Bizimle iletişime geçin

Sağlık

Bel fıtığı sandı, sırt fıtığı çıktı!

Bacağında ağrı, ayağında uyuşma şikayeti ile Büyük Anadolu Hastaneleri Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Eyüp Genç’e başvuran, Hatice Yılmaz isimli hasta bel fıtığı olduğunu sandığı hastalığın nadir görülen sırt fıtığı olduğunu öğrendi. Yılmaz, Genç tarafından başarılı bir operasyonla sağlığına kavuştu.

Yayınlandı:

on

Nadir görülen fakat ciddi işlevsel bozukluklara yol açabilen sırt fıtığı hastalığına yakalanan Hatice Yılmaz isimli hastanın ameliyatını, Büyük Anadolu Hastaneleri Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Eyüp Genç başarıyla gerçekleştirdi.

SIRT FITIĞI NEDİR BELİRTİLERİ NELERDİR?
Hastalık süreci ve yapılan operasyon hakkında bilgi veren Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Eyüp Genç, “Sırt fıtıkları veya Torakal disk herniasyonları tüm omurga disk hernileri arasında nadir görülen bir rahatsızlıktır.

Belirtileri arasında; tekrarlayan sırt ağrıları, bele inen ağrılar, Bacak ve ayaklarda yanıcı veya batıcı ağrı, kasılma, gerilme, uyuşma, hissizlik, karıncalanma gibi his bozuklukları şikayetleridir. Yürümenin neredeyse imkansız hale geldiği hastalıkta, bir zorlanma olmadan idrar kaçırma veya ayaklarda güç kaybı gibi şikayetler de eklenirse kısa bir süre içinde müdahale edilmezse, söz konusu hastalığın düzelmesi zorlaşabilir. Bu anlamda mutlaka bu sağlık sorunlarını yaşayanların en kısa sürede bir uzman doktordan destek alması büyük önem arz etmektedir.

ERKEN TANI VE TEDAVİ ÇOK ÖNEMLİ
Ameliyatını gerçekleştirdiğimiz hastamız Hatice Hanım da yukarı da saymış olduğumuz belirtiler üzerine bize başvurdu. Kendisi uzun zamandır bu şikayetleri yaşıyormuş. Kendisini bel fıtığı olduğunu düşünüyor. Hatta ayağındaki bacak ve ayak uyuşmalarını da sinir sıkışması olduğunu belli bir zaman sonra geçince sağlık sorununda ortadan kalktığını düşünmüş. Sırtında kireçlenme ve fıtık oluştuğunu tespit ettik. Bu gibi durumlarda kişinin kendince yaptığı ağrı kesici ilaç yada farklı bir uygulama o anlık iyi hissettirebilir. Fakat uzun vadede kişiler aslında daha farklı sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olur. Zaman ilerledikçe tedavideki başarı oranı düşmektedir. Mesela ameliyat sonrası ayaktaki hissizlik kalıcı olabilir. Bunun için mutlaka yukarıda saydığımız şikayetleri yaşayanların mutlaka tedavilerine erken başlaması gerekmektedir” dedi. 

ŞİKAYETLERİNİZ VAR İSE GEÇ KALMAYIN
Yaşadığı sağlık sorunlarını bel fıtığı olarak sandığını fakat gerçeği doktoru Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Eyüp Genç’e başvurduğunda öğrendiğini dile getiren Hatice Yılmaz ise, “Aslında uzun zamandır bu sağlık sorunlarını yaşıyordum. Kendim bunları bir sinir sıkışması olarak görüyor üstünde çok durmuyordum. Ağrılarım yoğunlaşmaya başladığında artık yürümekte zorluk çekiyor, oturduğum yerde bile ayaklarımda ağrı ve uyuşmalar oluyordu. Sırt fıtığı olduğumu doktorumuz Eyüp beye başvurduğumuz da öğrendik. Kendisi yaptığı muayene ve tetkiklerden sonra acil bir şekilde ameliyat olmam gerektiğini söyledi. Yaptığımız araştırmalarda riskli bir ameliyat olduğunu ve sınırlı sayıda kişiler tarafından bu ameliyatın yapıldığını duyduk. Doktorumuz Eyüp beye güvendik ameliyat olmaya karar verdik. Gerçekten güvenimizi boşa çıkarmadı. Başarılı bir ameliyat gerçekleştirdi. Şu anda ağrılarım geçti. Rahat bir şekilde yürüyebiliyorum. Fakat bazı hissi kayıplarım var ayaklarımda bu da geç başvurduğum için olduğunu öğrendim. Bu anlamda kimse benim gibi geç kalmasın şikayetleri olan mutlaka doktora başvursun. Bu anlamda doktorum Eyüp beye, ekibine , hastane personeline ve yetkililerine ilgi ve alakaları için çok teşekkür ediyorum” diyerek sözlerine son verdi.  

