Bel Fıtığı şikayeti olan hastaların bazen cerrahi yönteme başvurmadan fizik tedavi yöntemleri ile başarılı sonuçlar alınabileceğini belirterek hastalıktan kurtulabileceklerini söyledi.

Published

on

Bel fıtığı tanısı mı konuldu? Fakat ameliyat olmanız gerekecek kadar ciddi değil! Bu noktada imdadınıza fizik tedavi yöntemleri yetişebilir diyen Büyük Anadolu Hastaneleri Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Suat Akar, “Omurga kemiklerimiz arasında intervertebral disk dediğimiz hareketlerimizi kolaylaştıran, omurganın dayanıklı olmasını sağlayan özel bir bağ dokusu bulunur. Ağır yük taşıma, düşme, obezite gibi nedenler sonucu diskte oluşan bozulmalar sonucu bel fıtığı oluşmaktadır. Burada öncelikle hastaya kesin bel fıtığı teşhisinin konulması lazım. Fıtığın büyüklüğüne ve gösterdiği şikayetlere göre tedavisi değişmektedir. 

KUVVET KAYBI VARSA DİKKAT

Fıtığın en hafif şekli olarak diskin dışarı doğru bombeleşmesidir. Bu hafif ödem yapar bunun tedavisi ilaç, istirahat ve fizik tedavidir. 

Yine orta büyük fıtıklarda dışa doğru daha büyük bombelik var ama lifler tam olarak yırtılmamıştır. Burada da yine aynı tedavi yöntemlerini uygulamaktayız. 

İleri dönem fıtıklarda disk artık görevini yapmamaktadır. Sinire doğru yapışmıştır. Burada hastayı ameliyata göndermeden tedavi yapmaya çalışıyoruz. Ama çok ilerlemiş ve çok şiddetli ağrılar var ise yapılan tedavi ile geçmiyorsa, kuvvet kaybı başlamışsa o zaman cerrahi tedavi düşünülüyor. 

FARKLI TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Özellikle bel kaslarındaki spazmı gevşetmek için kuru iğne tedavisinin özellikle akut dönemde oldukça yararı olmaktadır. 

Yine o bölgelerde ilaç enjeksiyonları yapılmaktadır. Bunların hastaya çok yararı olmaktadır. Bir de bizim kinezyolojik bantlama dediğimiz bant tedavimiz vardır. Bant tedavisi hastanın o bölgesindeki kan dolaşımını arttırmakta ve gevşemesine yardımcı olmaktadır. 

Cerrahiye gitmeyen diğer fıtıklar ise nasıl tedavi ediliyor sorusuna ise; hasta bize geldiği zaman hastanın durumunu değerlendirir ilaç tedavisi, istirahat ve korse veririz ve hastayı takibe alırız. Eğer bunlara rağmen hastanın şikayetleri azalmıyorsa, geçmiyorsa hastayı fizik tedavi programına alıyoruz. 

AMAÇ AĞRILARIN AZALTILMASI

Fizik tedavi programı günde 3 saat olmak üzere yaklaşık 15-20 seans arasında uygulanıyor. Hastanın durumuna göre bu süre kısılır ya da uzatılır. Hastaya burada yüzeye sıcak uygulanır. Fıtık oluşan bölgenin cilt altı ısıtılır bu 42 dereceye kadar arttırılabiliyor. Yine deri üzeri ısıtıcılar ile daha derin 2, 2,5 cm derinlikteki kas tabakasını ısıtır. Elektro terapi dediğimiz yöntemde ise ağrının azaltılmasına ve kas spazmın gevşetilmesine yönelik uygulanır. 

HASTANIN ŞİKAYETLERİ ARTARSA

Hekim gerekli görürse hastayı Traksiyona alır. Traksiyon bir fizik tedavi yöntemidir. Kırılan kemiği hizalamak, ameliyat öncesi kırık ağrısını azaltmak ve sertleşen kas, eklem veya cildi iyileştirmek amacıyla başvurulur. 

