Connect with us
30Agustos

Sağlık

Ayak ağrıları son buldu

Ayak baş parmağında kemik çıkıntısı şikayeti ile Büyük Anadolu Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Op. Dr. Öğrt. Üyesi Alikemal Yazıcı’ya tedavi olan Alev Mutlu, “Ağrılarım arttı, yürümekte zorlanıyordum. Tedavisi korkutulduğu kadar değil, geç kalmayın” dedi.

Published

on

Halluks Valgus Hastalığı yani Ayak Baş Parmağında Kemik Çıkıntısı şikayeti, daha çok bayanlarda ortaya çıkmakta ve 30 yaşından sonra artan oranda görülmektedir. Ayak baş parmağında oluşan bu çıkıntı kişi de ayakta ağrı, yürümekte güçlük ve ayakkabı giyiminde zorluk gibi durumları ortaya çıkarmaktadır. 

AĞRILARI SON BULDU

Samsun’da yaşayan 40 yaşındaki Alev Mutlu’da bu sağlık sorunundan muzdarip olan bir kadın. Alev Mutlu, uzun süredir, ayak baş parmağındaki kemik çıkıntısı şikayetini çektiğini fakat çevresinden duyduğu kulaktan dolma bilgilerle korktuğunu, tedavisini hep ertelediğini, bu yüzdende hastalığın verdiği zorlukları yaşadığını dile getirdi.  Tedavisi için yaptığı araştırma sonucunda Büyük Anadolu Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Op. Dr. Öğrt. Üyesi Ali Kemal Yazıcı ile tanıştığını dile getiren Mutlu, tedavi sürecinin öncesini ve sonrasını anlattı. Mutlu, “Samsun’da yaşıyor ve çalışıyorum. Ayak baş parmağımda kemik çıkıntısı şikayetim vardı. Sanırım ailemden geliyor ve genetikti. Annemde, halam da hatta kuzenlerimin bazılarında da vardı bu durum. Uzun süredir bu şikayeti yaşıyordum, fakat o dönemlerde bende bir sorun teşkil etmiyordu. Sadece şekil olarak bir bozukluk meydana gelmişti. 

KORKUTULDUĞU GİBİ DEĞİL

O dönemlerde yaptığım araştırmalarda tedavi yöntemleri olduğu aparat takılması gerektiği ifade ediliyordu. Bazı yerlerde ise ameliyatlarının zor olduğu söyleniyor bu da beni korkutuyordu. Çevremde de bu sağlık sorununu yaşayanlar vardı, sakın ameliyat olma daha kötü olursun gibi söylemler vardı.
Bu anlamda tedavimi ötelemiştim. Fakat zaman içinde ayağımda şekil bozuklukları başladı. Parmaklarım birbirine üzerine geliyor, ister topuklu isterse düz ayakkabı giysem de zorluk çekiyordum. Uzun süre ayakta kalan biri olarak ağrılarım başlamıştı. Yürümekte zorluk çekiyordum. Bu anlamda tedavi için yaptığım araştırmalarda Büyük Anadolu Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Op. Dr. Öğrt. Üyesi Alikemal Yazıcı beyi tavsiye ettiler. Kendisine muayene oldum. Tedavimi geciktirdiğimi söyledi. Daha erken gelseymişim aparat yada farklı uygulamalarda olabiliyormuş. Fakat benim ameliyat olmam gerektiğini söyledi. Ameliyat öncesi ve sonrasını detaylı bir şekilde anlattı. Önceden duyduğum ve korktuğum gibi olmadığını bana söyledi. 

BAŞARILI BİR OPERASYON

Kendisi başarılı bir şekilde operasyonumu gerçekleştirdi. Korkutulduğu gibi zor bir operasyon değil. Ağrıların geçmez, ayakkabı bile giyemez, ayakta duramazsın, işine dönemezsin diyorlardı çünkü. Çok şükür böyle bir sıkıntımız olmadı. Ayağımdaki eğrilik gitti, ağrılarım son buldu. Rahat yürüyorum, işime gidiyorum. Doktorum Alikemal bey her zaman yanımda oldu bu süreçte. Tecrübesi, elinin hafifliği ve en önemlisi verdiği güven korkularımı yenmemde önemli faktörler oldu. Bir telefonla kendisine ulaşabiliyorum. Büyük Anadolu Hastaneleri Samsun’un, Samsunluların ailesi, evi gibi olmuş. Kendimizi güvende hissediyoruz. Ayak baş parmağımda kemik çıkıntısı şikayeti olanları mutlaka tedavi olmalarını tavsiye ediyorum.” diyerek sözlerine son verdi.  