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Artık rahat nefes alıyor!

Çocukken aldığı darbe sonrası burnu düzensiz gelişen, şekil bozukluğu oluşan buna istinaden sağlık sorunları yaşayan 36 yaşındaki Samsunlu Caner Makal, Büyük Anadolu Hastaneleri KBB Hastalıkları ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Davut Tepe tarafından başarı bir şekilde burun estetiği operasyonu oldu.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Samsun’da özel sektörde çalışan 36 yaşındaki Caner Makal, Büyük Anadolu Hastaneleri KBB Hastalıkları ve Baş- Boyun Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Davut Tepe tarafından burun estetiği ameliyatı oldu. Makal, yaşadığı sorunları ve tedavi süreci hakkında bilgiler verdi. 

Nefes alıp vermede sorun yaşadığını ve gece uyuma problemi çektiğini dile getiren Caner Makal, “Burnumda kemer diye tabir edilen bir durum söz konusuydu. 12 yaşında burnumdan darbe almıştım. Burnum düzensiz gelişti, şekil bozukluğu oluştu, görüntü olarak iyi değildi ve beni de rahatsız ediyordu. Bu da bende özgüven eksikliği oluşturuyordu. Doktorum Opr. Dr. Davut Tepe’ye tavsiye üzerine geldim. Kendisi muayene etti ve ameliyat olmam gerektiğini söyledi. Başta biraz korkularım vardı fakat çevremden edindiğim bilgiler ve doktorumun da verdiği güvenle operasyonumu oldum. Çok rahat bir ameliyat geçirdim. Ağrı, sızı olmadı. Hiç acı çekmedim, korktuğum gibi olmadı. Bu ameliyatı düşünenlere tavsiye ediyorum sıkıntı çekmelerine hiç gerek yok. Rahat bir ameliyat. Bu anlamda doktorun Davut beye ve Büyük Anadolu Hastanelerine göstermiş oldukları, ilgi ve alaka için teşekkür ediyorum.” dedi.  

İYİLEŞME SÜRESİ KISA VE HIZLIDIR

Burun ameliyatlarının açık ve kapalı teknik olarak iki yöntemde yaptıklarını belirten Opr. Dr. Davut Tepe, “Biz burada hastanın da durumuna göre karar vermekteyiz. Daha kişinin sağlığı ve rahatlığı açısından kapalı uygulamayı tercih etmekteyiz. Kapalı olan teknik burun deliklerinden girilerek yapılmaktadır. Hastanın nefes almasını engelleyen kemik ve kıkırdak eğrilikleri bu yöntem ile düzeltilmektedir. Bu hastamızda olduğu gibi çocuklukta burnuna aldığı darbe sonrası burun gelişimi görüntü açısında da farklılık oluşturmuş ve kişinin hem nefes alıp vermesini zorlaştırmış hemde sağlıksız bir görüntü ortaya çıkarmış. Bu anlamda burun estetiğinde yapılan operasyon da amaç  yüzün profiline uygun doğal ve ameliyat olduğu belli olmayan bir burun oluşturmaktır. Ameliyat sonrası iz kalmaz, iyileşme süresi daha hızlıdır ve kısadır” diye konuştu.

Okumaya devam et

Sağlık

Vitrektomi ameliyatı ile görmediklerini görüyor

Büyük Anadolu Hastaneleri Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emrullah Beyazyıldız, her iki gözünde diyabete bağlı ödem ve zar tabakası oluşan ve görmesini engelleyen Abdullah Akdağ isimli hastasını yaptığı başarılı tedavi yöntemleri ile sağlığına kavuşturdu.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Türkiye Trafik Dergisi Genel Yayın Müdürü Abdullah Akdağ, Büyük Anadolu Hastaneleri Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç.  Dr. Emrullah Beyazyıldız’a görme şikayeti ile başvurarak ameliyat oldu. Akdağ yapılan Vitrektomi ameliyatının ardından görmediklerini artık görebildiğini söyleyerek yaşadığı mutluluğu ifade etti.