Her gün uygulanan tedavi yöntemleri ile iyileşme gözlenmediği hastanın şikayetleri arttığı takdirde cerrahi işlem uygulanmaktadır. ” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Çocuklar yaz ishalinden nasıl korunur?

Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Uzm. Dr. Filiz Gebeşoğlu, “Yaz aylarında sıkça görülen ishal, çocukların en sık karşılaştığı sağlık sorunlarından biridir. İshalin çocuklarda ölüme bile varan ciddi sorunlara neden olmaktadır” diyerek aileleri uyardı.

Published

on

Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Uzm. Dr. Filiz Gebeşoğlu, değişik nedenlerden ötürü yaz aylarında çocuklarda sıklıkla görünen ishale karşı dikkatli olunması gerektiğini belirterek, korunma yöntemleri hakkında bilgiler verdi. 

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Uzm. Dr. Filiz Gebeşoğlu, “Havaların ısınması, sıcakların artması ile birlikte gıdaların bozulması, üzerlerinde mikropların üremesi daha da kolaylaşır. Kirli deniz yada havuz suyunda yüzmek te mide ve bağırsak enfeksiyonları gelişebilir, ishale neden olabilir. 

İshal de yeşil sulu az veya çok miktarlı dışkılama görülür. Dışkı cıvık, patates püresi görünümünde ya da sümüksü, iltihaplı veya su gibi de görünebilir. 

SIVI KAYBINA DİKKAT

Uzun süren ve sıvı kaybının çok olduğu bir ishal durumu varsa dehidratasyon riski de artmaktadır. Bunun için ishal olanlarda esas tedavi şekli vücudun kaybettiği sıvıyı ağız yolu ile geri alabilmektir. 
Burada ishale yakalanlanlara öncelikle bol su, ayran, yoğurt, yoğurt çorbası, patates haşlaması, az yağlı makarna, pirinç lapası, muz, elma yedirilebilecek gıdalar verilmelidir. Eğer çocuk bunları yemiyor içmiyor ise özel olarak hazırlanmış tuzlu şekeri ishal karışımları da kullanılabilir. Uzun süre geçmeyen, günlerce devam eden şiddeti giderek artan, kan içeren ishallerde ve ağızdan sıvı alınamayan durumlarda acil olarak hastaneye başvurulmalıdır. 

İSHALDEN KORUNMAK İÇİN

Çocuklarınızı yaz ishallerinden korumak için, içeceklerin ve yiyeceklerin yıkandığı suların temiz olduğundan emin olun. Dışarda satılan beklemiş yiyeceklerden tükettirmeyin. Açıkta satılan dondurmadan uzak durun.  Bakımı düzenli ve klorlaması tam olarak yapılmış havuzları tercih edin. Günlük temizliğine dikkat edin.

İshalin aile içinde bulaşıcı hale gelmemesi, yayılımını önlenmek için hastanın kullandığı tabak, çatal, kaşık, bıçak temizlenmeden başkalarınca kullanılmamalı, dışkı ile temas etmiş kirli kıyafetleri sıcak su ile yıkanmalı, kullanılan tuvalet klor yada çamaşır suyu içeren temizleyicilerle temizlenmelidir.” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

Kurban Bayramı’nda kalp ve tansiyona dikkat!

Büyük Anadolu Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Canan Uğur, “Özellikle bayram da tansiyon, kalp-damar, şeker hastalığı olan kişilerin beslenmelerine dikkat etmeleri gerekmektedir.” dedi.

Published

on

Büyük Anadolu Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Canan Uğur, kalp ve tansiyon hastalarının Kurban Bayramı’nda et ve tatlı tüketiminde nelere dikkat etmesi konusunda uyarılarda bulundu. 

ETLERİN AĞIR YAĞLARINI AYIRIN 

Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Canan Uğur, “Kurban Bayramı’nda eti en çok tükettiğimiz ve bunun yanında tatlıya ağırlık vereceğimiz günlerden olacak. Bu yüzden tansiyon, kalp hastalığı ve şeker hastalarının beslenmelerine dikkat etmesini öneriyoruz. Özellikle tabiki bu kadar et tüketimi varken nefsimizi engellemek mümkün olmayabilir ama biraz daha seçici olmamız gerekebilir. Et tüketiminde daha çok haşlama türü yada ızgara şeklinde olabilir. Eti en az 24 saat dinlendirdikten sonra ve ağır yağlarını alıp ayırdıktan sonra tüketmek daha sağlıklı olacaktır.