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Bebeklerde beslenme nasıl olmalıdır?

Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Neşe Birinci, “Annenin bebeğine verebileceği en güzel, en büyük hediye anne sütüdür.” diyerek anne sütünün önemine dikkat çekti.

Published

on

Anne sütü bebeğinizin sağlıklı gelişmesi için eşsiz bir besin olduğunu ifade eden Büyük Anadolu Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Neşe Birinci, “Bebeğimizi ilk altı ay anne sütü ile besliyoruz. Anne sütüyle beslenmeye en az iki yaşına kadar devam ediyoruz. Çünkü annenin bebeğine verebileceği en güzel, en büyük hediye anne sütüdür. Bu nedenle bebeğimizi öncelikle anne sütüyle beslemeye devam ediyoruz. 6. ayından sonra ek gıdalara geçiyoruz. Öncesinde bazen Anneanneler, Babaanneler bebek ağlıyor diye aç olduklarını zannederek mamaya başlayabiliyorlar. Ama bizim için en önemli gösterge bebeğin tartı alımıdır. 

KİLO ALIMINA DİKKAT

Kilo alımı yeterli olan yani günde 20-30 gram kilo alan bebeklerin kilo alımı yeterli diyoruz ve anne sütü bebeğine yetiyor anlamına gelmektedir. Zaten her annenin sütü bebeğine, annede çok ciddi bir problem olmadığı sürece yeterlidir. 

Bebeğin 6. ayından sonra anne sütünün yanına tamamlayıcı gıdalara geçiyoruz. 1 yaşına kadar bebeğin beslenmesinde ana besin anne sütüdür. Diğer ek besinler sadece çeşitli gıdalarla bebeği tanıştırmak tattırmak amaçlı verilmektedir. 

BEBEĞİNİZE BU BESİNLERİ VERMEYİN!

Ek gıdaya geçişte anneler mutlaka sakin olmalı acele etmemeli önce bir tatlı kaşığı ile tadımlık başlıyoruz. Sonra yavaş yavaş artırıyoruz. Çeşitli gıdaları 1 yaşına kadar bebeğimizle tanıştırmalıyız. Yalnız bir yaşına kadar bebeğimize tuz şeker bal yumurta beyazı bunları vermiyoruz. Bir yaşından sonra tuz ve şekeri az miktarda kullanıyoruz. Bebeğinizi güle güle büyütmenizi diliyoruz. ” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

Reflü hastalığı kanser nedeni

Büyük Anadolu Hastaneleri İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Uzm. Dr. Berna Güzel, “Reflü hastalığı sonucunda yemek borusu (özafagus) hasarlanıp barrett hastalığı ve bunun sonucunda yemek borusu kanseri gelişebilmektedir.” dedi.

Published

on

Reflü olarak da adlandırılan gastroözofagial reflü hastalığı, mide içeriği hastanın yemek borusuna veya ağzına geri döndüğünde ortaya çıkan bir sağlık sorunu olduğunu belirten Büyük Anadolu Hastaneleri İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Uzm. Dr. Berna Güzel, “Reflü hastalığı mide içeriğinin (mide ve safra asidi gibi) yemek borusuna doğru geri kaçması sonucunda oluşur. Bu geri kaçışlar sonucunda yemek borusu (özafagus) hasarlanıp barret hastalığı ve bunun sonucunda yemek borusu kanseri gelişebilmektedir.

REFLÜ HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

Reflü hastalığının göğüste yanma, sırta vuran ağrı, yenilen gıdaların ağıza geri gelmesi, ağız kokusu, boğaz ağrısı, sürekli öksürük gibi belirtiler vardır. Bu şikayetlere gelen  hasta mutlaka endoskopi ile değerlendirilip yemek borusundaki hasar tespit edilmelidir. 

Yemek borusundaki hasar (barret hastalığı) düzenli kontrol yapılmazsa özafagus (yemek borusu) kanseri ile sonuçlanabilmektedir. Yemek borusu kanseri geç belirti veren ve hızlı yayılan bir kanserdir. 

ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR

Kilo kaybı, yutulan gıdaların geri gelmesi gibi şikayetlere çok önemlidir. Erken safhada tespit edilen kanser cerrahi ile tedavi edilebilmektedir. Bu şikayetler ile gelen hastalarda reflü dışı hastalıkların da değerlendirilmesi gerekmektedir. Göğüste ve midede yanma, ağrı şikayeti olan kişilerde kalp krizi, kalp zarı iltihabı (perikardit), myokardit (kalp kası iltihabı) tespit edilebilmektedir. Geç kalındığında kalp yetersizliği gelişip ölümcül olabilmektedir. Bu nedenle hastalıkların ayrımı, erken teşhisi ve kolay tedavisi için düzenli kontrol çok önemlidir.” diyerek sözlerine son verdi.

Continue Reading

Sağlık

Bafra Devlet Hastanesi çocuğunuzun gelişimini değerlendiriyor

Bafra Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Alaiddin DOMAÇ: “Çocuk Gelişimi Polikliniğinde, 0-18 yaşlar arasındaki normal gelişim gösteren, özel gereksinimi olan, korunmaya muhtaç ve risk altındaki çocukların Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlarımızın yönlendirmesi ile zihinsel, dil, motor, sosyal ve duygusal gelişim alanlarını değerlendirebilen uygun programlar geliştirilip çocuk ve aileyi destekliyor, ilerleyecekleri yolda rehberlik ediyoruz.” dedi.

Published

on

Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı Özlem DEDE:’ Her çocuk özeldir ve her çocuğun gelişim süreçleri kendine özgüdür. 0-18 yaş çocuklar için dil ve konuşma bozukluğu, öğrenme güçlüğü, zihinsel engel, fiziksel yetersizlik, özel yetenek ve davranış bozukluğu olan çocuklara pedagojik danışmanlık yaparak; bebeklik dönemi gelişim takibi, özgül öğrenme güçlüğü, tuvalet eğitimi, kardeş kıskançlığı, alt ıslatma, parmak emme, öfke saldırganlık, tırnak yeme vb. konularda destek sağlamaktayız’. Dedi.

Hangi Testler Uygulanıyor?

Dede, ayrıca çocukların gelişimsel süreçlerini zihinsel sosyal ve duygusal olarak takip etmek amacıyla: Denver 2 Gelişimsel Tarama Testi, AGTE (Ankara Gelişimsel Tarama Testi), Metropolitan Testi, Artikülasyon Testi, Peabody, Porteus Labirentleri, Gesell Normları, Benton Görsel Bellek Testi, Bender Gestalt ve Cattel 2A Zeka Testlerini uygulayarak pedagojik değerlendirme yaptığını söyledi.

AGTE(Ankara gelişim Tarama Envanteri): 0-6 yaş çocukların gelişimi değerlendirilir.

DENVER 2 GELİŞİMSEL TARAMA TESTİ: 0-6 yaş arasındaki asemptomatik çocukların gelişimsel problemler açısından taramada, kuşkulu durumları objektif bir ölçütle doğrulamada ve gelişimsel risk altındaki çocukları izlemede kullanılan bir ölçüttür.

METROPOLİTAN: 5 yaş 6 ay ile 6 yaş arasındaki çocuklara uygulanabilen, çocuğun ilkokula hazır olup olmadığını ölçen bir okul olgunluk testidir.

ARTİKÜLASYON: Çocuğun hangi sesleri çıkarıp çıkaramadığı, seslerde atlama, eksiklik ve değiştirme olup olmadığının tespitinde kullanılan ölçüttür.

PEABODY RESİM KELİME EŞLEŞTİRME TESTİ: 3-11 yaş çocukların alıcı dil yaşının tespit edilebildiği, konuşma bozukluğu ve sözel ifadeye ışık tutan bir testtir.

PORTEUS LABİRENTLERİ: 8-14 yaş arası bireylere uygulanan testlerdir.

GESELL NORMLARI: 2-6 yaş arası çocukların görsel motor ve algı gelişiminin değerlendirildiği bir ölçüttür.

BENTON GÖRSEL BELLEK TESTİ: 8 yaş üstü bireylerin dikkat, algı ve bellek durumuna dair bilgi veren dikkat algı testidir.

BENDER GESTALT TESTİ: 5-11 yaş arası çocukların görsel motor becerilerini gösteren bir ölçüttür. CATTEL 2A ZEKA TESTİ: 7 yaş 6 ay ve 14 yaş arası çocuklara uygulanan zeka testidir.

Continue Reading

Trendler