KONTROLLERİNİZİ İHMAL ETMEYİN

Yaşadığı süreçleri anlatan Akdağ, “Diyabet hastasıyım. Diyabete bağlı olarak gözlerimde ödem ve göz arkasında zar tabakası oluşmuş. Bu da görmeme engel oluyordu. Uzağı net göremiyordum. Gözlerimde katarakt vardı. Doktorum Doç.  Dr. Emrullah Beyazyıldız başarılı bir tedavi süreci yürüttü. Şu anda görmediklerimi bile görebiliyorum. Bu konuda hocamızı tavsiye ediyorum. İşinde uzman olduğunu etrafımızdan da duyduk, hemde kendimiz gelip tastik etmiş olduk. İşinin ehli bir doktorumuz var Allah kendisinden razı olsun. İlgi, alaka kendi evimiz gibi rahatlıkla Büyük Anadolu Hastaneleri’ne gidip geliyoruz. Buradan bu sorunu yaşayanlara tavsiyem mutlaka kontrollerini ihmal etmesinler. Özellikle diyabet hastaları daha dikkatli olsunlar” dedi.

YIRTIKLAR VE KANAMALAR MEYDANA GELİYOR

Hastası Abdullah Akdağ’a uyguladığı tedavi hakkında bilgiler veren Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç.  Dr. Emrullah Beyazyıldız ise, “Hastamız bize görme sorunu ile başvurdu. Yaptığımız muayenede gözünde ödem ve göz arkasında zar tabakası olduğunu tespit ettik. Bu da görme soruna işaret ediyordu.  Retina göze gelen ışınların beyne ulaştırıldığı anatomik olarak çok önemli bir bölgedir. Retina bölgesini en çok etkileyen hastalık diyabet hastalığıdır. Retina tabakasında yırtıklara, kanamalara neden olmakta, bu da görme sorunlarına neden olmaktadır.  Bu nedenle diyabet hastaları düzenli olarak göz hekimleri tarafından muayene edilmeli, gerekli olduğu durumlarda lazer, göz içi enjeksiyonları gibi diğer tedavi yöntemleri yapılması gereklidir. 

GÖZ HASTALIKLARINDA GEÇ KALMAYIN

Bu tedavi yöntemleri ile körlük engellenmektedir. Bu anlamda diyabet hastalarında düzenli muayene çok önemlidir. Burada kişi ilerleyen süreçlerde kör olma durumu bile ortaya çıkabilir. Diyabete bağlı görme sorunu yaşayanların tedavisinde Vitrektomi ameliyatı ile büyük başarı sağlanmaktadır. Burada önemli olan bu sağlık sorunlarını yaşayan kişilerin ileri aşamalara gelmeden tedavilerini yaptırmalıdır. Abdullah beye de bu yukarıda saydığım tedavi yöntemlerini uyguladık. Kendisini de ifade ettiği gibi çok sağlıklı ve net görebilmektedir” diye konuştu. 

Okumaya devam et

Sağlık

Çocukluk Çağı Obezitesinin Neden olduğu Hastalıklar

Çocukluk Çağı Obezitesi konusunda aileleri uyaran Büyük Anadolu Hastaneleri Laparoskopik, Bariatik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Muzaffer Al, obezitesi olan çocuklar da yüksek kan basıncı, düşük seviyelerde yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol ve yükselmiş trigliserid gibi diğer kardiyometabolik risk faktörleri oluşabileceğinden farklı sağlık sorunlarını ortaya çıkaracağını söyledi.

Yayınlandı:

on

Yayınlayan:

Çocukluk çağı obezitesi, endokrin, gastrointestinal, pulmoner, kardiyovasküler ve kas-iskelet sistemleri dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere, vücuttaki hemen hemen her sistemi etkileyen komorbiditelerle ilişkilidir diyen Büyük Anadolu Hastaneleri Laparoskopik, Bariatik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Muzaffer Al, “Tip 2 diyabet (T2DM), dislipidemi, obstrüktif uyku apnesi (OUA) ve steatohepatit gibi obezitesi olan gençlerde karşılaşılan komorbiditelerin çoğu, önceden “yetişkin” hastalıkları olarak kabul ediliyordu. Bu komorbiditelerin şiddeti normalde obezitenin şiddeti ile artmaktadır. 

KARDİYOMETABOLİK VE KARDİYOVASKÜLER ETKİLER

Obezitesi olan çocuklar hiperinsülinemi, insülin direnci, prediyabet ve ardından T2DM açısından yüksek risk altındadır. Prediyabet ve T2DM prevalansı, obezite şiddeti, ırk, etnik köken ve çocuğun yaşına göre değişmektedir. Ergenlik döneminde T2DM ile başvuranlar, glisemik kontrolün daha hızlı kötüleşmesine ve mikroalbüminüri, dislipidemi ve hipertansiyon gibi diyabetle ilişkili komplikasyonların ilerleyen yaşlarda ortaya çıkanlara kıyasla daha hızlı ilerlemesine sahip gibi görünmektedir. Obezitesi olan çocuklar ayrıca yüksek kan basıncı, düşük seviyelerde yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol ve yükselmiş trigliserid gibi diğer kardiyometabolik risk faktörlerinin yüksek sıklığına  sahiptir.  Ekokardiyografik bulgular arasında sol ventrikül hipertrofisi, artmış sol ventrikül ve sol atriyal çap ve sistolik ve diyastolik disfonksiyon yer almaktadır.