AĞIR YEMEKLERDEN KAÇININ

Bayramda birde daha çok tatlıda tüketiyoruz. Mümkün olduğu kadar tatlıdan uzak durmak en azından bu kadar ağırlıklı protein yoğun karbonhidrat aldığımız günlerde kalp ve tansiyon hastaları çok dikkatli olması gerekiyor. Mümkün olduğu kadar sıvı tüketimini arttırmalıyız. Aralıklı öğünler yapmalı, ağır yediğimiz öğünlerde bir sonraki öğünde biraz daha dengelemeye çalışmalıyız. Tuz tüketimi ile yoğun protein alımı ve karbonhidrat yine kalp damar tıkanıklığını durumlarında ciddi problemler oluşturabilmektedir. Bu anlamda uyarılarımızı dikkate almanızı önemle rica ediyorum. Hepinize sağlıklı mutlu bayramlar diliyorum.” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

Kalça eklem kireçlenmesi nedenleri ve tedavisi?

Büyük Anadolu Hastaneleri Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Erdoğan, “Tedavi edilmeyen kalça eklem kireçlenmesi, yıllar içinde ilerleyerek ağrılı bir süreçle birlikte hareket kısıtlılığına, hayat kalitesinin düşmesine neden olabilir” dedi.

Published

on

Kalça eklem kireçlenmesi hakkında bilgiler veren Büyük Anadolu Hastaneleri Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Erdoğan, Kalça eklemindeki eklem kıkırdağını soyulması incelmesi sonucu alttaki kemik yapılarının birbirine sürtünmesine kireçlenme yani dejeneratif eklem hastalığı olan osteoartrit olarak adlandırılmaktadır. Kalça eklemi topuz ve soketten oluşan bir eklemdir.  Bu eklemi oluşturan kaygan bir yapıya sahip kıkırdak doku kaplar ve bu kıkırdak sayesinde düşük yüzeyde sürtünme yüzeyleri oluşur.

Kalça eklem kireçlenmesinin sebeplerine geldiğimizde daha çok bu hastalıkta ailesel faktörler ön plandadır. 

KİREÇLENMEYİ TETİKLEYEN RİSKLER

Bununla birlikte aşırı ilaç kullanımı, doğuştan kalça çıkıkları, beslenme bozukluklarında görülebilir. Bununla birlikte yaşlanma, aşırı kilo ve çok uzun süre ayakta kalmayı gerektiren durumlar kalça eklem kireçlenmesine birer risktir. 

Kalça eklem kireçlenmesinde klinik bulgular şunlardır.

Sabah kalkıldığında ilk belirti kasık bölgesindeki ağrı ve sertliktir. Bu ağrı bazen uyluğa ve kalça bölgesine yayılabilir ağrılarla birlikte hareket kısıtlığı zamanla genellikle fiziksel aktivite ile artar dinlenmeyle azalır kalça eklem kireçlenmesinin teşhisinde direkt grafi ve fizik muayene den yararlanılır tedavisi öncelikle kalça eklem kireçlenmeye sebep olabilir etkeni ortadan kaldırmaktır.

AŞIRI KİLOYA DİKKAT

Yani aşırı kilo varsa kiloyu ortadan kaldırmak, kullanılan ilaçlar birlikte kalça eklem beslenmesini bozan bir takım ilaçlar varsa bırakmak gerekir.  Fakat ileriki dönemde yani kalça eklem kireçlenmesi ciddi bir şekilde ilerlediği dönemlerde ameliyat tedavisi gerekir. Ameliyatta kalça eklem protezi dediğimiz yani eklemin protez cerrahisi değişmesi ile birlikte kalça eklemindeki ağrılar tamamen giderilir ve eklem hareketi kazanılır. Sağlıklı günler diliyorum. ” diyerek sözlerine son verdi. 

Continue Reading

Trendler