ENDOKRİN VE PULMONER ETKİSİ

Obezite, kızlarda erken cinsel olgunlaşma başlangıcı ve hızlandırılmış doğrusal büyüme ve ilerlemiş iskelet olgunlaşması ile ilişkilidir. Ergen kızların ayrıca hiperandrojenizm ve polikistik over sendromu geliştirme riski daha yüksektir. Polikistik oversendromunun belirtileri, adet düzensizlikleri, akne ve hirsutizm’dir. Obezitesi olan çocuklar, sağlıklı kilolu çocuklara göre önemli ölçüde daha yüksek Obstrüktif uyku apnesi sıklığına sahiptir.Vücut kitle indeksi arttıkça şiddeti artar. Şiddetli obezitesi olan çocuklarda, şiddetli oksijen desatürasyonu ile ilişkili alveolar hipoventilasyon da olabilir. Çocukluk çağı obezitesinin astım ile ilişkili olduğu da kanıtlanmıştır. 

GASTROİNTESTİNAL ETKİLER

Çocuklarda alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ile güçlü bir şekilde ilişkilidir. NAFLD spektrumu basit steatozdan progresif steatohepatit ve siroza kadar değişebilir. Alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı, şu anda çocuklarda karaciğer hastalığının en yaygın nedenidir. NAFLD’li hastaların çoğu asemptomatik olsa da, laboratuar anormallikleri arasında karaciğer transaminazları (alanin aminotransferaz ve aspartat aminotransferaz), alkalin fosfataz ve gama-glutamil transpeptidaz düzeylerinde yükselmeler yer almaktadır. Görüntüleme, ultrasonografide artmış ekojenite ile gösterilen yağlı karaciğer varlığını doğrulayabilir, ancak karaciğer biyopsisi basit steatoz, steatohepatit ve fibroz arasında güvenilir bir ayrım yapmanın tek yoludur ve ayrıca serum aminotransferaz düzeylerinin yükselmesinin diğer nedenlerini dışlamada yardımcı olmaktadır.

KAS VE İSKELET SİSTEMİNE EKSİKİ

Çocukluk çağı obezitesi, hareket kabiliyetinde bozulma, kırık sıklığının artması , alt ekstremite eklem ağrısı  dahil olmak üzere çeşitli kas-iskelet sistemi sorunları riskini artırmaktadır. Obezite aynı zamanda tek taraflı veya iki taraflı kaymış femur başı epifizi ve tibia vara için bir risk faktörüdür. 

PSİKOSOSYAL ETKİSİ

Çocukluk çağı obezitesinin psikososyal sonuçları yaygındır ve zayıf benlik saygısı, anksiyete, depresyon ve sağlıkla ilişkili azalmış yaşam kalitesini içermektedir. Obez çocukların zorbalık ve ayrımcılık kurbanı olma olasılığı daha yüksektir. Ergenlik döneminde obezitesi olan kadınların, normal kilolu akranlarına kıyasla daha düşük aile geliri, daha düşük evlilik oranları ve daha yüksek yoksulluk oranlarına sahip oldukları kaydedilmiştir. 

DERMATOLOJİK VE NÖROLOJİK ETKİLER

İnsülin direncinin bir göstergesi olan akantozis nigrikans, obezitesi olan çocuklarda sık görülen bir bulgudur. Diğer cilt anormallikleri arasında pişik, hidradenitis supurativa, fronküloz ve çatlaklar yer almaktadır.  Çocukluk çağı obezitesi, yüksek idiyopatik intrakraniyal hipertansiyon (psödotümör serebri) riski ile ilişkilidir. Klinik semptomlar arasında baş ağrısı, kusma, retro-oküler göz ağrısı ve görme kaybı yer almaktadır.

UZUN VADELİ RİSKLER

Obezitesi yetişkinliğe kadar devam eden çocuklarda Tip 2 diyabet, hipertansiyon, dislipidemi ve karotis-arter aterosklerozu riski, hiçbir zaman obeziteden etkilenmemiş yetişkinlere göre önemli ölçüde artmıştır. Çocukluk döneminde daha yüksek Vücut kitle indeksi, hem erkeklerde hem de kadınlarda yetişkinlik döneminde artan ölümcül olan ve olmayan kardiyovasküler  riski artırmaktadır.” diyerek sözlerine son verdi.

Okumaya devam et

Trendler